10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ömer b. Hafs, ona babası (Hafs b. Gıyas), ona A'meş, ona Ma'rûr, ona da Ebu Zerr şöyle dedi: Ben bir keresinde Hz. Peygamber'in huzuruna vardım, o sırada kendisi Ka'be'nin gölgesinde şöyle diyordu: "Ka'be'nin Rabb'ine yemin ederim ki muhakkak onlar çok ziyandadırlar, Ka'be'nin Rabb'ine yemin ederim ki muhakkak onlar çok zarardadırlar!" Ben kendi kendime "Benim hâlim nedir ki? Bende bir şey mi görülüyor? Benim halim ne olabilir ki?" dedim. Hz. Peygamber (sav) bu sözü (tekrarlayıp) söylerken, ben de yanına oturdum. Sesimi çıkarmadan edemedim. Ne kadar tasa ve endişeye kapıldığımı ancak Allah bilir. "Ey Allah’ın Rasulü! Babam anam sana feda olsun! Bu büyük ziyanda olanlar kimlerdir?" diye sordum. Hz. Peygamber (sav) "Malları çok olanlardır. Fakat bunlardan şöyle, şöyle, şöyle yapanlar [infak eden, malını Allah yolunda harcayanlar] müstesnadırlar." buyurdu.
Bize Kuteybe b. Saîd, ona İsmail b. Cafer, ona Abdullah b. Dînâr, ona da İbn Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) Rumlar üzerine göndermek üzere bir ordu hazırlayıp başına Usame b. Zeyd'i kumandan tayin etmişti. İnsanların bazısı Usame'nin kumandanlığına itiraz edip dedikodu yapmışlardı. Bunun üzerine Rasulullah (sav) ayağa kalkıp bir hutbe okudu ve şöyle buyurdu: "Siz şimdi Usame'nin kumandanlığını eleştiriyorsunuz. Zaten daha önce de babasının kumandanlığına dil uzatmıştınız. Allah'a yemin olsun ki, nasıl Zeyd b. Harise kumandanlığa hakkıyla lâyık ve bana insanların en sevimlisi olmuşsa bu Usame de babasından sonra bana insanların en sevimlisidir."
Bize İsmail, ona Malik, ona İbn Şihab, ona Übeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud, ona da Ebu Hureyre ve Zeyd b. Hâlid şöyle haber vermişlerdir: İki adam davalarını Rasulullah'a (sav) arz ettiler. Biri “aramızda Allah'ın Kitabı ile hükmet“ dedi. daha anlayışlı olan diğeri de “evet ey Allah'ın Rasulü, aramızda Allah'ın Kitabı ile hükmet ve anlatmam için bana izin ver” dedi. Rasulullah (sav) ona "konuş" buyurdu. O da “benim oğlum bu adamın yanında ücretli ücretle çalışan biriydi, bunun karısı ile zina etmiş. Bana oğlum üzerine recim cezası olduğunu haber verdiler. Ben de oğlumun yüz koyununu ve benim bir cariyemi fidye verip, oğlumu kurtardım. Sonra ben bunu ilim ehline sordum. Onlar da bana oğlum üzerine yüz değnek ile bir yıl sürgün, bu adamın karısına da recim aranızda Allah'ın Kitabı ile hüküm vereceğim. Koyunlar ve cariyen sana geri verilir" buyurdu ve onun oğlunu, yüz değnek vurup bir yıl sürgüne gönderdi. Sonra da Üneys'e o kadına gitmesini emrederek "eğer kadın suçunu itiraf ederse onu recmet" buyurdu. Kadın zina suçunu itiraf etti, o da kadını recmetti.