Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, ona babası (Abdullah b. Nümeyr), ona A'meş, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav); "aşırıya kaçmayın, (elinizden gelen) en iyiyi/doğruyu yapmaya çalışın. İyi bilin ki, hiçbiriniz ameli sayesinde kurtuluşa eremez" buyurdu. (Orada bulunanlar); ey Allah'ın Elçisi, sen bile mi diye sordular. Hz. Peygamber de "Ben bile (kurtulamam)! Ancak Allah rahmeti ve lütfu ile kuşatırsa o başka" cevabını verdi.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13945, M007117
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم:
"قَارِبُوا وَسَدِّدُوا وَاعْلَمُوا أَنَّهُ لَنْ يَنْجُوَ أَحَدٌ مِنْكُمْ بِعَمَلِهِ."
قَالُوا: ’يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَلاَ أَنْتَ؟’
قَالَ: "وَلاَ أَنَا، إِلاَّ أَنْ يَتَغَمَّدَنِىَ اللَّهُ بِرَحْمَةٍ مِنْهُ وَفَضْلٍ".
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, ona babası (Abdullah b. Nümeyr), ona A'meş, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav); "aşırıya kaçmayın, (elinizden gelen) en iyiyi/doğruyu yapmaya çalışın. İyi bilin ki, hiçbiriniz ameli sayesinde kurtuluşa eremez" buyurdu. (Orada bulunanlar); ey Allah'ın Elçisi, sen bile mi diye sordular. Hz. Peygamber de "Ben bile (kurtulamam)! Ancak Allah rahmeti ve lütfu ile kuşatırsa o başka" cevabını verdi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7117, /1159
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Ebu Hişam Abdullah b. Nümeyr el-Hemdânî (Abdullah b. Nümeyr b. Abdullah b. Ebu Hayye)
5. Ebu Abdurrahman Muhammed b. Numeyr el-Hemdânî el-Hârifî (Muhammed b. Abdullah b. Numeyr el-Hemedânî)
Konular:
Ahirete İman, şeytanın tuzağına düşmemek için amellere güvenmemek gerekir
حَدَّثَنِى زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنْ سُهَيْلٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"لَيْسَ أَحَدٌ يُنْجِيهِ عَمَلُهُ." قَالُوا وَلاَ أَنْتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ:
"وَلاَ أَنَا إِلاَّ أَنْ يَتَدَارَكَنِىَ اللَّهُ مِنْهُ بِرَحْمَةٍ."
Açıklama: إِلاَّ أَنْ يَتَدَارَكَنِىَ اللَّهُ مِنْهُ بِرَحْمَةٍ ifadesi "rahmetin imdada yetişmesi" şeklinde de terceme edilebilir fakat biz metindeki gibi çevirmeyi tercih ettik. bkz. Hererî, el-Kevkebü'l-Vehhâc, 2009, 25/458.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13543, M007115
Hadis:
حَدَّثَنِى زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنْ سُهَيْلٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"لَيْسَ أَحَدٌ يُنْجِيهِ عَمَلُهُ." قَالُوا وَلاَ أَنْتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ:
"وَلاَ أَنَا إِلاَّ أَنْ يَتَدَارَكَنِىَ اللَّهُ مِنْهُ بِرَحْمَةٍ."
Tercemesi:
Bize Züheyr b. Harb, ona Cerir, ona Süheyl, ona babası (Ebu Salih es-Semmân), ona da Ebu Hüreyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Hiçbir kimseyi ameli kurtaracak değildir."Ashab; seni de mi ya Rasulullah dediler. (Peygamber) de "Beni de! Ancak Allah'ın kendi katından bir rahmet ile bağışlaması hariç" buyurdu.
Açıklama:
إِلاَّ أَنْ يَتَدَارَكَنِىَ اللَّهُ مِنْهُ بِرَحْمَةٍ ifadesi "rahmetin imdada yetişmesi" şeklinde de terceme edilebilir fakat biz metindeki gibi çevirmeyi tercih ettik. bkz. Hererî, el-Kevkebü'l-Vehhâc, 2009, 25/458.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7115, /1159
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Yezid Süheyl b. Ebu Salih es-Semmân (Süheyl b. Zekvan)
4. Ebu Abdullah Cerir b. Abdulhamid ed-Dabbî (Cerir b. Abdülhamid b. Cerir b. Kurt b. Hilal b. Ekyes)
5. Ebu Hayseme Züheyr b. Harb el-Haraşî (Züheyr b. Harb b. Eştâl)
Konular:
Ahirete İman, şeytanın tuzağına düşmemek için amellere güvenmemek gerekir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ وَأَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ جُبَيْرٍ عَنْ أَبِى عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِىِّ عَنْ أَبِى مُوسَى عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم. بِمِثْلِهِ
[قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "لاَ أَحَدَ أَصْبَرُ عَلَى أَذًى يَسْمَعُهُ مِنَ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ إِنَّهُ يُشْرَكُ بِهِ وَيُجْعَلُ لَهُ الْوَلَدُ ثُمَّ هُوَ يُعَافِيهِمْ وَيَرْزُقُهُمْ."]
إِلاَّ قَوْلَهُ "وَيُجْعَلُ لَهُ الْوَلَدُ." فَإِنَّهُ لَمْ يَذْكُرْهُ.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13509, M007081
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ وَأَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ جُبَيْرٍ عَنْ أَبِى عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِىِّ عَنْ أَبِى مُوسَى عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم. بِمِثْلِهِ
[قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "لاَ أَحَدَ أَصْبَرُ عَلَى أَذًى يَسْمَعُهُ مِنَ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ إِنَّهُ يُشْرَكُ بِهِ وَيُجْعَلُ لَهُ الْوَلَدُ ثُمَّ هُوَ يُعَافِيهِمْ وَيَرْزُقُهُمْ."]
إِلاَّ قَوْلَهُ "وَيُجْعَلُ لَهُ الْوَلَدُ." فَإِنَّهُ لَمْ يَذْكُرْهُ.
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr ve Ebu Said el-Eşec, onlara Veki', ona el-A'meş, ona Said b. Cübeyr, ona Ebu Abdurrahman es-Sülemî, ona da Ebu Musa, o, Nebi'den (sav) aynısını rivayet etti.
[Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "İşittiği eziyet verici sözlere aziz ve celil Allah’tan daha çok sabreden hiç kimse yoktur. Çünkü ona ortak koşulmakta, onun evladı olduğu ileri sürülmekte, sonra da O, bunlara afiyet ve rızık vermeye devam etmektedir."]
Ancak o; "onun evladı olduğu ileri sürülmekte" ibaresini zikretmedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7081, /1154
Senetler:
1. Ebu Musa Abdullah b. Kays el-Eş'arî (Abdullah b. Kays b. Süleym)
2. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Habib es-Sülemî (Abdullah b. Habib b. Rabî'a)
3. Ebu Abdullah Said b. Cübeyr el-Esedî (Said b. Cübeyr)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
5. Ebu Süfyan Veki' b. Cerrah er-Ruâsî (Veki' b. Cerrah b. Melih b. Adî)
6. Ebu Abdurrahman Muhammed b. Numeyr el-Hemdânî el-Hârifî (Muhammed b. Abdullah b. Numeyr el-Hemedânî)
6. Ebu Said Abdullah b. Saîd el-Kindî (Abdullah b. Saîd b. Husayn b. Adî)
Konular:
Allah İnancı, kullarına karşı sevecen ve merhametlidir
Allah İnancı, kullarına merhametlidir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى - وَهُوَ الْقَطَّانُ - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بِهَذَا الإِسْنَادِ. [عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ] نَحْوَهُ
[لَمَّا تُوُفِّىَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أُبَىٍّ ابْنُ سَلُولَ جَاءَ ابْنُهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ أَنْ يُعْطِيَهُ قَمِيصَهُ يُكَفِّنُ فِيهِ أَبَاهُ فَأَعْطَاهُ ثُمَّ سَأَلَهُ أَنْ يُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِيُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَامَ عُمَرُ فَأَخَذَ بِثَوْبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتُصَلِّى عَلَيْهِ وَقَدْ نَهَاكَ اللَّهُ أَنْ تُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "إِنَّمَا خَيَّرَنِى اللَّهُ فَقَالَ اسْتَغْفِرْ لَهُمْ أَوْ لاَ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ إِنْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْعِينَ مَرَّةً وَسَأَزِيدُهُ عَلَى سَبْعِينَ." قَالَ إِنَّهُ مُنَافِقٌ. فَصَلَّى عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ "(وَلاَ تُصَلِّ عَلَى أَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ أَبَدًا وَلاَ تَقُمْ عَلَى قَبْرِهِ)"]
وَزَادَ قَالَ فَتَرَكَ الصَّلاَةَ عَلَيْهِمْ.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13411, M007028
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى - وَهُوَ الْقَطَّانُ - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بِهَذَا الإِسْنَادِ. [عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ] نَحْوَهُ
[لَمَّا تُوُفِّىَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أُبَىٍّ ابْنُ سَلُولَ جَاءَ ابْنُهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ أَنْ يُعْطِيَهُ قَمِيصَهُ يُكَفِّنُ فِيهِ أَبَاهُ فَأَعْطَاهُ ثُمَّ سَأَلَهُ أَنْ يُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِيُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَامَ عُمَرُ فَأَخَذَ بِثَوْبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتُصَلِّى عَلَيْهِ وَقَدْ نَهَاكَ اللَّهُ أَنْ تُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "إِنَّمَا خَيَّرَنِى اللَّهُ فَقَالَ اسْتَغْفِرْ لَهُمْ أَوْ لاَ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ إِنْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْعِينَ مَرَّةً وَسَأَزِيدُهُ عَلَى سَبْعِينَ." قَالَ إِنَّهُ مُنَافِقٌ. فَصَلَّى عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ "(وَلاَ تُصَلِّ عَلَى أَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ أَبَدًا وَلاَ تَقُمْ عَلَى قَبْرِهِ)"]
وَزَادَ قَالَ فَتَرَكَ الصَّلاَةَ عَلَيْهِمْ.
Tercemesi:
Bize Muhammed b. el-Müsenna ve Ubeydullah b. Said, onlara Yahya –ki o el-Kattan'dır-, ona Ubeydullah bu isnâd ile [ona Nafi', ona İbn Ömer hadisi buna yakın olarak] rivayet etmiştir.
[Abdullah b. Ubey b. Selûl ölünce, oğlu Abdullah b. Abdullah, Rasulullah'a (sav) gelerek: Babasını kendisi ile kefenlemek üzere gömleğini kendisine vermesini isteyince göleğini ona verdi. Daha sonra ondan namazını kıldırmasını istedi. Rasulullah (sav) namazını kıldırmak için kalkınca, Ömer de ayağa kalkarak Rasulullah'ın (sav) elbisesinden tuttu ve ey Allah'ın Rasulü! Allah sana onun namazını kılmanı yasaklamış iken namazını mı kılacaksın, dedi. Rasulullah da (sav); "Allah beni seçmekte serbest bırakarak, onlar için ister mağfiret dile ister dileme. Sen onlar için istersen yetmiş defa mağfiret dile" buyurdu. "Bense yetmişten daha fazla dileyeceğim" dedi. Ömer ama o bir münafıktır dedi. Rasulullah (sav) onun namazını kıldırınca, aziz ve celil Allah da "onlardan ölen hiçbir kimsenin namazını kılma ve onun kabri başında durma" (Tevbe, 9/84) buyruğunu indirdi.]
Ayrıca (Ubeydullah) şunu da ekledi: (İbn Ömer) dedi ki: Bunun üzerine Rasulullah da (sav) onlar üzerine namaz kılmayı terk etti.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7028, /1144
Senetler:
()
Konular:
Münafık, Abdullah b. Übeyy b. Selul (Münafıkların reisi)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13510, M007082
Hadis:
وَحَدَّثَنِى عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ عَنِ الأَعْمَشِ حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ جُبَيْرٍ عَنْ أَبِى عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِىِّ قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ قَيْسٍ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَا أَحَدٌ أَصْبَرَ عَلَى أَذًى يَسْمَعُهُ مِنَ اللَّهِ تَعَالَى إِنَّهُمْ يَجْعَلُونَ لَهُ نِدًّا وَيَجْعَلُونَ لَهُ وَلَدًا وَهُوَ مَعَ ذَلِكَ يَرْزُقُهُمْ وَيُعَافِيهِمْ وَيُعْطِيهِمْ."
Tercemesi:
Bize Ubeydullah b. Said, ona Ebu Üsame, ona el-A'meş, ona Said b. Cübeyr, ona da Ebu Abdurrahman es-Sülemî'nin şöyle dediğini rivayet etti: Abdullah b. Kays dedi ki: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"İşittiği eziyet verici sözlere yüce Allah’tan daha çok sabreden hiçbir kimse yoktur. Onlar O'nun eşi olduğunu, O'nun evladı olduğunu söylerler de bununla birlikte O, kendilerini rızıklandırmakta, afiyet vermekte, onlara bağışlarını sürdürmektedir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7082, /1154
Senetler:
1. Ebu Musa Abdullah b. Kays el-Eş'arî (Abdullah b. Kays b. Süleym)
2. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Habib es-Sülemî (Abdullah b. Habib b. Rabî'a)
3. Ebu Abdullah Said b. Cübeyr el-Esedî (Said b. Cübeyr)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
5. Ebu Üsame Hammâd b. Üsame el-Kuraşî (Hammâd b. Üsame b. Zeyd)
6. Ebu Kudame Ubeydullah b. Saîd el-Yeşkurî (Ubeydullah b. Saîd b. Yahya)
Konular:
Allah İnancı, Allah sabırlıdır
Allah İnancı, kullarına karşı sevecen ve merhametlidir
Allah İnancı, kullarına merhametlidir
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13524, M007096
Hadis:
وَحَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ وَمَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ قَالاَ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ السَّرِىِّ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم غَيْرَ أَنَّ مَحْمُودًا قَالَ فِى رِوَايَتِهِ عَنْ بِشْرٍ
"وَمَثَلُ الْكَافِرِ كَمَثَلِ الأَرْزَةِ." وَأَمَّا ابْنُ حَاتِمٍ فَقَالَ:
"مَثَلُ الْمُنَافِقِ." كَمَا قَالَ زُهَيْرٌ
[قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "مَثَلُ الْمُؤْمِنِ كَمَثَلِ الْخَامَةِ مِنَ الزَّرْعِ تُفِيئُهَا الرِّيَاحُ تَصْرَعُهَا مَرَّةً وَتَعْدِلُهَا حَتَّى يَأْتِيَهُ أَجَلُهُ وَمَثَلُ الْمُنَافِقِ مَثَلُ الأَرْزَةِ الْمُجْذِيَةِ الَّتِى لاَ يُصِيبُهَا شَىْءٌ حَتَّى يَكُونَ انْجِعَافُهَا مَرَّةً وَاحِدَةً."]
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Hatim ve Mahmud b. Ğaylan, o ikisine Bişr b. es-Serî, ona Süfyan, ona Sa'd b. İbrahim, ona Abdullah b. Ka'b b. Malik, ona da babası, Nebi'den (sav) rivayet etmiş olmakla birlikte Mahmud, Bişr'in kendisine naklettiği rivayette; "kâfirin misali bir Erz ağacı gibidir" demiştir. İbn Hatim ise rivayetinde: -Züheyr'in dediği gibi- "münafığın misali" demiştir.
[Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: “Müminin misali rüzgârların (bir o yana bir bu yana) eğdiği bir demet ekin gibidir. Bir sefer onu yere doğru eğerken, bir diğerinde onu doğrultur, ta ki eceli gelinceye kadar. Münafığın misali ise kendisine bir şey isabet etmeyen, dimdik ayakta duran Erze ağacı gibidir, nihayetinde de o, birden (kökten) sökülür gider."]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7096, /1156
Senetler:
()
Konular:
Münafık, Nifak / Münafık
Müslüman, Mü'min-Kafir farkı, ölüm ve hayata bakışta
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13944, M007116
Hadis:
وَحَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ حَدَّثَنَا أَبُو عَبَّادٍ يَحْيَى بْنُ عَبَّادٍ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ حَدَّثَنَا ابْنُ شِهَابٍ عَنْ أَبِى عُبَيْدٍ مَوْلَى عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"لَنْ يُدْخِلَ أَحَدًا مِنْكُمْ عَمَلُهُ الْجَنَّةَ." قَالُوا وَلاَ أَنْتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ:
"وَلاَ أَنَا إِلاَّ أَنْ يَتَغَمَّدَنِىَ اللَّهُ مِنْهُ بِفَضْلٍ وَرَحْمَةٍ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Hatim, ona Ebu Abbad Yahya b. Abbad, ona İbrahim b. Sa'd, ona İbn Şihab, ona Ebu Ubeyd mevla Abdurrahman b. Avf, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Sizden hiçbirinizi ameli cennete koyacak değildir." Ashab; seni de mi ya Rasulullah dediler. (Peygamber) de "Beni de! Ancak Allah'ın kendi katından bir lütuf ve rahmet ile (yaptıklarımı bağışlayarak) muamele etmesi hariç" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7116, /1159
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Ubeyd Sa'd b. Ubeyd ez-Zühri (Sa'd b. Ubeyd)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu İshak İbrahim b. Sa'd ez-Zührî (İbrahim b. Sa'd b. İbrahim b. Abdurrahman b. Avf)
5. Yahya b. Abbad ed-Duba'î (Yahya b. Abbad)
6. Ebu Abdullah Muhammed b. Hatim es-Semîn (Muhammed b. Hatim b. Meymun)
Konular:
Ahirete İman, şeytanın tuzağına düşmemek için amellere güvenmemek gerekir
Bize Yahya b. Eyyüb, Kuteybe b. Said ve Ali b. Hucr, -lafız, Yahya'ya aittir- onlara İsmail b. Cafer, ona Abdullah b. Dinar, ona da Abdullah b. Ömer şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav); "ağaçlardan bir ağaç vardır ki yaprağı hiç düşmeyip müminin kimsenin hâli gibidir! Onun ne olduğunu bana söyleyin" buyurdu. İnsanlar çöllerdeki ağaçları düşünmeye başladılar. (Abdullah b. Ömer) Benim aklıma ise onun hurma ağacı olduğu geliverdi. Ama utandım ve söz alıp konuşamadım dedi. Meclistekiler; ey Allah'ın Rasulü! Onu bize sen söyle dediler. Nebî (sav); "o, hurma ağacıdır" dedi.
[Abdullah, bunu babam Ömer'e bildirdiğimde; onun hurma ağacı olduğunu söylemen, şunun ve şunun benim olmasından bana daha sevimli gelirdi dedi.]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13526, M007098
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ وَعَلِىُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِىُّ - وَاللَّفْظُ لِيَحْيَى - قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ - يَعْنُونَ ابْنَ جَعْفَرٍ - أَخْبَرَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دِينَارٍ أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم:
"إِنَّ مِنَ الشَّجَرِ شَجَرَةً لاَ يَسْقُطُ وَرَقُهَا وَإِنَّهَا مَثَلُ الْمُسْلِمِ فَحَدِّثُونِى مَا هِىَ." فَوَقَعَ النَّاسُ فِى شَجَرِ الْبَوَادِى. قَالَ عَبْدُ اللَّهِ: وَوَقَعَ فِى نَفْسِى أَنَّهَا النَّخْلَةُ فَاسْتَحْيَيْتُ ثُمَّ قَالُوا: حَدِّثْنَا مَا هِىَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ فَقَالَ:
"هِىَ النَّخْلَةُ."
[قَالَ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِعُمَرَ قَالَ لأَنْ تَكُونَ قُلْتَ هِىَ النَّخْلَةُ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ كَذَا وَكَذَا.]
Tercemesi:
Bize Yahya b. Eyyüb, Kuteybe b. Said ve Ali b. Hucr, -lafız, Yahya'ya aittir- onlara İsmail b. Cafer, ona Abdullah b. Dinar, ona da Abdullah b. Ömer şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav); "ağaçlardan bir ağaç vardır ki yaprağı hiç düşmeyip müminin kimsenin hâli gibidir! Onun ne olduğunu bana söyleyin" buyurdu. İnsanlar çöllerdeki ağaçları düşünmeye başladılar. (Abdullah b. Ömer) Benim aklıma ise onun hurma ağacı olduğu geliverdi. Ama utandım ve söz alıp konuşamadım dedi. Meclistekiler; ey Allah'ın Rasulü! Onu bize sen söyle dediler. Nebî (sav); "o, hurma ağacıdır" dedi.
[Abdullah, bunu babam Ömer'e bildirdiğimde; onun hurma ağacı olduğunu söylemen, şunun ve şunun benim olmasından bana daha sevimli gelirdi dedi.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7098, /1157
Senetler:
()
Konular:
Baba, evladıyla gurur duyması
Hitabet, Mesel, anlatım sırasında
Müslüman, vasıfları
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ لَمَّا تُوُفِّىَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أُبَىٍّ ابْنُ سَلُولَ جَاءَ ابْنُهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ أَنْ يُعْطِيَهُ قَمِيصَهُ يُكَفِّنُ فِيهِ أَبَاهُ فَأَعْطَاهُ ثُمَّ سَأَلَهُ أَنْ يُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِيُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَامَ عُمَرُ فَأَخَذَ بِثَوْبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتُصَلِّى عَلَيْهِ وَقَدْ نَهَاكَ اللَّهُ أَنْ تُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"إِنَّمَا خَيَّرَنِى اللَّهُ فَقَالَ اسْتَغْفِرْ لَهُمْ أَوْ لاَ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ إِنْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْعِينَ مَرَّةً وَسَأَزِيدُهُ عَلَى سَبْعِينَ." قَالَ إِنَّهُ مُنَافِقٌ. فَصَلَّى عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ "(وَلاَ تُصَلِّ عَلَى أَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ أَبَدًا وَلاَ تَقُمْ عَلَى قَبْرِهِ)"
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13410, M007027
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ لَمَّا تُوُفِّىَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أُبَىٍّ ابْنُ سَلُولَ جَاءَ ابْنُهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ أَنْ يُعْطِيَهُ قَمِيصَهُ يُكَفِّنُ فِيهِ أَبَاهُ فَأَعْطَاهُ ثُمَّ سَأَلَهُ أَنْ يُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِيُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَامَ عُمَرُ فَأَخَذَ بِثَوْبِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتُصَلِّى عَلَيْهِ وَقَدْ نَهَاكَ اللَّهُ أَنْ تُصَلِّىَ عَلَيْهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"إِنَّمَا خَيَّرَنِى اللَّهُ فَقَالَ اسْتَغْفِرْ لَهُمْ أَوْ لاَ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ إِنْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْعِينَ مَرَّةً وَسَأَزِيدُهُ عَلَى سَبْعِينَ." قَالَ إِنَّهُ مُنَافِقٌ. فَصَلَّى عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ "(وَلاَ تُصَلِّ عَلَى أَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ أَبَدًا وَلاَ تَقُمْ عَلَى قَبْرِهِ)"
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Üsame, ona Ubeydullah b. Ömer, ona Nafi', ona da İbn Ömer'in şöyle dediğini rivayet etti: Abdullah b. Ubey b. Selûl ölünce, oğlu Abdullah b. Abdullah, Rasulullah'a (sav) gelerek ondan onunla babasını kefenlemek üzere kendisine gömleğini vermek isteyince, ona gömleğini verdi. Daha sonra ondan babasının cenaze namazını kılmasını istedi. Rasulullah (sav) cenaze namazını kıldırmak üzere kalkınca, Ömer de ayağa kalkıp Rasulullah'ın (sav) elbisesini yakaladı ve ey Allah'ın Rasulü! Allah sana bunun cenaze namazını yasaklamış olduğu halde mi namazını kılacaksın, dedi. Rasulullah (sav) buna karşılık; "Allah beni seçmekte serbest bırakarak, onlar için dilersen mağfiret dile, istersen onlar için mağfiret dileme. Onlar için yetmiş defa dahi mağfiret dilesen (onlara mağfiret etmeyecektir). Ben de yetmişten daha fazla mağfiret dileyeceğim" buyurdu. Ömer: O bir münafıktır, dedi. Yine de Rasulullah (sav) onun namazını kıldı, bunun üzerine yüce Allah da "aralarından ölen hiçbir kimsenin namazını kılma ve onun kabri başında durma"!” (Tevbe, 9/84) buyruğunu indirdi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7027, /1144
Senetler:
()
Konular:
Kur'an, Nüzul sebebleri
Münafık, Abdullah b. Übeyy b. Selul (Münafıkların reisi)
حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ الْغُبَرِىُّ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ عَنْ أَبِى الْخَلِيلِ الضُّبَعِىِّ عَنْ مُجَاهِدٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا لأَصْحَابِهِ
"أَخْبِرُونِى عَنْ شَجَرَةٍ مَثَلُهَا مَثَلُ الْمُؤْمِنِ." فَجَعَلَ الْقَوْمُ يَذْكُرُونَ شَجَرًا مِنْ شَجَرِ الْبَوَادِى. قَالَ ابْنُ عُمَرَ وَأُلْقِىَ فِى نَفْسِى أَوْ رُوعِىَ أَنَّهَا النَّخْلَةُ فَجَعَلْتُ أُرِيدُ أَنْ أَقُولَهَا فَإِذَا أَسْنَانُ الْقَوْمِ فَأَهَابُ أَنْ أَتَكَلَّمَ فَلَمَّا سَكَتُوا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"هِىَ النَّخْلَةُ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13527, M007099
Hadis:
حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ الْغُبَرِىُّ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ عَنْ أَبِى الْخَلِيلِ الضُّبَعِىِّ عَنْ مُجَاهِدٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا لأَصْحَابِهِ
"أَخْبِرُونِى عَنْ شَجَرَةٍ مَثَلُهَا مَثَلُ الْمُؤْمِنِ." فَجَعَلَ الْقَوْمُ يَذْكُرُونَ شَجَرًا مِنْ شَجَرِ الْبَوَادِى. قَالَ ابْنُ عُمَرَ وَأُلْقِىَ فِى نَفْسِى أَوْ رُوعِىَ أَنَّهَا النَّخْلَةُ فَجَعَلْتُ أُرِيدُ أَنْ أَقُولَهَا فَإِذَا أَسْنَانُ الْقَوْمِ فَأَهَابُ أَنْ أَتَكَلَّمَ فَلَمَّا سَكَتُوا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"هِىَ النَّخْلَةُ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Ubeyd el-Anberî, ona Hammad b. Zeyd, ona Eyyüb, ona babası Halil ed-Dube'î, ona Mücahid, ona da İbn Ömer şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) bir gün ashabına; "hâli müminin hâli gibi olan ağacı bana söyleyin (bakalım)" buyurdu. Topluluk çöllerdeki ağaçları düşünmeye başladı. Benim aklıma ise onun hurma ağacı olduğu geldi de onu söylemek istedim. Baktım ki topluluğun en küçüğü benim! Konuşmaktan çekindim. Onlar sessiz kaldıklarında Hz. Peygamber (sav); "o, hurma ağacıdır" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7099, /1157
Senetler:
()
Konular:
Hitabet, Mesel, anlatım sırasında
Müslüman, vasıfları