Bize İshak b. İbrahim, ona Cerir, ona da A'meş, İbn Nümeyr'in rivayeti gibi iki isnadla [Yani (ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre) ve (ona Ebu Süfyan, ona da Cabir) şeklinde] rivayet etti.
[Hz. Peygamber; "aşırıya kaçmayın, (elinizden gelen) en iyiyi/doğruyu yapmaya çalışın. İyi bilin ki, hiçbiriniz ameli sayesinde kurtuluşa eremez" buyurdu. (Orada bulunanlar): Ey Allah'ın Elçisi, sen bile mi diye sordular. Hz. Peygamber de "Ben bile (kurtulamam)! Ancak Allah rahmeti ve lütfu ile kuşatırsa o başka" cevabını verdi.]
Açıklama: İlgili isnadlar için bk. M007117; M007118.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13947, M007119
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنِ الأَعْمَشِ بِالإِسْنَادَيْنِ جَمِيعًا كَرِوَايَةِ ابْنِ نُمَيْرٍ.
[يعني (عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ) و (عَنْ أَبِى سُفْيَانَ عَنْ جَابِرٍ)]
[قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "قَارِبُوا وَسَدِّدُوا وَاعْلَمُوا أَنَّهُ لَنْ يَنْجُوَ أَحَدٌ مِنْكُمْ بِعَمَلِهِ." قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَلاَ أَنْتَ قَالَ: "وَلاَ أَنَا إِلاَّ أَنْ يَتَغَمَّدَنِىَ اللَّهُ بِرَحْمَةٍ مِنْهُ وَفَضْلٍ."]
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim, ona Cerir, ona da A'meş, İbn Nümeyr'in rivayeti gibi iki isnadla [Yani (ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre) ve (ona Ebu Süfyan, ona da Cabir) şeklinde] rivayet etti.
[Hz. Peygamber; "aşırıya kaçmayın, (elinizden gelen) en iyiyi/doğruyu yapmaya çalışın. İyi bilin ki, hiçbiriniz ameli sayesinde kurtuluşa eremez" buyurdu. (Orada bulunanlar): Ey Allah'ın Elçisi, sen bile mi diye sordular. Hz. Peygamber de "Ben bile (kurtulamam)! Ancak Allah rahmeti ve lütfu ile kuşatırsa o başka" cevabını verdi.]
Açıklama:
İlgili isnadlar için bk. M007117; M007118.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7119, /1159
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Süfyan Talha b. Nafi el-Kuraşi (Talha b. Nafi)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Ebu Abdullah Cerir b. Abdulhamid ed-Dabbî (Cerir b. Abdülhamid b. Cerir b. Kurt b. Hilal b. Ekyes)
5. İshak b. Râhûye el-Mervezî (İshak b. İbrahim b. Mahled)
Konular:
Ahirete İman, şeytanın tuzağına düşmemek için amellere güvenmemek gerekir
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13511, M007083
Hadis:
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِىُّ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ أَبِى عِمْرَانَ الْجَوْنِىِّ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"يَقُولُ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى لأَهْوَنِ أَهْلِ النَّارِ عَذَابًا لَوْ كَانَتْ لَكَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا أَكُنْتَ مُفْتَدِيًا بِهَا فَيَقُولُ نَعَمْ فَيَقُولُ قَدْ أَرَدْتُ مِنْكَ أَهْوَنَ مِنْ هَذَا وَأَنْتَ فِى صُلْبِ آدَمَ أَنْ لاَ تُشْرِكَ - أَحْسَبُهُ قَالَ - وَلاَ أُدْخِلَكَ النَّارَ فَأَبَيْتَ إِلاَّ الشِّرْكَ."
Tercemesi:
Bize Ubeydullah b. Muaz el-Anberî, ona babası, ona Şube, ona Ebu İmran el-Cevnî, ona da Enes b. Malik'in (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Allah Tebâreke ve Teâlâ, cehennem ehlinden en hafif azap gören insana; şayet bütün dünya senin olsaydı, şu hâlden kurtulmaya bedel olarak verir miydin diye sorar. İnsan hemen; evet’ der. Bunun üzerine Allah; halbuki ben senden Adem'in sulbünde iken bundan daha kolay bir şey istemiştim; senden bana şirk koşmamanı istemiştim. Buna mukabil ben de seni cehenneme değil cennete sokmayı arzu etmiştim. Ama sen şirkten başkasını kabul etmedin buyurur."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7083, /1154
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu İmran Abdulmelik b. Habib el-Esedî (Abdulmelik b. Habib)
3. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
4. Ebu Müsenna Muaz b. Muaz el-Anberî (Muaz b. Muaz b. Nasr b. Hassan b. Hur b. Malik)
5. Ebu Amr Ubeydullah b. Muaz el-Anberî (Ubeydullah b. Muaz b. Muaz b. Nasr)
Konular:
Dünya, aldatıcılığı
İman, Esasları, Ahirete iman
İnanç, dünya ve ahiret dengesi
KTB, İMAN
Kulluk, Allah'dan yüz çevirmek
Şirk, şirk koşmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13513, M007085
Hadis:
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ الْقَوَارِيرِىُّ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى وَابْنُ بَشَّارٍ قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ حَدَّثَنَا أَبِى عَنْ قَتَادَةَ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"يُقَالُ لِلْكَافِرِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَرَأَيْتَ لَوْ كَانَ لَكَ مِلْءُ الأَرْضِ ذَهَبًا أَكُنْتَ تَفْتَدِى بِهِ فَيَقُولُ نَعَمْ. فَيُقَالُ لَهُ قَدْ سُئِلْتَ أَيْسَرَ مِنْ ذَلِكَ."
Tercemesi:
Bize Ubeydullah b. Ömer el-Kavârîrî, İshak b. İbrahim, Muhammed b. el-Müsenna ve İbn Beşşâr, onlara Muaz b. Hişam, ona babası, ona Katade, ona da Enes b. Malik'in (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Kıyamet günü kâfire; şayet yeryüzü dolusu altının olsaydı, şimdi onu kurtuluş fidyesi olarak verir miydin denilir. O da hemen; evet der. Bunun üzerine ona; halbuki senden, bundan daha kolay bir şey istenmişti denilir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7085, /1155
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
3. Hişam b. Ebu Abdullah ed-Destevâî (Hişam b. Senber)
4. Ebu Abdullah Muaz b. Hişam ed-Destevâî (Muaz b. Hişam b. Senber)
5. Ebu Said Ubeydullah b. Ömer el-Cüşemî (Ubeydullah b. Ömer b. Meysera)
5. İshak b. Râhûye el-Mervezî (İshak b. İbrahim b. Mahled)
5. Muhammed b. Müsenna el-Anezî (Muhammed b. Müsenna b. Ubeyd b. Kays b. Dinar)
5. Muhammed b. Beşşâr el-Abdî (Muhammed b. Beşşâr b. Osman)
Konular:
Dünya, dünyaya düşkünlük
İman, Esasları, Ahirete iman
KTB, İMAN
Şirk, şirk koşmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13515, M007087
Hadis:
حَدَّثَنِى زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا شَيْبَانُ عَنْ قَتَادَةَ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ أَنَّ رَجُلاً قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ يُحْشَرُ الْكَافِرُ عَلَى وَجْهِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ قَالَ:
"أَلَيْسَ الَّذِى أَمْشَاهُ عَلَى رِجْلَيْهِ فِى الدُّنْيَا قَادِرًا عَلَى أَنْ يُمْشِيَهُ عَلَى وَجْهِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ."
[قَالَ قَتَادَةُ بَلَى وَعِزَّةِ رَبِّنَا.]
Tercemesi:
Bize Züheyr b. Harb ve Abd b. Humeyd, o ikisine Yunus b. Muhammed, ona Şeyban, ona Katade, ona da Enes b. Malik (ra) şöyle rivayet etti: Bir adam; ey Allah'ın Rasulü! Kıyamet gününde kâfir yüzüstü nasıl haşredilecek diye sordu. Rasulullah (sav) şu cevabı verdi:
"Onu dünyada iki ayağı üzerinde yürüten, kıyamet gününde yüzüstü yürütmeye kadir değil midir?"
[Ravi Katade bu rivayetin sonunda; elbette, Rabbimizin izzetine yemin olsun ki kadirdir dedi.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7087, /1155
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
3. Ebu Muaviye Şeyban b. Abdurrahman et-Temimi (Şeyban b. Abdurrahman)
4. Ebu Muhammed Yunus b. Muhammed el-Müeddib (Yunus b. Muhammed b. Müslim)
5. Ebu Hayseme Züheyr b. Harb el-Haraşî (Züheyr b. Harb b. Eştâl)
5. Abd b. Humeyd el-Keşşi (Abdulhumeyd b. Humeyd b. Nasr)
Konular:
İman, Esasları, Ahirete iman
Kafir, müşrik âhirette
KTB, İMAN
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13517, M007089
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ أَخْبَرَنَا هَمَّامُ بْنُ يَحْيَى عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"إِنَّ اللَّهَ لاَ يَظْلِمُ مُؤْمِنًا حَسَنَةً يُعْطَى بِهَا فِى الدُّنْيَا وَيُجْزَى بِهَا فِى الآخِرَةِ وَأَمَّا الْكَافِرُ فَيُطْعَمُ بِحَسَنَاتِ مَا عَمِلَ بِهَا لِلَّهِ فِى الدُّنْيَا حَتَّى إِذَا أَفْضَى إِلَى الآخِرَةِ لَمْ تَكُنْ لَهُ حَسَنَةٌ يُجْزَى بِهَا."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekr b Ebu Şeybe ve Züheyr b. Harb -ki lafız Züheyr'e aittir-, o ikisineYezid b. Harun, ona Hemmâm b. Yahya, ona Katade (b. Diame), ona da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Allah hiçbir mü'minin yaptığı iyiliği mükafatsız bırakmaz. Mü'mine, yaptığı iyiliğin mükafatı hem dünyada hem de ahirette verilir. Kafire gelince, Allah için yaptığı iyilikler karşılığında kendisine dünyada rızık verilir. Ahirete vardığında ise, kendisiyle mükafatlandırılacağı herhangi bir hayrı kalmaz."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7089, /1155
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
3. Ebu Abdullah Hemmâm b. Yahya el-Avzî (Hemmâm b. Yahya b. Dinar)
4. Ebu Halid Yezid b. Harun el-Vasitî (Yezid b. Harun b. Zâzî b. Sabit)
5. Ebu Hayseme Züheyr b. Harb el-Haraşî (Züheyr b. Harb b. Eştâl)
5. Ebu Bekir İbn Ebu Şeybe el-Absî (Abdullah b. Muhammed b. İbrahim b. Osman)
Konular:
Hayır, müslüman ve kafirin yaptığı hayrın karşılığı
İman, Esasları, Ahirete iman
İyilik, İyiliğin ahirette gayrı müslimlere faydası
KTB, İMAN
حَدَّثَنِى سَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ أَعْيَنَ حَدَّثَنَا مَعْقِلٌ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ:
"لاَ يُدْخِلُ أَحَدًا مِنْكُمْ عَمَلُهُ الْجَنَّةَ وَلاَ يُجِيرُهُ مِنَ النَّارِ وَلاَ أَنَا إِلاَّ بِرَحْمَةٍ مِنَ اللَّهِ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13950, M007121
Hadis:
حَدَّثَنِى سَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ أَعْيَنَ حَدَّثَنَا مَعْقِلٌ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ:
"لاَ يُدْخِلُ أَحَدًا مِنْكُمْ عَمَلُهُ الْجَنَّةَ وَلاَ يُجِيرُهُ مِنَ النَّارِ وَلاَ أَنَا إِلاَّ بِرَحْمَةٍ مِنَ اللَّهِ."
Tercemesi:
Bize Seleme b. Şebib, ona el-Hasan b. A'yen, ona Ma'kil, ona Ebu'z-Zübeyr, ona da Cabir'in şöyle dediğini rivayet etti: Nebi'yi (sav) şöyle buyururken dinledim:
"Sizden hiçbirinizi kendi ameli cennete sokamaz, cehennemden onu kurtaramaz, Allah'tan bir rahmet ile olması hali müstesna, beni de."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7121, /1159
Senetler:
()
Konular:
Ahirete İman, şeytanın tuzağına düşmemek için amellere güvenmemek gerekir
Allah İnancı, kullarına merhametlidir
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13956, M007126
Hadis:
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ وَهَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِىُّ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى أَبُو صَخْرٍ عَنِ ابْنِ قُسَيْطٍ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا صَلَّى قَامَ حَتَّى تَفَطَّرَ رِجْلاَهُ قَالَتْ عَائِشَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتَصْنَعُ هَذَا وَقَدْ غُفِرَ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ فَقَالَ:
"يَا عَائِشَةُ أَفَلاَ أَكُونُ عَبْدًا شَكُورًا."
Tercemesi:
Bize Harun b. Ma'ruf ve Harun b. Said el-Eylî, o ikisine İbn Vehb, ona Ebu Sahr, ona İbn Kuseyt, ona Urve b. Zübeyr, ona da Aişe (r. anha) şöyle rivayet etmiştir: Allah Rasulü (sav) ayakları patlayacak hale gelene kadar namaz kıldı. Aişe; geçmiş ve gelecek tüm günahların bağışlandığı halde niçin böyle yapıyorsun dedi. Peygamber de (sav); "ey Aişe! Şükreden bir kul olmayayım mı" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7126, /1160
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Ebu Abdullah Yezid b. Kuseyt el-Leysî (Yezid b. Abdullah b. Kuseyt b. Üsame b. Umeyr)
4. Ebu Sahr Humeyd b. Ebu Muharik el-Medenî (Humeyd b. Ziyad)
5. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
6. Ebu Cafer Harun b. Said es-Sa'dî (Harun b. Said b. Heysem b. Muhammed b. Heysem b. Feyruz)
Konular:
Ahirete İman, şeytanın tuzağına düşmemek için amellere güvenmemek gerekir
HAMD VE ŞÜKÜR
Hamd, Allah'a hamdetmek
Salih Amel, Allah'ın razı olacağı ameller
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13955, M007125
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَابْنُ نُمَيْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ زِيَادِ بْنِ عِلاَقَةَ سَمِعَ الْمُغِيرَةَ بْنَ شُعْبَةَ يَقُولُ قَامَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى وَرِمَتْ قَدَمَاهُ قَالُوا قَدْ غَفَرَ اللَّهُ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ. قَالَ:
"أَفَلاَ أَكُونُ عَبْدًا شَكُورًا."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve İbn Numeyr, o ikisine Süfyan Ziyad b. İlâka, ona da Muğîra b. Şube şöyle rivayet etmişlerdir: Peygamber (sav) ayakları şişinceye kadar namaz kıldı. Ashab; Allah senin geçmiş ve gelecek tüm günahlarını atfetmişken (niçin bu kadar ibadet ediyorsun) dediler. Peygamber de (sav); "şükreden bir kul olmayayım mı" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7125, /1160
Senetler:
1. Ebu Abdullah Muğîra b. Şube es-Sekafî (Mugîra b. Şube b. Ebu Amir b. Mesud b. Muattib)
2. Ebu Malik Ziyad b. İlâka Sa'lebi (Ziyad b. İlâka b. Malik)
3. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
4. Ebu Abdurrahman Muhammed b. Numeyr el-Hemdânî el-Hârifî (Muhammed b. Abdullah b. Numeyr el-Hemedânî)
Konular:
Ahirete İman, şeytanın tuzağına düşmemek için amellere güvenmemek gerekir
Müslüman, Şükretmek - Nankörlük
Salih Amel, Allah'ın razı olacağı ameller
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13958, M007127
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ وَأَبُو مُعَاوِيَةَ ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ شَقِيقٍ قَالَ:
"كُنَّا جُلُوسًا عِنْدَ بَابِ عَبْدِ اللَّهِ نَنْتَظِرُهُ فَمَرَّ بِنَا يَزِيدُ بْنُ مُعَاوِيَةَ النَّخَعِىُّ فَقُلْنَا أَعْلِمْهُ بِمَكَانِنَا. فَدَخَلَ عَلَيْهِ فَلَمْ يَلْبَثْ أَنْ خَرَجَ عَلَيْنَا عَبْدُ اللَّهِ فَقَالَ إِنِّى أُخْبَرُ بِمَكَانِكُمْ فَمَا يَمْنَعُنِى أَنْ أَخْرُجَ إِلَيْكُمْ إِلاَّ كَرَاهِيَةُ أَنْ أُمِلَّكُمْ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَخَوَّلُنَا بِالْمَوْعِظَةِ فِى الأَيَّامِ مَخَافَةَ السَّآمَةِ عَلَيْنَا."
Tercemesi:
Bîze Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Veki' ve Ebu Muaviye; (T)
Bize İbn Numeyr, ona Ebu Muaviye, ona A'meş, ona da Şakik şöyle rivayet etti:
"Abdullah'ın kapısı yanında oturduk, onu bekliyorduk, derken yanımızdan Yezid b. Muaviye en-Nehaî geçti. Bize şunun yerini bildir, dedik. Hemen onun yanına girdi. Ve az sonra Abdullah yanımıza çıkarak; ben sizin burada olduğunuzu haber aldım. Ama yanınıza çıkmama sizi bıktırırım endişesi mani' oldu. Gerçekten Rasulullah (sav) bizi bıktırır endişesiyle bazı günler va'z hususunda bizden söz alırdı dedi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7127, /1160
Senetler:
()
Konular:
Eğitim, vaaz için uygun vakti seçmek
Teşvik Edilenler, Kolaylaştırıcı olmak, kolaylık göstermek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13959, M007128
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ حَدَّثَنَا ابْنُ إِدْرِيسَ ح
وَحَدَّثَنَا مِنْجَابُ بْنُ الْحَارِثِ التَّمِيمِىُّ حَدَّثَنَا ابْنُ مُسْهِرٍ ح
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَعَلِىُّ بْنُ خَشْرَمٍ قَالاَ أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ ح
وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عُمَرَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ كُلُّهُمْ عَنِ الأَعْمَشِ بِهَذَا الإِسْنَادِ. نَحْوَهُ. وَزَادَ مِنْجَابٌ فِى رِوَايَتِهِ عَنِ ابْنِ مُسْهِرٍ قَالَ الأَعْمَشُ وَحَدَّثَنِى عَمْرُو بْنُ مُرَّةَ عَنْ شَقِيقٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ مِثْلَهُ
[كُنَّا جُلُوسًا عِنْدَ بَابِ عَبْدِ اللَّهِ نَنْتَظِرُهُ فَمَرَّ بِنَا يَزِيدُ بْنُ مُعَاوِيَةَ النَّخَعِىُّ فَقُلْنَا أَعْلِمْهُ بِمَكَانِنَا. فَدَخَلَ عَلَيْهِ فَلَمْ يَلْبَثْ أَنْ خَرَجَ عَلَيْنَا عَبْدُ اللَّهِ فَقَالَ إِنِّى أُخْبَرُ بِمَكَانِكُمْ فَمَا يَمْنَعُنِى أَنْ أَخْرُجَ إِلَيْكُمْ إِلاَّ كَرَاهِيَةُ أَنْ أُمِلَّكُمْ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَخَوَّلُنَا بِالْمَوْعِظَةِ فِى الأَيَّامِ مَخَافَةَ السَّآمَةِ عَلَيْنَا].
Tercemesi:
Bize Ebu Said el-Eşec, ona İbn İdris; (T)
Bize Mincab b. Haris et-Temîmî , ona İbn Müshir; (T)
Bize İshak b. İbrahim ve Ali b. Haşrem, o ikisine İsa b. Yunus; (T)
Bize İbn Ebu Ömer, ona Süfyan, onlara da A'meş, bu isnadla bu hadisin benzerini rivayet etmişlerdir. Mincab, İbn Müshir'den rivayetinde şunu ziyade etti: A'meş dedi ki: Bana Amr b. Murre dahi Şakîk'ten, o da Abdullah'tan naklen bu hadisin benzerini rivayet etti.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Sıfâtu'l-münâfikîn ve ahkâmuhüm 7128, /1160
Senetler:
()
Konular:
Eğitim, vaaz için uygun vakti seçmek