Bize Sa'd b. Hafs, ona Şeyban, ona Yahya, ona Muhammed b. İbrahim el-Kuraşî, ona Muaz b. Abdurrahman, ona da İbn Eban şöyle demiştir:
"Osman (b. Affan) koltuğunda oturuyorken ona abdest suyunu getirdim. Kendisi güzelce abdest aldı ve şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (sav) benim oturduğum yerde oturup güzelce abdest alırken gördüm. Hz. Peygamber (sav) sonra 'Kim benim aldığım gibi abdest alır, sonra da mescide gelip iki rekat namaz kılar, sonra da (mescidde) oturursa işlemiş olduğu günahları bağışlanır' buyurdu. Osman der ki: Hz. Peygamber (sav) sonra 'Aldanmayın' buyurdu."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23511, B006433
Hadis:
حَدَّثَنَا سَعْدُ بْنُ حَفْصٍ حَدَّثَنَا شَيْبَانُ عَنْ يَحْيَى عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ الْقُرَشِىِّ قَالَ أَخْبَرَنِى مُعَاذُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ ابْنَ أَبَانَ أَخْبَرَهُ قَالَ أَتَيْتُ عُثْمَانَ بِطَهُورٍ وَهْوَ جَالِسٌ عَلَى الْمَقَاعِدِ ، فَتَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ ثُمَّ قَالَ رَأَيْتُ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم تَوَضَّأَ وَهْوَ فِى هَذَا الْمَجْلِسِ ، فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ ثُمَّ قَالَ « مَنْ تَوَضَّأَ مِثْلَ هَذَا الْوُضُوءِ ، ثُمَّ أَتَى الْمَسْجِدَ فَرَكَعَ رَكْعَتَيْنِ ، ثُمَّ جَلَسَ ، غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ » . قَالَ وَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « لاَ تَغْتَرُّوا » .
Tercemesi:
Bize Sa'd b. Hafs, ona Şeyban, ona Yahya, ona Muhammed b. İbrahim el-Kuraşî, ona Muaz b. Abdurrahman, ona da İbn Eban şöyle demiştir:
"Osman (b. Affan) koltuğunda oturuyorken ona abdest suyunu getirdim. Kendisi güzelce abdest aldı ve şöyle dedi: Ben Rasulullah'ı (sav) benim oturduğum yerde oturup güzelce abdest alırken gördüm. Hz. Peygamber (sav) sonra 'Kim benim aldığım gibi abdest alır, sonra da mescide gelip iki rekat namaz kılar, sonra da (mescidde) oturursa işlemiş olduğu günahları bağışlanır' buyurdu. Osman der ki: Hz. Peygamber (sav) sonra 'Aldanmayın' buyurdu."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 8, 2/566
Senetler:
1. Ebu Amr Osman b. Affân (Osman b. Affân b. Ebu Âs b. Ümeyye b. Abdüşems)
2. Humran b. Eban en-Nemri (Humran b. Eban b. Halid b. Abduamr)
3. Muaz b. Abdurrahman el-Kuraşi (Muaz b. Abdurrahman b. Osman b. Ubeydullah b. Osman)
4. Ebu Abdullah Muhammed b. İbrahim et-Teymî el-Kuraşî (Muhammed b. İbrahim b. Hâris b. Hâlid)
5. Ebu Nasr Yahya b. Ebu Kesir et-Tâî (Yahya b. Salih b. Mütevekkil)
6. Ebu Muaviye Şeyban b. Abdurrahman et-Temimi (Şeyban b. Abdurrahman)
7. Sa'd b. Hafs ed-Dahm (Sa'd b. Hafs)
Konular:
Abdest, Hz. Peygamber'in
Amel, günahlara kefaret olan ameller
KTB, GÜNAH
Mizan/hesaplaşma, Ahirette Günahların silinmesi/affedilmesi
Sahâbe, sahabilerin sünnete uyma hassasiyetleri
Bize Ahmed b. Şebîb, ona babası (Şebîb b. Said), ona Yunus; (T)
Leys der ki: Bana Yunus, ona İbn Şihab, ona Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Benim Uhud kadar altınım olsa, bir borç karşılığında hazırda tuttuğum bir miktar haricinde, yanımda o altından bir miktar varken üzerimden üç gece geçmemesi beni mutlu eder."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23719, B006445
Hadis:
حَدَّثَنِى أَحْمَدُ بْنُ شَبِيبٍ حَدَّثَنَا أَبِى عَنْ يُونُسَ . وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِى يُونُسُ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « لَوْ كَانَ لِى مِثْلُ أُحُدٍ ذَهَبًا لَسَرَّنِى أَنْ لاَ تَمُرَّ عَلَىَّ ثَلاَثُ لَيَالٍ وَعِنْدِى مِنْهُ شَىْءٌ ، إِلاَّ شَيْئًا أُرْصِدُهُ لِدَيْنٍ » .
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Şebîb, ona babası (Şebîb b. Said), ona Yunus; (T)
Leys der ki: Bana Yunus, ona İbn Şihab, ona Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Benim Uhud kadar altınım olsa, bir borç karşılığında hazırda tuttuğum bir miktar haricinde, yanımda o altından bir miktar varken üzerimden üç gece geçmemesi beni mutlu eder."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 14, 2/568
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Abdullah Ubeydullah b. Abdullah el-Hüzeli (Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud b. Gâfil)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Yunus b. Yezid el-Eyli (Yunus b. Yezid b. Mişkan)
5. Ebu Said Şebîb b. Said et-Temîmî (Şebîb b. Said)
6. Ebu Abdullah Ahmed b. Şebîb el-Habatî (Ahmed b. Şebîb b. Said)
Konular:
Borç, Hz. Peygamber'in ölenin borcunu üstlenmesi
Dünya, Hz. Peygamber gözünde
İnanç, dünya ve ahiret dengesi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23751, B006446
Hadis:
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو حَصِينٍ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « لَيْسَ الْغِنَى عَنْ كَثْرَةِ الْعَرَضِ ، وَلَكِنَّ الْغِنَى غِنَى النَّفْسِ » .
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Yunus (et-Temimî), ona Ebu Bekir (b. Ayyaş el-Esedî), ona Ebu Husayn (Osman b. Asım el-Esedî), ona Ebu Salih (es-Semmân), ona da Ebu Hüreyre, Rasul-i Ekrem’in (sav) şöyle buyurduğunu nakletti: “Zenginlik mal çokluğundan değildir. Fakat zenginlik nefis (ve gönül) zenginliğidir.”
Açıklama:
Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım:
الْغِنَى غِنَى النَّفْسِ
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 15, 2/569
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Hasîn Osman b. Asım el-Esedî (Osman b. Asım b. Husayn)
4. Ebu Bekir b. Ayyaş el-Esedî (Ebu Bekir b. Ayyaş b. Salim)
5. Ebu Abdullah Ahmed b. Yunus et-Temimî (Ahmed b. Abdullah b. Yunus b. Abdullah b. Kays)
Konular:
Müslüman, kanaatkâr/haris/tamahkâr olmak
Seçki, Güzel ahlak
Zühd
حَدَّثَنِى يَحْيَى بْنُ مُوسَى حَدَّثَنَا وَكِيعٌ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ عَنْ قَيْسٍ قَالَ سَمِعْتُ خَبَّابًا وَقَدِ اكْتَوَى يَوْمَئِذٍ سَبْعًا فِى بَطْنِهِ وَقَالَ:
"لَوْلاَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَانَا أَنْ نَدْعُوَ بِالْمَوْتِ لَدَعَوْتُ بِالْمَوْتِ ، إِنَّ أَصْحَابَ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم مَضَوْا وَلَمْ تَنْقُصْهُمُ الدُّنْيَا بِشَىْءٍ ، وَإِنَّا أَصَبْنَا مِنَ الدُّنْيَا مَا لاَ نَجِدُ لَهُ مَوْضِعًا إِلاَّ التُّرَابَ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23496, B006430
Hadis:
حَدَّثَنِى يَحْيَى بْنُ مُوسَى حَدَّثَنَا وَكِيعٌ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ عَنْ قَيْسٍ قَالَ سَمِعْتُ خَبَّابًا وَقَدِ اكْتَوَى يَوْمَئِذٍ سَبْعًا فِى بَطْنِهِ وَقَالَ:
"لَوْلاَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَانَا أَنْ نَدْعُوَ بِالْمَوْتِ لَدَعَوْتُ بِالْمَوْتِ ، إِنَّ أَصْحَابَ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم مَضَوْا وَلَمْ تَنْقُصْهُمُ الدُّنْيَا بِشَىْءٍ ، وَإِنَّا أَصَبْنَا مِنَ الدُّنْيَا مَا لاَ نَجِدُ لَهُ مَوْضِعًا إِلاَّ التُّرَابَ."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Musa, ona Veki', ona İsmail, ona da Kays şöyle demiştir:
Ben, Habbâb'ın (kendisinden) karnında yedi defa dağlama tedavisi yapıldığını duydum. O gün Habbâb şöyle dedi: "Eğer Rasulullah (sav) bize ölümü istemeyi yasaklamış olmasaydı, (bu acıdan kurtulmak için) ölmeyi isterdim. Muhammed'in ashâbından bazıları vefat etti ama dünya onlardan (amellerinden) bir şey eksiltmedi. Bizler ise dünyada o kadar çok mala kavuştuk ki, bugün o malı topraktan başka koyacak yer bulamıyoruz!"
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 7, 2/565
Senetler:
1. Ebu Abdullah Habbab b. Eret (Habbab b. Eret b. Cendele b. Sa'd b. Huzeyme)
2. Kays b. Ebu Hazim el-Becelî (Kays b. Avf b. Abdülharis)
3. ُEbu Abdullah İsmail b. Ebu Halid el-Becelî (İsmail b. Hürmüz)
4. Ebu Süfyan Veki' b. Cerrah er-Ruâsî (Veki' b. Cerrah b. Melih b. Adî)
5. Ebu Zekeriyya Yahya b. Musa el-Huddanî (Yahya b. Musa b. Abdirabbihi b. Salim)
Konular:
Dua, müsibet/sıkıntı karşısında
Sahabe, İlk Müslüman Nesiller
Tedavi, hastalıkları tedavi etmek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23522, B006434
Hadis:
حَدَّثَنِى يَحْيَى بْنُ حَمَّادٍ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ بَيَانٍ عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِى حَازِمٍ عَنْ مِرْدَاسٍ الأَسْلَمِىِّ قَالَ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « يَذْهَبُ الصَّالِحُونَ الأَوَّلُ فَالأَوَّلُ ، وَيَبْقَى حُفَالَةٌ كَحُفَالَةِ الشَّعِيرِ أَوِ التَّمْرِ ، لاَ يُبَالِيهِمُ اللَّهُ بَالَةً » . قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ يُقَالُ حُفَالَةٌ وَحُثَالَةٌ .
Tercemesi:
Bize Yahya b. Hammâd, ona Ebu Avâne, ona Beyân, ona Kays b. Ebu Hazim, ona da Mirdâs el-Eslemî'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
"Salih kimseler, birer birer gider (ölür); geriye, arpa veya hurmanın posası gibi değersiz bir kalıntı kalır. Allah onlara hiç önem vermez.”
İmam Buhârî şöyle der: 'Hufâle' veya 'Husâle' denir; her ikisi de kullanılır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 9, 2/566
Senetler:
()
Konular:
Müslüman, iyi Müslüman Olmak
Müslüman, vasıfları
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23539, B006437
Hadis:
حَدَّثَنِى مُحَمَّدٌ أَخْبَرَنَا مَخْلَدٌ أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ قَالَ سَمِعْتُ عَطَاءً يَقُولُ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ:
"لَوْ أَنَّ لاِبْنِ آدَمَ مِثْلَ وَادٍ مَالاً لأَحَبَّ أَنَّ لَهُ إِلَيْهِ مِثْلَهُ ، وَلاَ يَمْلأُ عَيْنَ ابْنِ آدَمَ إِلاَّ التُّرَابُ ، وَيَتُوبُ اللَّهُ عَلَى مَنْ تَابَ."
قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ فَلاَ أَدْرِى مِنَ الْقُرْآنِ هُوَ أَمْ لاَ.
قَالَ وَسَمِعْتُ ابْنَ الزُّبَيْرِ يَقُولُ ذَلِكَ عَلَى الْمِنْبَرِ.
Tercemesi:
Bana Muhammed, ona Mahled, ona İbn Cureyc, ona Atâ, ona da İbn Abbas'ın (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Eğer Ademoğlunun bir vadi dolusu malı olsaydı, mutlaka onun bir mislini daha isterdi. Ademoğlunun gözünü ancak toprak doyurur. Allah, tevbe edenin tevbesini kabul eder."
İbn Abbas (ra) şöyle demiştir:
'Bu sözün (tilaveti neshedilmiş bir ayet olarak) Kur’an’dan mıdır, değil midir bilmiyorum.'
Atâ şöyle demiştir: 'İbn Zübeyr’in de (İbn Abbâs gibi söylediğini) minberde işittim.'
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 10, 2/566
Senetler:
()
Konular:
İnsan, dünyaya bakışı ve arzuları
Mal, mal - mülk hırsı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23542, B006438
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سُلَيْمَانَ بْنِ الْغَسِيلِ عَنْ عَبَّاسِ بْنِ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ الزُّبَيْرِ عَلَى الْمِنْبَرِ بِمَكَّةَ فِى خُطْبَتِهِ يَقُولُ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقُولُ "لَوْ أَنَّ ابْنَ آدَمَ أُعْطِىَ وَادِيًا مَلأً مِنْ ذَهَبٍ أَحَبَّ إِلَيْهِ ثَانِيًا ، وَلَوْ أُعْطِىَ ثَانِيًا أَحَبَّ إِلَيْهِ ثَالِثًا ، وَلاَ يَسُدُّ جَوْفَ ابْنِ آدَمَ إِلاَّ التُّرَابُ ، وَيَتُوبُ اللَّهُ عَلَى مَنْ تَابَ."
Tercemesi:
Bize Ebu Nuaym, ona Abdurrahman b. Süleyman b. el-Gasîl, ona Abbas b. Sehl b. Sa'd rivayet ettiğine göre şöyle demiştir: Mescid-i Haram'da minber üzerinde İbn Zübeyr’in şöyle dediğini işittim:
Ey insanlar! Rasulullah (sav) şöyle buyururdu:
"Eğer Âdemoğluna altınla dolu bir vadi verilseydi, bir ikincisini isterdi; eğer ikincisi verilseydi, bir üçüncüsünü isterdi. Âdemoğlunun içini ancak toprak doldurur. Allah ise tevbe edenin tevbesini kabul eder."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 10, 2/566
Senetler:
()
Konular:
İnsan, dünyaya bakışı ve arzuları
KTB, TEVBE, İSTİĞFAR
Mal, mal - mülk hırsı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23547, B006440
Hadis:
وَقَالَ لَنَا أَبُو الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسٍ عَنْ أُبَىٍّ قَالَ:
"كُنَّا نَرَى هَذَا مِنَ الْقُرْآنِ حَتَّى نَزَلَتْ ( أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ )."
Tercemesi:
Buhârî şöyle dedi: Bize Ebu Velîd şöyle dedi: Bize Hammâd b. Seleme, ona Sâbit el-Bünânî, ona Enes, ona da Übey (ra) şöyle demiştir:
"el-Hâkumu't-tekâsür" suresi ininceye kadar biz (Lev kâne li'bni Âdem) sözünü Kur'ân'dan bir âyet zannederdik."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 10, 2/567
Senetler:
()
Konular:
Kur'an, sahabeye unutturulan
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23564, B006442
Hadis:
حَدَّثَنِى عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ حَدَّثَنِى أَبِى حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ قَالَ حَدَّثَنِى إِبْرَاهِيمُ التَّيْمِىُّ عَنِ الْحَارِثِ بْنِ سُوَيْدٍ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم:
أَيُّكُمْ مَالُ وَارِثِهِ أَحَبُّ إِلَيْهِ مِنْ مَالِهِ." قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا مِنَّا أَحَدٌ إِلاَّ مَالُهُ أَحَبُّ إِلَيْهِ . قَالَ: "فَإِنَّ مَالَهُ مَا قَدَّمَ ، وَمَالُ وَارِثِهِ مَا أَخَّرَ"
Tercemesi:
Bize Ömer b. Hafs, ona babası (Hafs), ona A'meş, ona İbrahim et-Teymî, ona Hâris b. Süveyd, ona da Abdullah'ın (b. Mes'ud) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Hanginize mirasçısının malı, kendi malından daha çok sevimlidir?" diye sordu. Sahabe: 'Ey Allah'ın Rasûlü!
Hepimize kendi malı daha sevimlidir!' dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Çünkü kişinin kendi malı, (ölmeden önce hayır yoluna harcayıp) önden gönderdiği maldır. Mirasçının malı ise (kişinin hayır için harcamayıp ölünceye kadar) geri bıraktığı maldır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 12, 2/567
Senetler:
()
Konular:
Kazanç, Emeği ile geçinmek
Yargı, miras Hukuku
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ قَالَ حَدَّثَنِى عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِى حَازِمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِىِّ أَنَّهُ قَالَ:
مَرَّ رَجُلٌ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لِرَجُلٍ عِنْدَهُ جَالِسٍ "مَا رَأْيُكَ فِى هَذَا." فَقَالَ رَجُلٌ مِنْ أَشْرَافِ النَّاسِ ، هَذَا وَاللَّهِ حَرِىٌّ إِنْ خَطَبَ أَنْ يُنْكَحَ ، وَإِنْ شَفَعَ أَنْ يُشَفَّعَ . قَالَ فَسَكَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ مَرَّ رَجُلٌ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "مَا رَأْيُكَ فِى هَذَا." فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا رَجُلٌ مِنْ فُقَرَاءِ الْمُسْلِمِينَ ، هَذَا حَرِىٌّ إِنْ خَطَبَ أَنْ لاَ يُنْكَحَ ، وَإِنْ شَفَعَ أَنْ لاَ يُشَفَّعَ ، وَإِنْ قَالَ أَنْ لاَ يُسْمَعَ لِقَوْلِهِ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "هَذَا خَيْرٌ مِنْ مِلْءِ الأَرْضِ مِثْلَ هَذَا."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23754, B006447
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ قَالَ حَدَّثَنِى عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِى حَازِمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِىِّ أَنَّهُ قَالَ:
مَرَّ رَجُلٌ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لِرَجُلٍ عِنْدَهُ جَالِسٍ "مَا رَأْيُكَ فِى هَذَا." فَقَالَ رَجُلٌ مِنْ أَشْرَافِ النَّاسِ ، هَذَا وَاللَّهِ حَرِىٌّ إِنْ خَطَبَ أَنْ يُنْكَحَ ، وَإِنْ شَفَعَ أَنْ يُشَفَّعَ . قَالَ فَسَكَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ مَرَّ رَجُلٌ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "مَا رَأْيُكَ فِى هَذَا." فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا رَجُلٌ مِنْ فُقَرَاءِ الْمُسْلِمِينَ ، هَذَا حَرِىٌّ إِنْ خَطَبَ أَنْ لاَ يُنْكَحَ ، وَإِنْ شَفَعَ أَنْ لاَ يُشَفَّعَ ، وَإِنْ قَالَ أَنْ لاَ يُسْمَعَ لِقَوْلِهِ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "هَذَا خَيْرٌ مِنْ مِلْءِ الأَرْضِ مِثْلَ هَذَا."
Tercemesi:
Bize İSmail, ona Abdülaziz b. Ebu Hâzim, ona babası (Ebu Hâzim), ona da Sehl b. Sa'd es-Sâidî şöyle demiştir:
Bir adam Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanından geçti. Peygamber Efendimiz, yanında oturan bir adama,
"Bu adam hakkında ne dersin?" diye sordu.
Adam, 'Bu, toplumun ileri gelenlerinden biridir. Vallahi bu kişi bir kadına talip olursa onunla evlendirilir; birine şefaatte bulunursa şefaati kabul edilir' dedi.
Resûlullah (sav) bu cevaba karşılık susarak bir şey söylemedi.
Sonra başka bir adam geçti. Rasulullah (sav) bu sefer yine aynı kişiye,
"Peki bu adam hakkında ne dersin?" diye sordu.
Adam şöyle dedi: 'Ey Allah’ın Rasulü, bu adam Müslümanların fakirlerinden biridir. Talip olsa kimse onu evlendirmez; şefaatte bulunsa kabul edilmez; bir söz söylese kimse kulak vermez.'
Bunun üzerine Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:
"Bu fakir adam, diğeri gibi (dünya açısından kıymet verilen) bir adamla dolu bir dünyadan daha hayırlıdır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rikâk 16, 2/569
Senetler:
()
Konular:
Dünya, Zenginlik
Fakir, Yoksul, Fakir ve yoksullar
İnsan, hidayet karşısında