10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Osman b. Ebu Şeybe ile İshak b. İbrahim, onlara Cerir, ona el-A'meş, ona Ebu Vâil, ona da Abdullah (b. Mesud) şöyle rivayet etmiştir: Adamın biri Rasulullah'a (sav) gelerek; ey Allah'ın Rasulü! Bir topluluğa yetişmediği halde onları seven bir adam hakkında ne buyurursunuz diye sordu. Rasulullah (sav); "kişi sevdikleriyle beraberdir" cevabını verdi.
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: الْمَرْءُ مَعَ مَنْ أَحَبَّ
Bize Züheyr b. Harb ve İshak b. İbrahim, onlara Cerir, ona Mansur, ona da İbrahim'in naklettiğine göre Esved şöyle demiştir: Hz. Aişe Mina'dayken Kureyşli bir grup genç gülüşerek yanına geldiler. Hz. Aişe; neden gülüyorsunuz dedi. Onlar; filan kişi çadır ipine takılıp düştü. Neredeyse boynu kırılacak veya gözü çıkacaktı dediler. Hz. Aişe; (böyle durumlarda) gülmeyin. Zira ben, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle dediğini işittim: "Bir müslümanın ayağına bir diken yahut ona benzer bir şey batsa bu sayede onun mertebesi bir derece yükseltilir ve bir günahı affedilir."
Bize Ebu Rabi' (Süleyman b. Davud) el-Atekî, ona Hammad b. Yezid (el-Ezdî), ona da Sabit (b. Eslem) el-Bünanî, Enes b. Malik (el-Ensarî)'nin şöyle anlattığını nakletti: Adamın biri Rasulullah'a (sav) gelerek; ey Allah'ın Rasulü! Kıyamet ne zaman kopacak diye sordu. Rasul-i Ekrem (sav); "sen kıyamet için ne hazırladın" diye cevap verdi. Adam; Allah ile Rasulü'nün sevgisini şeklinde karşılık verince Efendimiz (sav) şöyle buyurdu: "O halde sen sevdiklerinle berabersin!" [Enes dedi ki: İslaâm'dan sonra artık Nebi'nin (sav); "o halde sen sevdiklerinle berabersin" sözünden daha çok hiçbir şeye sevinmedik. Enes dedi ki: İşte ben de Allah ile Rasulü'nü, Ebu Bekir'le Ömer'i seviyorum! Onların amelleri gibi amel etmediysem de onlarla beraber olmayı ümit ediyorum.]
Bize Kuteybe b. Saîd, Ebû Bekir b. Ebû Şeybe, Amr en-Nâkid, Züheyr b. Harb ve İbn Nümeyr, onlara İbn Uyeyne, -lafız Züheyr'e aittir-, ona Süfyan b. Uyeyne, ona İbnü'l-Münkedir, ona Urve b. Zübeyr rivayet ettiğine göre Hz. Aişe (r.anha) şöyle demiştir: Bir adam Hz. Peygamber'in (sav) huzuruna gelmek için izin istemişti. Hz. Peygamber (sav) "Ona izin verin. Kavminin ne kötü oğlu veya ne kötü adamı" buyurdu. Adam huzuruna gelince ise ona yumuşak sözler söyledi. "Ey Allah'ın Resûlü! Önce onun hakkında söylediğini söyledin (adamı kötüledin), sonra yanına gelince ise onu yumuşak sözlerle karşıladın" dedim. (Resûlullah (sav) bunun üzerine bana cevâben) Dedi ki: "Ey Aişe! İnsanların kıyamet günü Allah katında en kötü yerde olanı, diğer insanların, çirkin söz ve davranışlarından korktukları için kendisinden uzak durduğu kimsedir."
Bana Muhammed b. Râri ve Abd b. Humeyd, her ikisine Abdürrezzak, ona Ma'mer, ona İbnü'l-Münkedir bu isnadla rivayet etmişlerdir: Urve b. Zübeyr, Hz. Aişe'den (r.anha) şöyle rivayet etmiştir: Bir adam Hz. Peygamber'in (sav) huzuruna gelmek için izin istemişti. Hz. Peygamber (sav) "Ona izin verin. Kavminin ne kötü oğlu veya ne kötü adamı" buyurdu. Adam huzuruna gelince ise ona yumuşak sözler söyledi. "Ey Allah'ın Resûlü! Önce onun hakkında söylediğini söyledin (adamı kötüledin), sonra yanına gelince ise onu yumuşak sözlerle karşıladın" dedim. (Resûlullah (sav) bunun üzerine bana cevâben) Dedi ki: "Ey Aişe! İnsanların kıyamet günü Allah katında en kötü yerde olanı, diğer insanların, kötü sözlerinden korktukları için kendisinden uzak durduğu kimsedir." Ancak İbn Münkedir bu hadisi manen rivayet etmiş ve "Bu kavmin kardeşi ve aşiretin oğlu ne fenadır" demiştir.
Bize Kuteybe b. Saîd ve Osman b. Ebû Şeybe -Lafız Kuteybe'ye aittir-, onlara Cerîr, ona el-A'meş, ona İbrahim et-Teymî, ona el-Hâris b. Süveyd, ona Abdullah b. Mesûd (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Aranızda 'rakûb' diye kime dersiniz?" Biz "Çocuğu olmayana deriz" dedik. Bunun üzerine "Çocuğu doğmayan kişi 'rakûb' değildir. Asıl 'rakub' çocuklarından hiç birini kendinden önce ahirete göndermeyendir." Daha sonra "Peki sizce pehlivan kimdir?" diye sordu. "Hiç kimsenin sırtını yere getiremediği kimsedir" dedik. "Öyle değildir. Asıl pehlivan, öfkelendiği zaman kendisini tutandır" buyurdu.
Bize Ebu Tahir, ona İbn Vehb, ona Malik b. Enes ve Yunus b. Yezid, onlara İbn Şihab, ona Urve b. Zübeyr, ona Hz. Aişe, Hz. Peygamber'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Ayağına batan bir diken dahi olsa, Müslümanın başına gelen hiçbir musibet yoktur ki, onun sebebiyle günahı affolunmasın."