10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Kuteybe b. Said, ona Abdülvehhab, ona Yahya b. Said, ona Muhammed b. İbrahim, ona Alkame b. Vakkas el-Leysî, ona da Ömer b. Hattab'ın (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Ameller niyete göredir. Herkes için sadece niyet ettiği şeyin karşılığı vardır. Dolayısıyla kimin hicreti Allah (cc) ve Rasulü içinse, onun hicreti Allah’a ve Rasulü'nedir. Kimin hicreti elde edeceği bir dünyalık veya evleneceği bir kadından dolayı ise, onun hicreti de ne için hicret etmişse onadır."
Açıklama: Bazı kaynaklarda Hz. Peygamber'in bu ifadeleri sahabeden bir kişi hakkında söylendiği kaydedilir. Buna göre kendisine sonradan Muhaciru Ümmu Kays/Ümmü Kays'a hicret eden şeklinde hitap edilen bir kişi Mekke'de iken Müslüman bir kadınla evlenmek istemiş, o da Medine'ye hicret ederse kendisiyle evleneceğini söylemiştir. Bu kişi sırf evlenmek istediği bu kadını razi etmek için hicret etmiştir(Bk.Taberânî, el-Muʿcemu’l-Kebîr—Et-Ṭaberânî, IX, 103). Kaynaklarda bu kişini adı ile ilgili herhangi bir bilgi yoktur. Ayrıca Hz. Peygamber'in bu kişi sebebiyle yukardaki hadisi söylediğine dair de bir bilgi bulunmamaktadır(İbn Hacer, Fethü’l-Bârî, I, 10). İbn Battâl Hz. Peygamber’in bu sözünde bir kişiyi hedef almamış olduğuna dair önemli bir değerlendirme kaydetmektedir. Buna göre İslam’dan önce arap olmayanlara kız verilmez, soy hususiyeti denklikte esas kabul edilirdi. İslam ile birlikte denkliğin ırk ve soy özelliklerine göre belirlenmemiş olması bazıları açısından daha kolay evlenme ortamı hazırlamıştır (İbn Battâl, Fethü’l-Bârî, I, 33). Dolayısı ile Hz. Peygamber bu ifadelerini böylesi bir ortamda oluşan genel algıyı hedef alarak söylemiş olmalıdır.
Bize Ebu Yeman, ona Şuayb, ona Ebu Zinad, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre şöyle demiştir: "Adak, Adem oğluna takdir edilenin dışında bir şey getirmez. Ancak adak, o kimseyi kendisi için takdir edilmiş olan kadere götürür. Allah, bu adak sebebiyle cimri kimsenin cebinden mal çıkartır, böylece o kimse, adak sebebiyle daha önce vermediği malı verir."
Bize Adem, ona Şu'be, ona Ebu Bişr, ona Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas (r.anhüma) şöyle rivayet etmiştir: "Bir adam Rasulullah'a (sav) geldi ve 'Kız kardeşim hacca gitmeyi adamıştı. Ancak (adağını yerine getiremeden) vefat etti' dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) 'Eğer kardeşinin borcu olsaydı onun yerine borcunu öder miydin?' diye sordu. O da 'Evet öderdim' dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) 'Öyleyse (kardeşinin) Allah'a (olan adak borcunu) öde. Zira Allah'a olan borç ödenmeye daha layıktır' buyurdu."