10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Osman b. Ebu Şeybe, Züheyr b. Harb ve İshak b. İbrahim (metin Züheyr'e aittir), onlara Cerîr, ona Mansur, ona Sa'd b. Ubeyde, ona Ebu Abdurrahman, ona da Hz. Ali şöyle demiştir: "Bakîü'l-Garkad mezarlığında bir cenazedeydik. Rasulullah (sav) yanımıza geldi ve oturdu. Biz de etrafına oturduk. Elinde bir asa vardı. Onunla yere izler çizmeye başladı. Sonra da 'Sizden her bir kişinin ve yaratılmış olan her şeyin cennetteki ve cehennemdeki yeri Allah tarafından yazılmıştır. Kişinin kötü yada iyi biri olacağı da yazılmıştır' buyurdu. Bir Adam 'Ey Allah'ın Rasulü! Öyleyse biz amel etmeyi bırakıp, bu kaderimize mi dayanalım?' dedi. Rasulullah (sav) 'Bizden iyi olan kimse, iyi kimselerin ameline ulaşacaktır. Bizden kötü olan kimse de, kötü olanların ameline ulaşacaktır' buyurdu, ardından 'İyi olanlara iyilerin amelleri kolaylaştırılır, kötü olanlara da kötü kimselerin amelleri kolaylaştırılır' dedi ve 'Kim verir ve korunursa, en güzelini tasdik ederse, böylece ona en kolayı kolaylaştırırız. Ama kim de cimrilik eder ve müstağni olursa en güzelini yalanlarsa; ona en zoru kolaylaştırırız' [Leyl, 92/5-10] ayetlerini okudu."
Bize Osman b. Ebu Şeybe, Züheyr b. Harb ve İshak b. İbrahim (metin Züheyr'e aittir), onlara Cerîr, ona Mansur, ona Sa'd b. Ubeyde, ona Ebu Abdurrahman, ona da Hz. Ali şöyle demiştir: "Bakîü'l-Garkad mezarlığında bir cenazedeydik. Rasulullah (sav) yanımıza geldi ve oturdu. Biz de etrafına oturduk. Elinde bir asa vardı. Onunla yere izler çizmeye başladı. Sonra da 'Sizden her bir kişinin ve yaratılmış olan her şeyin cennetteki ve cehennemdeki yeri Allah tarafından yazılmıştır. Kişinin kötü yada iyi biri olacağı da yazılmıştır' buyurdu. Bir Adam 'Ey Allah'ın Rasulü! Öyleyse biz amel etmeyi bırakıp, bu kaderimize mi dayanalım?' dedi. Rasulullah (sav) 'Bizden iyi olan kimse, iyi kimselerin ameline ulaşacaktır. Bizden kötü olan kimse de, kötü olanların ameline ulaşacaktır' buyurdu, ardından 'İyi olanlara iyilerin amelleri kolaylaştırılır, kötü olanlara da kötü kimselerin amelleri kolaylaştırılır' dedi ve 'Kim verir ve korunursa, en güzelini tasdik ederse, böylece ona en kolayı kolaylaştırırız. Ama kim de cimrilik eder ve müstağni olursa en güzelini yalanlarsa; ona en zoru kolaylaştırırız' [Leyl, 92/5-10] ayetlerini okudu."
Bize Muhammed b. Müsennâ ve İbn Beşşâr, onlara Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona Mansur, ona A'meş, ona Sa'd b. Ubeyde, ona Ebu Abdurrahman es-Sülemî, ona Hz. Ali şöyle söylemiştir: "Bir gün Biz Hz. Peygamber (sav) oturuyorken elindeki çubukla yere çizgi çizmeye başladı, sonra başını kaldırdı ve 'İstisnasız hepinizin cennet ya da cehennemdeki yeri (takdir edilmiş), yazılmıştır' buyurdu. Bunun üzerine kendisine 'Ey Allah'ın Rasulü! Öyle ise niçin amel ediyoruz? Buna dayanıp, güvenemez miyiz?' dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) 'Hayır öyle değil, sizler amel edip çalışın. Herkes ne için yaratılmış ise o kendisine kolaylaştırılmıştır' buyurdu ve 'Artık kim cömert davranır, günah işlemekten sakınırsa; bunların güzel karşılığına da inanırsa; biz onu işin kolayına yönlendiririz. Ama kim cimrilik eder, kendisiyle yetinirse; güzel karşılığı da yalan sayarsa; biz onu zora sokarız' [Leyl, 92/5-10] ayetlerini okudu."
Bize Muhammed b. Müsennâ ve İbn Beşşâr, onlara Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona Mansur, ona A'meş, ona Sa'd b. Ubeyde, ona Ebu Abdurrahman es-Sülemî, ona Hz. Ali şöyle söylemiştir: "Bir gün Biz Hz. Peygamber (sav) oturuyorken elindeki çubukla yere çizgi çizmeye başladı, sonra başını kaldırdı ve 'İstisnasız hepinizin cennet ya da cehennemdeki yeri (takdir edilmiş), yazılmıştır' buyurdu. Bunun üzerine kendisine 'Ey Allah'ın Rasulü! Öyle ise niçin amel ediyoruz? Buna dayanıp, güvenemez miyiz?' dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) 'Hayır öyle değil, sizler amel edip çalışın. Herkes ne için yaratılmış ise o kendisine kolaylaştırılmıştır' buyurdu ve 'Artık kim cömert davranır, günah işlemekten sakınırsa; bunların güzel karşılığına da inanırsa; biz onu işin kolayına yönlendiririz. Ama kim cimrilik eder, kendisiyle yetinirse; güzel karşılığı da yalan sayarsa; biz onu zora sokarız' [Leyl, 92/5-10] ayetlerini okudu."
Bize Ahmed b. Osman en-Nevfelî, ona Ebu Asım, ona İbn Cüreyc, ona Ebu Zübeyr, ona da Ebu Tufeyl, Abdullah b. Mesud'un şöyle dediğini rivayet etmiş ve hadisi Amr b. Haris'in hadisi gibi nakletmiştir: Abdullah b. Mesud “Şaki annesinin karnında şakî olandır. Said ise başkasından ibret alandır” dedi. Müteakiben Amr, Rasulullah'ın (sav) ashabından Huzeyfe b. Esîd el-Ğıfârî denilen bir zata gelerek İbn Mesud’un söylediğini ona nakletti. Bunun üzerine Huzeyfe “Bir adam amelsiz nasıl şakî olabilir” dedi. Bu kişi de ona “Sen buna şaşıyor musun? Ben Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu işittim” dedi: "Nutfenin üzerinden kırk iki gece geçtiği zaman Allah ona bir melek gönderir. Melek ona suretini verir, onun kulağını, gözünü, cildini, etini ve kemiklerini yaratır. Sonra 'Ya Rabbi! Erkek mi olacak, dişi mi?' diye sorar. Rabbin dilediğini hüküm buyurur, melek de yazar. Sonra 'Ey Rabbim! Eceli ne olacak' der. Rabbin dilediğini söyler, melek yine yazar. Sonra 'Ey Rabbim rızkı ne olacak der. Rabbin dilediği hükmü verir, melek de yazar. Sonra melek elinde bir sahife ile çıkar kendisine emredileni eksiltebilir, ne de ona ekleme yapabilir."