28519 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Yahya, ona Şu'be, ona da Katâde; (T) Bize İbn Ca'fer, ona Şu'be, ona Katâde, ona da Enes şöyle rivayet etti: Hz. Peygamber'in (sav) ashabı O'na (sav): 'Ehl-i kitap bize selam veriyor. Onların selamını nasıl alalım?' diye sordu. Rasulullah da (sav): 'Onlara 'Ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' deyin' buyurdu. [Haccâc da (bu rivayetin) aynısını nakletmiştir. Şu'be: 'Katâde'ye bu hadisi Enes'ten işitip işitmediğini sormadım' demiştir.]
Bize Ebu Bekir b.Ayyâş, ona Asım, ona da Zir b. Hubeyş şöyle söylemiştir: Übey b. Ka'b'a “Abdullah Muavvizeteyn hakkında bir şeyler söylüyor” dedim, bana şöyle dedi: Biz Rasulullah'a (sav) bu iki sure hakkında sorduk, bize "Bana böyle bildirildi, ben böyle söyledim" buyurdu. Ben de Rasulullah'ın (sav) söylediği gibi söylüyorum.
Açıklama: Hadis mütabileriyle birlikte sahihtir.
Bize Abdullah, ona Muhammed b. Ebu Bekir el-Mukaddemî, ona Ömer b. Ali, ona Ebu Cenab, ona Abdullah b. İsa, ona Abdurrahman b. Ebu Leyla, ona da Übeyy b. Ka'b şöyle demiştir: Ben Hz. Peygamber'in (sav) yanında iken bir bedevi geldi “ey Allah'ın rasulü, benim bir erkek kardeşim var, hasta” dedi. Peygamber (sav) "Kardeşinin hastalığı nedir?" diye sordu. Bedevi “kardeşimde delilik var” dedi. Peygamber (sav) "Git de onu bana getir" buyurdu. Bedevi onu Hz. Peygamber'in (sav) önünde oturttu. Hz. Peygamber (sav) ona şifaya kavuşması için Allah'a sığınarak Fatiha Suresi, Bakara suresinin başından dört ayet, sonra yine şu iki ayeti; وَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ (Bakara, 163) آيَةِ الْكُرْسِيِّ (Bakara, 255), Bakara Suresinin son üç ayetini, A'râf Suresi'nin {إِنَّ رَبَّكُمْ اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ} (54.) ayetini, Mü'minûn Suresi'nin sonunda {فَتَعَالَى اللَّهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ} (116.) ayetini, Cin Suresi'nin { وَأَنَّهُ تَعَالَى جَدُّ رَبِّنَا } 3. ayetini, Saffât Suresi'nin ilk 10 ayetini, Haşr suresinin son üç ayetini, İhlâs ve Muavvizeteyn surelerini okudu. Adam şifaya kavuşup sanki hiç hasta değilmiş gibi ayağa kalktı.
Bize Muhammed b. Hasan b. Eşkâb, ona Muhammed b. Ebu Ubeyde b. Ma'n, ona babası (Ebu Ubeyde b. Ma'n), Ona A'meş, ona Ebu İshak, ona da Abdurrahman b. Yezîd şöyle demiştir: Abdullah Muavvizeteyn surelerini Mushaf'ından siliyor, bir yandan da “bunlar Yüce Allah'ın Kitabına dahil değildir” diyordu. A'meş der ki: Bize Asım, ona Zirr, ona da Übeyy b. Ka'b şöyle demiştir: Biz Muavvizeteyn Surelerini Rasulullah'a (sav) sorduk, "Bana böyle söylendi (okundu), ben de öyle söyledim (okudum)" buyurdu.
Bize Muhammed b. Hasan b. Eşkâb, ona Muhammed b. Ebu Ubeyde b. Ma'n, ona babası (Ebu Ubeyde b. Ma'n), Ona A'meş, ona Ebu İshak, ona da Abdurrahman b. Yezîd şöyle demiştir: Abdullah Muavvizeteyn surelerini Mushaf'ından siliyor, bir yandan da “bunlar Yüce Allah'ın Kitabına dahil değildir” diyordu. A'meş der ki: Bize Asım, ona Zirr, ona da Übeyy b. Ka'b şöyle demiştir: Biz Muavvizeteyn Surelerini Rasulullah'a (sav) sorduk, "Bana böyle söylendi (okundu), ben de öyle söyledim (okudum)" buyurdu.
Açıklama: 1. Hz. Peygamber (s.a.v.) hizmetçisinin yanına geldiğinde o ve yanındakiler çocuk oldukları halde kendilerine selam vermeyi ihmal etmemiştir. Bu da çocukların selam alıp verme adabını öğrenmeleri için kendilerine selam verilmesinin uygun ve hatta gerekli olduğunu göstermektedir. 2. Bir grup insanın yanına gelindiğinde içlerinden sadece birine değil, tamamına selam verilir.
Açıklama: 1. Hz. Peygamber (s.a.v.) hizmetçisinin yanına geldiğinde o ve yanındakiler çocuk oldukları halde kendilerine selam vermeyi ihmal etmemiştir. Bu da çocukların selam alıp verme adabını öğrenmeleri için kendilerine selam verilmesinin uygun ve hatta gerekli olduğunu göstermektedir. 2. Bir grup insanın yanına gelindiğinde içlerinden sadece birine değil, tamamına selam verilir. 3. Sır saklamak önemli bir adabdır.