10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İshak b. İbrahim, ona Cerir, ona Mansur, ona Ebu Duhâ, ona da Mesruk şöyle demiştir: Abdullah'ın yanında oturuyorduk. Kendisi de aramızda yaslanmıştı. Derken ona bir adam gelerek; ey Ebu Abdurrahman! Kinde kapıları yanında bir hikayeci kıssa anlatıyor ve duman mucizesi gelecek, kâfirlerin canlarını alacak, müminler de ondan nezle şeklinde etkilenecek diyor dedi. Bunun üzerine Abdullah kızarak oturdu ve şunları söyledi: Ey insanlar! Allah'tan korkun! Sizden kim bir şey biliyorsa bildiğini söylesin. Bilmeyen de Allah bilir desin. Çünkü birinizin bilmediği bir şey için Allah bilir demesi en büyük ilimdir. Hiç Şüphesiz Allah (ac), Peygamber'ine; "de ki: Tebliğim karşılığında sizden bir ücret istemiyorum. Ben kendiliğimden peygamberlik de taslamıyorum" (Sâd, 38/86) buyurdu. (Duman meselesine gelince) Hz. Peygamber (sav) insanların İslâm Dinini kabulde ağır davrandıklarını görünce; "Allah'ım Yusuf Peygamber'in kavmine verdiğin gibi bunlara da yedi yıllık kıtlık ver" diye dua etti. Hemen ardından onları öyle şiddetli bir kıtlık yakaladı ki, birçokları açlıktan ölü eti ve deriler yediler. Öyle ki kişi yerle gök arasındaki hava tabakasını duman şekli gibi görüyordu. Bunun üzerine Ebu Süfyan, Hz. Peygamber'e geldi ve ey Muhammed, sen bize gelmiş, Allah'a itaati ve hısımlarla ilgilenmeyi emrediyorsun, ama kavmin ise helak oldu. Artık onlar için Allah'a dua et dedi. Yüce Allah şöyle buyurdu: "Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azaptır. O gün insanlar; ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz derler. Onlar nerede, öğüt almak nerede? Halbuki onlara her şeyi açıkça bildiren bir peygamber gelmişti. Fakat onlar peygamberden yüz çevirmiş. Bu, kendisine belletilmiş delinin biri' demişlerdi. Biz azabı birazcık kaldıracağız, ama siz yine inkâra döneceksiniz." (Duhân, 44/10-15) Abdullah şöyle dedi: (Bu azap Kindeli'nin dediği gibi ahiret azabı olsaydı) Ahiret azabı bir kere geldikten sonra tekrar kaldırılır mı? (Kureyş müşrikleri sonra yine şirklerine döndüler. Bu dönekliğin cezasını) Allah; "fakat biz büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, kesinlikle intikamımızı alırız." (Duhân, 44/16) ayetinde bildirmiştir. Bu intikam günü, Bedir günüdür. Duman mucizesi, Lizâm ve Rumların tekrar galip geleceğini bildiren mucize, olmuş bitmiştir.
Açıklama: "Duhân Mucizesi": Kureyşlilerin kıtlıkla cezalandırılmasıdır. (Duhân, 10-15 ayetlerinin tefsirine bakınız). "Lizâm": Bedir'de yenilip esir düşmeleridir. (Furkân, 77. ayetin tefsirine bakınız). "Rumların galip gelmesi" de Mekke döneminde ehl-i kitap olan Bizans'ın ateşperest olan İranlılara mağlup olmasından sonra bir kaç sene içinde tekrar galip geleceklerinin Kur'an tarafından önceden bildirilmesi, bildirildiği üzere de Bizans'ın İranlıları mağlup etmesidir. (Rûm, 1-4 ayetlerinin tefsirine bakınız)
Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası, ona Şube, ona A'meş, ona Mücahid, ona da İbn Ömer benzerini Peygamber'den (sav) bu hadisin rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayetin geniş metni için M007073 numaralı hadise bakınız.
Bize Bişr b. Halid, ona Muhammed b. Cafer; (T) Bize Muhammed b. Beşşâr, ona İbn Ebu Adî, o ikisne Şube, ona da İbn Muaz isnadı ile benzer şekilde rivayet etmiş ancak İbn Ebu Adî rivayetinde bunun üzerine Allah Rasulü (sav); "şahit olun! Şahit olun" buyurdu ifadesi yer almıştır.
Açıklama: Rivayetin geniş metni için M007073 numaralı hadise bakınız.
Bize Muhammed b. Mûsenna, ona Muhammed b. Cafer ve Ebu Davud (T); Bize İbn Beşşâr, ona Yahya b. Said, Muhammed b. Cafer ve Ebu Davud, onlara Şube, ona Katade, ona da Enes, ay iki parçaya ayrıldı demiştir. Ebu Davud'un hadisinde; Rasulullah (sav) zamanında ay yarıldı ifadesi vardır.
Açıklama: Rivayetin geniş metni için M007073 numaralı hadise bakınız.
Bize Amr en-Nâkıd ve Züheyr b. Harb, onlara Süfyan b. Uyeyne, ona İbn Ebu Necîh, ona Mücâhid ona Ebu Ma'mer, ona da Abdullah şöyle demiştir: Rasulullah (sav) zamanında ay ikiye ayrıldı. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "şahit olun" buyurdu.
Açıklama: Rivayetin geniş metni için M007073 numaralı hadise bakınız.
Bize Züheyr b. Harb ve Harun b. Abdullah, -Metin Züheyr'e aittir.- onlara Haccâc b. Muhammed, ona İbn Cüreyc, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Humeyd b. Abdurrahman b. Avf şöyle rivayet etti: Mervan b. Hakem, kapıcısı olan Râfi'ye şöyle dedi: Ey Râfi', İbn Abbsa'a git ve ona eğer, kendisine verilene sevinen ve yapmadığı şeylerle övülmekten hoşlanan herkese azap edilecekse, o zaman hepimiz azap göreceğiz de. (Mervan bu sözü ile "kendilerine verdikleriyle sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmek isteyenleri sakın azaptan kurtulmuş sanma" (Âl-i İmrân, 3/188) ayetine işaret etmek istemişti). Bunun üzerine İbn Abbas; sizin bu ayetle ne alakanız var? Bu ayet Ehli Kitap hakkında indirilmiştir dedi sonra "hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, onu insanlara açıklayacak, gizlemeyeceksiniz diye söz almıştı" (Âl-i İmrân, 3/187) ayetini, ardından da "yaptıklarıyla sevinen ve yapmadıklarıyla övülmek isteyenleri sakın azaptan kurtulmuş sanma" (Âl-i İmrân, 3/188) ayetini okudu, daha sonra da şöyle dedi: Peygamber (sav), onlara (Ehli Kitap’tan bazılarına) bir şey sordu, onlar da, (sorduğu) o şeyi kendisinden gizleyerek farklı bir cevap verip (Hz. Peygamber'in (sav) huzurundan) çıktılar. Böylece onlar hem Hz. Peygamber (sav) tarafından övülmeyi istediler, hem de gizledikleri bilgiden dolayı içten içe sevinç duydular.
Bize Ubeydullah b. Muaz el-Anberî, ona babası, ona Şube, ona A'meş, ona İbrahim, ona Ebu Mamer ona da Abdullah b. Mesud şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) zamanında ay iki parçaya yarıldı ve parçanın biri dağında ardında kaldı diğeri ise dağın üzerinde. Bunun üzerine Rasulullah (sav); "şahit ol Allah'ım" dedi.
Bize Osman b. Ebu Şeybe ile İshak b. İbrahim (İshak ahberana, Osman haddesena tâbirlerini kullandı) onlara Cerir, ona Mansur, ona Salim b. Ebu Ca'd, ona babası, ona da Abdullah b. Mesud'un rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Sizden hiçbir kimse yoktur ki kendisine cinlerden bir yoldaş görevlendirilmemiş olsun!" Ashab: — Ya sana yâ Rasulallah? dediler. "Bana da. Ancak, Allah onun hakkında bana yardım etti de o müslüman oldu. Artık bana hayırdan başka bir şey emretmiyor." buyurdular.