حَدَّثَنِى أَبُو جَعْفَرٍ مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ حَدَّثَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ قَالَ قِيلَ لأَنَسِ بْنِ مَالِكٍ بَلَغَكَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"لاَ حِلْفَ فِى الإِسْلاَمِ." فَقَالَ أَنَسٌ قَدْ حَالَفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ قُرَيْشٍ وَالأَنْصَارِ فِى دَارِهِ.
Bize Ebu Cafer Muhammed b. es-Sabbah, ona Hafs b. Ğıyas, ona da Asım el-Ahval şöyle demiştir: Enes b. Malik'e, Rasulullah'ın (sav); "İslâm'da (cahiliye devrindeki gibi) yeminli antlaşma yapmak yoktur" şeklindeki buyruğu soruldu. Enes de Rasulullah'ın (sav), onun (Enes'in) evinde, Kureyş ile ensar arasında kardeşlik antlaşması yaptığını söyledi.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8012, M006463
Hadis:
حَدَّثَنِى أَبُو جَعْفَرٍ مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ حَدَّثَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ قَالَ قِيلَ لأَنَسِ بْنِ مَالِكٍ بَلَغَكَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"لاَ حِلْفَ فِى الإِسْلاَمِ." فَقَالَ أَنَسٌ قَدْ حَالَفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ قُرَيْشٍ وَالأَنْصَارِ فِى دَارِهِ.
Tercemesi:
Bize Ebu Cafer Muhammed b. es-Sabbah, ona Hafs b. Ğıyas, ona da Asım el-Ahval şöyle demiştir: Enes b. Malik'e, Rasulullah'ın (sav); "İslâm'da (cahiliye devrindeki gibi) yeminli antlaşma yapmak yoktur" şeklindeki buyruğu soruldu. Enes de Rasulullah'ın (sav), onun (Enes'in) evinde, Kureyş ile ensar arasında kardeşlik antlaşması yaptığını söyledi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6463, /1051
Senetler:
()
Konular:
Antlaşma, anlaşmalara dayalı ilişkiler
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8014, M006465
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ وَأَبُو أُسَامَةَ عَنْ زَكَرِيَّاءَ عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"لاَ حِلْفَ فِى الإِسْلاَمِ وَأَيُّمَا حِلْفٍ كَانَ فِى الْجَاهِلِيَّةِ لَمْ يَزِدْهُ الإِسْلاَمُ إِلاَّ شِدَّةً."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Abdullah b. Nümeyr ve Ebu Üsame, ona Zekeriyya, ona Said b. İbrahim, ona babası ona da Cübeyr b. Mut'im Rasullulah'ın şöyle buyurduğunu rivayet etti:
"İslam'da (kötülük üzerine) ahidleşmek yoktur. İslam, cahiliyye devrinde (iyilik üzerine) yapılan bütün ahitlerin ancak gücünü pekiştirmiştir"
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6465, /1051
Senetler:
()
Konular:
Antlaşma, anlaşmalara dayalı ilişkiler
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8007, M006458
Hadis:
حَدَّثَنِى حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِى يُونُسُ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ حَدَّثَنِى سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ:
"نِسَاءُ قُرَيْشٍ خَيْرُ نِسَاءٍ رَكِبْنَ الإِبِلَ أَحْنَاهُ عَلَى طِفْلٍ وَأَرْعَاهُ عَلَى زَوْجٍ فِى ذَاتِ يَدِهِ."
[قَالَ يَقُولُ أَبُو هُرَيْرَةَ عَلَى إِثْرِ ذَلِكَ وَلَمْ تَرْكَبْ مَرْيَمُ بِنْتُ عِمْرَانَ بَعِيرًا قَطُّ.]
Tercemesi:
Bize Harmele b. Yahya, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah'ı (sav); "Kureyş kadınları deveye binen kadınların en hayırlısı, çocuğa karşı en şefkatlisi, kocasına elindeki iş hususunda en riâyetkar olanıdır" buyururken işitti.
[Ravi; Ebu Hureyre bunun arkasından Meryem bt. İmran hiç deveye binmemiştir dedi.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6458, /1050
Senetler:
()
Konular:
Kadın, hak ve sorumlulukları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8009, M006460
Hadis:
حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ قَالَ ابْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا وَقَالَ عَبْدٌ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ ح
وَحَدَّثَنَا مَعْمَرٌ عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"خَيْرُ نِسَاءٍ رَكِبْنَ الإِبِلَ صَالِحُ نِسَاءِ قُرَيْشٍ أَحْنَاهُ عَلَى وَلَدٍ فِى صِغَرِهِ وَأَرْعَاهُ عَلَى زَوْجٍ فِى ذَاتِ يَدِهِ."
Tercemesi:
Bana Muhammed b. Râfî' ve Abd b. Humeyd, onlara Abdürezzak, ona Ma'mer, ona İbn Tâvus, ona babası, ona da Ebu Hureyre; (T)
Bize Ma'mer, ona Hemmam b. Münebbih, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav); "deveye binen kadınların en hayırlısı Kureyş kadınlarının elverişlisidir. Küçüklüğünde çocuğa karşı en şefkatli, kocasına elindeki iş hususunda en ziyade riâyetkar (o) dır" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6460, /1050
Senetler:
()
Konular:
Kadın, hak ve sorumlulukları
حَدَّثَنِى حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ - يَعْنِى ابْنَ سَلَمَةَ - عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسٍ
"أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم آخَى بَيْنَ أَبِى عُبَيْدَةَ بْنِ الْجَرَّاحِ وَبَيْنَ أَبِى طَلْحَةَ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8011, M006462
Hadis:
حَدَّثَنِى حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ - يَعْنِى ابْنَ سَلَمَةَ - عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسٍ
"أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم آخَى بَيْنَ أَبِى عُبَيْدَةَ بْنِ الْجَرَّاحِ وَبَيْنَ أَبِى طَلْحَةَ."
Tercemesi:
Bize Haccac b. Şair, ona Abdüssamed, ona Hammad (yani İbn Seleme) Sabit, ona da Enes şöyle rivayet etti:
"Rasulullah (sav) Ebu Ubeyde b. Cerrah ve Ebu Talha arasında kardeşlik akdetmiştir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6462, /1051
Senetler:
()
Konular:
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8023, M006469
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ وَهَنَّادُ بْنُ السَّرِىِّ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ يَزِيدَ عَنْ عَبِيدَةَ السَّلْمَانِىِّ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"خَيْرُ أُمَّتِى الْقَرْنُ الَّذِينَ يَلُونِى ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ ثُمَّ يَجِىءُ قَوْمٌ تَسْبِقُ شَهَادَةُ أَحَدِهِمْ يَمِينَهُ وَيَمِينُهُ شَهَادَتَهُ."
لَمْ يَذْكُرْ هَنَّادٌ الْقَرْنَ فِى حَدِيثِهِ.
وَقَالَ قُتَيْبَةُ "ثُمَّ يَجِىءُ أَقْوَامٌ."
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said ve Hennâd b. Serî, o ikisine Ebu Ahvas, ona Mansur, ona İbrahim b. Yezid, ona Abide Selmani, ona da Abdullab'ın rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav); "ümmetimin en hayırlısı benden sonra gelen asırdır. Sonra onlarm peşinden gelenler. Daha sonra onlarm peşinden gelenlerdir. Sonra öyle bir kavim gelecektir ki, onlardan birinin şehadeti yeminini, yemini de şehadetini geçecektir" buyurdu.
Hennâd hadisinde karnı zikretmemiştir.
Kuteybe ise; "sonra bir takım kavimler gelecektir" demiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6469, /1052
Senetler:
()
Konular:
Fitne, Fesat, İfsat, fitnecilik, bozgunculuk
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8016, M006466
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ بْنِ أَبَانَ كُلُّهُمْ عَنْ حُسَيْنٍ - قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَلِىٍّ الْجُعْفِىُّ - عَنْ مُجَمِّعِ بْنِ يَحْيَى عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِى بُرْدَةَ عَنْ أَبِى بُرْدَةَ عَنْ أَبِيهِ قَالَ صَلَّيْنَا الْمَغْرِبَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قُلْنَا لَوْ جَلَسْنَا حَتَّى نُصَلِّىَ مَعَهُ الْعِشَاءَ - قَالَ - فَجَلَسْنَا فَخَرَجَ عَلَيْنَا فَقَالَ:
"مَا زِلْتُمْ هَا هُنَا." قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ صَلَّيْنَا مَعَكَ الْمَغْرِبَ ثُمَّ قُلْنَا نَجْلِسُ حَتَّى نُصَلِّىَ مَعَكَ الْعِشَاءَ قَالَ:
"أَحْسَنْتُمْ أَوْ أَصَبْتُمْ." قَالَ فَرَفَعَ رَأْسَهُ إِلَى السَّمَاءِ وَكَانَ كَثِيرًا مِمَّا يَرْفَعُ رَأْسَهُ إِلَى السَّمَاءِ فَقَالَ:
"النُّجُومُ أَمَنَةٌ لِلسَّمَاءِ فَإِذَا ذَهَبَتِ النُّجُومُ أَتَى السَّمَاءَ مَا تُوعَدُ وَأَنَا أَمَنَةٌ لأَصْحَابِى فَإِذَا ذَهَبْتُ أَتَى أَصْحَابِى مَا يُوعَدُونَ وَأَصْحَابِى أَمَنَةٌ لأُمَّتِى فَإِذَا ذَهَبَ أَصْحَابِى أَتَى أُمَّتِى مَا يُوعَدُونَ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, İshak b. İbrahim ve Abdullah b. Ömer b. Eban, onlara Hüseyin, ona Mücemma' b. Yahya, ona Said b. Ebu Bürde, ona Ebu Bürde, ona da babası şöyle rivayet etti: Rasulullah (sav) ile akşam ezanını kıldık. Sonra otursak da onunla yatsıyı da kılsak ya dedik ve oturduk. Derken yanımıza çıktı ve "siz hala burada mısınız" dedi. (Biz) şu cevabı verdik: Ya Rasulullah! Seninle birlikte akşam namazını kıldık. Sonra oturalım da seninle yatsıyı da kılalım dedik.
"İyi ettiniz!" Yahut "isabet ettiniz" buyurdu. Müteakiben başım semaya kaldırdı. Çok defalar başını semaya kaldırırdı ve "yıldızlar semanın emniyetidir. Yıldızlar gitti mi semaya vat olunan gelir. Ben ashabım için bir emniyetim. Ben gittim mi, ashabıma vat olunanlar gelir. Ashabım da ümmetim için bir emniyettir. Ashabım gitti mi ümmetime vat olunan şeyler gelir" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6466, /1051
Senetler:
()
Konular:
Doğa Tasavvuru, gökyüzü
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8024, M006470
Hadis:
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِىُّ قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ عُثْمَانُ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَبِيدَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَىُّ النَّاسِ خَيْرٌ قَالَ:
"قَرْنِى ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ ثُمَّ يَجِىءُ قَوْمٌ تَبْدُرُ شَهَادَةُ أَحَدِهِمْ يَمِينَهُ وَتَبْدُرُ يَمِينُهُ شَهَادَتَهُ."
[قَالَ إِبْرَاهِيمُ كَانُوا يَنْهَوْنَنَا وَنَحْنُ غِلْمَانٌ عَنِ الْعَهْدِ وَالشَّهَادَاتِ.]
Tercemesi:
Bize Osman b. Ebu Şeybe ve İshak b. İbrahim el-Hanzalî, onlara Cerir, ona Mansur, ona İbrahim, ona Abide, ona da Abdullah'ın rivayet ettiğine göre Rasulullah'a (sav); insanların hangisi en hayırlıdır diye soruldu:
"Benim asrımdır. Sonra onların peşinden gelenler, daha sonra onların peşinden gelenlerdir. Sonra bir kavim gelecektir ki, onlardan birinin şehadeti yeminini, yemini de şehadetini geçecektir" buyurdu.
[İbrahim; biz çocukken ahit ve şehadetlerden bizi menederlerdi demiş.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6470, /1052
Senetler:
()
Konular:
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller
حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَأَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ الضَّبِّىُّ - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ قَالَ سَمِعَ عَمْرٌو جَابِرًا يُخْبِرُ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"يَأْتِى عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يَغْزُو فِئَامٌ مِنَ النَّاسِ فَيُقَالُ لَهُمْ فِيكُمْ مَنْ رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَيَقُولُونَ. نَعَمْ فَيُفْتَحُ لَهُمْ ثُمَّ يَغْزُو فِئَامٌ مِنَ النَّاسِ فَيُقَالُ لَهُمْ فِيكُمْ مَنْ رَأَى مَنْ صَحِبَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَيَقُولُونَ نَعَمْ. فَيُفْتَحُ لَهُمْ ثُمَّ يَغْزُو فِئَامٌ مِنَ النَّاسِ فَيُقَالُ لَهُمْ هَلْ فِيكُمْ مَنْ رَأَى مَنْ صَحِبَ مَنْ صَحِبَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَيَقُولُونَ نَعَمْ. فَيُفْتَحُ لَهُمْ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8019, M006467
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ وَأَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ الضَّبِّىُّ - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ قَالَ سَمِعَ عَمْرٌو جَابِرًا يُخْبِرُ عَنْ أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"يَأْتِى عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يَغْزُو فِئَامٌ مِنَ النَّاسِ فَيُقَالُ لَهُمْ فِيكُمْ مَنْ رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَيَقُولُونَ. نَعَمْ فَيُفْتَحُ لَهُمْ ثُمَّ يَغْزُو فِئَامٌ مِنَ النَّاسِ فَيُقَالُ لَهُمْ فِيكُمْ مَنْ رَأَى مَنْ صَحِبَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَيَقُولُونَ نَعَمْ. فَيُفْتَحُ لَهُمْ ثُمَّ يَغْزُو فِئَامٌ مِنَ النَّاسِ فَيُقَالُ لَهُمْ هَلْ فِيكُمْ مَنْ رَأَى مَنْ صَحِبَ مَنْ صَحِبَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَيَقُولُونَ نَعَمْ. فَيُفْتَحُ لَهُمْ."
Tercemesi:
Bize Ebu Hayseme Züheyr b. Harb ve Ahmed b. Abde ed-Dabbî, o ikisine Süfyan b. Uyeyne, ona Amr, ona Cabir, ona da Ebu Said Hudrî'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek; insanlardan bir cemaat gaza edecekler de kendilerine; içinizde Resulallah'ı (sav) gören var mı denilecek. Onlar da evet cevabını verecekler. Bunun üzerine kendilerine fetih müyesser kılınacak. Sonra insanlardan bir cemaat gaza edecek kendilerine; içinizde Rasulullah'a (sav) sahâbîlik etmiş bir kimseyi gören var mı denilecek. Evet diyecekler. Yine kendilerine fetih müyesser kılınacak. Sonra insanlardan bir cemaat gaza edecek ve kendilerine; içinizde Rasulullah'a (sav) sahâbilik eden bir kimsenin arkadaşım gören var mı denilecek. Onlar da evet cevabını verecekler. Bu sebeple kendilerine fetih müyesser kılınacaktır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6467, /1051
Senetler:
()
Konular:
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller
حَدَّثَنِى سَعِيدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ الأُمَوِىُّ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ قَالَ زَعَمَ أَبُو سَعِيدٍ الْخُدْرِىُّ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"يَأْتِى عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يُبْعَثُ مِنْهُمُ الْبَعْثُ فَيَقُولُونَ انْظُرُوا هَلْ تَجِدُونَ فِيكُمْ أَحَدًا مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَيُوجَدُ الرَّجُلُ فَيُفْتَحُ لَهُمْ بِهِ ثُمَّ يُبْعَثُ الْبَعْثُ الثَّانِى فَيَقُولُونَ هَلْ فِيهِمْ مَنْ رَأَى أَصْحَابَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَيُفْتَحُ لَهُمْ بِهِ ثُمَّ يُبْعَثُ الْبَعْثُ الثَّالِثُ فَيُقَالُ انْظُرُوا هَلْ تَرَوْنَ فِيهِمْ مَنْ رَأَى مَنْ رَأَى أَصْحَابَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ يَكُونُ الْبَعْثُ الرَّابِعُ فَيُقَالُ انْظُرُوا هَلْ تَرَوْنَ فِيهِمْ أَحَدًا رَأَى مَنْ رَأَى أَحَدًا رَأَى أَصْحَابَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَيُوجَدُ الرَّجُلُ فَيُفْتَحُ لَهُمْ بِهِ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
8021, M006468
Hadis:
حَدَّثَنِى سَعِيدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ الأُمَوِىُّ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ عَنْ أَبِى الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ قَالَ زَعَمَ أَبُو سَعِيدٍ الْخُدْرِىُّ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"يَأْتِى عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يُبْعَثُ مِنْهُمُ الْبَعْثُ فَيَقُولُونَ انْظُرُوا هَلْ تَجِدُونَ فِيكُمْ أَحَدًا مِنْ أَصْحَابِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَيُوجَدُ الرَّجُلُ فَيُفْتَحُ لَهُمْ بِهِ ثُمَّ يُبْعَثُ الْبَعْثُ الثَّانِى فَيَقُولُونَ هَلْ فِيهِمْ مَنْ رَأَى أَصْحَابَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَيُفْتَحُ لَهُمْ بِهِ ثُمَّ يُبْعَثُ الْبَعْثُ الثَّالِثُ فَيُقَالُ انْظُرُوا هَلْ تَرَوْنَ فِيهِمْ مَنْ رَأَى مَنْ رَأَى أَصْحَابَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ يَكُونُ الْبَعْثُ الرَّابِعُ فَيُقَالُ انْظُرُوا هَلْ تَرَوْنَ فِيهِمْ أَحَدًا رَأَى مَنْ رَأَى أَحَدًا رَأَى أَصْحَابَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَيُوجَدُ الرَّجُلُ فَيُفْتَحُ لَهُمْ بِهِ."
Tercemesi:
Bize Said b. Yahya b. Said el-Emevî, ona babası, İbn Cüreyc, ona Ebu Zübeyr, ona Cabir, ona da Ebu Said Hudrî'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"İnsanlar üzerine zaman gelecek; kendilerinden bir ordu gönderilecek ve onlar bakın aranızda Peygamber'in (sav) ashabından bir kimse bulabilecek misiniz denilecek. Böyle bir zât bulunacak ve kendilerine onun sebebiyle fetih müyesser olacak. Sonra ikinci bir ordu gönderilecek yine; acaba bunların arasında Peygamber'in (sav) ashabını gören var mı diyecekler ve onun sebebiyle kendilerine fetih müyesser olacak. Sonra üçüncü ordu gönderilecek ve bakın aralarında Peygamber'in (sav) ashabını görenleri gören bulabilecek misin denilecek. Sonra dördüncü ordu gönderilecek ve yine baktın içlerinde Peygamber'in (sav) ashabını gören, birini gören, birini gören, biri var mı denilecek. Böyle bir zat da bulunacak ve kendilerine onun sayesinde fetih müyesser olacak."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6468, /1052
Senetler:
()
Konular:
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller