Giriş

Bize Ebu Nuaym, ona İbn Uyeyne, ona ez-Zührî, ona Urve, ona da Hz. Âişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir: Bir grup Yahudi Hz. Peygamber'in (sav) huzuruna girmek için izin istedi. İçeri girdiklerinde; 'es-Sâmu aleyke (Ölüm üzerine olsun)' dediler. Ben de; 'Bilakis, ölüm sizin üzerinize olsun; lanet de' dedim. Rasûlullah (sav); "Ey Âişe! Şüphe yok ki Allah yumuşaktır, her işte yumuşaklığı sever" buyurdu. Ben; 'Onların ne dediğini duymadın mı?' deyince, "Ben de onlara 'Ve aleyküm' (Sizin üzerinize de olsun)' dedim ya!' buyurdu.


Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: إِنَّ اللَّهَ رَفِيقٌ يُحِبُّ الرِّفْقَ

    Öneri Formu
27380 B006927 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 4

Bize Abdân, ona Abdullah, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Mahmud b. Rabî, ona da Itbân b. Mâlik şöyle demiştir: Bir sabah Rasulullah (sav) gün yük­seldiği vakit bana geldi... Bir adam “Mâlik b. Duhşun nerede?” diye sordu. Bizlerden biri de “O, Allah'ı ve Rasulü'nü sevmeyen bir münafıktır!” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "O, Cenâb-ı Hakk'ın rızasını kazanmak için 'Lâ ilâhe illallah' demiyor mu?" buyurdu. O sözü söyleyen kimse “Evet” dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Kıyamet günü bu inançta olan herkese Allah cehennemi haram eder" buyurdu.


Açıklama: Hadisin tamamı için B005401 numaralı rivayete bakınız.

    Öneri Formu
27427 B006938 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 9

Bize Ebu Hasan Muhammed b. Mukatil, ona Abdullah, ona Şu‘be, ona da Hişâm b. Zeyd b. Enes b. Mâlik, Enes b. Mâlik'in (ra) şöyle dediğini rivayet etti: Bir gün bir Yahudi Resûlullah'ın (sav) yanından geçerken 'es-Sâmü aleyke' (Ölüm üzerine olsun) dedi. Rasulullah (sav) da: 'Ve aleyke' (Senin üzerine de olsun)' diye karşılık verdi. Sonra Rasûlullah (sav) yanındakilere; 'Adamın ne söylediğini anladınız mı? 'es-Sâmü aleyke (Ölüm üzerine olsun)' dedi' buyurdu. Bunun üzerine sahâbiler; 'Ey Allah'ın Rasulü, onu öldürmeyelim mi?' diye sordular. Rasulullah (sav), "Hayır. Ehl-i Kitâb size selâm verdiği zaman onlara: 'Ve aleyküm' (Sizin üzerinize olsun) deyin" buyurdu.


    Öneri Formu
27375 B006926 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 4

Bize Müsedded, ona Yahya b. Said, ona Süfyân ve Mâlik b. Enes, onlara Abdullah b. Dinar, ona da İbn Ömer'in (ra) rivayet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Yahudiler sizden birine selam verdiklerinde, özellikle; 'Sâmun aleyke (Ölüm üzerine olsun)' derler. Sen de 'Ve aleyke (Senin üzerine olsun) de."


    Öneri Formu
27384 B006928 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 4

Bize Müsedded, ona Bişr b. Mufaddal, ona el-Cüreyrî; (T) Bana Kays b. Hafs, ona İsmail b. İbrahim, ona Said el-Cüreyrî, ona Abdurrahman b. Ebu Bekre, ona babası (Ebu Bekre) şöyle demiştir: "Rasulullah (sav) üç defa “Büyük günahların en büyüğü, Allah'a ortak koşmak, anne-babaya isyan etmek, yalan yere şahitlik yapmak ya da yalan söylemektir” buyurdu. “Yalan söylemek” ifadesini o kadar tekrar etti ki biz “keşke sükut buyursaydı” dedik."


    Öneri Formu
287466 B006919-2 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 1


    Öneri Formu
27457 B006943 Buhari, İkrah, 1

Bize Kuteybe b. Saîd, ona Cerîr, ona A'meş, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah b. Mes'ûd (ra.) şöyle demiştir: "İmân edip de imanlarına zulüm bulaştırmayanlar var ya! İşte güven onlarındır" (En'âm, 82) ayeti indiğinde Bu ayetin hükmü, Rasulullah'ın (sav) ashabına ağır geldi ve “hangimiz imanına haksızlık karıştırmaz ki?” dediler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Buradaki zulüm kelimesi, sizin düşündüğünüz manada değildir. Lokman'ın kendi oğluna hitaben söylediği 'Şüphesiz ki şirk elbette büyük bir zulümdür' (Lokman, 31/13) sözünü işitmediniz mi?"


    Öneri Formu
27360 B006918 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 1


Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: مَنْ بَدَّلَ دِينَهُ فَاقْتُلُوهُ

    Öneri Formu
27367 B006922 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 2


Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kıısm: رَبِّ اغْفِرْ لِقَوْمِى فَإِنَّهُمْ لاَ يَعْلَمُونَ

    Öneri Formu
27387 B006929 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 5


    Öneri Formu
27433 B006939 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 9