Bize Ahmed b. Yunus, ona Züheyr, ona da Abdülaziz b. Rufey' bu isnad ile rivayet etmiş ve rivayetinde şöyle demiştir:
"Sonra ben Ebu Cafer ile karşılaştım ve ona Ümmü Seleme (بِبَيْدَاءَ مِنَ الْأَرْضِ) yer yüzünde herhangi bir düzlük ifadesini kullanmıştır dedim. Ebu Cafer bana; asla, vallahi o (بَيْدَاءُ الْمَدِينَةِ) Medine'nin geniş düzlüğü' demiştir dedi."
Açıklama: rivayetin metni için M007240 numaralı hadise bakınız.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
175, M007241
Hadis:
حَدَّثَنَاهُ أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ رُفَيْعٍ، بِهَذَا الْإِسْنَادِ، وَفِي حَدِيثِهِ:
"قَالَ فَلَقِيتُ أَبَا جَعْفَرٍ، فَقُلْتُ: إِنَّهَا إِنَّمَا قَالَتْ: بِبَيْدَاءَ مِنَ الْأَرْضِ، فَقَالَ أَبُو جَعْفَرٍ: كَلَّا، وَاللهِ إِنَّهَا لَبَيْدَاءُ الْمَدِينَةِ"
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Yunus, ona Züheyr, ona da Abdülaziz b. Rufey' bu isnad ile rivayet etmiş ve rivayetinde şöyle demiştir:
"Sonra ben Ebu Cafer ile karşılaştım ve ona Ümmü Seleme (بِبَيْدَاءَ مِنَ الْأَرْضِ) yer yüzünde herhangi bir düzlük ifadesini kullanmıştır dedim. Ebu Cafer bana; asla, vallahi o (بَيْدَاءُ الْمَدِينَةِ) Medine'nin geniş düzlüğü' demiştir dedi."
Açıklama:
rivayetin metni için M007240 numaralı hadise bakınız.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fiten ve Eşratu's-sâat 7241, /1180
Senetler:
1. Ümmü Seleme Zevcü'n Nebi (Hind bt. Huzeyfe b. Muğire)
2. İbn Kıbtiyye Muhacir b. Kıbtiyye el-Mekkî (Ubeydullah b. Kıbtiyye)
3. Ebu Abdullah Abdulaziz b. Rufey' el-Esedî (Abdulaziz b. Rufey')
4. Züheyr b. Muaviye el-Cu'fî (Züheyr b. Muaviye b. Hadîc b. Rahîl b. Züheyr b. Hayseme)
5. Ebu Abdullah Ahmed b. Yunus et-Temimî (Ahmed b. Abdullah b. Yunus b. Abdullah b. Kays)
Konular:
Bilgi, Hz. Peygamber'in verdiği gaybi haberler
Bize Abd b. Humeyd, ona Abdürrezzak, ona Mamer, ona ez-Zührî bu isnad ile hadisi buna yakın olarak rivayet etmiştir.
Açıklama: Hadisin tam metni için M007245 numaralı rivayet ebakınız.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
180, M007246
Hadis:
وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ.
Tercemesi:
Bize Abd b. Humeyd, ona Abdürrezzak, ona Mamer, ona ez-Zührî bu isnad ile hadisi buna yakın olarak rivayet etmiştir.
Açıklama:
Hadisin tam metni için M007245 numaralı rivayet ebakınız.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fiten ve Eşratu's-sâat 7246, /1181
Senetler:
1. Üsame b. Zeyd el-Kelbî (Üsame b. Zeyd b. Harise)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Urve Mamer b. Raşid el-Ezdî (Mamer b. Râşid)
5. ُEbu Bekir Abdürrezzak b. Hemmam (Abdürrezzak b. Hemmam b. Nafi)
6. Abd b. Humeyd el-Keşşi (Abdulhumeyd b. Humeyd b. Nasr)
Konular:
Bilgi, gaybdan haber verme
Bilgi, Hz. Peygamber'in verdiği gaybi haberler
Öneri Formu
Hadis Id, No:
186, M007252
Hadis:
حَدَّثَنِى أَبُو كَامِلٍ فُضَيْلُ بْنُ حُسَيْنٍ الْجَحْدَرِىُّ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ عَنْ أَيُّوبَ وَيُونُسَ عَنِ الْحَسَنِ عَنِ الأَحْنَفِ بْنِ قَيْسٍ قَالَ خَرَجْتُ وَأَنَا أُرِيدُ هَذَا الرَّجُلَ فَلَقِيَنِى أَبُو بَكْرَةَ فَقَالَ أَيْنَ تُرِيدُ يَا أَحْنَفُ قَالَ قُلْتُ أُرِيدُ نَصْرَ ابْنِ عَمِّ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - يَعْنِى عَلِيًّا - قَالَ فَقَالَ لِى يَا أَحْنَفُ ارْجِعْ فَإِنِّى سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ:
"إِذَا تَوَاجَهَ الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا فَالْقَاتِلُ وَالْمَقْتُولُ فِى النَّارِ." قَالَ فَقُلْتُ أَوْ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا الْقَاتِلُ فَمَا بَالُ الْمَقْتُولِ قَالَ:
"إِنَّهُ قَدْ أَرَادَ قَتْلَ صَاحِبِهِ."
Tercemesi:
Bize Ebu Kamil Fudayl b. Hüseyin el-Cahderî, ona Hammad b. Zeyd, ona Eyyüb (es-Sahtiyânî) ve Yunus (b. Ubeyd), onlara Hasan (el-Basrî), ona da Ahnef b. Kays şöyle demiştir: Ben, şu adama (Ali b. Ebu Talib) yardım etmek için çıkmıştım. Yolda Ebu Bekre ile karşılaştım. Bana; ey Ahnef! Nereye gitmek istiyorsun diye sordu. Ben de Hz. Peygamber'in (sav) amcasının oğlu Ali'ye yardım etmek istiyorum dedim. Bana; ey Ahnef! Geri dön çünkü ben Hz. Peygamber'den (sav) şöyle işittim.
"İki Müslüman birbirine kılıç çekerse, öldüren de öldürülen de cehenneme gider." Ebu Bekre: 'Ey Allah’ın Resulü! Katili anladık da, ya maktul niçin cehenneme gider dedim. Hz. Peygamber de (sav) "çünkü, o da arkadaşını öldürmeyi istemişti" buyurdu.
Açıklama:
Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım:
إِذَا تَوَاجَهَ الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا فَالْقَاتِلُ وَالْمَقْتُولُ فِى النَّارِ
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fiten ve Eşratu's-sâat 7252, /1182
Senetler:
1. Ebu Bekre Nüfey' b. Mesruh es-Sekafî (Nüfey' b. Haris b. Kelde)
2. Ebu Bahr Ahnef b. Kays et-Temîmî (Dahhak b. Kays b. Muaviye b. Husayn)
3. Ebu Said Hasan el-Basrî (Hasan b. Yesâr)
4. Ebu Abdullah Yunus b. Ubeyd el-Abdî (Yunus b. Ubeyd b. Dinar)
5. Ebu İsmail Hammad b. Zeyd el-Ezdî (Hammad b. Zeyd b. Dirhem)
6. Ebu Kamil Fudayl b. Hüseyin el-Cahderî (Fudayl b. Hüseyin b. Talha)
Konular:
Sahabe, Hz. Peygamber'den sonraki durumları
Savaş, Kital, iki müslüman grup savaşırsa, ölen de öldüren de cehennemdedir
Öneri Formu
Hadis Id, No:
181, M007247
Hadis:
حَدَّثَنِى عَمْرٌو النَّاقِدُ وَالْحَسَنُ الْحُلْوَانِىُّ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنِى وَقَالَ الآخَرَانِ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ - وَهُوَ ابْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ - حَدَّثَنَا أَبِى عَنْ صَالِحٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ حَدَّثَنِى ابْنُ الْمُسَيَّبِ وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"سَتَكُونُ فِتَنٌ الْقَاعِدُ فِيهَا خَيْرٌ مِنَ الْقَائِمِ وَالْقَائِمُ فِيهَا خَيْرٌ مِنَ الْمَاشِى وَالْمَاشِى فِيهَا خَيْرٌ مِنَ السَّاعِى مَنْ تَشَرَّفَ لَهَا تَسْتَشْرِفُهُ وَمَنْ وَجَدَ فِيهَا مَلْجَأً فَلْيَعُذْ بِهِ."
Tercemesi:
Bize Amr en-Nakıd, Hasan el-Hulvanî ve Abd b. Humeyd, onlara Yakub -ki o İbn İbrahim b. Sa'd'dır-, ona babası, ona Salih, ona İbn Şihab, ona İbnü'l-Müseyyeb ve Ebu Seleme b. Abdurrahman, onlara da Ebu Hureyre'ın rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"İleride öyle fitneler olacak ki, o fitnelerde oturan, ayakta durandan hayırlı olacaktır. Onlarda ayakta duran yürüyenden hayırlı olacaktır. Onlarda yürüyen koşandan hayırlı olacaktır. Kim onları beklercesine gözetlerse, onlar onu yere yıkar. Kim onlardan (kurtulmak için) bir sığınak bulursa hemen o sığınakta kendini korumaya baksın."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fiten ve Eşratu's-sâat 7247, /1181
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Seleme b. Abdurrahman ez-Zuhrî (Abdullah b. Abdurrahman b. Avf b. Abduavf)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Muhammed Salih b. Keysan ed-Devsi (Salih b. Keysan)
5. Ebu İshak İbrahim b. Sa'd ez-Zührî (İbrahim b. Sa'd b. İbrahim b. Abdurrahman b. Avf)
6. Ebu Yusuf Yakub b. İbrahim el-Kuraşî (Yakub b. İbrahim b. Sa'd b. İbrahim b. Abdurrahman b. Avf)
7. Abd b. Humeyd el-Keşşi (Abdulhumeyd b. Humeyd b. Nasr)
Konular:
Bilgi, Hz. Peygamber'in verdiği gaybi haberler
Fitne, Fesat, İfsat, fitnecilik, bozgunculuk
İbadet, Fitne, fitne zamanında ibadet
Öneri Formu
Hadis Id, No:
14243, M007205
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ - يَعْنِى ابْنَ مُحَمَّدٍ - عَنْ ثَوْرٍ عَنْ أَبِى الْغَيْثِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"إِنَّ الْعَرَقَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ لَيَذْهَبُ فِى الأَرْضِ سَبْعِينَ بَاعًا وَإِنَّهُ لَيَبْلُغُ إِلَى أَفْوَاهِ النَّاسِ أَوْ إِلَى آذَانِهِمْ." يَشُكُّ ثَوْرٌ أَيَّهُمَا قَالَ.
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said, ona Abdülaziz (yani İbn Muhammed), ona Sevr, ona Ebu Gays, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Şüphesiz ki, kıyamet gününde ter, yerin içine yetmiş kulaç inecektir. Ve şüphesiz ki, o insanların ağızlarına yahut kulaklarına ulaşacaktır." Sevr bunların hangisini söylediğinde şekketmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cennet ve sıfatü neîmihâ ve ehlihâ 7205, /1173
Senetler:
()
Konular:
Kıyamet, ahvali
Kıyamet, sıkıntıları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
14267, M007220
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى وَأَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ قَالُوا حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ - يَعْنُونَ ابْنَ مَهْدِىٍّ - عَنْ سُفْيَانَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ خَيْثَمَةَ عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ "(يُثَبِّتُ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا بِالْقَوْلِ الثَّابِتِ فِى الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَفِى الآخِرَةِ)" قَالَ نَزَلَتْ فِى عَذَابِ الْقَبْرِ.
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Muhammed b. Müsenna ve Ebu Bekir b. Nafi', onlara Abdurrahman (yani İbn Mehdî), ona Süfyan, ona babası, ona Hayseme, ona da Bera b. Âzib şöyle rivayet etti:
"Allah, iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit kaville yerlerinde tutar" ayeti kerimesi kabir azabı hakkında indi demiş.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cennet ve sıfatü neîmihâ ve ehlihâ 7220, /1176
Senetler:
()
Konular:
Kabir Hayatı, Kabir Azabı
Kur'an, nuzül sebebi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
14037, M007236
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَسَعِيدُ بْنُ عَمْرٍو الأَشْعَثِىُّ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَابْنُ أَبِى عُمَرَ قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنِ الزُّهْرِىِّ بِهَذَا الإِسْنَادِ
[عَنْ عُرْوَةَ عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ أُمِّ سَلَمَةَ عَنْ أُمِّ حَبِيبَةَ عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ جَحْشٍ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم اسْتَيْقَظَ مِنْ نَوْمِهِ وَهُوَ يَقُولُ « لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَيْلٌ لِلْعَرَبِ مِنْ شَرٍّ قَدِ اقْتَرَبَ فُتِحَ الْيَوْمَ مِنْ رَدْمِ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مِثْلُ هَذِهِ." وَعَقَدَ سُفْيَانُ بِيَدِهِ عَشَرَةً. قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنَهْلِكُ وَفِينَا الصَّالِحُونَ قَالَ: "نَعَمْ إِذَا كَثُرَ الْخَبَثُ."]
وَزَادُوا فِى الإِسْنَادِ عَنْ سُفْيَانَ فَقَالُوا عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ أَبِى سَلَمَةَ عَنْ حَبِيبَةَ عَنْ أُمِّ حَبِيبَةَ عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ جَحْشٍ.
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Said b. Amr el-Eş’asî, Züheyr b. Harb ve İbn Ebu Ömer, onlara Süfyan, ona ez-Zührî bu isnad ile [Urve'ye Ümmü Seleme'nin kızı Zeyneb, ona Ümmü Habibe, ona Cahş'ın kızı Zeyneb'in rivayet ettiğine göre Nebi (sav); "lâ ilâhe illallah, yaklaşmış bir şerden dolayı Arapların vay haline! Bugün Yecuc ve Mecuc seddinden şunun gibi bir gedik açıldı" diyerek uyandı. Bu arada Süfyan da eliyle on şeklinde düğüm yaptı. Ben; ey Allah'ın Rasulü! Aramızda salih kimseler de olduğu halde helak edilir miyiz dedim. O; "kötülük çoğalırsa evet" buyurdu.]
Ayrıca adı geçen raviler Süfyan'dan gelen isnatta şu fazlalığı da zikretmişlerdir: Onlar Ebu Seleme'nin kızı Zeyneb, ona Habibe, ona Ümmü Habibe, ona Cahş'ın kızı Zeyneb diye rivayet etmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fiten ve Eşratu's-sâat 7236, /1179
Senetler:
()
Konular:
Bilgi, Hz. Peygamber'in verdiği gaybi haberler
Eğitim, Hz. Peygamber, müslümanları uyarması
Fitne, Fesat, İfsat, fitnecilik, bozgunculuk
Hz. Peygamber, uyarıları
Kıyamet, alametleri, Ye'cuc-Me'cuc
Öneri Formu
Hadis Id, No:
182, M007248
Hadis:
حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ وَالْحَسَنُ الْحُلْوَانِىُّ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ قَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنِى وَقَالَ الآخَرَانِ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ حَدَّثَنَا أَبِى عَنْ صَالِحٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ حَدَّثَنِى أَبُو بَكْرِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مُطِيعِ بْنِ الأَسْوَدِ عَنْ نَوْفَلِ بْنِ مُعَاوِيَةَ. مِثْلَ حَدِيثِ أَبِى هُرَيْرَةَ
[قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "سَتَكُونُ فِتَنٌ الْقَاعِدُ فِيهَا خَيْرٌ مِنَ الْقَائِمِ وَالْقَائِمُ فِيهَا خَيْرٌ مِنَ الْمَاشِى وَالْمَاشِى فِيهَا خَيْرٌ مِنَ السَّاعِى مَنْ تَشَرَّفَ لَهَا تَسْتَشْرِفُهُ وَمَنْ وَجَدَ فِيهَا مَلْجَأً فَلْيَعُذْ بِهِ."]
هَذَا إِلاَّ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ يَزِيدُ "مِنَ الصَّلاَةِ صَلاَةٌ مَنْ فَاتَتْهُ فَكَأَنَّمَا وُتِرَ أَهْلَهُ وَمَالَهُ."
Tercemesi:
Bize Amr Nakıd, Hasan el-Hulvânî ve Abd b. Humeyd, onlara Yakub, ona babası, ona Salih, ona İbn Şihab, ona Ebu Bekir b. Abdirrahman, Abdurrahman b. Muti' b. Esved, ona Nevfel b. Muaviye, ona da Ebu Hureyre'nin şu hadisi gibi rivayette bulundu.
[Şu kadar var ki, Ebu Bekir; "namazlardan fecir namaz vardır. Bu namazın kim vaktini geçirirse, sanki ailesi ve malı tek bırakılmış gibi olur" ifadesini ziyade etmiştir.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fiten ve Eşratu's-sâat 7248, /1181
Senetler:
()
Konular:
Fitne, Fesat, İfsat, fitnecilik, bozgunculuk
İbadet, Fitne, fitne zamanında ibadet