Açıklama: İrtidat ifadesi ile dinden çıkma değil, yanlış, hatalı işlere geri döndüler veya bidatlar ihdas ederek yanlışa yöneldiler şeklinde anlaşılması daha isabetlidir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
24188, B006585
Hadis:
وَقَالَ أَحْمَدُ بْنُ شَبِيبِ بْنِ سَعِيدٍ الْحَبَطِىُّ حَدَّثَنَا أَبِى عَنْ يُونُسَ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ أَنَّهُ كَانَ يُحَدِّثُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"يَرِدُ عَلَىَّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ رَهْطٌ مِنْ أَصْحَابِى فَيُحَلَّئُونَ عَنِ الْحَوْضِ فَأَقُولُ يَا رَبِّ أَصْحَابِى . فَيَقُولُ إِنَّكَ لاَ عِلْمَ لَكَ بِمَا أَحْدَثُوا بَعْدَكَ ، إِنَّهُمُ ارْتَدُّوا عَلَى أَدْبَارِهِمُ الْقَهْقَرَى."
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Şebib b. Said el-Habâtî, ona babası (Şebib b. Said), ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre’nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Kıyamet günü bana ashabımdan bir grup getirilecek, fakat onlar havuzdan uzaklaştırılacak. Ben de ‘Ey Rabbim! Ashabım!..’ diyeceğim. Allah Teâlâ şöyle buyuracak: ‘Sen, onların senden sonra neler yaptığını bilmiyorsun. Onlar senden sonra gerisin geriye dönüp (yanlış işlere) yöneldiler.’”
Açıklama:
İrtidat ifadesi ile dinden çıkma değil, yanlış, hatalı işlere geri döndüler veya bidatlar ihdas ederek yanlışa yöneldiler şeklinde anlaşılması daha isabetlidir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 53, 2/592
Senetler:
()
Konular:
Sahabe, Hz. Peygamber'den sonraki durumları
حَدَّثَنِى يَحْيَى بْنُ حَمَّادٍ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ سُلَيْمَانَ عَنْ شَقِيقٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم:
"أَنَا فَرَطُكُمْ عَلَى الْحَوْضِ"
Öneri Formu
Hadis Id, No:
24164, B006575
Hadis:
حَدَّثَنِى يَحْيَى بْنُ حَمَّادٍ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ سُلَيْمَانَ عَنْ شَقِيقٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم:
"أَنَا فَرَطُكُمْ عَلَى الْحَوْضِ"
Tercemesi:
Bize Yahya b. Hammad, ona Ebu Avane, ona Süleyman, ona Şekik, ona da Abdullah’ın (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Ben, havzın başında sizden önce varanınızım."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 53, 2/591
Senetler:
()
Konular:
Havz, Havz'da toplanma
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا يَحْيَى عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ حَدَّثَنِى نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ - رضى الله عنهما - عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"أَمَامَكُمْ حَوْضٌ كَمَا بَيْنَ جَرْبَاءَ وَأَذْرُحَ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
24171, B006577
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا يَحْيَى عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ حَدَّثَنِى نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ - رضى الله عنهما - عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"أَمَامَكُمْ حَوْضٌ كَمَا بَيْنَ جَرْبَاءَ وَأَذْرُحَ."
Tercemesi:
Bize Müsedded, ona Yahya, ona Ubeydullah, ona Nafi', ona da İbn Ömer’in (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Önünüzde, Cerbâ ile Ezruh arası kadar genişlikte bir havuz vardır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 53, 2/591
Senetler:
()
Konular:
Havz, Havz'da toplanma
Öneri Formu
Hadis Id, No:
24172, B006578
Hadis:
حَدَّثَنِى عَمْرُو بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ أَخْبَرَنَا أَبُو بِشْرٍ وَعَطَاءُ بْنُ السَّائِبِ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنه - قَالَ الْكَوْثَرُ الْخَيْرُ الْكَثِيرُ الَّذِى أَعْطَاهُ اللَّهُ إِيَّاهُ.
قَالَ أَبُو بِشْرٍ قُلْتُ لِسَعِيدٍ إِنَّ أُنَاسًا يَزْعُمُونَ أَنَّهُ نَهَرٌ فِى الْجَنَّةِ.
فَقَالَ سَعِيدٌ النَّهَرُ الَّذِى فِى الْجَنَّةِ مِنَ الْخَيْرِ الَّذِى أَعْطَاهُ اللَّهُ إِيَّاهُ.
Tercemesi:
Bize Amr b. Muhammed, ona Huşeym, ona Ebu Bişr ve Ata b. Sâib, onlara Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas’ın (ra) rivayet ettiğine göre:
Kevser, Allah’ın Rasulü’ne (sav) verdiği çokça hayırdır.
Ebu Bişr dedi ki: Said’e şöyle sordum:
Bazı insanlar onun cennette bir nehir olduğunu söylüyorlar.
Said şöyle cevap verdi:
Cennetteki o nehir, Allah’ın Rasulü’ne (sav) verdiği hayrın bir parçasıdır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 53, 2/591
Senetler:
()
Konular:
Kevser, Kevser / havz
Öneri Formu
Hadis Id, No:
24174, B006579
Hadis:
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِى مَرْيَمَ حَدَّثَنَا نَافِعُ بْنُ عُمَرَ عَنِ ابْنِ أَبِى مُلَيْكَةَ قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرٍو قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم:
"حَوْضِى مَسِيرَةُ شَهْرٍ ، مَاؤُهُ أَبْيَضُ مِنَ اللَّبَنِ ، وَرِيحُهُ أَطْيَبُ مِنَ الْمِسْكِ ، وَكِيزَانُهُ كَنُجُومِ السَّمَاءِ ، مَنْ شَرِبَ مِنْهَا فَلاَ يَظْمَأُ أَبَدًا."
Tercemesi:
Bize Said b. Ebu Meryem, ona Nafi' b. Ömer, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Abdullah b. Amr'ın rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Havuzumun (boyu) bir aylık mesafedir. Suyu sütten daha beyaz, kokusu miskten daha güzeldir. Bardakları gökyüzündeki yıldızlar gibi çoktur. Kim ondan içerse, artık ebediyen susamaz."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 53, 2/591
Senetler:
()
Konular:
Havz, Havz'da toplanma
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُفَيْرٍ قَالَ حَدَّثَنِى ابْنُ وَهْبٍ عَنْ يُونُسَ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ حَدَّثَنِى أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: "إِنَّ قَدْرَ حَوْضِى كَمَا بَيْنَ أَيْلَةَ وَصَنْعَاءَ مِنَ الْيَمَنِ ، وَإِنَّ فِيهِ مِنَ الأَبَارِيقِ كَعَدَدِ نُجُومِ السَّمَاءِ"
Öneri Formu
Hadis Id, No:
24176, B006580
Hadis:
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُفَيْرٍ قَالَ حَدَّثَنِى ابْنُ وَهْبٍ عَنْ يُونُسَ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ حَدَّثَنِى أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: "إِنَّ قَدْرَ حَوْضِى كَمَا بَيْنَ أَيْلَةَ وَصَنْعَاءَ مِنَ الْيَمَنِ ، وَإِنَّ فِيهِ مِنَ الأَبَارِيقِ كَعَدَدِ نُجُومِ السَّمَاءِ"
Tercemesi:
Bize Said b. Ufeyr, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona da Enes b. Malik'in (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Havuzumun büyüklüğü Eyle ile Yemen'deki San'a arasındaki mesafe kadardır. Onun içinde gökyüzündeki yıldızlar sayısınca ibrikler vardır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 53, 2/591
Senetler:
()
Konular:
Havz, Havz'da toplanma
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم . وَحَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"بَيْنَمَا أَنَا أَسِيرُ فِى الْجَنَّةِ إِذَا أَنَا بِنَهَرٍ حَافَتَاهُ قِبَابُ الدُّرِّ الْمُجَوَّفِ قُلْتُ مَا هَذَا يَا جِبْرِيلُ قَالَ هَذَا الْكَوْثَرُ الَّذِى أَعْطَاكَ رَبُّكَ . فَإِذَا طِينُهُ - أَوْ طِيبُهُ - مِسْكٌ أَذْفَرُ"
شَكَّ هُدْبَةُ.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
24179, B006581
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم . وَحَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"بَيْنَمَا أَنَا أَسِيرُ فِى الْجَنَّةِ إِذَا أَنَا بِنَهَرٍ حَافَتَاهُ قِبَابُ الدُّرِّ الْمُجَوَّفِ قُلْتُ مَا هَذَا يَا جِبْرِيلُ قَالَ هَذَا الْكَوْثَرُ الَّذِى أَعْطَاكَ رَبُّكَ . فَإِذَا طِينُهُ - أَوْ طِيبُهُ - مِسْكٌ أَذْفَرُ"
شَكَّ هُدْبَةُ.
Tercemesi:
Bize Ebu Velid, ona Hemmam, ona Katâde, ona da Enes'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
Yine bize Hudbe b. Halid, ona Hemmam, ona Katâde, ona da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Cennette yürürken bir nehirle karşılaştım; iki kenarında içi oyulmuş inci kubbeler vardı. 'Bu nedir ey Cebrâil?' dedim. 'Bu, Rabbinin sana verdiği Kevser'dir' dedi. Sonra nehrin toprağının –veya kokusunun– keskin misk gibi olduğunu gördüm."
(Ravi Hudbe, 'toprağı mı yoksa kokusu mu' ifadesinde tereddüt etmiştir.)
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 53, 2/592
Senetler:
()
Konular:
Kevser, Kevser / havz
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"لَيَرِدَنَّ عَلَىَّ نَاسٌ مِنْ أَصْحَابِى الْحَوْضَ ، حَتَّى عَرَفْتُهُمُ اخْتُلِجُوا دُونِى ، فَأَقُولُ أَصْحَابِى . فَيَقُولُ لاَ تَدْرِى مَا أَحْدَثُوا بَعْدَكَ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
24182, B006582
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:
"لَيَرِدَنَّ عَلَىَّ نَاسٌ مِنْ أَصْحَابِى الْحَوْضَ ، حَتَّى عَرَفْتُهُمُ اخْتُلِجُوا دُونِى ، فَأَقُولُ أَصْحَابِى . فَيَقُولُ لاَ تَدْرِى مَا أَحْدَثُوا بَعْدَكَ."
Tercemesi:
Bize Müslim b. İbrahim, ona Vüheyb, ona Abdülaziz, ona da Enes’in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Havuzumun başına mutlaka ashabımdan bazıları gelecektir. Nihayet ben onları tanıyacağım ama sonra benden uzaklaştırılacaklar. Ben de 'Ashabım!' diyeceğim. Bunun üzerine bana 'Sen, onlar senden sonra neler yaptılar, bilmiyorsun' denilecek."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 53, 2/592
Senetler:
()
Konular:
Havz, Havz'da toplanma
Sahabe, Hz. Peygamber'den sonraki durumları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
24185, B006583
Hadis:
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِى مَرْيَمَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُطَرِّفٍ حَدَّثَنِى أَبُو حَازِمٍ عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ قَالَ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم:
"إِنِّى فَرَطُكُمْ عَلَى الْحَوْضِ ، مَنْ مَرَّ عَلَىَّ شَرِبَ ، وَمَنْ شَرِبَ لَمْ يَظْمَأْ أَبَدًا ، لَيَرِدَنَّ عَلَىَّ أَقْوَامٌ أَعْرِفُهُمْ وَيَعْرِفُونِى ، ثُمَّ يُحَالُ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ."
Tercemesi:
Bize Said b. Ebu Meryem, ona Muhammed b. Mutarrif, ona Ebu Hâzim, ona da Sehl b. Sa’d’ın (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Ben, sizden önce havuzun başına varacağım. Kim yanıma uğrarsa içecektir; kim içerse artık ebediyen susamayacaktır. Bana, mutlaka bazı insanlar gelecekler; ben de onları tanıyacağım, onlar da beni tanıyacaklar; ancak benimle onların arasına engel konulacaktır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 53, 2/592
Senetler:
()
Konular:
Havz, Havz'da toplanma
Öneri Formu
Hadis Id, No:
24186, B006584
Hadis:
قَالَ أَبُو حَازِمٍ فَسَمِعَنِى النُّعْمَانُ بْنُ أَبِى عَيَّاشٍ فَقَالَ هَكَذَا سَمِعْتَ مِنْ سَهْلٍ فَقُلْتُ نَعَمْ . فَقَالَ أَشْهَدُ عَلَى أَبِى سَعِيدٍ الْخُدْرِىِّ لَسَمِعْتُهُ وَهْوَ يَزِيدُ فِيهَا:
"فَأَقُولُ إِنَّهُمْ مِنِّى . فَيُقَالُ إِنَّكَ لاَ تَدْرِى مَا أَحْدَثُوا بَعْدَكَ . فَأَقُولُ سُحْقًا سُحْقًا لِمَنْ غَيَّرَ بَعْدِى."
وَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ سُحْقًا بُعْدًا ، يُقَالُ سَحِيقٌ بَعِيدٌ ، وَأَسْحَقَهُ أَبْعَدَهُ .
Tercemesi:
Ebu Hazim şöyle dedi: Benden bu hadisi Numan b. Ebu Ayyâş işitti ve “Bunu Sehl’den böyle mi işittin?” dedi. Ben de 'Evet' dedim. Bunun üzerine dedi ki:
Ebu Said el-Hudrî’ye şahitlik ederim ki, onu bu hadise şu ziyadeyle birlikte rivayet ederken işittim:
"Ben, ‘Onlar bendendir!’ derim. Fakat bana şöyle denir: ‘Sen, onların senden sonra neler yaptığını bilmiyorsun.’ Bunun üzerine ben de şöyle derim: ‘Benden sonra dinde değişiklik yapanlara uzak olsun, uzak olsun!’"
İbn Abbas (ra) da 'suḥqan' kelimesinin 'uzaklık' anlamında olduğunu söylemiştir. Denilir ki: sahîkun 'uzak', ashaqahullah ise 'onu uzaklaştırdı' demektir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 53, 2/592
Senetler:
()
Konular:
Sahabe, Hz. Peygamber'den sonraki durumları