Açıklama: Ebu İshak, Müslim'in talebesi olup Sahih'i ondan rivayet eden kişidir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8236, M006574
Hadis:
قَالَ أَبُو إِسْحَاقَ حَدَّثَنَا بِهَذَا الْحَدِيثِ الْحَسَنُ وَالْحُسَيْنُ ابْنَا بِشْرٍ وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو مُسْهِرٍ. فَذَكَرُوا الْحَدِيثَ بِطُولِهِ.
Tercemesi:
Bize Ebu İshak, ona Bişr’in oğulları Hasan, Hüseyin ve Muhammed b. Yahya, ona da Ebu Müshir rivayet etti. Ve hadisi bütün uzunluğu ile anlattılar.
Açıklama:
Ebu İshak, Müslim'in talebesi olup Sahih'i ondan rivayet eden kişidir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Birr ve's-sıla ve'l-edeb 6574, /1069
Senetler:
()
Konular:
KTB, ADAB
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8105, M006519
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ - وَاللَّفْظُ لأَبِى بَكْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِى مُزَرِّدٍ عَنْ يَزِيدَ بْنِ رُومَانَ عَنْ عُرْوَةَ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"الرَّحِمُ مُعَلَّقَةٌ بِالْعَرْشِ تَقُولُ مَنْ وَصَلَنِى وَصَلَهُ اللَّهُ وَمَنْ قَطَعَنِى قَطَعَهُ اللَّهُ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Züheyr b. Harb -hadisin bu metni Ebu Bekir'e aittir-, o ikisine Veki', ona Muaviye b. Ebu Zinad, ona Yezid b. Rûmân, ona Urve, ona da Hz. Aişe'nin naklettiğine göre Rasulullah (sav); "akrabalık ve dostluk bağı arşa asılıdır. Beni koruyup gözeteni Allah koruyup gözetsin. Beni unutup ihmal edeni de Allah unutup ihmal etsin der" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Birr ve's-sıla ve'l-edeb 6519, /1062
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Yezid b. Rûmân el-Esedi (Yezid b. Rûman)
4. Muaviye b. Ebu Müzerrid el-Medeni (Muaviye b. Abdurrahman b. Yesar)
5. Ebu Süfyan Veki' b. Cerrah er-Ruâsî (Veki' b. Cerrah b. Melih b. Adî)
6. Ebu Hayseme Züheyr b. Harb el-Haraşî (Züheyr b. Harb b. Eştâl)
Konular:
Akraba, akrabalık ilişkileri, sıla-i rahim
KTB, ADAB
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8104, M006518
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ جَمِيلِ بْنِ طَرِيفِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الثَّقَفِىُّ وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبَّادٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَاتِمٌ - وَهُوَ ابْنُ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ مُعَاوِيَةَ - وَهُوَ ابْنُ أَبِى مُزَرِّدٍ مَوْلَى بَنِى هَاشِمٍ - حَدَّثَنِى عَمِّى أَبُو الْحُبَابِ سَعِيدُ بْنُ يَسَارٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"إِنَّ اللَّهَ خَلَقَ الْخَلْقَ حَتَّى إِذَا فَرَغَ مِنْهُمْ قَامَتِ الرَّحِمُ فَقَالَتْ هَذَا مَقَامُ الْعَائِذِ مِنَ الْقَطِيعَةِ. قَالَ نَعَمْ أَمَا تَرْضَيْنَ أَنْ أَصِلَ مَنْ وَصَلَكِ وَأَقْطَعَ مَنْ قَطَعَكِ قَالَتْ بَلَى. قَالَ فَذَاكَ لَكِ." ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"اقْرَءُوا إِنْ شِئْتُمْ (فَهَلْ عَسَيْتُمْ إِنْ تَوَلَّيْتُمْ أَنْ تُفْسِدُوا فِى الأَرْضِ وَتُقَطِّعُوا أَرْحَامَكُمْ* أُولَئِكَ الَّذِينَ لَعَنَهُمُ اللَّهُ فَأَصَمَّهُمْ وَأَعْمَى أَبْصَارَهُمْ* أَفَلاَ يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْآنَ أَمْ عَلَى قُلُوبٍ أَقْفَالُهَا.)"
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif b. Abdullah es-Sekafi ve Muhammed b. Abbad, o ikisine Hatim -ki o İbn İsmail'dir-, ona Muaviye -İbn Ebu Müzerrid Mevla Beni Haşim-, ona amcası Ebu Hubab Said b. Yesar, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Şüphesiz Allah mahlukatı yarattıktan sonra rahm kalkıp; bu, sıla-i rahmi kesmekten sana sığınanın makamıdır dedi. Bunun üzerine Allah, evet. Senden yüz çevirenden yüz çevirmemi, sana sarılana da benim sarılmamı ister misin dedi. Rahm de evet dedi. Allah da istediğin sana verilmiştir dedi. Daha sonra Hz. Peygamber, dilerseniz demek siz iş başına gelecek olursanız yeryüzünde bozgunculuk çıkaracaksınız ve akrabalık bağlarınızı koparacaksınız öyle mi ayetini okuyun" dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Birr ve's-sıla ve'l-edeb 6518, /1061
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Hubab Said b. Yesar (Said b. Yesar)
3. Muaviye b. Ebu Müzerrid el-Medeni (Muaviye b. Abdurrahman b. Yesar)
4. Ebu İsmail Hatim b. İsmail el-Harisî (Hatim b. İsmail b. Muhammed)
5. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Akraba, akrabalık ilişkileri, sıla-i rahim
Akraba, akrabasıyla ilişkisini kesenle Allah ilişkisini keser
حَدَّثَنِى زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَابْنُ أَبِى عُمَرَ قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ قَاطِعٌ."
[قَالَ ابْنُ أَبِى عُمَرَ قَالَ سُفْيَانُ يَعْنِى قَاطِعَ رَحِمٍ.]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8106, M006520
Hadis:
حَدَّثَنِى زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَابْنُ أَبِى عُمَرَ قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنِ الزُّهْرِىِّ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ قَاطِعٌ."
[قَالَ ابْنُ أَبِى عُمَرَ قَالَ سُفْيَانُ يَعْنِى قَاطِعَ رَحِمٍ.]
Tercemesi:
Bize Züheyr b. Harb ve İbn Ebu Ömer, o ikisine Süfyan, ona Zührî, ona Muhammed b. Cübeyr b. Mut'im, ona babası, Hz. Peygamber'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Sıla-i rahmi kesen kişi cennete giremez."
[İbn Ebu Ömer, Süfyan'ın (kati ifadesi için) sıla-i rahmi kesen kişi dediğini ifade etmiştir.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Birr ve's-sıla ve'l-edeb 6520, /1062
Senetler:
1. Ebu Muhammed Cübeyr b. Mut'im el-Kuraşî (Cübeyr b. Mut'im b. Adî b. Nevfel b. Abdümenaf)
2. Ebu Said Muhammed b. Cübeyr el-Kuraşi (Muhammed b. Cübeyr b. Mut'im b. Adiy b. Nevfel)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
5. Muhammed b. Ebu Ömer el-Adenî (Muhammed b. Yahya b. Ebu Ömer)
Konular:
Akraba, akrabalık ilişkileri, sıla-i rahim
KTB, ADAB
Seçki, İlişkiler ağı
حَدَّثَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَسْمَاءَ الضُّبَعِىُّ حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ عَنْ مَالِكٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَاهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ قَاطِعُ رَحِمٍ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8108, M006521
Hadis:
حَدَّثَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَسْمَاءَ الضُّبَعِىُّ حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ عَنْ مَالِكٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَاهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ قَاطِعُ رَحِمٍ."
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Muhammed b. Esma ed-Dubaî, ona Cüveyriye, ona Malik, ona Zührî, ona Muhammed b. Cübeyr b. Mutim, ona da babasının (Cübeyr b. Mutim) naklettiğine göre Rasulullah (sav); "akrabalık bağlarını koparan kişi cennete giremez" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Birr ve's-sıla ve'l-edeb 6521, /1062
Senetler:
1. Ebu Muhammed Cübeyr b. Mut'im el-Kuraşî (Cübeyr b. Mut'im b. Adî b. Nevfel b. Abdümenaf)
2. Ebu Said Muhammed b. Cübeyr el-Kuraşi (Muhammed b. Cübeyr b. Mut'im b. Adiy b. Nevfel)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
5. Ebu Mihrak Cüveyriye b. Esma ed-Duba'î (Cüveyriye b. Esma b. Ubeyd b. Mihrak)
6. Abdullah b. Muhammed ed-Dübaî (Abdullah b. Muhammed b. Esma)
Konular:
Akraba, akrabalık ilişkileri, sıla-i rahim
KTB, ADAB
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ عَنْ مَعْمَرٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ بِهَذَا الإِسْنَادِ.
[أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَاهُ] مِثْلَهُ
[أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: "لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ قَاطِعُ رَحِمٍ"] وَقَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8109, M006522
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ عَنْ مَعْمَرٍ عَنِ الزُّهْرِىِّ بِهَذَا الإِسْنَادِ.
[أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَاهُ] مِثْلَهُ
[أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: "لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ قَاطِعُ رَحِمٍ"] وَقَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم.
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Râfi' ve Abd b. Humeyd, ona Abdurrezzak, ona Mamer, ona da Zührî önceki isnatla hadisin metin bakımından benzerini nakletmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Birr ve's-sıla ve'l-edeb 6522, /1062
Senetler:
1. Ebu Muhammed Cübeyr b. Mut'im el-Kuraşî (Cübeyr b. Mut'im b. Adî b. Nevfel b. Abdümenaf)
2. Ebu Said Muhammed b. Cübeyr el-Kuraşi (Muhammed b. Cübeyr b. Mut'im b. Adiy b. Nevfel)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Urve Mamer b. Raşid el-Ezdî (Mamer b. Râşid)
5. ُEbu Bekir Abdürrezzak b. Hemmam (Abdürrezzak b. Hemmam b. Nafi)
6. Abd b. Humeyd el-Keşşi (Abdulhumeyd b. Humeyd b. Nasr)
Konular:
Akraba, akrabalık ilişkileri, sıla-i rahim
KTB, ADAB
Bize Ebu Tahir Ahmed b. Amr b. Serh, ona Abdullah b. Vehb, ona Said b. Ebu Eyyüb, ona Velid b. Ebu Velid, ona Abdullah b. Dinar, ona Abdullah b. Ömer (ra) rivayet ettiğine göre Mekke yolunda bir bedevi ile karşılaşmıştı. Ona selam vermiş ve eşeğinin üstüne bindirmiş. Başındaki sarığı ona vermiş. Abdullah b. Dinar şöyle dedi: Biz ona şöyle dedik: Allah seni ıslah etsin. Onlar bedeviler. Aza kanaat ederler. Abdullah şöyle dedi: Bu adamın babası, (benim babam) Ömer b. Hattab'ın sevdiği bir kimseydi. Ben Rasulullah'ı (sav) şöyle derken işittim:
"En güzel iyiliklerden biri de çocuğun babasının sevdikleriyle bağlantıyı devam ettirmesidir."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8098, M006513
Hadis:
حَدَّثَنِى أَبُو الطَّاهِرِ أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ سَرْحٍ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى سَعِيدُ بْنُ أَبِى أَيُّوبَ عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ أَبِى الْوَلِيدِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّ رَجُلاً مِنَ الأَعْرَابِ لَقِيَهُ بِطَرِيقِ مَكَّةَ فَسَلَّمَ عَلَيْهِ عَبْدُ اللَّهِ وَحَمَلَهُ عَلَى حِمَارٍ كَانَ يَرْكَبُهُ وَأَعْطَاهُ عِمَامَةً كَانَتْ عَلَى رَأْسِهِ فَقَالَ ابْنُ دِينَارٍ فَقُلْنَا لَهُ أَصْلَحَكَ اللَّهُ إِنَّهُمُ الأَعْرَابُ وَإِنَّهُمْ يَرْضَوْنَ بِالْيَسِيرِ. فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ إِنَّ أَبَا هَذَا كَانَ وُدًّا لِعُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ وَإِنِّى سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ:
"إِنَّ أَبَرَّ الْبِرِّ صِلَةُ الْوَلَدِ أَهْلَ وُدِّ أَبِيهِ "
Tercemesi:
Bize Ebu Tahir Ahmed b. Amr b. Serh, ona Abdullah b. Vehb, ona Said b. Ebu Eyyüb, ona Velid b. Ebu Velid, ona Abdullah b. Dinar, ona Abdullah b. Ömer (ra) rivayet ettiğine göre Mekke yolunda bir bedevi ile karşılaşmıştı. Ona selam vermiş ve eşeğinin üstüne bindirmiş. Başındaki sarığı ona vermiş. Abdullah b. Dinar şöyle dedi: Biz ona şöyle dedik: Allah seni ıslah etsin. Onlar bedeviler. Aza kanaat ederler. Abdullah şöyle dedi: Bu adamın babası, (benim babam) Ömer b. Hattab'ın sevdiği bir kimseydi. Ben Rasulullah'ı (sav) şöyle derken işittim:
"En güzel iyiliklerden biri de çocuğun babasının sevdikleriyle bağlantıyı devam ettirmesidir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Birr ve's-sıla ve'l-edeb 6513, /1060
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Dinar el-Kuraşî (Abdullah b. Dinar)
3. Velid b. Ebu Velid el-Kuraşî (Velid b. Osman)
4. Ebu Yahya Said b. Miklas el-Huzaî (Said b. Miklas)
5. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
6. Ebu Tahir Ahmed b. Amr el-Kuraşî (Ahmed b. Amr b. Abdullah)
Konular:
Dost, baba dostuna iyilik yapmak
Haklar, Baba hakkı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8079, M006502
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا شَرِيكٌ عَنْ عُمَارَةَ وَابْنِ شُبْرُمَةَ عَنْ أَبِى زُرْعَةَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم. فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ جَرِيرٍ
[جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ مَنْ أَحَقُّ النَّاسِ بِحُسْنِ صَحَابَتِى قَالَ: "أُمُّكَ." قَالَ ثُمَّ مَنْ قَالَ: "ثُمَّ أُمُّكَ." قَالَ ثُمَّ مَنْ قَالَ: "ثُمَّ أُمُّكَ." قَالَ ثُمَّ مَنْ قَالَ: "ثُمَّ أَبُوكَ."]
وَزَادَ فَقَالَ: "نَعَمْ وَأَبِيكَ لَتُنَبَّأَنَّ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Şerik, ona Umare ve İbn Şübrüme, onlara Ebu Zür'a, ona da Ebu Hureyre şöyle demiştir: Bir adam Hz. Peygamber'e geldi... Daha sonra Cerir hadisinin benzerini nakletmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Birr ve's-sıla ve'l-edeb 6502, /1058
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Zür'a b. Amr el-Beceli (Herim b. Amr b. Cerir b. Abdullah)
3. Ebu Şübrüme Abdullah b. Şübrüme ed-Dabbî (Abdullah b. Şübrüme b. et-Tufeyl)
4. Ebu Abdullah Şerik b. Abdullah el-Kâdî (Şerik b. Abdullah b. Haris b. Evs b. Haris)
5. Ebu Bekir İbn Ebu Şeybe el-Absî (Abdullah b. Muhammed b. İbrahim b. Osman)
Konular:
Haklar, Anne hakkı
Haklar, Baba hakkı
KTB, ADAB
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8090, M006509
Hadis:
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ أَخْبَرَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سِيرِينَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"لَمْ يَتَكَلَّمْ فِى الْمَهْدِ إِلاَّ ثَلاَثَةٌ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَصَاحِبُ جُرَيْجٍ وَكَانَ جُرَيْجٌ رَجُلاً عَابِدًا فَاتَّخَذَ صَوْمَعَةً فَكَانَ فِيهَا فَأَتَتْهُ أُمُّهُ وَهُوَ يُصَلِّى فَقَالَتْ يَا جُرَيْجُ. فَقَالَ يَا رَبِّ أُمِّى وَصَلاَتِى. فَأَقْبَلَ عَلَى صَلاَتِهِ فَانْصَرَفَتْ فَلَمَّا كَانَ مِنَ الْغَدِ أَتَتْهُ وَهُوَ يُصَلِّى فَقَالَتْ يَا جُرَيْجُ فَقَالَ يَا رَبِّ أُمِّى وَصَلاَتِى فَأَقْبَلَ عَلَى صَلاَتِهِ فَانْصَرَفَتْ فَلَمَّا كَانَ مِنَ الْغَدِ أَتَتْهُ وَهُوَ يُصَلِّى فَقَالَتْ يَا جُرَيْجُ. فَقَالَ أَىْ رَبِّ أُمِّى وَصَلاَتِى. فَأَقْبَلَ عَلَى صَلاَتِهِ فَقَالَتِ اللَّهُمَّ لاَ تُمِتْهُ حَتَّى يَنْظُرَ إِلَى وُجُوهِ الْمُومِسَاتِ. فَتَذَاكَرَ بَنُو إِسْرَائِيلَ جُرَيْجًا وَعِبَادَتَهُ وَكَانَتِ امْرَأَةٌ بَغِىٌّ يُتَمَثَّلُ بِحُسْنِهَا فَقَالَتْ إِنْ شِئْتُمْ لأَفْتِنَنَّهُ لَكُمْ - قَالَ - فَتَعَرَّضَتْ لَهُ فَلَمْ يَلْتَفِتْ إِلَيْهَا فَأَتَتْ رَاعِيًا كَانَ يَأْوِى إِلَى صَوْمَعَتِهِ فَأَمْكَنَتْهُ مِنْ نَفْسِهَا فَوَقَعَ عَلَيْهَا فَحَمَلَتْ فَلَمَّا وَلَدَتْ قَالَتْ هُوَ مِنْ جُرَيْجٍ. فَأَتَوْهُ فَاسْتَنْزَلُوهُ وَهَدَمُوا صَوْمَعَتَهُ وَجَعَلُوا يَضْرِبُونَهُ فَقَالَ مَا شَأْنُكُمْ قَالُوا زَنَيْتَ بِهَذِهِ الْبَغِىِّ فَوَلَدَتْ مِنْكَ. فَقَالَ أَيْنَ الصَّبِىُّ فَجَاءُوا بِهِ فَقَالَ دَعُونِى حَتَّى أُصَلِّىَ فَصَلَّى فَلَمَّا انْصَرَفَ أَتَى الصَّبِىَّ فَطَعَنَ فِى بَطْنِهِ وَقَالَ يَا غُلاَمُ مَنْ أَبُوكَ قَالَ فُلاَنٌ الرَّاعِى - قَالَ - فَأَقْبَلُوا عَلَى جُرَيْجٍ يُقَبِّلُونَهُ وَيَتَمَسَّحُونَ بِهِ وَقَالُوا نَبْنِى لَكَ صَوْمَعَتَكَ مِنْ ذَهَبٍ. قَالَ لاَ أَعِيدُوهَا مِنْ طِينٍ كَمَا كَانَتْ. فَفَعَلُوا. وَبَيْنَا صَبِىٌّ يَرْضَعُ مِنْ أُمِّهِ فَمَرَّ رَجُلٌ رَاكِبٌ عَلَى دَابَّةٍ فَارِهَةٍ وَشَارَةٍ حَسَنَةٍ فَقَالَتْ أُمُّهُ اللَّهُمَّ اجْعَلِ ابْنِى مِثْلَ هَذَا. فَتَرَكَ الثَّدْىَ وَأَقْبَلَ إِلَيْهِ فَنَظَرَ إِلَيْهِ فَقَالَ اللَّهُمَّ لاَ تَجْعَلْنِى مِثْلَهُ. ثُمَّ أَقْبَلَ عَلَى ثَدْيِهِ فَجَعَلَ يَرْتَضِعُ. قَالَ فَكَأَنِّى أَنْظُرُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَحْكِى ارْتِضَاعَهُ بِإِصْبَعِهِ السَّبَّابَةِ فِى فَمِهِ فَجَعَلَ يَمُصُّهَا. قَالَ وَمَرُّوا بِجَارِيَةٍ وَهُمْ يَضْرِبُونَهَا وَيَقُولُونَ زَنَيْتِ سَرَقْتِ. وَهِىَ تَقُولُ حَسْبِىَ اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ. فَقَالَتْ أُمُّهُ اللَّهُمَّ لاَ تَجْعَلِ ابْنِى مِثْلَهَا. فَتَرَكَ الرَّضَاعَ وَنَظَرَ إِلَيْهَا فَقَالَ اللَّهُمَّ اجْعَلْنِى مِثْلَهَا. فَهُنَاكَ تَرَاجَعَا الْحَدِيثَ فَقَالَتْ حَلْقَى مَرَّ رَجُلٌ حَسَنُ الْهَيْئَةِ فَقُلْتُ اللَّهُمَّ اجْعَلِ ابْنِى مِثْلَهُ. فَقُلْتَ اللَّهُمَّ لاَ تَجْعَلْنِى مِثْلَهُ. وَمَرُّوا بِهَذِهِ الأَمَةِ وَهُمْ يَضْرِبُونَهَا وَيَقُولُونَ زَنَيْتِ سَرَقْتِ. فَقُلْتُ اللَّهُمَّ لاَ تَجْعَلِ ابْنِى مِثْلَهَا. فَقُلْتَ اللَّهُمَّ اجْعَلْنِى مِثْلَهَا قَالَ إِنَّ ذَاكَ الرَّجُلَ كَانَ جَبَّارًا فَقُلْتُ اللَّهُمَّ لاَ تَجْعَلْنِى مِثْلَهُ. وَإِنَّ هَذِهِ يَقُولُونَ لَهَا زَنَيْتِ. وَلَمْ تَزْنِ وَسَرَقْتِ وَلَمْ تَسْرِقْ فَقُلْتُ اللَّهُمَّ اجْعَلْنِى مِثْلَهَا."
Tercemesi:
Bize Züheyr b. Harb (el-Haraşî), ona Yezid b. Harun (el-Vasıtî), ona Cerir b. Hazim (el-Ezdî), ona Muhammed b. Sirin (el-Ensarî), ona da Ebu Hureyre Nebi'nin şöyle anlattığını nakletti:
"Beşikte sadece üç kişi konuşmuştur: (Bunlardan) biri Meryem'in oğlu İsa'dır. Diğeri Cüreyc'le konuşan çocuktur. Cüreyc ibadete düşün bir adamdı. Bir manastır yaptırdı. Orada (ibadet edip namaz kılıyor) idi. Derken (bir gün) annesi geldi, Cüreyc (o esnada) namaz kılıyordu. Ve ey Cüreyc dedi. Cüreyc; ey Rabbim! (Bir yanda) annem ve (diğer yanda) namazım dedi. Ve namazına yöneldi. Bunun üzerine annesi de dönüp gitti. Ertesi gün (annesi) tekrar geldi. Cüreyc (yine) namaz kılıyordu. (Anne) Ey Cüreyc diye seslendi. Cüreyc; ey Rabbim! (Bir yanda) annem ve (diğer yanda) namazım dedi. Ve yine namazına yöneldi. Annesi; Allah'ım! Fahişelerin yüzünü görmedikçe, bunun canını alma diye dua etti. Derken israiloğulları Cüreyc'ten ve ibadetinden söz etmeye başladılar. Güzelliği dillere destan fahişe bir kadın vardı. (Bu kadın) İsterseniz sizin için onu baştan çıkarayım dedi. Rasulullah (sav) şöyle devam etti: Kadın (gelip) onunla yatmayı teklif etti. Fakat Cüreyc kadına dönüp bakmadı bile. Bunun üzerine kadın Cüreyc'in manastırına sığınmış bir çobana geldi. Ve kendini ona teslim etti. Çoban da onunla zina etti. Kadın hamile kaldı. Doğumunu yapınca; bu çocuk Cüreyc'dendir dedi. İsrailoğulları Cüreyc'e gelerek manastırdan çıkmasını istediler. Ve manastırını yıktılar. Kendisini de dövmeye başladılar. Bunun üzerine Cüreyc; size ne oluyor dedi. Kendisine; bu fahişe ile zina ettin ve senden çocuk doğurdu dediler. Cüreyc; çocuk nerede diye sordu. Hemen onu getirdiler. Cüreyc; müsaade edin de namaz kılayım dedi. Ve namaz kıldı. Namazdan çıktıktan sonra çocuğa gelerek onun karnına dokundu ve ey çocuk! Senin baban kimdir dedi. Çocuk; filan çobandır dedi. Rasul-i Ekrem (sav) devamla şöyle anlattı: Bunun üzerine İsrailoğulları Cüreyc'e yöneldiler. Onu öpüyor ve sıvazlıyorlardı. Sana manastırını altından yapalım dediler. Cüreyc; hayır! Onu eskisi gibi çamurdan yapın dedi. Onlar da yaptılar. (Beşikte konuşan) üçüncü kişi (şudur): Bir zamanlar bir çocuk annesini emiyordu. (Oradan) şahlanmış asil ve güzel bir ata binmiş bir adam geçti. Çocuğun annesi; Allah'ım! Oğlumu bunun gibi yap diye dua etti. Çocuk hemen memeyi bıraktı. Ve adama doğru dönerek ona baktı da Allah'ım! Beni bunun gibi yapma dedi. Sonra memesine dönerek emmeye başladı." Ebu Hureyre, ben Rasulullah'ı (sav) şehadet parmağı ağzında ve onu emmeye başlayarak çocuğun nasıl emdiğini anlatmasını hala görür gibiyim dedi. Rasulullah (sav) şöyle devam etti:
"(Sonra) Bir cariyeye rastladılar. Sahipleri onu dövüyor ve sen zina ettin! Çaldın diyorlardı. Cariye ise bana Allah yeter! O ne güzel vekildir diyordu. Çocuğun annesi; Allah'ım! Oğlumu bu cariye gibi yapma diye dua etti. Çocuk hemen emmeyi bıraktı ve cariyeye bakarak; Allah'ım! Beni bu cariye gibi yap dedi. Burada anne ile çocuk konuşmaya başladılar. Anne dedi ki boğazı tıkanası! Güzel kıyafeti bir adam geçti. Ben; Allah'ım! Oğlumu bunun gibi yap dedim. Sen; Allah'ım! Beni bunun gibi yapma dedin. Bir cariyeye rastladılar. Onu dövüyorlar ve sen zina ettin! Çaldın diyorlardı. Ben; Allah'ım! Oğlumu bunun gibi yapma diye dua ettim. Sen; Allah'ım! Beni bunun gibi yap dedin. Çocuk şu karşılığı verdi: O adam bir zorba idi. Bundan dolayı; Allah'ım! Beni onun gibi yapma dedim. Bu cariyeye ise wen zina ettin diyorlar. Halbuki zina etmemişti. Çaldın diyorlar. Halbuki çalmamıştı. Bu sebeple ben de Allah'ım! Beni bunun gibi yap dedim."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Birr ve's-sıla ve'l-edeb 6509, /1059
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Bekir Muhammed b. Sirin el-Ensarî (Muhammed b. Sirin)
3. Ebu Nadr Cerîr b. Hazım el-Ezdî (Cerir b. Hâzim b. Zeyd b. Abdullah b. Şucâ')
4. Ebu Halid Yezid b. Harun el-Vasitî (Yezid b. Harun b. Zâzî b. Sabit)
5. Ebu Hayseme Züheyr b. Harb el-Haraşî (Züheyr b. Harb b. Eştâl)
Konular:
Haklar, Anne hakkı
KTB, ADAB
Mucize
Peygamberler, Hz. İsa
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ حَدَّثَنِى سُهَيْلٌ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"رَغِمَ أَنْفُهُ." ثَلاَثًا ثُمَّ ذَكَرَ مِثْلَهُ
[قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "رَغِمَ أَنْفُهُ ثُمَّ رَغِمَ أَنْفُهُ ثُمَّ رَغِمَ أَنْفُهُ." قِيلَ مَنْ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ: "مَنْ أَدْرَكَ وَالِدَيْهِ عِنْدَ الْكِبَرِ أَحَدَهُمَا أَوْ كِلَيْهِمَا ثُمَّ لَمْ يَدْخُلِ الْجَنَّةَ."]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8096, M006512
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ حَدَّثَنِى سُهَيْلٌ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"رَغِمَ أَنْفُهُ." ثَلاَثًا ثُمَّ ذَكَرَ مِثْلَهُ
[قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "رَغِمَ أَنْفُهُ ثُمَّ رَغِمَ أَنْفُهُ ثُمَّ رَغِمَ أَنْفُهُ." قِيلَ مَنْ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ: "مَنْ أَدْرَكَ وَالِدَيْهِ عِنْدَ الْكِبَرِ أَحَدَهُمَا أَوْ كِلَيْهِمَا ثُمَّ لَمْ يَدْخُلِ الْجَنَّةَ."]
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe (el-Absî), ona Halid b. Mahled (el-Katavâni), ona Süleyman b. Bilal (el-Kuraşi), ona Süheyl (b. Ebu Salih es-Semmân), ona da babası (Ebû Salih es-Semmân) Ebu Hureyre'nin şöyle anlattığını nakletti: Rasulullah (sav) üç kez; "burnu yere sürünsün" dedi. Ravi sonra bir önceki hadisin aynısını rivayet etti.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Birr ve's-sıla ve'l-edeb 6512, /1060
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Yezid Süheyl b. Ebu Salih es-Semmân (Süheyl b. Zekvan)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Bilal el-Kuraşi (Süleyman b. Bilal)
5. Ebu Heysem Halid b. Mahled el-Katavâni (Halid b. Mahled)
6. Ebu Bekir İbn Ebu Şeybe el-Absî (Abdullah b. Muhammed b. İbrahim b. Osman)
Konular:
Haklar, Anne hakkı
Haklar, Baba hakkı
KTB, ADAB