Açıklama: بيبا: - بكسر الباء الموحدة وسكون الياء التحتية بعدها موحدة مفتوحة ثم ألف - وكأن أصله: بأبي كما جاء به
قال السندي: قوله: "كنا نمنع عواتقنا" جمع عاتق، وهي التي قاربت البلوغ، وقيل: الشابة أول ما تبلغ، وقيل: هي التي ما تزوجت وقد أدركت وشبت
"Perdelenen genç kızlar ifadesi" ile evinde edebi/hayası ile oturan kızlar, yani dışarıya çokça çıkmayan kızlar da bu davete icabet etsin demektir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
68451, HM021070
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ أَخْبَرَنَا أَيُّوبُ عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ قَالَتْ
كُنَّا نَمْنَعُ عَوَاتِقَنَا أَنْ يَخْرُجْنَ فَقَدِمَتْ امْرَأَةٌ فَنَزَلَتْ قَصْرَ بَنِي خَلَفٍ فَحَدَّثَتْ أَنَّ أُخْتَهَا كَانَتْ تَحْتَ رَجُلٍ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَدْ غَزَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اثْنَتَيْ عَشْرَةَ غَزْوَةً قَالَتْ أُخْتِي غَزَوْتُ مَعَهُ سِتَّ غَزَوَاتٍ قَالَتْ كُنَّا نُدَاوِي الْكَلْمَى وَنَقُومُ عَلَى الْمَرْضَى فَسَأَلَتْ أُخْتِي رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَتْ هَلْ عَلَى إِحْدَانَا بَأْسٌ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ لَهَا جِلْبَابٌ أَنْ تَخْرُجَ فَقَالَ لِتُلْبِسْهَا صَاحِبَتُهَا مِنْ جِلْبَابِهَا وَلْتَشْهَدْ الْخَيْرَ وَدَعْوَةَ الْمُؤْمِنِينَ قَالَتْ فَلَمَّا قَدِمَتْ أُمُّ عَطِيَّةَ فَسَأَلْتُهَا أَوْ سَأَلْنَاهَا هَلْ سَمِعْتِ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ كَذَا وَكَذَا قَالَتْ وَكَانَتْ لَا تَذْكُرُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَبَدًا إِلَّا قَالَتْ بَيْبًا فَقَالَتْ نَعَمْ بَيْبًا قَالَ لِيَخْرُجْ الْعَوَاتِقُ ذَوَاتُ الْخُدُورِ أَوْ قَالَتْ الْعَوَاتِقُ وَذَوَاتُ الْخُدُورِ وَالْحُيَّضُ فَيَشْهَدْنَ الْخَيْرَ وَدَعْوَةَ الْمُؤْمِنِينَ وَيَعْتَزِلْنَ الْحُيَّضُ الْمُصَلَّى
فَقُلْتُ لِأُمِّ عَطِيَّةَ الْحَائِضُ فَقَالَتْ أَوَلَيْسَ يَشْهَدْنَ عَرَفَةَ وَتَشْهَدُ كَذَا وَتَشْهَدُ كَذَا
Tercemesi:
Bize İsmail, ona Eyyüp ona da Hafsa bt. Sirin şöyle rivayet etti:
Biz genç kızlarımızın (bayramlarda) dışarıya çıkmalarını engellerdik. Bir gün bir kadın gelip Beni Halef konağında konakladı ve kız kardeşinin Hz. Peygamber'in (sav) ashabından birisinin nikahında bulunduğunu, bu sahâbînin Hz. Peygamber (sav) ile oniki gazveye katıldığını ve kız kardeşinin onunla altı gazveye iştirak ettiğini, kız kardeşinin 'Biz yaralıları tedavi edip hastalarla ilgilenirdik.' dediğini rivayet etti. (Kadın anlatmaya devam etti:) Kız kardeşim Hz. Peygamber'e (sav) sormuş, 'Bizden birisinin giyeceği örtüsü yoksa, (bayram namazına) gelmemesinde bir sakınca var mıdır?' (Hz. Peygamber (sav)) şöyle buyurdu: "Arkadaşı ona bir örtü versin, hayır meclislerinde ve müminlere yapılan çağrılarda hazır bulunsun." (Hafsa bt. Sirin anlatmaya devam etti:) Ummu Atiyye (Nesibe bt. Ka'b el-Ensariyye) (r.anha) geldiğinde kendisinde kadınlar sordum -yahut sorduk-. O (Ummu Atiyye el-Ensariyye) 'Babam ona feda olsun!' demeden Hz. Peygamber'i (sav) anmazdı. Ona sorduk, 'Hz. Peygmaber'in (sav) böyle böyle dediğini duydun mu?' Bunun üzerine kendisi 'Babam ona feda olsun! Evet, duydum'. O şöyle derdi: "Evlerinde iffetleri ile oturan (Perdelenen) genç kızlar - yahut perdelenenler ve genç kızlar- ve hayızlılar çıksın. Böylece hayır meclislerine ve müminlerin çağrılarına katılsınlar. (Sadece) hayızlılar [hayız görmekte olanalar] namazgahtan uzak dururlar." Bunun üzerine ben sordum: "Hayızlılar (bile mi)?" (Ummu Atiyye el-Ensariyye) dedi ki: Hayızlı da Arefe'ye çıkmıyor mu, başka başka şeylere de katılmıyor mu?"
Açıklama:
بيبا: - بكسر الباء الموحدة وسكون الياء التحتية بعدها موحدة مفتوحة ثم ألف - وكأن أصله: بأبي كما جاء به
قال السندي: قوله: "كنا نمنع عواتقنا" جمع عاتق، وهي التي قاربت البلوغ، وقيل: الشابة أول ما تبلغ، وقيل: هي التي ما تزوجت وقد أدركت وشبت
"Perdelenen genç kızlar ifadesi" ile evinde edebi/hayası ile oturan kızlar, yani dışarıya çokça çıkmayan kızlar da bu davete icabet etsin demektir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Ümmü Atiyye 21070, 7/7
Senetler:
()
Konular:
Hastalık, Hz. Peygamber döneminde
Kadın, Hayız, hayızlı kadının mescide girmesi
Kadın, hayızlı kadının toplu yapılan ibadetlere katılabilir mi?
Siyer, Hz. Peygamber, savaşlarının sayısı
Tesettür, erkeğin ve kadının avret durumu
Açıklama: konuyla ilgili diğer rivayet için bk. 9744/ B001306
Bize Abdullah b. Abdülvehhab, ona Hammad b. Zeyd, ona Eyyüb, ona Muhammed, ona da Ümmü Atiyye (r. anhâ) rivayet etmiş ve şöyle demiştir:
"Rasulullah (sav) bey'at esnasında, feryat figan ağıt yakmayacağımıza dair bizden söz aldı. Fakat beş kadın hariç içimizden hiç biri bu sözüne sadık kalamadı. Bu beş kadın; Ümmü Süleym, Ümmü Alâ, Muaz'ın karısı Binti Ebu Sebra ve iki kadın ya da -ravi tereddüt etmiştir- Binti Ebu Sebra, Muaz'ın karısı ve diğer bir kadındı."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
68458, HM021072
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ أَخْبَرَنَا هِشَامٌ عَنْ حَفْصَةَ عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ قَالَتْ
كَانَ فِيمَا أَخَذَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلَيْنَا عِنْدَ الْبَيْعَةِ أَنْ لَا تَنُحْنَ فَمَا وَفَتْ مِنَّا غَيْرُ خَمْسِ نِسْوَةٍ
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Cafer, ona Hişam, ona Hafsa, ona da Ümmü Atiyye (r. anhâ) rivayet etmiş ve şöyle demiştir:
Rasulullah (sav) biat esnasında, feryat figan ağıt yakmayacağımıza dair bizden söz aldı. Fakat beş kadın hariç içimizden hiç biri bu sözüne sadık kalamadı.
Açıklama:
konuyla ilgili diğer rivayet için bk. 9744/ B001306
Bize Abdullah b. Abdülvehhab, ona Hammad b. Zeyd, ona Eyyüb, ona Muhammed, ona da Ümmü Atiyye (r. anhâ) rivayet etmiş ve şöyle demiştir:
"Rasulullah (sav) bey'at esnasında, feryat figan ağıt yakmayacağımıza dair bizden söz aldı. Fakat beş kadın hariç içimizden hiç biri bu sözüne sadık kalamadı. Bu beş kadın; Ümmü Süleym, Ümmü Alâ, Muaz'ın karısı Binti Ebu Sebra ve iki kadın ya da -ravi tereddüt etmiştir- Binti Ebu Sebra, Muaz'ın karısı ve diğer bir kadındı."
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Ümmü Atiyye 21072, 4/8
Senetler:
1. Ümmü Atıyye el-Ensariyye (Nesibe bt. Ka'b)
2. Ümmü Hüzeyl Hafsa bt. Sirin (Hafsa bt. Sirin)
3. Ebu Münzir Hişam b. Urve el-Esedî (Hişam b. Urve b. Zübeyr b. Avvam)
4. Gunder Muhammed b. Cafer el-Hüzelî (Muhammed b. Cafer el-Hüzeli)
Konular:
Adab, Cenaze, ölüye ağlama adabı
Biat, kadınların
KTB, ADAB
Bize İshak b. İsa, ona Malik, ona Sümeyy, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Şayet insanlar ezan okumak ile ilk saftaki fazileti bilselerdi bunlara ulaşmak için kura çekmekten başka yol olmasaydı, mutlaka kura çekerlerdi. Namazı ilk vaktinde kılmanın faziletini bilselerdi, bunun için yarışırlardı. Yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek dahi olsa namaza giderlerdi."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
46857, HM008859
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ عِيسَى حَدَّثَنَا مَالِكٌ عَنْ سُمَيٍّ عَنْ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي النِّدَاءِ وَالصَّفِّ الْأَوَّلِ ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلَّا أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لَاسْتَهَمُوا عَلَيْهِ وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي التَّهْجِيرِ لَاسْتَبَقُوا إِلَيْهِ وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي الْعَتَمَةِ وَالصُّبْحِ لَأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا
Tercemesi:
Bize İshak b. İsa, ona Malik, ona Sümeyy, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Şayet insanlar ezan okumak ile ilk saftaki fazileti bilselerdi bunlara ulaşmak için kura çekmekten başka yol olmasaydı, mutlaka kura çekerlerdi. Namazı ilk vaktinde kılmanın faziletini bilselerdi, bunun için yarışırlardı. Yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek dahi olsa namaza giderlerdi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Ebu Hureyre 8859, 3/383
Senetler:
()
Konular:
Namaz, cemaatla kılmanın fazileti
Namaz, İlk saf, önemi vs
Namaz, vaktinde eda etmek, geciktirmemek
Namaz, yatsı namazı, fazileti
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Şayet insanlar ezan okumak ile ilk saftaki fazileti bilselerdi bunlara ulaşmak için kura çekmekten başka yol olmasaydı, mutlaka kura çekerlerdi. Namazı ilk vaktinde kılmanın faziletini bilselerdi, bunun için yarışırlardı. Yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek dahi olsa namaza giderlerdi."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
51826, HM010911
Hadis:
و قَالَ لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا لَهُمْ فِي النِّدَاءِ وَالصَّفِّ ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلَّا أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لَاسْتَهَمُوا وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي التَّهْجِيرِ لَاسْتَبَقُوا إِلَيْهِ وَلَوْ عَلِمُوا مَا فِي الْعَتَمَةِ وَالصُّبْحِ لَأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا
Tercemesi:
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Şayet insanlar ezan okumak ile ilk saftaki fazileti bilselerdi bunlara ulaşmak için kura çekmekten başka yol olmasaydı, mutlaka kura çekerlerdi. Namazı ilk vaktinde kılmanın faziletini bilselerdi, bunun için yarışırlardı. Yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek dahi olsa namaza giderlerdi."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Ebu Hureyre 10911, 3/800
Senetler:
()
Konular:
Ezan, Müezzinlik, müezzinliğin fazileti
Namaz, cemaate teşvik
Namaz, cemaatla kılmanın fazileti
Namaz, saf tutmanın önemi
Namaz, yatsı namazı, fazileti