Giriş

Bize Abdülaziz b. Abdullah, ona Malik (b. Enes), ona İbn Şihab (ez-Zührî), ona Ebu Abdullah el-Eğar ve Ebu Seleme b. Abdurrahman, o ikisine de Ebu Hureyre (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Şanı mübarek ve yüce Allah her gece, gecenin son üçte birinde, (rahmeti ile) dünya semasına iner ve şöyle der: Yok mu bana dua eden, duasını kabul edeyim. Yok mu benden isteyen, ona vereyim. Yok mu bağışlanma dileyen, onu bağışlayayım."


    Öneri Formu
23031 B006321 Buhari, Daavât, 14

Bize Abdullah b. Mesleme, ona Mâlik (b. Enes), ona Ebu Zinâd (Abdullah b. Zekvân), ona A'rec (Abdurrahman b. Hürmüz), ona da Ebu Hureyre (ra), Rasulullah’ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sizden biri sakın 'Allah'ım dilersen beni bağışla, Allah'ım dilersen bana merhamet et' demesin. İstediğini kararlı olarak istesin. Çünkü Allah için hiçbir zorlayıcı yoktur."


    Öneri Formu
23053 B006339 Buhari, Daavât, 21


    Öneri Formu
23005 B006307 Buhari, Daavât, 3


    Öneri Formu
23089 B006372 Buhari, Daavât, 43


    Öneri Formu
23143 B006406 Buhari, Daavât, 65


    Öneri Formu
23146 B006407 Buhari, Daavât, 66

Bize Ebu Ma'mer, ona Abdülvaris, ona Abdülaziz b. Suhayb, ona da Enes b. Malik (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) Rabb'ine sığınarak şöyle dua ederdi: "Allah'ım! Tembellikten sana sığınırım! Korkaklıktan sana sığınırım! Yaşlılıkta bunamaktan sana sığınırım! Cimrilikten sana sığınırım!"


    Öneri Formu
23088 B006371 Buhari, Daavât, 42

Bana Muhammed b. Beşşâr, ona Ğunder, ona Şu'be, ona Katâde, ona da Enes şöyle rivayet etmiştir: "Ümmü Süleym Hz. Peygamber'e (sav) ‘Ey Allah'ın Rasulü! Enes senin hizmetçindir. Onun için Allah'a dua etsen!’ deyince Rasululah (sav) 'Ey Allah'ım! Onun malını ve evladını artır! Kendisine verdiklerini de bereketlendir!' diye dua etti." [Hişâm b. Zeyd de ‘Enes b. Mâlik’ten aynısını işittim’ demiştir.]


    Öneri Formu
23095 B006378 Buhari, Daavât, 47

Bize İsmail, ona Mâlik, ona Nâfi, ona da Abdullah b. Ömer (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) savaştan, hacdan ya da umreden döndüğünde, yolda, her tepede üç tekbir getirir, ardından şöyle buyururdu: "Lâ ilâhe illallâh, vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdu ve hüve alâ kulli şey’in kadîr. Âibûne, tâibûne, âbidûne li-Rabbinâ, hâmidûn. Sadakallâhu va‘deh, ve nasara abdeh, ve hezeme’l-ahzâbe vahdeh." "Bir olan Allah'tan başka ilah yoktur! Onun ortağı yoktur! Mülk ve hamd onadır. O her şeye güç yetirir! Allah'a dönenler, tövbe edenler, rabbimize kulluk edenler ve hamd edenleriz! Allah sözünde durmuş, kuluna zafer vermiş ve tek başına düşmanları (ahzâb) yenmiştir."


    Öneri Formu
23102 B006385 Buhari, Daavât, 52


    Öneri Formu
23075 B006359 Buhari, Daavât, 33