10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Yezid b. Zürey', ona Yunus (b. Ubeyd), ona da Ziyad b. Cübeyr şöyle demiştir: (Abdullah) b. Ömer ile birlikteydim. Bir adam ona şöyle bir soru sordu: "Ben yaşadığım müddetçe her salı veya çarşamba günü oruç tutmak için adak adadım. Kurban bayramı gününde (oruç adadağım) bu güne denk geldim. (Ne yapmalıyım?)." Bunun üzerine İbn Ömer şöyle dedi: "Allah adağın yerine getirilmesini emretmiştir. (Hz. Peygamber (sav) tarafından) kurban bayramı gününde oruç tutmaktan nehyedildik" dedi (ve hükmünü söylemedi). Bu sefer o şahıs sorusunu tekrar etti. İbn Ömer de bir şey eklemeksizin aynı sözün bir benzerini söyledi.
Açıklama: Bu rivayetten İbn Ömer'in fetvâ verirken nasların zâhiriyle yetindiği ve kıyasla hüküm vermekten çekindiği anlaşılmaktadır. Ancak böyle bir adakta bulunan kişinin ne yapacağı da sonuçta bir hükme bağlanmalıdır. Fakîhlerden bazıları bayram günü oruç tutmayacağı gibi kazasının da gerekmediğini söylemişlerdir. Zira o güne denk gelen adak Ramazan'a denk gelen gibi geçersiz sayılır. Bir kısmı ise bu adağın geçerli olduğunu, ancak bayram günü oruç tutmak yasaklandığı için kazasını yapacağını söylemişlerdir. (bk. Nevevî, el-Mecmû',8/482) Kanaatimizce Ramazan'a denk gelenin kazası gerekmeyeceği gibi bayram gününe denk gelenin de kazası gerekmez.
Bana Mahmud, ona Abdurrezzâk, ona Ma'mer, ona İbn Tâvûs, ona Babası (Tâvûs b. Keysân) ona da İbn Abbâs (r.anhuma) şöyle demiştir: Ben, günaha benzeyecek en küçük kusuru, Ebu Hureyre'nin Hz. Peygamber'den (sav)'den rivayet ettiği şu hadiste gördüm. "Allah, Ademoğlunun zinadan payına düşeni yazmıştır. Bu yazı onun başına mutlaka gelecektir. Gözün zinası (şehvetle) bakmak, dilin zinası da (şehvetle) konuşmaktır. Nefis zinayı temenni eder ve buna arzu duyar. Cinsel organ da bu arzuyu ya onaylar (zina eder), ya da reddeder (zinadan uzak durur)." Şebâbe der ki: Bize Verkâ, ona İbn Tâvûs, ona Babası (Tâvûs b. Keysân) ona da Ebu Hureyre aynı hadisi Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Şebabe b. Sevvar arasında inkita vardır.
Bana Mahmud, ona Abdurrezzâk, ona Ma'mer, ona İbn Tâvûs, ona Babası (Tâvûs b. Keysân) ona da İbn Abbâs (r.anhuma) şöyle demiştir: Ben, günaha benzeyecek en küçük kusuru, Ebu Hureyre'nin Hz. Peygamber'den (sav)'den rivayet ettiği şu hadiste gördüm. "Allah, Ademoğlunun zinadan payına düşeni yazmıştır. Bu yazı onun başına mutlaka gelecektir. Gözün zinası (şehvetle) bakmak, dilin zinası da (şehvetle) konuşmaktır. Nefis zinayı temenni eder ve buna arzu duyar. Cinsel organ da bu arzuyu ya onaylar (zina eder), ya da reddeder (zinadan uzak durur)." Şebâbe der ki: Bize Verkâ, ona İbn Tâvûs, ona Babası (Tâvûs b. Keysân) ona da Ebu Hureyre aynı hadisi Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Bize Ali b. Hafs ve Bişr b. Muhammed, onlara Abdullah, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Salim, ona da İbn Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sav) İbn Sayyâd'a "gönlümde senin için bir şey sakladım, onu bil" buyurdu. İbn Sayyâd "gönlünden geçen şey duh (duman)" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Sus, yıkıl git, haddini aşma" buyurdu. Hz. Ömer "ey Allah'ın Rasulü, izin ver de şunun boynunu vurayım" dedi. Hz. Peygamber (sav) "Onu bırak, eğer Deccal ise sen ona güç yetiremezsin. Deccal değil ise, onu öldürmekte senin için hiçbir hayır yoktur" buyurdu.
Bize Muhammed b. Sinan, ona Füleyh, ona Abde b. Ebu Lübâbe, ona da Muğîre b. Şu'be'nin azatlısı Verrâd şöyle rivayet etmiştir: Muâviye b. Ebu Sufyân, Mugîre'ye "Hz. Peygamber'in (sav) namazdan sonra ne okuduğu konusunda işittiğin şeyi bana yaz" diye mektup gönderdi. Bunun üzerine Mugîre "Hz. Peygamber'in (sav) namazdan sonra şu duayı okuduğunu işittim" diyerek bana şunu yazdırdı: "Lâ ilahe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, Allâhumme lâ mânia limâ a'tayte velâ mu'tiye limâ mena'te velâ yenfau ze'l-ceddi minke'l-cedd (Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O hükümranlığında tektir, hiçbir ortağı yoktur. Allah'ım, Sen'in verdiğine mâni olabilecek, vermediğini verebilecek hiç kimse yoktur. Zenginin zenginliği, senin ihsanın dışında kendisine fayda vermez)" İbn Cureyc der ki: Bana Abde b. Ebu Lubâbe, ona da Verrâd, bu hadisi rivayet etmiştir. Bir zaman sonra ben Şam'a Muaviye'nin yanına gittim. Orada Muaviye'nin insanlara bu duayı okumalarını tavsiye ettiğini işittim.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile İbn Cüreyc arasında inkıta vardır.
Bize Musa b. İsmail, ona Vüheyb, ona Eyyüb, ona İkrime, ona da İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) hutbe okurken ayakta durmakta olan bir adam görüverdi ve onun kim olduğunu sordu. Etrafındakiler adamın adının Ebu İsrail olduğunu ve oturmaksızın ayakta durmayı, gölgelenmemeyi, konuşmamayı ve böyleyken oruç tutmayı adadığını söylediler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) 'Söyleyin ona konuşsun, gölgelensin, otursun. Orucunu da tamamlasın' buyurdu." [Abdülvahhâb der ki: Bize Eyyüb, ona da İkrime bu hadisi bize Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.]
Bize Muhammed b. Ebu Bekir el-Mukaddemî, ona Fudayl b. Süleyman, ona Musa b. Ukbe, ona da Hakim b. Ebu Hurre el-Eslemî şöyle rivayet etmiştir: Hakim, Abdullah b. Ömer'e (r.anhuma) her gün oruç tutacağı yönünde adakta bulunan ve adadığı bu oruç, Kurban ya da Ramazan bayramına denk gelen birinin ne yapması gerektiği sorulmuş, Abdullah b. Ömer bu soruya “Şüphesiz ki Allah'ın Rasulü'nde sizin için güzel bir örnek vardır. Ne ki o Kurban veya Ramazan bayramlarında oruç tutmamıştır” şeklinde cevap vermiş ve bu iki bayramda oruç tutmayı doğru bulmamıştır.