10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Yahya b. Kazaa, ona Mâlik, ona Abdurrahman b. Kasım, ona babası (Kasım b. Muhammed) ona Yezîd b. Câriye el-Ensârî'nin oğulları Abdürrahman ve Mucemmi şöyle rivayet etmiştir: Babası, dul bir kadın olan Hansa bt. Hizam el-Ensâriye'yi, rızası dışında evlendirdi. O da bu evliliği istemeyip Rasulullah'a (sav) gidip şikâyet etti. Rasulullah (sav) da onun nikâhını iptal etti.
Bize Hüseyin b. Mansur, esbât b. Muhammed, ona Süleyman b. Feyrûz eş-Şeybânî, ona İkrime ona da İbn Abbâs; (T) Şeybânî der ki: Bana Ebu Hasan Atâ es-Suvâî şöyle rivayet etmiştir: İbn Abbâs "Ey iman edenler! Kadınları zorla miras olarak almak size helâl olmaz" (Nisa, 19) ayeti hakkında şöyle der: Cahiliye döneminde bir adam vefat ettiği zaman, onun velileri, geride kalan eşi konusunda da hak sahibi olur, isterlerse, içlerinden biri onunla evlenir, isterlerse onu başka birisiyle evlendirip mehrini alırlar, isterlerse o kadını kimseyle evlendirmeyip (ölene kadar bekletir, sonra da mirasını alırlardı). İşte bu ayet, bunlar hakkında indi.
Bize Saîd b. Süleyman, ona Abbâd, ona İsmail, ona Kays, ona da Saîd, b. Zeyd şöyle demiştir: Vallahi ben, İslam'a girdiğim için, Ömer'in, beni esir gibi bağlayarak eziyet ettiğini gördüm. Sizin Osman'a yaptığınız (kötülükten) dolayı da, Uhud Dağı parça parça olsa hakkıdır, yadırganmaz.
Bize Ebu Numan, ona Hammâd b. Zeyd, ona Amr, ona da Cabir b. Abdullah (r.anhuma) şöyle demiştir: Ensardan bir adam kendisine ait bir köleyi müdebber olarak (kendi ölümünden sonra olmak kaydıyla) azat etmişti. Başka-ca bir malı da yoktu. Bu haber Hz. Peygamber (sav) ulaştı Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "bu köleyi benden kim satın alır?" buyurdu. Nuaym b. Abdullah bu köleyi 800 dirheme satın aldı. Râvi Amr der ki: Ben Cabir'in " bu köle önceki yıl vefat eden Mısırlı bir köleydi" dediğini işittim.
Bize Muhammed b. Abdürrahim, ona Saîd b. Süleyman, ona Hüşeym, ona Übeydullah b. Ebu Bekir b. Enes, ona da Enes şöyle demiştir: "Rasulullah (sav), 'zalim de mazlum da olsa kardeşine yardım et' buyurdu. Bir adam 'ey Allah'ın Rasulü, mazlum olduğu zaman ona yardım edeyim, fakat o zalim olduğu zaman ben ona nasıl yardım ederim' diye sordu, Rasulullah (sav) da 'onu tutarsın ya da onun zulmetmesine engel olursun. Ona yardım da işte budur' buyurdu."
Bize Abdulaziz b. Abdullah, ona Leys, ona Saîd el-Makburî, ona babası (Keysan b. Saîd) ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: Biz mescitte iken Allah Rasulü (sav) çıkageldi ve "Yahudilerin yurduna yürüyün" diye buyurdu. onunla birlikte yola çıkıp Beytu'l-Mıdrâs'a vardık. Peygamber ayağa kalktı ve "Ey Yahudi topluluğu! Müslüman olun kurtulun" dedi. Onlar da "Ey Ebu'l-Kâsım! Sen tebliğ görevini yerine getirmiş oldun" dediler. Allah Rasulü (sav) "Ben ancak bunu (itiraf etmenizi) istemiştim" dedi. Sonra ikinci defa "Müslüman olun, kurtulun" buyurdu. Onlar da "Ey Ebu'l-Kâsım! Sen tebliğ görevini yerine getirmiş oldun" dediler. Hz. Peygamber (sav) üçüncü defa tekrar etti ve "İyi bilin ki, Yeryüzü Allah'a ve Rasûlü'ne aittir. Ben sizleri buradan sürmek istiyorum. Kimin (gayrı menkul) varsa onu satsın. Aksi takdirde iyi bilin ki Yeryüzü ancak Allah'a ve Rasulü'ne aittir" buyurdu.