Bize Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ, ona Veki, ona İsmail, ona Behiye, ona da Urve şöyle rivayet etti:
"Aişe, bana 'senin baban ve annen “kendilerine yara isabet etmişken, Allah ve Rasulüne icabet eyleyen” kimselerdendir' dedi."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7364, M006251
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ عَنِ الْبَهِىِّ عَنْ عُرْوَةَ قَالَ: "قَالَتْ لِى عَائِشَةُ كَانَ أَبَوَاكَ مِنَ الَّذِينَ اسْتَجَابُوا لِلَّهِ وَالرَّسُولِ مِنْ بَعْدِ مَا أَصَابَهُمُ الْقَرْحُ."
Tercemesi:
Bize Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ, ona Veki, ona İsmail, ona Behiye, ona da Urve şöyle rivayet etti:
"Aişe, bana 'senin baban ve annen “kendilerine yara isabet etmişken, Allah ve Rasulüne icabet eyleyen” kimselerdendir' dedi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6251, /1012
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Abdullah b. Yesar el-Mekkî (Abdullah b. Yesar)
4. ُEbu Abdullah İsmail b. Ebu Halid el-Becelî (İsmail b. Hürmüz)
5. Ebu Süfyan Veki' b. Cerrah er-Ruâsî (Veki' b. Cerrah b. Melih b. Adî)
6. Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ el-Hemdânî (Muhammed b. Alâ b. Kureyb)
Konular:
Cihad, yaralanmak, Allah yolunda
KTB, CİHAD
Bize İshak b. İbrahim, ona Ebu Davud el-Haferî, ona Süfyan, ona da Ebu İshak bu isnadla bu hadisin benzerini rivayet etmiştir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7368, M006255
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَخْبَرَنَا أَبُو دَاوُدَ الْحَفَرِىُّ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ أَبِى إِسْحَاقَ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ.
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim, ona Ebu Davud el-Haferî, ona Süfyan, ona da Ebu İshak bu isnadla bu hadisin benzerini rivayet etmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6255, /1013
Senetler:
()
Konular:
Müslüman, Eman vermek/Emanete riayet
حَدَّثَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الرُّومِىِّ الْيَمَامِىُّ وَعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِىُّ قَالاَ حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ - وَهُوَ ابْنُ عَمَّارٍ - حَدَّثَنَا إِيَاسٌ عَنْ أَبِيهِ قَالَ:
"لَقَدْ قُدْتُ بِنَبِىِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ بَغْلَتَهُ الشَّهْبَاءَ حَتَّى أَدْخَلْتُهُمْ حُجْرَةَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم هَذَا قُدَّامَهُ وَهَذَا خَلْفَهُ."
Bize Abdullah b. er-Rûmî el-Yemâmî ve Abbas b. Abdulazim el-Anberî, o ikisine Nadr b. Muhammed, ona İkrime b. Ammar, ona da İyas, ona da babasının (Seleme b. Akva) şöyle dediğini rivayet etti:
"Ben yanında Hasan ve Hüseyin de varken Hz. Peygamberi, boz katırının üzerinde hücresine kadar götürdüm. (Torunlarından) biri önünde diğeri arkasındaydı."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7373, M006260
Hadis:
حَدَّثَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الرُّومِىِّ الْيَمَامِىُّ وَعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِىُّ قَالاَ حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ - وَهُوَ ابْنُ عَمَّارٍ - حَدَّثَنَا إِيَاسٌ عَنْ أَبِيهِ قَالَ:
"لَقَدْ قُدْتُ بِنَبِىِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ بَغْلَتَهُ الشَّهْبَاءَ حَتَّى أَدْخَلْتُهُمْ حُجْرَةَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم هَذَا قُدَّامَهُ وَهَذَا خَلْفَهُ."
Tercemesi:
Bize Abdullah b. er-Rûmî el-Yemâmî ve Abbas b. Abdulazim el-Anberî, o ikisine Nadr b. Muhammed, ona İkrime b. Ammar, ona da İyas, ona da babasının (Seleme b. Akva) şöyle dediğini rivayet etti:
"Ben yanında Hasan ve Hüseyin de varken Hz. Peygamberi, boz katırının üzerinde hücresine kadar götürdüm. (Torunlarından) biri önünde diğeri arkasındaydı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6260, /1013
Senetler:
1. Ebu İyas Seleme b. Ekva' (Seleme b. Amr b. Sinan b. Abdullah)
2. Ebu Seleme İyas b. Seleme el-Eslemî (İyas b. Seleme b. Ekva)
3. İkrime b. Ammar el-Îclî (İkrime b. Ammar b. Ukbe)
4. Nadr b. Muhammed el-Curaşi (Nadr b. Muhammed b. Musa)
5. Abbas b. Abdulazim el-Anberi (Abbas b. Abdulazim b. İsmail)
Konular:
Adab, hayvana binme adabı
Ehl-i beyt
Ehl-i beyt, Hz. Hasan
Ehl-i beyt, Hz. Hüseyin
حَدَّثَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الرُّومِىِّ الْيَمَامِىُّ وَعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِىُّ قَالاَ حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ - وَهُوَ ابْنُ عَمَّارٍ - حَدَّثَنَا إِيَاسٌ عَنْ أَبِيهِ قَالَ لَقَدْ قُدْتُ بِنَبِىِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ بَغْلَتَهُ الشَّهْبَاءَ حَتَّى أَدْخَلْتُهُمْ حُجْرَةَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم هَذَا قُدَّامَهُ وَهَذَا خَلْفَهُ .
Bize Abdullah b. er-Rûmî el-Yemâmî ve Abbas b. Abdülazim el-Anberî, onlara Nadr b. Muhammed, ona İkrime b. Ammar, ona da İyâs, babasının (Seleme b. Akva) şöyle dediğini rivayet etti: Ben yanında Hasan ve Hüseyin de varken Hz. Peygamberi, boz katırının üzerinde hücresine kadar götürdüm. (Torunlarından) biri önünde diğeri arkasında idi.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
272443, M006260-2
Hadis:
حَدَّثَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الرُّومِىِّ الْيَمَامِىُّ وَعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِىُّ قَالاَ حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا عِكْرِمَةُ - وَهُوَ ابْنُ عَمَّارٍ - حَدَّثَنَا إِيَاسٌ عَنْ أَبِيهِ قَالَ لَقَدْ قُدْتُ بِنَبِىِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْحَسَنِ وَالْحُسَيْنِ بَغْلَتَهُ الشَّهْبَاءَ حَتَّى أَدْخَلْتُهُمْ حُجْرَةَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم هَذَا قُدَّامَهُ وَهَذَا خَلْفَهُ .
Tercemesi:
Bize Abdullah b. er-Rûmî el-Yemâmî ve Abbas b. Abdülazim el-Anberî, onlara Nadr b. Muhammed, ona İkrime b. Ammar, ona da İyâs, babasının (Seleme b. Akva) şöyle dediğini rivayet etti: Ben yanında Hasan ve Hüseyin de varken Hz. Peygamberi, boz katırının üzerinde hücresine kadar götürdüm. (Torunlarından) biri önünde diğeri arkasında idi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6260, /1013
Senetler:
1. Ebu İyas Seleme b. Ekva' (Seleme b. Amr b. Sinan b. Abdullah)
2. Ebu Seleme İyas b. Seleme el-Eslemî (İyas b. Seleme b. Ekva)
3. İkrime b. Ammar el-Îclî (İkrime b. Ammar b. Ukbe)
4. Nadr b. Muhammed el-Curaşi (Nadr b. Muhammed b. Musa)
5. Abdullah b. Rumi el-Yemami (Abdullah b. Muhammed b. Rumi)
Konular:
Adab, hayvana binme adabı
Ehl-i beyt
Ehl-i beyt, Hz. Hasan
Ehl-i beyt, Hz. Hüseyin
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7365, M006252
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ عَنْ خَالِدٍ ح
وَحَدَّثَنِى زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ أَخْبَرَنَا خَالِدٌ عَنْ أَبِى قِلاَبَةَ قَالَ قَالَ أَنَسٌ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"إِنَّ لِكُلِّ أُمَّةٍ أَمِينًا وَإِنَّ أَمِينَنَا أَيَّتُهَا الأُمَّةُ أَبُو عُبَيْدَةَ بْنُ الْجَرَّاحِ."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Uleyye, ona Halid; (T)
Bize Züheyr b. Harb, ona İsmail b. Uleyye, ona Halid, ona Ebû Kilabe, ona da Enes'in haber verdiğine göre Rasulullah (sav); "hor ümmetin bir emini vardır, bizim eminimiz de ey Ümmet! Ebu Ubeyde b. Cerrah'tır" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6252, /1012
Senetler:
()
Konular:
Müslüman, Eman vermek/Emanete riayet
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7366, M006253
Hadis:
حَدَّثَنِى عَمْرٌو النَّاقِدُ حَدَّثَنَا عَفَّانُ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ - وَهُوَ ابْنُ سَلَمَةَ - عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسٍ أَنَّ أَهْلَ الْيَمَنِ قَدِمُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا ابْعَثْ مَعَنَا رَجُلاً يُعَلِّمْنَا السُّنَّةَ وَالإِسْلاَمَ. قَالَ فَأَخَذَ بِيَدِ أَبِى عُبَيْدَةَ فَقَالَ:
"هَذَا أَمِينُ هَذِهِ الأُمَّةِ."
Tercemesi:
Bize Amr Nakıd, ona Affan, ona Hammad (bu zât İbn Seleme'dir.), ona Sabit, ona da Enes şöyle rivayet etti: Yemenliler Rasulullah'a (sav) gelerek; bizimle gelerek bizlere sünneti ve İslâm'ı öğretecek bir zât gönder demişler. Enes demiş ki: Hemen Ebu Ubeyde'nin elinden tuttu ve "bu ümmetin emini budur" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6253, /1012
Senetler:
()
Konular:
Müslüman, Eman vermek/Emanete riayet
VEKALET
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7370, M006257
Hadis:
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى عُمَرَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى يَزِيدَ عَنْ نَافِعِ بْنِ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ خَرَجْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى طَائِفَةٍ مِنَ النَّهَارِ لاَ يُكَلِّمُنِى وَلاَ أُكَلِّمُهُ حَتَّى جَاءَ سُوقَ بَنِى قَيْنُقَاعَ ثُمَّ انْصَرَفَ حَتَّى أَتَى خِبَاءَ فَاطِمَةَ فَقَالَ:
"أَثَمَّ لُكَعُ أَثَمَّ لُكَعُ." يَعْنِى حَسَنًا فَظَنَنَّا أَنَّهُ إِنَّمَا تَحْبِسُهُ أُمُّهُ لأَنْ تُغَسِّلَهُ وَتُلْبِسَهُ سِخَابًا فَلَمْ يَلْبَثْ أَنْ جَاءَ يَسْعَى حَتَّى اعْتَنَقَ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا صَاحِبَهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"اللَّهُمَّ إِنِّى أُحِبُّهُ فَأَحِبَّهُ وَأَحْبِبْ مَنْ يُحِبُّهُ."
Tercemesi:
Bize İbn Ömer, ona Süfyan, ona Ubeydullah b. Ebu Yezid, ona Nafi' b. Cübeyr b. Mut'im, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etti: Rasulullah'a (sav) birlikte günün bir kısmında sokağa çıktım. O benimlen konuşmuyor. Ben de onunla konuşmuyordum. Nihayet Benî Kaynuka Pazarına geldi. Sonra ayrıldı gitti. Ve Fatıma'nın evine gelerek; "ufaklık burada mı? Ufaklık burada mı" diye sordu. Hasan'ı kastediyordu. Anladık ki, annesi onu tertemiz yıkayıp giydirmek ve boynuna güzel kokulu gerdanlık takmak için alıkoymuş. Çok geçmeden koşarak geldi. Ve birbirlerine sarmaştılar. Bunun üzerine Rasulullah (sav); "Allah'ım! Ben bunu seviyorum. Onu sen de sev! Onu seveni de sev" diye dua buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6257, /1013
Senetler:
()
Konular:
Ehl-i beyt
Ehl-i beyt, Hz. Hasan
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ عَدِىٍّ - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - حَدَّثَنَا الْبَرَاءُ بْنُ عَازِبٍ قَالَ رَأَيْتُ الْحَسَنَ بْنَ عَلِىٍّ عَلَى عَاتِقِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَقُولُ:
"اللَّهُمَّ إِنِّى أُحِبُّهُ فَأَحِبَّهُ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7371, M006258
Hadis:
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ عَدِىٍّ - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - حَدَّثَنَا الْبَرَاءُ بْنُ عَازِبٍ قَالَ رَأَيْتُ الْحَسَنَ بْنَ عَلِىٍّ عَلَى عَاتِقِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَقُولُ:
"اللَّهُمَّ إِنِّى أُحِبُّهُ فَأَحِبَّهُ."
Tercemesi:
Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası, ona Şube, ona Adî. (bu zât İbn Sabit'tir), ona da Bera b. Azib şöyle rivayet etti: Hasan b. Ali'yi, Peygamber'in (sav) omuzunda gördüm. Kendisi; "Allah'ım! Ben bunu seviyorum; onu sen de sev" diye dua ediyordu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6258, /1013
Senetler:
()
Konular:
Ehl-i beyt
Ehl-i beyt, Hz. Hasan
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7372, M006259
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ وَأَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ قَالَ ابْنُ نَافِعٍ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ عَدِىٍّ - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - عَنِ الْبَرَاءِ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاضِعًا الْحَسَنَ بْنَ عَلِىٍّ عَلَى عَاتِقِهِ وَهُوَ يَقُولُ:
"اللَّهُمَّ إِنِّى أُحِبُّهُ فَأَحِبَّهُ."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Beşşâr ve Ebu Bekir b. Nafi', onlara Gunder, ona Şube, ona Adî (bu zat İbn Sabit'dir.), ona da Bera şöyle rivayet etti: Rasulullah'ın (sav) Hasan b. Ali'yi omuzuna koyduğunu gördüm:
"Allah'ım! Ben bunu seviyorum; onu sen de sev" diyordu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6259, /1013
Senetler:
()
Konular:
Ehl-i beyt
Ehl-i beyt, Hz. Hasan