Giriş

Bize Ubeydullah b. Muaz el-Anberî, ona Şube, ona Ma'bed b. Halid, ona da Harise b. Vehb şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav); "size cennetlikleri haber vereyim mi" buyurdu. (Sahabe); evet dedi. Hz. Peygamber (sav); "güçsüz ve insanlar tarafından da zayıf görülen kişilerdir. Onlar Allah adına yemin etseler, Allah onları yeminlerini boşa çıkarmaz" buyurdu. Sonra Allah Rasulü (sav); "size cehennemlikleri haber vereyim mi" buyurdu. (sahâbe yine); evet dedi Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav); "kalbi katı, mal biriktiren ve cimrilik yapan, kibirli kimselerdir" buyurdu.


    Öneri Formu
14208 M007187 Müslim, Cennet ve Sıfât'u Naîmihâ ve Ehlihâ, 46


    Öneri Formu
14266 M007219 Müslim, Cennet ve Sıfât'u Naîmihâ ve Ehlihâ, 73

Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona da Veki'; (T) Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası (Muaz b. Muaz), o Şube; (T) Bize Muhammed b. Müsenna ve Muhammed b. Beşşâr, –buradaki lafız İbn Müsenna'ya aittir- onlara Muhammed b. Cafer, ona Şube, ona Muğîra b. Numan, ona Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bize öğüt vermek üzere ayağa kalktı ve şunları söyledi: "Ey insanlar! Sizler Allah’ın huzurunda yalın ayak, çıplak ve sünnetsiz olarak toplanacaksınız. Nitekim Yüce Allah; bütün varlığı başlangıçta nasıl kolayca yaratmışsak, onları aynı şekilde tekrar dirilteceğiz. Bu, bizim verdiğimiz kesin bir sözdür. Biz ne söz verdiysek, onu mutlaka yaparız (Enbiyâ, 104) buyurmuştur. Şunu bilin ki, kıyamet günü mahlûkatın ilk giydirilecek olanı, Hz. İbrahim'dir. Şunu da bilin ki, o gün ümmetimden bazı kişiler getirilip sol tarafa alınırlar. Ben; ey Rabbim! Onlar benim ashabımdır diyeceğim. Bana; sen bunların senden sonra neler ihdas ettiklerini bilmiyorsun denir. Bunun üzerine ben de, o Salih kulun (Hz. İsa'nın) söylediği gibi derim: Aralarında bulunduğum müddetçe onların hallerine, ne durumda olduklarına şâhit idim. Fakat beni vefat ettirip aralarından çıkardıktan sonra onları görüp gözetleyen sadece sen kaldın. Zaten sen her şeyi hakkıyla görensin. Onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan muhakkak ki sen kudreti daima üstün gelen, her işi ve hükmü hikmetli ve sağlam olansın (Mâide, 5/117-118) O zaman bana; sen onlardan ayrıldığın zamandan beri onlar gerisin geriye dönmeye devam ettiler denilir." [Veki' ile Muaz'ın rivayetinde; "onların, senden sonra neler sen bilmezsin, denilecek" ifadesi vardır.]


    Öneri Formu
14238 M007201 Müslim, Cennet ve Sıfât'u Naîmihâ ve Ehlihâ, 58

Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona da Veki; (T) Yine bize Ubeydullah b. Muâz, ona babası (Muâz b. Muâz), her ikisine de Şu'be; (T) Yine bize Muhammed b. Müsennâ ve Muhammed b. Beşşâr, –buradaki lafız İbn Müsennâ'ya aittir- onlara Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona Muğîre b. Numan, ona Saîd b. Cübeyr, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bize öğüt vermek üzere ayağa kalktı ve şunları söyledi: "Ey insanlar! Sizler Allah’ın huzurunda yalın ayak, çıplak ve sünnetsiz olarak toplanacaksınız. Nitekim Yüce Allah “Bütün varlığı başlangıçta nasıl kolayca yaratmışsak, onları aynı şekilde tekrar dirilteceğiz. Bu, bizim verdiğimiz kesin bir sözdür. Biz ne söz verdiysek, onu mutlaka yaparız.” (Enbiyâ, 104) buyurmuştur. Şunu bilin ki, kıyamet günü mahlûkatın ilk giydirilecek olanı, Hz. İbrahim’dir. Şunu da bilin ki, o gün ümmetimden bazı kişiler getirilip sol tarafa alınırlar. Ben “ey Rabbim, onlar benim ashabımdır” diyeceğim. Bana “Sen bunların senden sonra neler ihdas ettiklerini bilmiyorsun” denir. Bunun üzerine ben de, o Salih kulun (Hz. İsa’nın) söylediği gibi derim: “Aralarında bulunduğum müddetçe onların hallerine, ne durumda olduklarına şâhit idim. Fakat beni vefat ettirip aralarından çıkardıktan sonra onları görüp gözetleyen sadece sen kaldın. Zaten sen her şeyi hakkıyla görensin. Onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan muhakkak ki sen kudreti dâimâ üstün gelen, her işi ve hükmü hikmetli ve sağlam olansın.” (Mâide, 5/117-118) O zaman bana “Sen onlardan ayrıldığın zamandan beri onlar gerisin geriye dönmeye devam ettiler” denilir." Vekî ile Muâz’ın rivayetinde: "Onların, senden sonra neler sen bilmezsin, denilecek" ifadesi vardır.


    Öneri Formu
279333 M007201-2 Müslim, Cennet ve Sıfât'u Naîmihâ ve Ehlihâ, 58

Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona da Veki; (T) Yine bize Ubeydullah b. Muâz, ona babası (Muâz b. Muâz), her ikisine de Şu'be; (T) Yine bize Muhammed b. Müsennâ ve Muhammed b. Beşşâr, –buradaki lafız İbn Müsennâ'ya aittir- onlara Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona Muğîre b. Numan, ona Saîd b. Cübeyr, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bize öğüt vermek üzere ayağa kalktı ve şunları söyledi: "Ey insanlar! Sizler Allah’ın huzurunda yalın ayak, çıplak ve sünnetsiz olarak toplanacaksınız. Nitekim Yüce Allah “Bütün varlığı başlangıçta nasıl kolayca yaratmışsak, onları aynı şekilde tekrar dirilteceğiz. Bu, bizim verdiğimiz kesin bir sözdür. Biz ne söz verdiysek, onu mutlaka yaparız.” (Enbiyâ, 104) buyurmuştur. Şunu bilin ki, kıyamet günü mahlûkatın ilk giydirilecek olanı, Hz. İbrahim’dir. Şunu da bilin ki, o gün ümmetimden bazı kişiler getirilip sol tarafa alınırlar. Ben “ey Rabbim, onlar benim ashabımdır” diyeceğim. Bana “Sen bunların senden sonra neler ihdas ettiklerini bilmiyorsun” denir. Bunun üzerine ben de, o Salih kulun (Hz. İsa’nın) söylediği gibi derim: “Aralarında bulunduğum müddetçe onların hallerine, ne durumda olduklarına şâhit idim. Fakat beni vefat ettirip aralarından çıkardıktan sonra onları görüp gözetleyen sadece sen kaldın. Zaten sen her şeyi hakkıyla görensin. Onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan muhakkak ki sen kudreti dâimâ üstün gelen, her işi ve hükmü hikmetli ve sağlam olansın.” (Mâide, 5/117-118) O zaman bana “Sen onlardan ayrıldığın zamandan beri onlar gerisin geriye dönmeye devam ettiler” denilir." Vekî ile Muâz’ın rivayetinde: "Onların, senden sonra neler sen bilmezsin, denilecek" ifadesi vardır.


    Öneri Formu
279334 M007201-3 Müslim, Cennet ve Sıfât'u Naîmihâ ve Ehlihâ, 58


    Öneri Formu
279337 M007232-2 Müslim, Cennet ve Sıfât'u Naîmihâ ve Ehlihâ, 83


    Öneri Formu
279329 M007197-3 Müslim, Cennet ve Sıfât'u Naîmihâ ve Ehlihâ, 55


    Öneri Formu
279330 M007197-4 Müslim, Cennet ve Sıfât'u Naîmihâ ve Ehlihâ, 55


    Öneri Formu
279331 M007197-5 Müslim, Cennet ve Sıfât'u Naîmihâ ve Ehlihâ, 55


    Öneri Formu
279332 M007197-6 Müslim, Cennet ve Sıfât'u Naîmihâ ve Ehlihâ, 55