10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Seleme b. Şebîb, ona Hasan b. A'yen, ona Ma'kil, ona Ebu Zübeyr, ona da Cabir (ra) şöyle rivayet etmiştir: Bir adam Hz. Peygamber'e (sav) gelip yemek istemişti. Hz. Peygamber de ona yarım vasak (yaklaşık yüz kg) arpa verdi. Adam bundan hem kendisi yedi, hem de eşine ve misafirine yedirdi. Sonra kalan arpayı tarttı ve Hz. Peygamber'e (sav) geldi. Hz. Peygamber (sav) ona; "eğer tartmasaydın ondan daha çok yerdiniz ve elinizde de kalırdı" buyurdu.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Süfyan b. Uyeyne; (T) Bize Ebu Küreyb, ona Ebu Üsame ve İbn Bişr, onlara Hişam; (T) Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr -ki hadisin lafızları ona aittir-, ona Muhammed b. Bişr, ona Hişam, ona babası (Urve b. Zübeyr), ona da Aişe şöyle rivayet etmiştir: Haris b. Hişam, Hz. Peygamber'e (sav) vahyin kendisine nasıl geldiğini sordu. O da şöyle buyurdu: "Bazen çıngırak sesi şeklinde gelir. Bu da bana en zor gelen şeklidir. Ses kesildiği zaman bana vahyedilen şeyi ezberlemiş olurum. Bazen de melek insan suretine benzer (bir şekilde gelir); ben de söylediklerini aklımda tutarım."
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Muaz b. Hişam, ona babası (Hişam b. Abdullah), ona Katade, ona Hasan, ona da Hıttan b. Abdullah er-Rakkâşî, ona da Ubade b. Samit şöyle rivayet etti: "Hz. Peygamber'e (sav) vahiy geldiğinde, (düşünceli biri gibi) başını önüne eğer, ashabı da başlarını önlerine eğerlerdi. Vahiy alması bittiğinde ise başını kaldırırdı."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Süfyân b. Uyeyne; (T) Bize Ebu Küreyb, ona Ebu Üsame ve Bişr, onlara Hişâm; (T) Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr -ki hadisin lafızları ona aittir-, ona Muhammed b. Bişr, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyr), ona da Aişe şöyle rivayet etti: Hâris b. Hişâm, Nebî'ye (sav), vahyin kendisine nasıl geldiğini sordu. O ise şöyle buyurdu: ''Vahiy, bana, bazen çan sesi gibi gelir ki bana en zor olan budur. Ardından bu hal benden gider ve vahyi kavrarım. Bazen de, melek, insan suretinde gelir, dediklerini idrak ederim.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Süfyân b. Uyeyne; (T) Bize Ebu Küreyb, ona Ebu Üsame ve Bişr, onlara Hişâm; (T) Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr -ki hadisin lafızları ona aittir-, ona Muhammed b. Bişr, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyr), ona da Aişe şöyle rivayet etti: Hâris b. Hişâm, Nebî'ye (sav), vahyin kendisine nasıl geldiğini sordu. O ise şöyle buyurdu: ''Vahiy, bana, bazen çan sesi gibi gelir ki bana en zor olan budur. Ardından bu hal benden gider ve vahyi kavrarım. Bazen de, melek, insan suretinde gelir, dediklerini idrak ederim.
Bize Abdullah b. Abdurrahman ed-Dârimî ve Ebu Bekir b. İshak, o ikisine Ebu Yeman, ona Şuayb (b. Dinar), ona Zührî, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman ve Said b. Müseyyeb, onlara da Ebu Hureyre; "Müslüman bir adamla Yahudi bir adam birbirlerine sövdüler" demiş ve hadisin devamını İbrahim b. Sa'd'ın, İbn Şihab'dan naklettiği yukarıdaki hadisin aynı lafızlarıyla rivayet etmiştir.