Bize İshak b. İbrahim, ona Cerir, ona A'meş İbn Nümeyr'in rivayeti gibi iki isnadla [Yani (ona Ebu Salih, ona da Ebu Hüreyre) ve (ona Ebu Süfyan, ona da Cabir) şeklinde] rivayet etti.
[Hz. Peygamber: "(En iyiye) yaklaş(maya çalış)ın, (elinizden gelenin en) doğrusunu yapmaya çalışın. (Ançak aşırıya kaçmayın.) ve bilin ki, hiç biriniz ameli sayesinde kurtuluşa eremez." buyurdu.
(Orada bulunanlar): 'Ey Allah'ın Elçisi, sen bile mi?' diye sordular.
Hz. Peygamber de: "Ben bile (kurtulamam)! Ancak Allah'ın kendi rahmeti ve fazlı ile beni kuşatması durumunda (kurtulabilirim)." cevabını verdi.]
Açıklama: İlgili isnadlar için bk. M007117; M007118.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
288876, M007119-2
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنِ الأَعْمَشِ بِالإِسْنَادَيْنِ جَمِيعًا كَرِوَايَةِ ابْنِ نُمَيْرٍ [يعني (عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ) و (عَنْ أَبِى سُفْيَانَ عَنْ جَابِرٍ)]
[قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « قَارِبُوا وَسَدِّدُوا وَاعْلَمُوا أَنَّهُ لَنْ يَنْجُوَ أَحَدٌ مِنْكُمْ بِعَمَلِهِ » . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَلاَ أَنْتَ قَالَ « وَلاَ أَنَا إِلاَّ أَنْ يَتَغَمَّدَنِىَ اللَّهُ بِرَحْمَةٍ مِنْهُ وَفَضْلٍ »] .
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim, ona Cerir, ona A'meş İbn Nümeyr'in rivayeti gibi iki isnadla [Yani (ona Ebu Salih, ona da Ebu Hüreyre) ve (ona Ebu Süfyan, ona da Cabir) şeklinde] rivayet etti.
[Hz. Peygamber: "(En iyiye) yaklaş(maya çalış)ın, (elinizden gelenin en) doğrusunu yapmaya çalışın. (Ançak aşırıya kaçmayın.) ve bilin ki, hiç biriniz ameli sayesinde kurtuluşa eremez." buyurdu.
(Orada bulunanlar): 'Ey Allah'ın Elçisi, sen bile mi?' diye sordular.
Hz. Peygamber de: "Ben bile (kurtulamam)! Ancak Allah'ın kendi rahmeti ve fazlı ile beni kuşatması durumunda (kurtulabilirim)." cevabını verdi.]
Açıklama:
İlgili isnadlar için bk. M007117; M007118.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7119, /1159
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Ebu Abdullah Cerir b. Abdulhamid ed-Dabbî (Cerir b. Abdülhamid b. Cerir b. Kurt b. Hilal b. Ekyes)
5. İshak b. Râhûye el-Mervezî (İshak b. İbrahim b. Mahled)
Konular:
Ahirete İman, şeytanın tuzağına düşmemek için amellere güvenmemek gerekir
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13965, M007132
Hadis:
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَمْرٍو الأَشْعَثِىُّ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا وَقَالَ سَعِيدٌ أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ عَنْ أَبِى الزِّنَادِ عَنِ الأَعْرَجِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ أَعْدَدْتُ لِعِبَادِىَ الصَّالِحِينَ مَا لاَ عَيْنٌ رَأَتْ وَلاَ أُذُنٌ سَمِعَتْ وَلاَ خَطَرَ عَلَى قَلْبِ بَشَرٍ." مِصْدَاقُ ذَلِكَ فِى كِتَابِ اللَّهِ "(فَلاَ تَعْلَمُ نَفْسٌ مَا أُخْفِىَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ أَعْيُنٍ جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ)"
Tercemesi:
Bize Said b. Amr el-Eş’asî ve Züheyr b. Harb, onlara Süfyan, ona Ebu Zinad, ona el-A'rec, ona da Ebu Hureyre, Nebi'nin (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti:
"Aziz ve celil Allah buyurdu ki: Ben salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir beşerin hatırından geçirmediği nimetler hazırladım." Bunu, Allah'ın Kitabı'ndaki; "onlara, o işlediklerine mükâfat olmak üzere, gözleri aydınlatan ne nimetler gizlendiğini hiçbir kimse bilemez" (Secde, 32/17) buyruğu da tasdik etmektedir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cennet ve sıfatü neîmihâ ve ehlihâ 7132, /1162
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Davud A'rec Abdurrahman b. Hürmüz (Abdurrahman b. Hürmüz)
3. Ebu Zinad Abdullah b. Zekvan el-Kuraşi (Abdullah b. Zekvan)
4. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
5. Ebu Hayseme Züheyr b. Harb el-Haraşî (Züheyr b. Harb b. Eştâl)
Konular:
Allah İnancı, kullarına merhametlidir
Amel, salih amel
Cennet, cennetteki eşsiz nimetler
Kul, Allah'ın sevdiği / seçkin kulları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13966, M007133
Hadis:
حَدَّثَنِى هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِىُّ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ حَدَّثَنَا مَالِكٌ عَنْ أَبِى الزِّنَادِ عَنِ الأَعْرَجِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ أَعْدَدْتُ لِعِبَادِىَ الصَّالِحِينَ مَا لاَ عَيْنٌ رَأَتْ وَلاَ أُذُنٌ سَمِعَتْ وَلاَ خَطَرَ عَلَى قَلْبِ بَشَرٍ ذُخْرًا بَلْهَ مَا أَطْلَعَكُمُ اللَّهُ عَلَيْهِ."
Tercemesi:
Bize Harun b. Said el-Eylî, ona İbn Vehb, ona Malik, ona Ebu Zinad, ona el-A'rec, ona da Ebu Hureyre'nin rivayetine göre Nebi (sav) şöyle buyurdu:
"Allah'ın sizi kendilerinden haberdar etmiş oldukları bir tarafa-: Aziz ve celil Allah buyurdu ki: Salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından geçirmediği şeyleri, onlar için bir mükâfat olmak üzere hazırladım."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cennet ve sıfatü neîmihâ ve ehlihâ 7133, /1162
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Davud A'rec Abdurrahman b. Hürmüz (Abdurrahman b. Hürmüz)
3. Ebu Zinad Abdullah b. Zekvan el-Kuraşi (Abdullah b. Zekvan)
4. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
5. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
6. Ebu Cafer Harun b. Said es-Sa'dî (Harun b. Said b. Heysem b. Muhammed b. Heysem b. Feyruz)
Konular:
Allah İnancı, kullarına merhametlidir
Allah İnancı, kullarını değerlendirme ölçüsü
Kul, Allah'ın sevdiği / seçkin kulları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13967, M007134
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"يَقُولُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ أَعْدَدْتُ لِعِبَادِىَ الصَّالِحِينَ مَا لاَ عَيْنٌ رَأَتْ وَلاَ أُذُنٌ سَمِعَتْ وَلاَ خَطَرَ عَلَى قَلْبِ بَشَرٍ. ذُخْرًا بَلْهَ مَا أَطْلَعَكُمُ اللَّهُ عَلَيْهِ." ثُمَّ قَرَأَ "(فَلاَ تَعْلَمُ نَفْسٌ مَا أُخْفِىَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ أَعْيُنٍ)"
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Küreyb, o ikisine Ebu Muaviyei; (T)
Bize İbn Numeyr de –lafız kendisine ait olmak üzere-, ona babası, ona el-A'meş, ona Ebû Salih, ona da Ebu Hureyre'nin şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Allah'ın sizi kendilerinden haberdar etmiş oldukları bir tarafa- Aziz ve celil Allah buyuruyor ki: Ben salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından geçirmediği şeyleri bir mükâfat olarak sakladı." Sonra da "işlediklerine mükâfat olmak üzere gözleri aydınlatan ne nimetler gizlendiğini hiçbir kimse bilemez" (Secde, 32/17) buyruğunu okudu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cennet ve sıfatü neîmihâ ve ehlihâ 7134, /1162
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Ebu Hişam Abdullah b. Nümeyr el-Hemdânî (Abdullah b. Nümeyr b. Abdullah b. Ebu Hayye)
4. Ebu Muaviye Muhammed b. Hâzim el-A'mâ ed-Darîr (Muhammed b. Hazim)
5. Ebu Abdurrahman Muhammed b. Numeyr el-Hemdânî el-Hârifî (Muhammed b. Abdullah b. Numeyr el-Hemedânî)
5. Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ el-Hemdânî (Muhammed b. Alâ b. Kureyb)
5. Ebu Bekir İbn Ebu Şeybe el-Absî (Abdullah b. Muhammed b. İbrahim b. Osman)
Konular:
Allah İnancı, kullarına merhametlidir
Allah İnancı, kullarını değerlendirme ölçüsü
Amel, salih amel
Bize Osman b. Ebu Şeybe ve İshak b. İbrahim, onlara Cerir, ona Mansur, ona Salim b. Ebu Ca'd, ona babası, ona da Abdullah b. Mesud'un rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Sizden hiçbir kimse yoktur ki kendisine cinlerden bir yoldaş görevlendirilmemiş olsun!" Ashab; Sen de ey Allah'ın Rasulü dediler.
"Bana da. Ancak, Allah onun hakkında bana yardım etti de o müslüman oldu. Artık bana hayırdan başka bir şey emretmiyor" buyurdu.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13536, M007108
Hadis:
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ عُثْمَانُ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِى الْجَعْدِ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم:
"مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ إِلاَّ وَقَدْ وُكِّلَ بِهِ قَرِينُهُ مِنَ الْجِنِّ." قَالُوا وَإِيَّاكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ:
"وَإِيَّاىَ إِلاَّ أَنَّ اللَّهَ أَعَانَنِى عَلَيْهِ فَأَسْلَمَ فَلاَ يَأْمُرُنِى إِلاَّ بِخَيْرٍ."
Tercemesi:
Bize Osman b. Ebu Şeybe ve İshak b. İbrahim, onlara Cerir, ona Mansur, ona Salim b. Ebu Ca'd, ona babası, ona da Abdullah b. Mesud'un rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Sizden hiçbir kimse yoktur ki kendisine cinlerden bir yoldaş görevlendirilmemiş olsun!" Ashab; Sen de ey Allah'ın Rasulü dediler.
"Bana da. Ancak, Allah onun hakkında bana yardım etti de o müslüman oldu. Artık bana hayırdan başka bir şey emretmiyor" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7108, /1158
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud (Abdullah b. Mesud b. Gafil b. Habib b. Şemh)
2. Ebu Ca'd Râfi' el-Eşca'î (Râfi')
3. Salim b. Ebu Ca'd el-Eşceî (Salim b. Rafi')
4. Ebu Attab Mansur b. Mu'temir es-Sülemî (Mansur b. Mu'temir b. Abdullah)
5. Ebu Abdullah Cerir b. Abdulhamid ed-Dabbî (Cerir b. Abdülhamid b. Cerir b. Kurt b. Hilal b. Ekyes)
6. İshak b. Râhûye el-Mervezî (İshak b. İbrahim b. Mahled)
Konular:
Cin, Cinler
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb, ona Hammad b. Seleme, Sabit ve Humeyd, onlara Enes b. Malik Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti:
"Cennet, nefsin istemediği şeylerle; cehennem ise nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmıştır."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13963, M007130
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ ثَابِتٍ وَحُمَيْدٍ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم:
"حُفَّتِ الْجَنَّةُ بِالْمَكَارِهِ وَحُفَّتِ النَّارُ بِالشَّهَوَاتِ."
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb, ona Hammad b. Seleme, Sabit ve Humeyd, onlara Enes b. Malik Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti:
"Cennet, nefsin istemediği şeylerle; cehennem ise nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmıştır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cennet ve sıfatü neîmihâ ve ehlihâ 7130, /1162
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Ubeyde Humeyd b. Ebu Humeyd et-Tavîl (Humeyd b. Tarhan)
3. Ebu Seleme Hammad b. Seleme el-Basrî (Hammad b. Seleme b. Dînar)
4. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesleme el-Harisî (Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb)
Konular:
Cennet, Cenneti kazanmak için çalışmak
Cennet, nefsin istemediği, cehennem ise nefsin hoşlandığı şeylerle örtülüdür
Nefis, nefsin arzularına uymak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13461, M007049
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ ح
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَعَلِىُّ بْنُ خَشْرَمٍ قَالاَ أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ ح
وَحَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ كُلُّهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ بِهَذَا الإِسْنَادِ
[قَالَ سَمِعْتُ إِبْرَاهِيمَ يَقُولُ سَمِعْتُ عَلْقَمَةَ يَقُولُ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ جَاءَ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا أَبَا الْقَاسِمِ إِنَّ اللَّهَ يُمْسِكُ السَّمَوَاتِ عَلَى إِصْبَعٍ وَالأَرَضِينَ عَلَى إِصْبَعٍ وَالشَّجَرَ وَالثَّرَى عَلَى إِصْبَعٍ وَالْخَلاَئِقَ عَلَى إِصْبَعٍ ثُمَّ يَقُولُ أَنَا الْمَلِكُ أَنَا الْمَلِكُ. قَالَ فَرَأَيْتُ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم ضَحِكَ حَتَّى بَدَتْ نَوَاجِذُهُ ثُمَّ قَرَأَ "(وَمَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ)"]
غَيْرَ أَنَّ فِى حَدِيثِهِمْ جَمِيعًا وَالشَّجَرَ عَلَى إِصْبَعٍ وَالثَّرَى عَلَى إِصْبَعٍ وَلَيْسَ فِى حَدِيثِ جَرِيرٍ وَالْخَلاَئِقَ عَلَى إِصْبَعٍ. وَلَكِنْ فِى حَدِيثِهِ وَالْجِبَالَ عَلَى إِصْبَعٍ. وَزَادَ فِى حَدِيثِ جَرِيرٍ تَصْدِيقًا لَهُ تَعَجُّبًا لِمَا قَالَ.
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ile Ebu Küreyb, o ikisine Ebu Muaviye; (T)
Bize İshak b. İbrahim ve Ali b. Haşrem, o ikisine İsa b. Yunus; (T)
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona Cerir, onlara A'meş'ten bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki: Her birinin hadisinde; ağaçları bir parmak üzerinde ve toprağı bir parmak üzerinde ifadeleri vardır. Cerir'in hadisinde; mahlukatı da bir parmak üstünde ifadesi yoktur. Lâkin onun hadisinde; dağları da bir parmak üstünde ibaresi vardır. Cerir'in hadisinde şu ziyade de vardır: Onu tasdik için söylediğine şaşarak.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7049, /1148
Senetler:
()
Konular:
Kıyamet, ahvali
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13530, M007102
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ كُنَّا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ:
"أَخْبِرُونِى بِشَجَرَةٍ شِبْهِ أَوْ كَالرَّجُلِ الْمُسْلِمِ لاَ يَتَحَاتُّ وَرَقُهَا." قَالَ إِبْرَاهِيمُ لَعَلَّ مُسْلِمًا قَالَ وَتُؤْتِى أُكُلَهَا. وَكَذَا وَجَدْتُ عِنْدَ غَيْرِى أَيْضًا وَلاَ تُؤْتِى أُكُلَهَا كُلَّ حِينٍ. قَالَ ابْنُ عُمَرَ فَوَقَعَ فِى نَفْسِى أَنَّهَا النَّخْلَةُ وَرَأَيْتُ أَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ لاَ يَتَكَلَّمَانِ فَكَرِهْتُ أَنْ أَتَكَلَّمَ أَوْ أَقُولَ شَيْئًا فَقَالَ عُمَرُ لأَنْ تَكُونَ قُلْتَهَا أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ كَذَا وَكَذَا.
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Üsame, ona Ubeydullah b. Ömer, ona Nafi', ona da İbn Ömer rivayet etti: Rasulullah'ın (sav) yanındaydık:
"Bana Müslüman bir adamın benzeri yahut Müslüman bir adam gibi bir ağaç haber verin, o ağacın yaprakları dökülmez" buyurdu.
İbrahim demiş ki: Umulur ki Müslim, meyve verir de, dedi. Başkasının nüshasında da her zaman meyve vermez, şeklinde buldum. İbn Ömer demiş ki: Bu ağacın hurma olduğu içimden geçti ama Ebu Bekir'le Ömer'in konuşmadıklarını gördüm. Ben de konuşmaktan yahut bir şey söylemekten çekindim. Müteakiben Ömer; onu söylemiş olsaydın, benim için filân ve filân şeyden daha makbul olurdu dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7102, /1157
Senetler:
()
Konular:
Hitabet, Mesel, anlatım sırasında
Müslüman, vasıfları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13961, M007129
Hadis:
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ عَنْ مَنْصُورٍ ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عُمَرَ - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا فُضَيْلُ بْنُ عِيَاضٍ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ شَقِيقٍ أَبِى وَائِلٍ قَالَ:
"كَانَ عَبْدُ اللَّهِ يُذَكِّرُنَا كُلَّ يَوْمِ خَمِيسٍ فَقَالَ لَهُ رَجُلٌ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِنَّا نُحِبُّ حَدِيثَكَ وَنَشْتَهِيهِ وَلَوَدِدْنَا أَنَّكَ حَدَّثْتَنَا كُلَّ يَوْمٍ. فَقَالَ مَا يَمْنَعُنِى أَنْ أُحَدِّثَكُمْ إِلاَّ كَرَاهِيَةُ أَنْ أُمِلَّكُمْ. إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَخَوَّلُنَا بِالْمَوْعِظَةِ فِى الأَيَّامِ كَرَاهِيَةَ السَّآمَةِ عَلَيْنَا."
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim, ona Cerir, ona Mansur; (T)
Bize İbn Ebu Ömer, ona Fudayl b. İyaz, ona Mansur, ona Ebu Vâil, ona da Şakik şöyle rivayet etti:
"Abdullah; bize her perşembe günü müzâkere yapardı. Bir adam kendisine; ya Ebu Abdurrahman! Biz senin konuşmam seviyor, onu arzu ediyoruz. Bize her gün konuşmuş olmanı diliyoruz dedi. Bunun üzerine Abdullah şunu söyledi: Sizinle konuşmaktan beni meneden sizi bıktırırım korkusudur. Gerçekten Rasulullah (sav) bizi bıktırır endişesiyle bazı günler va'z hususunda bizden söz alırdı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7129, /1161
Senetler:
()
Konular:
Eğitim, vaaz için uygun vakti seçmek
Teşvik Edilenler, Kolaylaştırıcı olmak, kolaylık göstermek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13970, M007135
Hadis:
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ وَهَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِىُّ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ حَدَّثَنِى أَبُو صَخْرٍ أَنَّ أَبَا حَازِمٍ حَدَّثَهُ قَالَ سَمِعْتُ سَهْلَ بْنَ سَعْدٍ السَّاعِدِىَّ يَقُولُ شَهِدْتُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَجْلِسًا وَصَفَ فِيهِ الْجَنَّةَ حَتَّى انْتَهَى ثُمَّ قَالَ صلى الله عليه وسلم فِى آخِرِ حَدِيثِهِ
"فِيهَا مَا لاَ عَيْنٌ رَأَتْ وَلاَ أُذُنٌ سَمِعَتْ وَلاَ خَطَرَ عَلَى قَلْبِ بَشَرٍ." ثُمَّ اقْتَرَأَ هَذِهِ الآيَةَ "(تَتَجَافَى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًا وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ* فَلاَ تَعْلَمُ نَفْسٌ مَا أُخْفِىَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ أَعْيُنٍ جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ)"
Tercemesi:
Bize Harun b. Maruf ve Harun b. Said el-Eylî, o ikisine İbn Vehb, ona da Ebu Sahr'ın rivayet ettiğine göre Ebu Hazim kendisine şöyle demiştir: Ben Sehl b. Sa'd es-Sâidî'yi şöyle derken dinledim: Rasulullah'ın (sav) bulunduğu bir mecliste ben de bulundum. Orada cenneti anlattı, sözlerini tamamladıktan sonra şöyle buyurdu:
"Orada hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırına getirmediği şeyler vardır." Sonra da "yanları yataklarından uzak kalır, Rablerine korkarak ve ümit ederek dua ederler, onlara verdiğimiz rızıktan infak da ederler, onlara, o işlediklerine mükâfat olmak üzere, gözleri aydınlatan ne nimetler gizlendiğini hiçbir kimse bilmez" (Secde, 32/17-16) ayetlerini okudu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Cennet ve sıfatü neîmihâ ve ehlihâ 7135, /1162
Senetler:
()
Konular:
Allah İnancı, kullarına merhametlidir
Cennet, Nimetleri
Hz. Peygamber, ayetleri tefsiri