Giriş

Bize Müsedded, ona Bişr b. Mufaddal, ona el-Cüreyrî; (T) Bana Kays b. Hafs, ona İsmail b. İbrahim, ona Said el-Cüreyrî, ona Abdurrahman b. Ebu Bekre, ona babası (Ebu Bekre) şöyle demiştir: "Rasulullah (sav) üç defa “Büyük günahların en büyüğü, Allah'a ortak koşmak, anne-babaya isyan etmek, yalan yere şahitlik yapmak ya da yalan söylemektir” buyurdu. “Yalan söylemek” ifadesini o kadar tekrar etti ki biz “keşke sükut buyursaydı” dedik."


    Öneri Formu
27361 B006919 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 1

Bana Muhammed b. Hüseyin b. İbrahim, ona Ubeydullah, ona Şeybân, ona Firâs, ona eş-Şa'bî, ona Abdullah b. Amr şöyle söylemiştir: "Hz. Peygamber'e (sav) bir bedevi gelerek “Ya Rasulallah! Büyük günahlar nelerdir?” diye sordu. Hz. Peygamber (sav) “Allah'a ortak koşmaktır” buyurdu. Bedevi “sonra nedir?” diye sordu. Hz. Peygamber (sav) “Anne-babaya isyan etmektir” buyurdu. Bedevi “sonra nedir?” diye sordu. Hz. Peygamber (sav) “Yemin-i ğâmus” buyurdu. Abdullah b. Amr der ki: “Yemin-i gamus nedir?” diye sordum. Hz. Peygamber (sav) de “Yemin-i gamus, bir Müslümanın malını yalan söyleyerek koparıp almandır” buyurdu."


    Öneri Formu
27364 B006920 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 1

Bize İshak b. İbrahim, ona da Vekî; (T) Bize Yahya, ona Vekî, ona A’meş, ona İbrahim, ona Alkame, ona da Abdullah (ra.) şöyle demiştir: "İman eden ve imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır" (En'âm, 6/82) ayeti indiği zaman, bu hüküm Rasulullah’ın (sav) ashabına ağır geldi ve “Hangimiz kendine haksızlık yapmaz ki?” dediler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Burada kastedilen, sizin zannettiğiniz gibi zulüm değildir. O ancak Lokman'ın, oğluna ‘Yavrucuğum, Allah'a ortak koşma. Çünkü O’na ortak koşmak çok büyük bir haksızlıktır' (Lokman, 31/13) ayetindeki zulümdür."


    Öneri Formu
27424 B006937 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 9

Bize Müsedded, ona Yahya, ona Kurra b. Halid, ona Humeyd b. Hilal, ona Ebu Bürde, ona da Ebu Musa şöyle demiştir: "Biri sağ diğeri sol yanımda olduğu halde Eşarîler'den iki adam ile Hz. Peygamber'in (sav) huzuruna vardım. Bu sırada Rasulullah (sav) dişlerini misvaklıyordu. [Yanımdaki] iki kişi Rasulullah'tan (sav) [devlet görevi] istediler. Bunun üzerine Rasulullah (sav): 'Yâ Ebu Musa!' ya da'Ey Abdullah b. Kays!' dedi. Ben de: 'Seni hakk ile gönderen Allah'a yemin ederim ki, bunlar içlerinden geçeni bana açmadılar, görev isteyeceklerinin farkına da varamadım' dedim. Rasulullah'ın (sav) yukarı kalkan dudağının altındaki misvağı hala görür gibiyim. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: 'Biz talep eden kimseye asla görev vermeyiz. Ancak sen şimdi Yemen'e git ey Ebu Musa!' ya da'Ey Abdullah b. Kays!' dedi. Ardından Muaz b. Cebel'i gönderdi. Muaz yanına geldiği zaman, Ebu Musa onun [altına bir ]minder koydu ve buyur etti. [Muaz baktı ki] Ebu Musa'nın yanında sıkıca bağlanmış bir adam var. Muaz, Ebu Musa'ya: 'Bu kimdir?' dedi. Ebu Musa: 'Bu bir Yahudi idi, İslam'a girdi, sonra da yine Yahudi oldu' dedi. Ardından Muaz'a 'otur' dedi. Muaz: 'bu adam öldürülmeden oturmam. Allah ve Rasulünün hükmü budur' dedi. [bu konuşma] üç defa tekrarlandı. Bunun üzerine Ebu Musa emretti adam öldürüldü. Daha sonra gece ibadeti konusunu müzakere ettiler. onlardan biri [Muaz]: 'Ben gece ibadet de ederim,uyurum da. ibadetten beklediğim sevabı, uyku esnasında da alacağımı umarım' dedi."


    Öneri Formu
27369 B006923 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 2

Bize Abdullah b. Muhammed, ona Hişâm, ona Ma'mer, ona Zuhrî, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Saîd şöyle demiştir: Peygamber (sav) ganimet tak­simi yaparken, Abdullah b. Zü'l-Huveysıra et-Temîmî geldi ve “Adaletli davran, ey Allah'ın Rasulü” dedi. Rasulullah (sav) da ona "yazıklar olsun sana, ben adaletli değilsem kim adaletli?" buyurdu. Ömer b. Hattâb “müsaade edin de şunun boynunu vura­yım” dedi. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Bırak onu, onun öyle arkadaşları var ki, sizden biriniz onların namazı yanında kendi namazını, orucu yanında kendi orucunu küçümser. Ama onlar okun hedefini delip geçmesi gibi dinden çıkacaklar. Okun tüyüne bakılır, orada kandan hiçbir şey bulunmaz. Sonra okun de­mirine bakılır, orada da hiçbir şey bulunmaz. Sonra okun yaya giriş yerine bakılır, orada da bir şey bulunmaz. Sonra okun ağaç kısmına bakılır, orada da bir şey bulunmaz. Ok, işkembe ve kana girip çıkmıştır ama onlardan da hiçbir şey oka yapışıp kal­mamıştır. Onların alâmeti, iki elinden -ya da İki memesinden- bir kadın memesi gibi, yahut sallanıp duran büyük bir et par­çası gibi olan bir adamdır. Onlar, insanlar arasında bir tefrika olduğu zaman ortaya çıkarlar" Ebu Saîd der ki: Ben bu hadisi Peygamber'den (sav) işittiğime şehadet ederim. Yine şehadet ederim ki, ben de kendisi ile birlikte iken, Ali bunlarla harp yaptı ve bu sırada Hz. Peygamber'in (sav) nitelendirdiği özellikleri taşıyan bir adam getirildi. Ebu Saîd der ki: "sadakaların taksimi konusunda seni ayıplayanlar" (Tevbe, 58) ayeti bunun (Abdullah b. Zü'l-Huveysıra et-Temîmî) hakkında indi.


    Öneri Formu
27407 B006933 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 7

Ebu Abdullah (el-Buhârî) der ki: Bana Leys, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona Urve b. Zübeyir, ona Misver b. Mahreme ve Abdurrahman b. Abdulkârî, onlara da Ömer b. Hattâb şöyle demiştir: Rasulullah (sav) henüz hayatta iken, ben Hişâm b. Hakîm b. Hizâm'ı Furkân Suresi'ni okurken işittim. Ve onun okuyuşuna kulak verip dinledim. Bir de baktım ki, Hişâm bu sureyi Rasulullah'ın bana okuttuğunun dışında bir çok harfle okudu. Az kalsın namazda ona müdahale edecektim, ancak selam verinceye kadar sabrettim. Selam verir vermez hemen elbisesinden yakalayıp "senden işittiğim şekilde bu sureyi sana kim okuttu" dedim. Hişâm "onu bana Rasulullah (sav) okuttu" dedi. Ben "yalan söyledin. Çünkü Rasulullah (sav) bu sureyi bana, senin oku­duğundan başka bir şekilde okuttu" dedim sonra onu yakasından tutarak Rasulullah'a götürdüm ve " ey Allah'ın Rasulu, bu adamın Furkân Sûresi'ni, Sen'in bana okuttuğundan farklı harflerle okurken işittim" dedim. Rasulullah (sav) bana "onu bırak" buyurdu. Ona da "oku ey Hişâm" diye emretti. O da, işittiğim şekilde Rasulullah'a okudu. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Bu şekilde indirildi" buyurdu. sonra "ey Ömer, sen de oku" buyurdu. Ben de bana okutmuş olduğu okuyuşla okudum. Bana da "Bu şekilde indirildi" buyurdu sonra da "Şüphesiz bu Kur'ân yedi harf üzerine indirilmiştir. Bunlardan hangisi kolayını­za gelirse, onu okuyunuz" buyurdu.


    Öneri Formu
27418 B006936 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 9


    Öneri Formu
27371 B006924 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 3


    Öneri Formu
27374 B006925 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 3


    Öneri Formu
27411 B006934 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 7


    Öneri Formu
27415 B006935 Buhari, İstitâbetü'l-Mürteddîn, 8