10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Kuteybe ve İbni Rumh, onlara Leys b. Sa'd; (T) Bize Kuteybe, ona Abdülaziz b. Muhammed; (T) Bize İbn Müsenna ve İbn Ebu Ömer, o ikisine Abdülvahhâb es-Sekafi, onlara Yahya b. Said, ona da Enes, Hz. Peygamber'den (sav) bu hadisin benzerini rivayet etmiş ancak Sa'd'ın sözünü aktarmamıştır.
Açıklama: Rivayetin tamamı için M006425 numaralı hadise bakınız.
Bize Muhammed b. Ebu Bekir el-Mukaddemî, Hamid b. Ömer el-Bekrâvî ve Muhammed b. Abdüla'la, onlara Mu'temir b. Süleyman, ona babası (Süleyman b. Tarhân), ona da Ebu Osman şöyle demiştir: "Uhud savaşı günlerinde bazı anlar olurdu ki, Sa'd ve Talha dışında Hz. Peygamber'in (sav) yanında savaşan kimse kalmazdı." Bu rivayet Talha ile Sa'd'ın hadisinden alınmıştır.
Bize Muhammed b. Miskin el-Yemâmî, ona Yahya b. Hassan, ona Süleyman b. Bilal, ona Şerik b. Ebu Nemir, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Musa el-Eş'arî şöyle rivayet etmiştir: Evden abdestli olarak evden çıkıp kendi kendime; bugün Rasulullah'tan hiç ayrılmayacağım, hep onunla birlikte olacağım dedim. Ravi der ki: Ebu Musa bu niyetle mescide geldi ve Peygamber'i (sav) sordu. Oradakiler; Peygamber (sav) mescitten çıktı ve şu tarafa yönelip gitti dediler. (Ebu Musa der ki:) Mescitten çıkıp Peygamber'i (sav) sora sora izini takip edip gittim ve onu Erîs Kuyusu (bostanına) girmiş olarak buldum. Ben de Bostanın hurma dalından yapılmış olan kapısında oturdum. Nihayet Rasulullah ihtiyacını giderip abdest aldı. Ben de kalkıp O'nun yanına vardım ve gördüm ki Rasulullah (sav) Erîs Kuyusu'nun ağzında oturmuş ve iki baacağını açarak kuyuya sarkıtmıştı. Varıp selam verdim. Sonra geri dönüp kapının yanına oturdum ve kendi kendime; bugün ben muhakkak Rasulullah'ın (sav) kapıcısı olacağım dedim. Bu sırada Ebu Bekir geldi, kapıya vurdu. Ben kimdir o diye sordum. Ebu Bekir dedi. Biraz bekle dedim. Sonra gittim ve ey Allah'ın Rasulü! Şu bekleyen Ebu Bekir, girmek için izin istiyor dedim. Rasulullah (sav); "ona izin ver ve kendisini cennetle müjdele" buyurdu. Hemen geri döndüm ve Ebu Bekir'e buyur gir, Rasulullah (sav) seni cennetle müjdeliyor dedim. Ebu Bekir içeriye girdi ve kuyu başında Rasulullah'ın sağ yanına oturdu ve Rasulullah'ın (sav) yaptığı gibi bacaklarını açarak ayaklarını kuyuya sarkıttı. Ben dönüp yerime oturdum. Ben kardeşimi abdest alıp arkamdan bana yetişmek üzere geride bırakmıştım. -kardeşini kastederek- Allah falanca kuluna hayır dilerse, şimdi o da buraya gelir dedim. Bu sırada biri kapıya vurdu. Kimdir o dedim. Ömer b. Hattab girmek için izin istiyor dedi. Ben de biraz bekle dedim. Sonra Rasulullah'a gelip selâm verdim ve Ömer b. Hattab, yanınıza girmek için izin istiyor dedim. Rasulullah (sav); "ona izin ver ve kendisini cennetle müjdele" buyurdu. Geldim ve Ömer'e buyur gir, Rasulullah (sav) seni cennetle müjdeledi dedim. Ömer de girdi ve kuyu başında Rasulullah'ın sol tarafına oturdu. ve iki ayağını kuyuya sarkıttı. Ben kapı yanındaki yerime dönüp oturdum ve -kardeşini kastederek- eğer Allah falanca kimseye hayır dilemişse, o da buraya gelir dedim. Yine biri gelip kapıyı vurdu. Kimdir o dedim. Osman b. Affan dedi. Biraz bekle dedim ve gelip haber verdim. Rasulullah (sav); "ona izin ver ve kendisine, erişecek belâ ve imtihan üzerine onu cennetle müjdele" buyurdu. Ben de geldim ve Osman'a buyur gir, Rasulullah (sav) sana erişecek belâ ve musibet üzerine cennetle müjdeledi dedim. O da girdi, ancak kuyu başı dolmuş olduğu için Rasulullah'ın (sav) karşısında başka tarafa oturdu. [Şerik der ki: Said b. Müseyyeb; bu oturuş tarzını onların kabirleri şeklinde yorumladım demiştir.]
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Küreyb, onlara Veki'; (T) Bize Muhammed b. Müsenna ve İbn Beşşâr, o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şube; (T) Bize Ubeydullah b. Muâz el-Anberî, ona babası, ona Şube, ona Amr b. Mürre, ona Mürre, ona da Ebu Musa'nın rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Erkeklerden çok kimse olgunluğa ulaştı. Kadınlardan ise İmran'ın kızı Meryem ve Firavunun karısı Asiye'den başka kimse kemâl derecesine ulaşmadı. Aişe'nin diğer kadınlara üstünlüğü de şüphesiz, tiridin diğer yemeklere üstünlüğü gibidir."
Bize İbn Nümeyr, ona İbn İdris; (T) Bize Ebu Küreyb, ona Ebu Üsame, onlara da Hişam, bu isnadla hadisin bir benzerini rivayet etmiştir.
Bize Muhammed b. Müsenna ve Muhammed b. Beşşâr, o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şube, ona Katade, ona da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Ensar benim sırdaşım ve yakın dostlarımdır. İnsanlar çoğalacak, ensar ise azalacaktır. Siz onların iyilerini kabul edin, kötülerini de görmezden gelin."
Bize Muhammed b. Abbad ve Muhammed b. Mihrâan er-Râzî, onlara Hatim -O İbn İsmail-, ona Abdurrahman b. Humeyd, ona da İbrahim b. Muhammed b. Talha, ona Ebu Üseyd, ona da İbn Utbe'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurdu: "Ensar hanelerinin en hayırlısı Neccâroğulları, Abduleşheloğulları, Haris b. Hazrecoğulları ve Saideoğullarıdır." [Ebu Üseyd der ki: Vallahi eğer bunlara birini tercih edecek olsaydım kendi aşiretimi tercih ederdim.]
Bize Kuteybe b. Said, ona Cerir, ona Muğîra, ona Haris, ona Ebu Zür'a, ona da Ebu Hureyre şöyle demiştir: Hz. Peygamber'in (sav) Temîm oğulları hakkında söylediği üç şeyi duyduktan sonra onlara olan sevgim daim oldu. Rasulullah onlar hakkında; "ümmetimin Deccâl'a karşı en güçlü direniş gösterenleridir" buyurdu. Yine onların zekat malları geldiğinde Hz. Peygamber (sav); "bu mallar bizim kavmimizin sadakalarıdır" buyurdu. Aişe'nin elinde Temîm oğullarından esir bir cariye vardı. Rasulullah (sav) Aişe'ye; "bu kadını azat et, çünkü o İsmail'in neslindendir" buyurdu.
Bize Amr en-Nakıd ve Abd b. Humeyd, o ikisine Yakub b. İbrahim b. Sa'd, ona babası (İbrahim b. Sa'd), ona Salih, ona İbn Şihab, ona Ebu Seleme ve Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) Müslümanlardan oluşan büyük bir mecliste; "size Ensar hanelerinin en hayırlısını haber vereyim mi" buyurdu. Sahabe; evet ey Allah'ın Rasulü dediler. Rasululullah (sav); "Abduleşheloğullarıdır" buyurdu. Ashab; sonra kimdir ey Allah'ın Rasulü dediler. Hz. Peygamber (sav) "sonra Neccâroğulları" buyurdu. Ashab; sonra kim ey Allah'ın Rasulü dediler. Hz. Peygamber (sav); "sonra Haris b. Hazrecoğullarıdır" buyurdu. Ashab; sonra kim ey Allah'ın Rasulü dediler. Hz. Peygamber (sav); "sonra Saideoğullarıdır" buyurdu. Ashab; sonra kim ey Allah'ın Rasulü dediler. Hz. Peygamber (sav); "sonra ensarın her hanesinde hayır vardır" buyurdu. Rasulullah (sav) onların kabilesini söylediği zaman Sa'd b. Ubade kızıp kalktı ve Rasulullah'ın sözünü kast ederek; biz dördüncü ve sonuncusu muyuz dedi. Kabilesinden bazı adamlar kendisine; otur yerine, Rasulullah'ın (sav) kabilenizin adını dört kabile arasında saymasına razı değil misin? Adını anmayı terk ettikleri daha çoktur dediler. Bunun üzerine Sa'd b. Ubade Rasulullah'ın sözüne karşılık vermeyi bıraktı.