Bize Kuteybe b. Said, ona Abdülaziz b. Ebu Hazim, ona Ebu Hazim, ona Sehl; (T)
Bize Kuteybe b. Said, ona Yakub b. Abdurrahman, ona Ebu Hazim, ona da Sehl b. Sa'd şöyle haber vermiştir:
"Hayber günü Rasulullah (sav) 'Bu sancağı öyle bir adama vereceğim ki, Allah onun elinde fetih müyesser kılacak. O, Allah'ı ve Rasulünü sever, Allah ve Rasulü de onu sever' buyurdu. Sehl der ki: Artık insanlar o gece 'Sancağı acaba kime verecek?' diye konuşarak gecelediler. Sabahlayınca erkenden Rasulullah'ın (sav) yanına vardılar. Her biri sancağın kendine verilmesini umuyordu. Derken Rasulullah (sav) 'Ali b. Ebu Talib nerede?' diye sordu. Ashab 'Ey Allah'ın Rasulü! O gözlerinden rahatsızdır' dediler. Emir buyurdu, Hz. Ali'ye, adam gönderip getirildi. Rasulullah (sav) onun gözlerine tükürüğünü sürdü ve kendisine dua etti. Ali derhal düzeldi. Hatta hiç ağrısı yokmuş gibi oldu. Rasulullah (sav) sancağı ona yerdi. Ali 'Ey Allah'ın Rasulü! Onlarla, onlar da bizim gibi oluncaya kadar mı harp edeceğim?' diye sordu. Hz. Peygamber (sav) 'Sükunetle hareket et, onların sahasına in, sonra onları İslam'a davet et! İslam'da kendilerine vacip olan Allah hakkını onlara haber ver. Vallahi senin sayende Allah'ın bir adama hidayet vermesi, senin için kırmızı develerin senin olmasından daha hayırlıdır' buyurdu."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7331, M006223
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ - يَعْنِى ابْنَ أَبِى حَازِمٍ - عَنْ أَبِى حَازِمٍ عَنْ سَهْلٍ ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ - وَاللَّفْظُ هَذَا - حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ - يَعْنِى ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ - عَنْ أَبِى حَازِمٍ أَخْبَرَنِى سَهْلُ بْنُ سَعْدٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَوْمَ خَيْبَرَ "لأُعْطِيَنَّ هَذِهِ الرَّايَةَ رَجُلاً يَفْتَحُ اللَّهُ عَلَى يَدَيْهِ يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيُحِبُّهُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ." قَالَ فَبَاتَ النَّاسُ يَدُوكُونَ لَيْلَتَهُمْ أَيُّهُمْ يُعْطَاهَا - قَالَ - فَلَمَّا أَصْبَحَ النَّاسُ غَدَوْا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كُلُّهُمْ يَرْجُونَ أَنْ يُعْطَاهَا فَقَالَ: "أَيْنَ عَلِىُّ بْنُ أَبِى طَالِبٍ." فَقَالُوا هُوَ يَا رَسُولَ اللَّهِ يَشْتَكِى عَيْنَيْهِ - قَالَ - فَأَرْسَلُوا إِلَيْهِ فَأُتِىَ بِهِ فَبَصَقَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى عَيْنَيْهِ وَدَعَا لَهُ فَبَرَأَ حَتَّى كَأَنْ لَمْ يَكُنْ بِهِ وَجَعٌ فَأَعْطَاهُ الرَّايَةَ فَقَالَ عَلِىٌّ يَا رَسُولَ اللَّهِ أُقَاتِلُهُمْ حَتَّى يَكُونُوا مِثْلَنَا. فَقَالَ: "انْفُذْ عَلَى رِسْلِكَ حَتَّى تَنْزِلَ بِسَاحَتِهِمْ ثُمَّ ادْعُهُمْ إِلَى الإِسْلاَمِ وَأَخْبِرْهُمْ بِمَا يَجِبُ عَلَيْهِمْ مِنْ حَقِّ اللَّهِ فِيهِ فَوَاللَّهِ لأَنْ يَهْدِىَ اللَّهُ بِكَ رَجُلاً وَاحِدًا خَيْرٌ لَكَ مِنْ أَنْ يَكُونَ لَكَ حُمْرُ النَّعَمِ."
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said, ona Abdülaziz b. Ebu Hazim, ona Ebu Hazim, ona Sehl; (T)
Bize Kuteybe b. Said, ona Yakub b. Abdurrahman, ona Ebu Hazim, ona da Sehl b. Sa'd şöyle haber vermiştir:
"Hayber günü Rasulullah (sav) 'Bu sancağı öyle bir adama vereceğim ki, Allah onun elinde fetih müyesser kılacak. O, Allah'ı ve Rasulünü sever, Allah ve Rasulü de onu sever' buyurdu. Sehl der ki: Artık insanlar o gece 'Sancağı acaba kime verecek?' diye konuşarak gecelediler. Sabahlayınca erkenden Rasulullah'ın (sav) yanına vardılar. Her biri sancağın kendine verilmesini umuyordu. Derken Rasulullah (sav) 'Ali b. Ebu Talib nerede?' diye sordu. Ashab 'Ey Allah'ın Rasulü! O gözlerinden rahatsızdır' dediler. Emir buyurdu, Hz. Ali'ye, adam gönderip getirildi. Rasulullah (sav) onun gözlerine tükürüğünü sürdü ve kendisine dua etti. Ali derhal düzeldi. Hatta hiç ağrısı yokmuş gibi oldu. Rasulullah (sav) sancağı ona yerdi. Ali 'Ey Allah'ın Rasulü! Onlarla, onlar da bizim gibi oluncaya kadar mı harp edeceğim?' diye sordu. Hz. Peygamber (sav) 'Sükunetle hareket et, onların sahasına in, sonra onları İslam'a davet et! İslam'da kendilerine vacip olan Allah hakkını onlara haber ver. Vallahi senin sayende Allah'ın bir adama hidayet vermesi, senin için kırmızı develerin senin olmasından daha hayırlıdır' buyurdu."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6223, /1007
Senetler:
()
Konular:
Cihad, fazileti
Hidayet, Hidayete vesile olmanın mükafaatı
Tebliğ, dine davet ve tebliğde metot
Tebliğ, İslam'a Davet
Bize Mansur b. Ebu Müzahim, ona İbrahim b. Sa'd, ona babası (S'ad b. İbrahim), ona Abdullah b. Şeddad, ona da Hz. Ali şöyle demiştir:
"Rasulullah (sav) Uhud gününde Sa'd b. Malik için 'at! Babam ve annem sana feda olsun' demiş, ondan başka hiçbir kimse için annesiyle babasının isimlerini bir araya getirmemiştir."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7343, M006233
Hadis:
حَدَّثَنَا مَنْصُورُ بْنُ أَبِى مُزَاحِمٍ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ - يَعْنِى ابْنَ سَعْدٍ - عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَدَّادٍ قَالَ سَمِعْتُ عَلِيًّا يَقُولُ مَا جَمَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَبَوَيْهِ لأَحَدٍ غَيْرَ سَعْدِ بْنِ مَالِكٍ فَإِنَّهُ جَعَلَ يَقُولُ لَهُ يَوْمَ أُحُدٍ "ارْمِ فِدَاكَ أَبِى وَأُمِّى."
Tercemesi:
Bize Mansur b. Ebu Müzahim, ona İbrahim b. Sa'd, ona babası (S'ad b. İbrahim), ona Abdullah b. Şeddad, ona da Hz. Ali şöyle demiştir:
"Rasulullah (sav) Uhud gününde Sa'd b. Malik için 'at! Babam ve annem sana feda olsun' demiş, ondan başka hiçbir kimse için annesiyle babasının isimlerini bir araya getirmemiştir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6233, /1009
Senetler:
1. Ebu Hasan Ali b. Ebu Talib el-Hâşimî (Ali b. Ebu Talib b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Velid Abdullah b. Şeddad el-Leysî (Abdullah b. Şeddad b. Usame b. Amr)
3. Ebu İshak Sa'd b. İbrahim el-Kuraşi (Sa'd b. İbrahim b. Abdurrahman b. Avf)
4. Ebu İshak İbrahim b. Sa'd ez-Zührî (İbrahim b. Sa'd b. İbrahim b. Abdurrahman b. Avf)
5. Ebu Nasr Mansur b. Ebu Müzahim es-Ezdî (Mansur b. Beşir)
Konular:
KTB, CİHAD
Sahabe, Fazileti
UHUD GAZVESİ
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7328, M006221
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِى شَيْبَةَ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ عَنْ شُعْبَةَ ح
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى وَابْنُ بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ سَمِعْتُ إِبْرَاهِيمَ بْنَ سَعْدٍ عَنْ سَعْدٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ لِعَلِىٍّ
"أَمَا تَرْضَى أَنْ تَكُونَ مِنِّى بِمَنْزِلَةِ هَارُونَ مِنْ مُوسَى."
Tercemesi:
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Gunder, ona Şube; (T)
Bize Muhammed b. Müsenna ve İbn Beşşâr, o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şube, ona Sa'd b. İbrahim, ona da İbrahim b. Sa'd b. Sa'd Peygamber'den (sav) olmak üzere dinledim. Ali'ye; "bana Musa'ya nispetle Harun yerinde olmana razı değil misin" buyurd.u
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6221, /1006
Senetler:
()
Konular:
Ehl-i Beyt, Hz. Ali
Yönetim, halife, tayini ve seçimi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7330, M006222
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ - يَعْنِى ابْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِىَّ - عَنْ سُهَيْلٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَوْمَ خَيْبَرَ
"لأُعْطِيَنَّ هَذِهِ الرَّايَةَ رَجُلاً يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ يَفْتَحُ اللَّهُ عَلَى يَدَيْهِ." قَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ مَا أَحْبَبْتُ الإِمَارَةَ إِلاَّ يَوْمَئِذٍ - قَالَ - فَتَسَاوَرْتُ لَهَا رَجَاءَ أَنْ أُدْعَى لَهَا - قَالَ - فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلِىَّ بْنَ أَبِى طَالِبٍ فَأَعْطَاهُ إِيَّاهَا وَقَالَ:
"امْشِ وَلاَ تَلْتَفِتْ حَتَّى يَفْتَحَ اللَّهُ عَلَيْكَ." قَالَ فَسَارَ عَلِىٌّ شَيْئًا ثُمَّ وَقَفَ وَلَمْ يَلْتَفِتْ فَصَرَخَ يَا رَسُولَ اللَّهِ عَلَى مَاذَا أُقَاتِلُ النَّاسَ قَالَ:
"قَاتِلْهُمْ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ فَإِذَا فَعَلُوا ذَلِكَ فَقَدْ مَنَعُوا مِنْكَ دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّهَا وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ."
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said, ona Yakub b. Abdurrahman el-Kârî, ona Süheyl, ona babası, ona da Ebu Hureyre (Abdurrahman b. Evs) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) Hayber savaşı sırasında; "bu sancağı, Allah ve Rasulünü seven ve Allah'ın Hayber'in fethini onun eliyle gerçekleştireceği bir kişiye vereceğim" buyurdu. Ömer dedi ki: O güne kadar emir olmayı hiç istememiştim. Ama bu iş için beni çağırmasını ümit ederek kendimi göstermeye çalıştım. Fakat Rasulullah (sav), Ali b. Ebu Talib'i çağırdı ve sancağı ona vererek; "Allah sana (Hayber'in) fethini nasip edinceye kadar yürü. Başka da bir şeye yönelme" buyurdu. Bunun üzerine Ali yürümeye başladı, sonra durdu arkasına dönmeden; ey Allah'ın Rasulü! Onlarla hangi hususta savaşayım dedi. Rasulullah da (sav); "Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in Allah'ın Rasulü olduğuna şehadet edinceye kadar onlarla savaş. Eğer bunu yaparlarsa malları ve canlarını senden korumuş olurlar. (Dinin) hakları ise müstesnadır. (Bunu çiğnerseler) hesapları Allah'a aittir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6222, /1007
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Yezid Süheyl b. Ebu Salih es-Semmân (Süheyl b. Zekvan)
4. Yakub b. Abdurrahman el-Kârî (Yakub b. Abdurrahman b. Muhammed)
Konular:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا حَاتِمٌ - يَعْنِى ابْنَ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِى عُبَيْدٍ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ قَالَ كَانَ عَلِىٌّ قَدْ تَخَلَّفَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فِى خَيْبَرَ وَكَانَ رَمِدًا فَقَالَ أَنَا أَتَخَلَّفُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. فَخَرَجَ عَلِىٌّ فَلَحِقَ بِالنَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا كَانَ مَسَاءُ اللَّيْلَةِ الَّتِى فَتَحَهَا اللَّهُ فِى صَبَاحِهَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"لأُعْطِيَنَّ الرَّايَةَ - أَوْ لَيَأْخُذَنَّ بِالرَّايَةِ - غَدًا رَجُلٌ يُحِبُّهُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَوْ قَالَ يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ يَفْتَحُ اللَّهُ عَلَيْهِ." فَإِذَا نَحْنُ بِعَلِىٍّ وَمَا نَرْجُوهُ فَقَالُوا هَذَا عَلِىٌّ. فَأَعْطَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الرَّايَةَ فَفَتَحَ اللَّهُ عَلَيْهِ.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7333, M006224
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا حَاتِمٌ - يَعْنِى ابْنَ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِى عُبَيْدٍ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ قَالَ كَانَ عَلِىٌّ قَدْ تَخَلَّفَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فِى خَيْبَرَ وَكَانَ رَمِدًا فَقَالَ أَنَا أَتَخَلَّفُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. فَخَرَجَ عَلِىٌّ فَلَحِقَ بِالنَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا كَانَ مَسَاءُ اللَّيْلَةِ الَّتِى فَتَحَهَا اللَّهُ فِى صَبَاحِهَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"لأُعْطِيَنَّ الرَّايَةَ - أَوْ لَيَأْخُذَنَّ بِالرَّايَةِ - غَدًا رَجُلٌ يُحِبُّهُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَوْ قَالَ يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ يَفْتَحُ اللَّهُ عَلَيْهِ." فَإِذَا نَحْنُ بِعَلِىٍّ وَمَا نَرْجُوهُ فَقَالُوا هَذَا عَلِىٌّ. فَأَعْطَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الرَّايَةَ فَفَتَحَ اللَّهُ عَلَيْهِ.
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said, ona Hatim (yani İbn İsmail), ona Yezid b. Ebu Ubeyd, ona da Seleme b. Ekva şöyle rivayet etti: Hayber'de Ali, Peygamber'den (sav) geri kalmıştı. Gözleri ağırıyordu. Ben Rasulullah'tan (sav) geri mi kalacağım dedi. Ve Ali hemen yola fıkarak Peygamber 'e (sav) yetişti. Sabahında Allah'ın fethi müyesser kıldığı gecenin akşamı olunca Rasulullah (sav); "bu sancağı mutlaka vereceğim yahut bu sancağı yarın mutlaka Allah'ın ve Rasulünün sevdiği bir adam alacaktır. Veya Allah'ı ve Rasulünü seven bir adam alacaktır. Allah ona fethi müyesser kılacaktır" buyurdu. Bir de ne görelim, bu zat Ali imiş. Halbuki biz onu ummuyorduk. Ashab, işte Ali dediler. Rasulullah da (sav) sancağı ona verdi. Ve Allah fethi ona müyesser kıldı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6224, /1007
Senetler:
()
Konular:
Ehl-i Beyt, Hz. Ali
Sevgi, Allah için sevmek
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَامِرِ بْنِ رَبِيعَةَ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ أَرِقَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"ذَاتَ لَيْلَةٍ فَقَالَ لَيْتَ رَجُلاً صَالِحًا مِنْ أَصْحَابِى يَحْرُسُنِى اللَّيْلَةَ." قَالَتْ وَسَمِعْنَا صَوْتَ السِّلاَحِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَنْ هَذَا." قَالَ سَعْدُ بْنُ أَبِى وَقَّاصٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ جِئْتُ أَحْرُسُكَ. قَالَتْ عَائِشَةُ فَنَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى سَمِعْتُ غَطِيطَهُ.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7340, M006230
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَامِرِ بْنِ رَبِيعَةَ عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ أَرِقَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"ذَاتَ لَيْلَةٍ فَقَالَ لَيْتَ رَجُلاً صَالِحًا مِنْ أَصْحَابِى يَحْرُسُنِى اللَّيْلَةَ." قَالَتْ وَسَمِعْنَا صَوْتَ السِّلاَحِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَنْ هَذَا." قَالَ سَعْدُ بْنُ أَبِى وَقَّاصٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ جِئْتُ أَحْرُسُكَ. قَالَتْ عَائِشَةُ فَنَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى سَمِعْتُ غَطِيطَهُ.
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb, ona Süleyman b. Bilal, ona Yahya b. Said, ona Abdullah b. Amir b. Rabia, ona da Aişe şöyle rivayet etti: Bir gece Rasulullah (sav) uykusuz kaldı da "keşke benim ashabımdan yararlı bir zat bu gece beni korusa" dedi. Ve silah sesi işittik. Rasulullah (sav); "kim o" dedi. (Gelen zat) Sa'd b. Ebu Vakkas ya Rasulullah! Seni korumağa geldim dedi. Aişe demiş ki: Bunun üzerine Rasulullah (sav) uyudu. Hatta horultusunu işittim.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Fedâilü's-sahâbe 6230, /1009
Senetler:
()
Konular:
Sahabe, Fazileti