10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bana Amr b. Alî ile Muhammed b. el-Velîd dediler ki: Bize Muhammed b. Ca'fer ona Şu'be, Seyyar'ın şunu söylediğini nakletti: Sabit el-Bünânî ile birlikte yürüyordum. Çocukların yanından geçti ve onlara selam verdi. Ardından Sabit şunu anlattı: Kendisi Enes'le (ra) beraber yürüyormuş. Enes (ra) çocukların yanından geçmiş ve onlara selam vermiş. Enes de (ra) Resulullah (sav) ile yürüdüğünü anlatmış. Peygamber de (sav) çocukların yanından geçmiş ve onlara selam vermiş.
Bize Hasan b. Ali el-Hulvânî ve Abd b. Humeyd, onlara Yakub b. İbrahim b. Sa'd, ona babası (İbrahim b. Sa'd, ona Salih; (T) Bize Abd b. Humeyd, ona Abdürrezzak, ona Ma'mer, onlara da (Ma'mer ve Salih'e) Zührî bu isnadla rivayet etmiştir. Her ikisinin hadisinde de Râsûlüllah (sav): '(Onlara) 'Aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' dedim ya!' buyurdu' ifadesi vardır. (Rivayette sadece 'aleyküm' demek suretiyle) 'vâvı' zikretmemişlerdir.
Bana Amr en-Nâkıd ve Züheyr b. Harb -hadis Züheyr'in lafızlarıyla nakledilmiştir- onlara Süfyân b. Uyeyne, ona Zührî, ona da Urve, Âişe'nin şöyle dediğini rivayet etti: Bir grup Yahudi Rasulullah'ın (sav) huzuruna girmek için izin istedi. (Girince) Onlar, 'es-Sâmü aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' dediler. Hz. Aişe de: 'Ölüm sizin üzerinize olsun, lanet de!' dedi. Bunun üzerine Rasulüllah (sav), 'Ey Aişe! Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever' buyurdu. Âişe: 'Onların ne dediğini duymadın mı?' deyince, Allah Rasulü (sav): 'Ben de (onlara) 'Aleyküm (sizin üzerinize olsun)' dedim ya!' buyurdu.
Bize Hasan b. Ali el-Hulvânî ve Abd b. Humeyd, onlara Yakub b. İbrahim b. Sa'd, ona babası (İbrahim b. Sa'd, ona Salih; (T) Bize Abd b. Humeyd, ona Abdürrezzak, ona Ma'mer, onlara da (Ma'mer ve Salih'e) Zührî bu isnadla rivayet etmiştir. Her ikisinin hadisinde de Râsûlüllah (sav): '(Onlara) 'Aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' dedim ya!' buyurdu' ifadesi vardır. (Rivayette sadece 'aleyküm' demek suretiyle) 'vâvı' zikretmemişlerdir.
Bana Harun b. Abdullah ve Haccâc b. Şâir, onlara Haccâc b. Muhammed, ona İbn Cüreyc, ona da Ebu'z-Zübeyr, Câbir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet etti: Bazı Yahudiler Rasûlüllah'a (sav) selam verip 'es-Sâmü aleyke yâ Ebe'l-Kâsım (Ölüm üzerine olsun ey Ebu'l-Kâsım)' dediler. O da (cevaben), 'Ve aleyküm (Sizin de üzerinize olsun)' buyurdu. Bunun üzerine Âişe kızarak, 'Onların ne söylediklerini duymadın mı?' dedi. Hz. Peygamber de, 'Evet duydum ve onlara sözlerini iade ettim. Onların aleyhine (bizim bedduamız) kabul edilir. Fakat onların bizim aleyhimize (yaptıkları beddua) kabul edilmez' buyurdu.
Bize Yahya b. Yahya, Yahya b. Eyyüb, Kuteybe ve İbn Hucr -hadis Yahya b. Yahya'nın lafızlarıyla nakledilmiştir, Yahya b. Yahya (hocası ile rivayet ilişkisi için) 'ahberenâ' derken diğerleri 'haddesena' demişlerdir-, onlara İsmail b. Cafer, ona Abdullah b. Dînâr, ona da İbn Ömer, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Yahudilerden biri size selam verdiğinde size ancak, 'es-Sâmü aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' der. Siz de (buna karşı) 'Ve aleyke (senin üzerine olsun)' deyin".
Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası (Muâz b. Muâz el-Anberî); (T) Bana Yahya b. Habîb, ona Hâlid b. Hâris, o ikisine (Muaz ile Halid'e) Şu'be; (T) Bize Muhammed b. el-Müsennâ ve İbn Beşşâr -hadis bu ikisinin lafızlarıyla nakledilmiştir- onlara Muhammed b. Ca'fer, ona Şu'be, ona da Katâde, Enes'in şöyle dediğini rivayet etti: Nebi'nin (sav) ashabı O'na: 'Ehl-i kitap bize selam veriyor. Biz onların selamını nasıl alalım?' diye sordular. Rasulullah: 'Siz de 'Ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' deyin.' buyurdu.
Bize Yahya b. Yahya, Yahya b. Eyyüb, Kuteybe, ve İbn Hucr -hadis Yahya'nın lafızlarıyla nakledilmiştir, Yahya b. Yahya (hocası ile rivayet ilişkisi için) 'ahberenâ' derken diğerleri 'haddesena' demişlerdir-, onlara İsmail b. Cafer, ona Abdullah b. Dînâr, ona da İbn Ömer, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Yahudilerden biri size selam verdiğinde size ancak, 'es-Sâmü aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' der. Siz de (buna karşı) 'Ve aleyke (senin üzerine olsun)' deyin".
Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası (Muâz b. Muâz el-Anberî) (T) Bana Yahya b. Habîb, ona Hâlid b. Hâris, onlara (Muaz ile Halid'e) Şu'be (T) Bize Muhammed b. el-Müsennâ ve İbn Beşşâr -hadis bu ikisinin lafızlarıyla nakledilmiştir- onlara Muhammed b. Ca'fer, ona Şu'be, ona da Katâde, Enes'in şöyle dediğini rivayet etti: Nebi'nin (sav) ashabı O'na: 'Ehl-i kitap bize selam veriyor. Biz onların selamını nasıl alalım?' diye sordular. Rasulullah: 'Siz de 'Ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' deyin.' buyurdu.
Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası (Muâz b. Muâz el-Anberî) (T) Bana Yahya b. Habîb, ona Hâlid b. Hâris, onlara (Muaz ile Halid'e) Şu'be (T) Bize Muhammed b. el-Müsennâ ve İbn Beşşâr -hadis bu ikisinin lafızlarıyla nakledilmiştir- onlara Muhammed b. Ca'fer, ona Şu'be, ona da Katâde, Enes'in şöyle dediğini rivayet etti: Nebi'nin (sav) ashabı O'na: 'Ehl-i kitap bize selam veriyor. Biz onların selamını nasıl alalım?' diye sordular. Rasulullah: 'Siz de 'Ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' deyin.' buyurdu.