10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Esbağ, ona Abdullah b. Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Heysem b. Ebu Sinan, ona da Ebu Hureyre hikayelerini anlatırken, Rasulullah'ı da (sav) andı ve Hz. Peygamber'in (sav) Abdullah b. Revaha'yı kast ederek şöyle buyurduğunu rivayet etti: "kardeşiniz müstehcen söz söylemez" Abdullah b. Revaha, (Rasulullah'ı (sav) övmek üzere) şöyle demiştir: Allah'ın elçisi Aramızda, Allah'ın kitabını okur. Şafaktan parlayarak doğan iyilik, gösterir bize, körlükten sonra hak yolu. İnanmış şüphesiz gönüllerimiz ona, ne derse haktır, olacaktır. Yatağında derin uykudayken kafirler, o yatağından uzak geceler.
Açıklama: "الرفث" kelimesi "batıl" veya "müstehcen" söz anlamlarına gelmektedir.
Bize Esbağ, ona Abdullah b. Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Heysem b. Ebu Sinan, ona da Ebu Hureyre hikayelerini anlatırken, Rasulullah'ı da (sav) andı ve Hz. Peygamber'in (sav) Abdullah b. Revaha'yı kast ederek şöyle buyurduğunu rivayet etti: "kardeşiniz müstehcen söz söylemez" Abdullah b. Revaha, (Rasulullah'ı (sav) övmek üzere) şöyle demiştir: Allah'ın elçisi Aramızda, Allah'ın kitabını okur. Şafaktan parlayarak doğan iyilik, gösterir bize, körlükten sonra hak yolu. İnanmış şüphesiz gönüllerimiz ona, ne derse haktır, olacaktır. Yatağında derin uykudayken kafirler, o yatağından uzak geceler.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Ukayl b. Halid arasında inkıta varıdr.
Bize Esbağ, ona Abdullah b. Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Heysem b. Ebu Sinan, ona da Ebu Hureyre hikayelerini anlatırken, Rasulullah'ı da (sav) andı ve Hz. Peygamber'in (sav) Abdullah b. Revaha'yı kast ederek şöyle buyurduğunu rivayet etti: "kardeşiniz müstehcen söz söylemez" Abdullah b. Revaha, (Rasulullah'ı (sav) övmek üzere) şöyle demiştir: Allah'ın elçisi Aramızda, Allah'ın kitabını okur. Şafaktan parlayarak doğan iyilik, gösterir bize, körlükten sonra hak yolu. İnanmış şüphesiz gönüllerimiz ona, ne derse haktır, olacaktır. Yatağında derin uykudayken kafirler, o yatağından uzak geceler.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Ukayl b. Halid arasında inkıta varıdr.
Bize Esbağ, ona Abdullah b. Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Heysem b. Ebu Sinan, ona da Ebu Hureyre hikayelerini anlatırken, Rasulullah'ı da (sav) andı ve Hz. Peygamber'in (sav) Abdullah b. Revaha'yı kast ederek şöyle buyurduğunu rivayet etti: "kardeşiniz müstehcen söz söylemez" Abdullah b. Revaha, (Rasulullah'ı (sav) övmek üzere) şöyle demiştir: Allah'ın elçisi Aramızda, Allah'ın kitabını okur. Şafaktan parlayarak doğan iyilik, gösterir bize, körlükten sonra hak yolu. İnanmış şüphesiz gönüllerimiz ona, ne derse haktır, olacaktır. Yatağında derin uykudayken kafirler, o yatağından uzak geceler.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Velid arasında inkıta varıdr.
Bize Esbağ, ona Abdullah b. Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Heysem b. Ebu Sinan, ona da Ebu Hureyre hikayelerini anlatırken, Rasulullah'ı da (sav) andı ve Hz. Peygamber'in (sav) Abdullah b. Revaha'yı kast ederek şöyle buyurduğunu rivayet etti: "kardeşiniz müstehcen söz söylemez" Abdullah b. Revaha, (Rasulullah'ı (sav) övmek üzere) şöyle demiştir: Allah'ın elçisi Aramızda, Allah'ın kitabını okur. Şafaktan parlayarak doğan iyilik, gösterir bize, körlükten sonra hak yolu. İnanmış şüphesiz gönüllerimiz ona, ne derse haktır, olacaktır. Yatağında derin uykudayken kafirler, o yatağından uzak geceler.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Velid arasında inkıta varıdr.
Bize Ebu Yeman, ona Şuayb, ona ez-Zührî; (T) Leys dedi ki: Bana Yunus, ona İbn Şihab, ona Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre: Bir bedevi mescide işedi. Mescittekiler adamı dövmek için hemen üzerine atıldılar. Rasulullah (sav) onlara: "Onu rahat bırakın, abdestini bozduğu yerin üzerine bir kova dolusu -yahut bir kova- su dökün. Sizler kolaylık gösteren kimseler olarak gönderildiniz. Zorluk çıkartan kimseler olarak gönderilmediniz." buyurdu.
Bize Ebu Yeman, ona Şuayb, ona ez-Zührî; (T) Bize İsmail, ona kardeşi (Ebu Bekir b. Ebu Üveys), ona Süleyman, ona Muhammed b. Ebu Atik, ona İbn Şihab, ona da Ebu Seleme b. Abdurrahman b. Avf şöyle rivayet etmiştir: "Hassan b. Sabit el-Ensârî, Ebu Hureyre'den şahitlik talep ederek 'Ey Ebu Hureyre, Allah aşkına söyle, Rasulullah'ın (sav) 'Ya Hassan! Allah Rasulü (sav) adına (müşriklere) cevap ver. Allah'ım onu Cebrail ile destekle' dediğini duymadın mı?' dedi, Ebu Hureyre de 'Evet' diye cevap verdi."
Bize Muhammed b. Mahbûb, ona Ebu Avâne, ona Katâde, ona da Enes (T) Bana Halife, ona Yezid b. Zürey, ona Said, ona Katade'nin söylediğine göre Enes şöyle anlatmaktadır: Rasulullah (sav) bir Cuma günü Medine'de hutbe okurken, bir adam 'Yağmur yağmaz oldu! Rabbi'nden yağmur yağdırmasını isteyiver' dedi. Rasulullah (sav) gök yüzüne baktı. Biz de gökyüzünde hiç bulut görmüyorduk. Rasulullah (sav) (Rabbi'nden) yağmur istedi de peş peşe bulutlar ortaya çıktı. Sonra da öyle bir yağmur yağdı ki Medine'nin kanalları doldu sel olup taştı. Yağmur bir sonraki Cuma gününe kadar aralıksız yağmaya devam etti. Sonra bu adam veya bir başkası Rasulullah (sav) hutbe okurken kalktı ve 'Yağmur sularına gömüldük, Rabbi'ne dua et de yağmuru kessin' dedi. Rasulullah da (sav) güldü. Sonra da iki veya üç defa "Rabb'im üzerimize değil etrafımıza yağdır" diyerek dua etti. Bu duadan sonra bulutlar Medine'nin üzerinden sağa sola dağılmaya başladılar. Etrafımıza yağmur bırakıyorlar, fakat üzerimize bir damla yağmur bırakmıyorlardı. Allah, onlara Nebi'sinin (sav) (katında ne kadar) değerli (olduğunu) ve duasına icabet ettiğini gösteriyordu.
Açıklama: Anlaşılabildiği kadarıyla rivayet muallaktır; Buhari ile Halife b. Hayyat arasında inkıta vardır.
Bize Ebu Yeman, ona Şuayb, ona Zührî, ona da Hz. Peygamber'in eşi Aişe'nin ana bir erkek kardeşinin oğlu Avf b. Malik b. et-Tufeyl b. Haris şöyle demiştir: "Satış ya da hediye yoluyla, Hz. Aişe'nin verdiği bir şeyden dolayı, Abdullah b. Zübeyir'in 'O, ya bundan vazgeçer ya da ben ona bunu yasaklarım' dediği Hz. Aişe'ye iletildi. Bunun üzerine Aişe 'Abdullah böyle mi söyledi?' diye sordu. Oradakiler 'Evet' dediler. Aişe 'Öyleyse, Abdullah b. Zübeyir ile ebediyen konuşmamak da benim adağım olsun' dedi. Bu küslük uzun sürünce (Abdullah b. Zübeyir barışmak istedi) fakat Aişe 'Allah'a yemin olsun ki, hayır asla aracı kabul etmem ve dağımı bozmam' dedi. Küslük iyice uzayınca, Abdullah b. Zübeyir, Zühre oğullarından Misver b. Mahreme ile Abdurrahman b. Esved b. Abdüyeğus ile konuştu ve onlara 'Allah rızası için sizden, beni muhakkak Aişe'nin huzuruna götürmenizi istirham ediyorum. Zira Aişe'nin, hala daha benimle küs kalmak üzere adağını sürdürmesi, ona helal değildir' dedi. Bunun üzerine Misver ve Abdurrahman örtülerine bürünerek (yanlarına Abdullah'ı da alıp) Aişe'nin yanına varıp içeri girmek üzere 'Allah'ın selamı ve bereketi senin üzerine olsun. Huzuruna gelebilir miyiz?' diyerek izin istediler. Aişe de 'Geliniz' diye izin verdi. Onlar 'Hepimiz mi gelelim?' dediklerinde, Aişe 'Evet, hepiniz geliniz' dedi. Aişe onların yanında Abdullah b. Zübeyir'in olduğunu bilmiyordu. Onlar içeri girerken Abdullah b. Zübeyir de onlarla birlikte girdi. Aişe'ye sarıldı, ondan kendisini affetmesini istemeye ve ağlamaya başladı. Bu arada Misver ve Abdurrahman ısrarla Aişe'den onunla konuşmasını ve onu affetmesini talep ederek 'Rasulullah (sav) senin yapmış olduğun bu ayrılığı yasaklayıp 'Şüphesiz bir Müslümanın, mümin bir kardeşine üç geceden fazla küsmesi helal olmaz' buyurmuştur' dediler. Onlar Aişe'ye (bu hadisi) hatırlatarak baskı ve ısrarlarını arttırdıkça, Aişe de onlara yeminini hatırlatmaya ve ağlayarak 'Ben onunla konuşmayacağıma dair kendimi Allah'a çok ağrı bir yemin ettim' demeye devam etti. Ancak onlar Abdullah b. Zübeyir ile konuşuncaya kadar ısrar ettiler. Nihayet Aişe, İbn Zübeyir ile konuştu ve yeminin kefareti olarak kırk tane köleyi azat etti. Bundan sonra da devamlı bu yeminini anar ve gözyaşları başörtüsünü ıslatıncaya kadar ağlardı."