Bize Hakem b. Nafi, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
Allah (ac) rahmeti yüz parçaya ayırdı, doksan dokuz parçasını yanında tuttu ve bir parçasını da yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle mahlukat birbirine merhamet eder. Hatta bu merhamet sebebiyle at, yavrusunu çiğneme korkusuyla ayağını ondan sakınır."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19641, B006000
Hadis:
حَدَّثَنَا الْحَكَمُ بْنُ نَافِعٍ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « جَعَلَ اللَّهُ الرَّحْمَةَ مِائَةَ جُزْءٍ ، فَأَمْسَكَ عِنْدَهُ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ جُزْءًا ، وَأَنْزَلَ فِى الأَرْضِ جُزْءًا وَاحِدًا ، فَمِنْ ذَلِكَ الْجُزْءِ يَتَرَاحَمُ الْخَلْقُ ، حَتَّى تَرْفَعَ الْفَرَسُ حَافِرَهَا عَنْ وَلَدِهَا خَشْيَةَ أَنْ تُصِيبَهُ » .
Tercemesi:
Bize Hakem b. Nafi, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
Allah (ac) rahmeti yüz parçaya ayırdı, doksan dokuz parçasını yanında tuttu ve bir parçasını da yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle mahlukat birbirine merhamet eder. Hatta bu merhamet sebebiyle at, yavrusunu çiğneme korkusuyla ayağını ondan sakınır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Edeb 19, 2/492
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Said b. Müseyyeb el-Kuraşî (Said b. Müseyyeb b. Hazn b. Ebu Vehb)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Şuayb b. Ebu Hamza el-Ümevi (Şuayb b. Dinar)
5. Ebu Yeman Hakem b. Nafi' el-Behrânî (Hakem b. Nafi')
Konular:
Allah İnancı, kullarına karşı sevecen ve merhametlidir
KTB, ADAB
Açıklama: Metinde yer alan "أَتَحَنَّثُ" kelimesi "ibadet ederdim" formunda tercüme edilmiştir. Fakat metindeki "ibadet" kavramının cahiliye devrinde yapılmasından hareketle, İslam'daki gibi karşılığı sevap olan bir ibadet gibi değerlendirilmemesi gerekir. Cümlede cahiliye devrinde ifa edildiği ifade edilen "تَحَنَّث" kelimesi, yukarıdaki metnin ilerleyen satırlarından da anlaşılacağı üzere "Allah'a yakınlaşmak adına yapılan iyi işler" olarak ifade edilebilir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19633, B005992
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ قَالَ أَخْبَرَنِى عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ أَنَّ حَكِيمَ بْنَ حِزَامٍ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ أُمُورًا كُنْتُ أَتَحَنَّثُ بِهَا فِى الْجَاهِلِيَّةِ مِنْ صِلَةٍ وَعَتَاقَةٍ وَصَدَقَةٍ ، هَلْ لِى فِيهَا مِنْ أَجْرٍ . قَالَ حَكِيمٌ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « أَسْلَمْتَ عَلَى مَا سَلَفَ مِنْ خَيْرٍ » . وَيُقَالُ أَيْضًا عَنْ أَبِى الْيَمَانِ أَتَحَنَّتُ . وَقَالَ مَعْمَرٌ وَصَالِحٌ وَابْنُ الْمُسَافِرِ أَتَحَنَّثُ . وَقَالَ ابْنُ إِسْحَاقَ التَّحَنُّثُ التَّبَرُّرُ ، وَتَابَعَهُمْ هِشَامٌ عَنْ أَبِيهِ .
Tercemesi:
Bize Ebu Yeman, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Urve b. Zübeyr, ona da Hakîm b. Hizam şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Rasulü! (sav) bana bazı işlerin hükmünü söyler misin? Ben cahiliye devrinde akrabalarımla ilgilenme, köle azat etme ve sadaka verme türünden bir takım ibadet ederdim. Bu ibadetlerin benim için bir sevabı var mıdır?" diye sordu. Hakîm dedi ki: Rasulullah (sav): "Sen geçmişteki işlemiş olduğun hayırlar vesilesiyle müslüman oldun" buyurdu. Buhari dedi ki: 'أَتَحَنَّثُ' (etehannesü) kelimesi Ebu Yeman'dan 'أَتَحَنَّتُ' (etehannetü) olarak da nakledilmiştir. Mamer, Salih ve İbn Müsafir bu kelimeyi 'أَتَحَنَّثُ' (etehannesü) şeklinde söylemişlerdir. İbn İshak 'التَّحَنُّثُ' (İbadet etmek, Allah'a yakınlaşmak) kelimesinin 'التَّبَرُّرُ' (Kendini temize çıkartmak) anlamında olduğunu ifade etmiştir. Bu üç kişiye Hişam da babasından (Urve) nakletmiş olduğu rivayetle uygunluk sağlamıştır.
Açıklama:
Metinde yer alan "أَتَحَنَّثُ" kelimesi "ibadet ederdim" formunda tercüme edilmiştir. Fakat metindeki "ibadet" kavramının cahiliye devrinde yapılmasından hareketle, İslam'daki gibi karşılığı sevap olan bir ibadet gibi değerlendirilmemesi gerekir. Cümlede cahiliye devrinde ifa edildiği ifade edilen "تَحَنَّث" kelimesi, yukarıdaki metnin ilerleyen satırlarından da anlaşılacağı üzere "Allah'a yakınlaşmak adına yapılan iyi işler" olarak ifade edilebilir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Edeb 16, 2/491
Senetler:
1. Hakîm b. Hizam el-Kuraşî (Hakîm b. Hizam b. Huveylid b. Esed b. Abdüluzza b. Kusay b. Kilab)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Şuayb b. Ebu Hamza el-Ümevi (Şuayb b. Dinar)
5. Ebu Yeman Hakem b. Nafi' el-Behrânî (Hakem b. Nafi')
Konular:
Akraba, akrabalık ilişkileri, sıla-i rahim
Amel, salih amel
Cahiliye, adetlerini sürdürmek
KTB, ADAB
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ الْمَقْبُرِىُّ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ سُلَيْمٍ حَدَّثَنَا أَبُو قَتَادَةَ قَالَ خَرَجَ عَلَيْنَا النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم وَأُمَامَةُ بِنْتُ أَبِى الْعَاصِ عَلَى عَاتِقِهِ ، فَصَلَّى فَإِذَا رَكَعَ وَضَعَهَا ، وَإِذَا رَفَعَ رَفَعَهَا .
Açıklama: Ümame, Rasulullah'ın (sav) kızı Zeyneb'den (r.anha) olan torunudur.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19637, B005996
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ الْمَقْبُرِىُّ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ سُلَيْمٍ حَدَّثَنَا أَبُو قَتَادَةَ قَالَ خَرَجَ عَلَيْنَا النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم وَأُمَامَةُ بِنْتُ أَبِى الْعَاصِ عَلَى عَاتِقِهِ ، فَصَلَّى فَإِذَا رَكَعَ وَضَعَهَا ، وَإِذَا رَفَعَ رَفَعَهَا .
Tercemesi:
Bize Ebu Velid, ona Leys, ona Said el-Mukriî, ona Amr b. Süleym, ona da Ebu Katade şöyle demiştir:
Rasulullah (sav) omuzunda (torunu) Ebu As'ın kızı Ümame varken yanımıza çıktı. Torunu omzundayken namaz kıldırdı. Ruküya gittiğinde onu yere koyar, kalktığında onu tekrar alırdı.
Açıklama:
Ümame, Rasulullah'ın (sav) kızı Zeyneb'den (r.anha) olan torunudur.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Edeb 18, 2/492
Senetler:
1. Ebu Katade Haris b. Rib'î es-Sülemî (Haris b. Rib'î b. Beldeme es-Sülemî)
2. Amr b. Süleym ez-Züraki (Amr b. Süleym b. Amr b. Halde b. Âmir)
3. Ebu Sa'd Said b. Ebu Said el-Makburî (Said b. Keysan)
4. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
5. Ebu Velid Hişam b. Abdülmelik el-Bahilî (Hişam b. Abdülmelik)
Konular:
Aile, ailede şiddet
Çocuk, çocukların camiye gitmeleri
Eğitim, çocukların eğitimi
Hz. Peygamber, çocuk sevgisi
KTB, ADAB
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ قَالَ حَدَّثَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِى بَكْرٍ أَنَّ عُرْوَةَ بْنَ الزُّبَيْرِ أَخْبَرَهُ أَنَّ عَائِشَةَ زَوْجَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم حَدَّثَتْهُ قَالَتْ جَاءَتْنِى امْرَأَةٌ مَعَهَا ابْنَتَانِ تَسْأَلُنِى ، فَلَمْ تَجِدْ عِنْدِى غَيْرَ تَمْرَةٍ وَاحِدَةٍ ، فَأَعْطَيْتُهَا ، فَقَسَمَتْهَا بَيْنَ ابْنَتَيْهَا ، ثُمَّ قَامَتْ فَخَرَجَتْ ، فَدَخَلَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فَحَدَّثْتُهُ فَقَالَ:
" مَنْ يَلِى مِنْ هَذِهِ الْبَنَاتِ شَيْئًا فَأَحْسَنَ إِلَيْهِنَّ كُنَّ لَهُ سِتْرًا مِنَ النَّارِ ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19636, B005995
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ قَالَ حَدَّثَنِى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِى بَكْرٍ أَنَّ عُرْوَةَ بْنَ الزُّبَيْرِ أَخْبَرَهُ أَنَّ عَائِشَةَ زَوْجَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم حَدَّثَتْهُ قَالَتْ جَاءَتْنِى امْرَأَةٌ مَعَهَا ابْنَتَانِ تَسْأَلُنِى ، فَلَمْ تَجِدْ عِنْدِى غَيْرَ تَمْرَةٍ وَاحِدَةٍ ، فَأَعْطَيْتُهَا ، فَقَسَمَتْهَا بَيْنَ ابْنَتَيْهَا ، ثُمَّ قَامَتْ فَخَرَجَتْ ، فَدَخَلَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فَحَدَّثْتُهُ فَقَالَ:
" مَنْ يَلِى مِنْ هَذِهِ الْبَنَاتِ شَيْئًا فَأَحْسَنَ إِلَيْهِنَّ كُنَّ لَهُ سِتْرًا مِنَ النَّارِ ."
Tercemesi:
Bize Ebu Yeman (Hakem b. Nafi'), ona Şuayb (b. Ebu Hamza), ona ez-Zührî (Muhammed b. Şihab), ona Abdullah b. Ebu Bekir, ona Urve b. Zübeyr, ona da Peygammber'in (sav) eşi Aişe (r.anha) şöyle demiştir: Bir keresinde iki kızıyla birlikte bir kadın yanıma geldi. Benden kendisine bir şey vermemi istedi. O sırada benim yanımda sadece bir hurma vardı. Ben de onu kadına verdim. Kadın da o hurmayı iki kızı arasında paylaştırdı. Sonra da kalktı ve gitti. (Kadın gittikten sonra) Rasulullah (sav) içeri girdi. Ben de Rasulullah'a (sav) olanları anlattım. Rasulullah (sav) de şöyle buyurdu:
"Her kim bu kız çocuklarına her hangi bir şekilde iyilik eder, bakımlarını üstlenirse bu kız çocukları onu cehennem ateşinden koruyan bir perde olur."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Edeb 18, 2/492
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Abdullah b. Ebu Bekir el-Ensari (Abdullah b. Ebu Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm)
4. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
5. Şuayb b. Ebu Hamza el-Ümevi (Şuayb b. Dinar)
6. Ebu Yeman Hakem b. Nafi' el-Behrânî (Hakem b. Nafi')
Konular:
Aile, Çocuk, cennete girme vesilesi
Eğitim, çocukların eğitimi
Sadaka, aileye yapılan harcama
Sadaka, paylaşmaya önce yakınlardan başlamak
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى مَرْيَمَ حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ قَالَ حَدَّثَنِى زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ - رضى الله عنه - قَدِمَ عَلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم سَبْىٌ فَإِذَا امْرَأَةٌ مِنَ السَّبْىِ قَدْ تَحْلُبُ ثَدْيَهَا تَسْقِى ، إِذَا وَجَدَتْ صَبِيًّا فِى السَّبْىِ أَخَذَتْهُ فَأَلْصَقَتْهُ بِبَطْنِهَا وَأَرْضَعَتْهُ ، فَقَالَ لَنَا النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « أَتَرَوْنَ هَذِهِ طَارِحَةً وَلَدَهَا فِى النَّارِ » . قُلْنَا لاَ وَهْىَ تَقْدِرُ عَلَى أَنْ لاَ تَطْرَحَهُ . فَقَالَ « اللَّهُ أَرْحَمُ بِعِبَادِهِ مِنْ هَذِهِ بِوَلَدِهَا » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19640, B005999
Hadis:
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى مَرْيَمَ حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ قَالَ حَدَّثَنِى زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ - رضى الله عنه - قَدِمَ عَلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم سَبْىٌ فَإِذَا امْرَأَةٌ مِنَ السَّبْىِ قَدْ تَحْلُبُ ثَدْيَهَا تَسْقِى ، إِذَا وَجَدَتْ صَبِيًّا فِى السَّبْىِ أَخَذَتْهُ فَأَلْصَقَتْهُ بِبَطْنِهَا وَأَرْضَعَتْهُ ، فَقَالَ لَنَا النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « أَتَرَوْنَ هَذِهِ طَارِحَةً وَلَدَهَا فِى النَّارِ » . قُلْنَا لاَ وَهْىَ تَقْدِرُ عَلَى أَنْ لاَ تَطْرَحَهُ . فَقَالَ « اللَّهُ أَرْحَمُ بِعِبَادِهِ مِنْ هَذِهِ بِوَلَدِهَا » .
Tercemesi:
Bize (Said) İbn Ebu Meryem, ona Ebu Gassan (Muhammed b. Mutarrif), ona Zeyd b. Eslem, ona babası (Eslem el-Adevî), ona da Ömer b. Hattab'ın (ra) rivayet ettiğine göre:
Rasulullah'a (sav) (Hevâzîn kabilesinden) bazı esirler getirilmişti. Bir de baktık ki esirler arasındaki bir kadın göğsünden süt sağıp çocuklara içiriyor. Esirler arasında bir çocuk bulduğunda hemen onu alıp bağrına basıp emziriyordu. Rasulullah (sav) bize "Ne dersiniz, sizce bu kadın çocuğunu ateşe atmak ister mi?" diye sordu. Biz de: "hayır elinden geldiğince atmaz" dedik. Rasulullah (sav) da şöyle buyurdu: "Allah, kullarına bu kadının çocuğuna olan merhametinden çok daha fazla merhametlidir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Edeb 18, 2/492
Senetler:
1. Ebu Hafs Ömer b. Hattab el-Adevî (Ömer b. Hattab b. Nüfeyl b. Abdüluzza)
2. Ebu Zeyd Eslem el-Adevi (Eslem)
3. Ebu Üsame Zeyd b. Eslem el-Kuraşî (Zeyd b. Eslem)
4. Ebû Ğassân Muhammed b. Mutarrif el-Leysî (Muhammed b. Mutarrif b. Davud b. Mutarrif b. Abdullah)
5. Said b. Ebu Meryem el-Cümehî (Said b. Hakem b. Muhammed b. Salim b. Meryem)
Konular:
Allah İnancı, kullarına karşı sevecen ve merhametlidir
KTB, ADAB
Savaş, esirlere muamele
حَدَّثَنَا حِبَّانُ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ عَنْ خَالِدِ بْنِ سَعِيدٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أُمِّ خَالِدٍ بِنْتِ خَالِدِ بْنِ سَعِيدٍ قَالَتْ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَعَ أَبِى وَعَلَىَّ قَمِيصٌ أَصْفَرُ ، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « سَنَهْ سَنَهْ » . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ وَهْىَ بِالْحَبَشِيَّةِ حَسَنَةٌ . قَالَتْ فَذَهَبْتُ أَلْعَبُ بِخَاتَمِ النُّبُوَّةِ ، فَزَجَرَنِى أَبِى . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « دَعْهَا » . ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « أَبْلِى وَأَخْلِقِى ، ثُمَّ أَبْلِى وَأَخْلِقِى ، ثُمَّ أَبْلِى وَأَخْلِقِى » . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ فَبَقِيَتْ حَتَّى ذَكَرَ . يَعْنِى مِنْ بَقَائِهَا .
Açıklama: Habeş dili, günümüzde Habeşçe veya Amharca olarak bilinmektedir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19634, B005993
Hadis:
حَدَّثَنَا حِبَّانُ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ عَنْ خَالِدِ بْنِ سَعِيدٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أُمِّ خَالِدٍ بِنْتِ خَالِدِ بْنِ سَعِيدٍ قَالَتْ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَعَ أَبِى وَعَلَىَّ قَمِيصٌ أَصْفَرُ ، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « سَنَهْ سَنَهْ » . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ وَهْىَ بِالْحَبَشِيَّةِ حَسَنَةٌ . قَالَتْ فَذَهَبْتُ أَلْعَبُ بِخَاتَمِ النُّبُوَّةِ ، فَزَجَرَنِى أَبِى . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « دَعْهَا » . ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « أَبْلِى وَأَخْلِقِى ، ثُمَّ أَبْلِى وَأَخْلِقِى ، ثُمَّ أَبْلِى وَأَخْلِقِى » . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ فَبَقِيَتْ حَتَّى ذَكَرَ . يَعْنِى مِنْ بَقَائِهَا .
Tercemesi:
Bize Hibban (b. Musa), ona Abdullah (b. Mübarek), ona Halid b. Said, ona babası (Said b. Amr), ona da Halid b. Said'in kızı Ümmü Halid şöyle demiştir: "Ben babamla birlikte üzerimde sarı renkli bir gömlek varken Rasulullah'ın (sav) yanına gelmiştim. Rasulullah (sav) 'Güzel, güzel' buyurdu." -Abdullah b. Mübarek: 'Seneh' kelimesi Habeş dilinde 'Hasene (Güzel şey)' manasındadır. dedi.- Ümmü Halid şöyle devam etti: "Bu sırada ben Peygamberlik Mührü ile oynamaya başladım. Babam da bundan dolayı beni azarladı. Bunun üzeirne Rasulullah (sav) babama: 'Çocuğu kendi haline bırak' dedi. Sonra da bana üç defa: '(Çok yaşa da) gömleğini eskit, yırt! Sonra yine eskit ve yırt, Sonra yine eskit ve yırt' buyurdu." Abdullah b. Mübarek: "Ümmü Halid çok uzun bir süre yaşadı, yani ömrü uzun oldu."
Açıklama:
Habeş dili, günümüzde Habeşçe veya Amharca olarak bilinmektedir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Edeb 17, 2/492
Senetler:
1. Ebu Abdullah Ümeyye b. Halid el-Kaysî (Ümeyye b. Halid b. Esved)
2. Said b. Amr el-Ümevi (Said b. Amr b. Said b. As b. Said)
3. Hâlid b. Said el-Kuraşî (Hâlid b. Said b. Amr b. Said b. Âs)
4. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mübarek el-Hanzalî (Abdullah b. Mübarek b. Vadıh)
5. Hibbân b. Musa el-Mervezî (Hibbân b. Musa b. Sevvâr)
Konular:
Hz. Peygamber, çocuklara verdiği önem
Hz. Peygamber, duaları
Hz. Peygamber, nübüvvet mührü
KTB, ADAB
KTB, LİBAS, GİYİM-KUŞAM
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ عَنْ هِشَامٍ قَالَ أَخْبَرَنِى أَبِى عَنْ عَائِشَةَ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم وَضَعَ صَبِيًّا فِى حِجْرِهِ يُحَنِّكُهُ ، فَبَالَ عَلَيْهِ ، فَدَعَا بِمَاءٍ فَأَتْبَعَهُ .
Açıklama: Tahnik yapmak: Yeni doğan bir bebeğin ağzının Hurma veya tatlı bir şeyle tatlandırılmasına/ovulmasına denir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19643, B006002
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ عَنْ هِشَامٍ قَالَ أَخْبَرَنِى أَبِى عَنْ عَائِشَةَ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم وَضَعَ صَبِيًّا فِى حِجْرِهِ يُحَنِّكُهُ ، فَبَالَ عَلَيْهِ ، فَدَعَا بِمَاءٍ فَأَتْبَعَهُ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Yahya b. Said, ona Hişam, ona babası, ona da Aişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) küçük bir çocuğu kucağına almış ona tahnik yaparken, çocuk Hz. Peygamber'in (sav) üzerine işemiş, Hz. Peygamber de (sav) su isteyip sidiği suyla akıtmıştır.
Açıklama:
Tahnik yapmak: Yeni doğan bir bebeğin ağzının Hurma veya tatlı bir şeyle tatlandırılmasına/ovulmasına denir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Edeb 21, 2/493
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Ebu Münzir Hişam b. Urve el-Esedî (Hişam b. Urve b. Zübeyr b. Avvam)
4. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
5. Muhammed b. Müsenna el-Anezî (Muhammed b. Müsenna b. Ubeyd b. Kays b. Dinar)
Konular:
Hz. Peygamber, çocuk sevgisi
KTB, ADAB
Temizlik, çocuk idrarının temizlenmesi
Temizlik, suyla temizlik
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَنَا مَهْدِىٌّ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى يَعْقُوبَ عَنِ ابْنِ أَبِى نُعْمٍ قَالَ كُنْتُ شَاهِدًا لاِبْنِ عُمَرَ وَسَأَلَهُ رَجُلٌ عَنْ دَمِ الْبَعُوضِ . فَقَالَ مِمَّنْ أَنْتَ فَقَالَ مِنْ أَهْلِ الْعِرَاقِ . قَالَ انْظُرُوا إِلَى هَذَا ، يَسْأَلُنِى عَنْ دَمِ الْبَعُوضِ وَقَدْ قَتَلُوا ابْنَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَسَمِعْتُ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « هُمَا رَيْحَانَتَاىَ مِنَ الدُّنْيَا » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19635, B005994
Hadis:
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَنَا مَهْدِىٌّ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى يَعْقُوبَ عَنِ ابْنِ أَبِى نُعْمٍ قَالَ كُنْتُ شَاهِدًا لاِبْنِ عُمَرَ وَسَأَلَهُ رَجُلٌ عَنْ دَمِ الْبَعُوضِ . فَقَالَ مِمَّنْ أَنْتَ فَقَالَ مِنْ أَهْلِ الْعِرَاقِ . قَالَ انْظُرُوا إِلَى هَذَا ، يَسْأَلُنِى عَنْ دَمِ الْبَعُوضِ وَقَدْ قَتَلُوا ابْنَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَسَمِعْتُ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « هُمَا رَيْحَانَتَاىَ مِنَ الدُّنْيَا » .
Tercemesi:
Bize Musa b. İsmail, ona Mehdi b. Ebu Yakub, ona da İbn Ebu Meryem şöyle demiştir: Ben, İbn Ömer'e (ra) bir adam sivri sineğin kanının hükmünü sorarken yanındaydım.
İbn Ömer ona "Sen kimlerdensin?" diye sordu.
Adam da "Ben Irak'lıyım" dedi.
Bunun üzerine İbn Ömer de oradakilere: "Şu adama bakın!Bana sivri sineğin kanını soruyor? Halbuki bu Irak'lılar Rasulullah'ın (sav) torununu öldürmüşlerdi. Ben Rasulullah'dan şöyle işittim: O, "Torunlarım, benim dünyadaki reyhanımdır" buyurdu" dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Edeb 18, 2/492
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Abdurrahman b. Ebu Nu'm (Ebu Hakem Abdurrahman b. Ebu Nu'm el-Becelî)
3. Muhammed b. Ebu Yakub et-Temimi (Muhammed b. Abdullah b. Ebu Yakub)
4. Ebu Yahya Mehdi b. Meymun el-Ezdî (Mehdi b. Meymun)
5. Ebu Seleme Musa b. İsmail et-Tebûzeki (Musa b. İsmail)
Konular:
Ehl-i beyt, Hz. Hasan
Ehl-i beyt, Hz. Hüseyin
KTB, ADAB
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ قَبَّلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْحَسَنَ بْنَ عَلِىٍّ وَعِنْدَهُ الأَقْرَعُ بْنُ حَابِسٍ التَّمِيمِىُّ جَالِسًا . فَقَالَ الأَقْرَعُ إِنَّ لِى عَشَرَةً مِنَ الْوَلَدِ مَا قَبَّلْتُ مِنْهُمْ أَحَدًا . فَنَظَرَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَالَ « مَنْ لاَ يَرْحَمُ لاَ يُرْحَمُ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19638, B005997
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ قَبَّلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْحَسَنَ بْنَ عَلِىٍّ وَعِنْدَهُ الأَقْرَعُ بْنُ حَابِسٍ التَّمِيمِىُّ جَالِسًا . فَقَالَ الأَقْرَعُ إِنَّ لِى عَشَرَةً مِنَ الْوَلَدِ مَا قَبَّلْتُ مِنْهُمْ أَحَدًا . فَنَظَرَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَالَ « مَنْ لاَ يَرْحَمُ لاَ يُرْحَمُ » .
Tercemesi:
Bize Ebu Yeman, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Ebu Seleme b. Abudurrahman, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) torunu Hasan b. Ali'yi öptü. O sırada yanında el-Akra b. Habis oturuyordu. el-Akra dedi ki: "Benim on tane çocuğum var, fakat ben onlardan hiçbirini öpmedim." Bunun üzerine Rasulullah (sav) ona baktı ve şöyle buyurdu: "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Edeb 18, 2/492
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Seleme b. Abdurrahman ez-Zuhrî (Abdullah b. Abdurrahman b. Avf b. Abduavf)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Şuayb b. Ebu Hamza el-Ümevi (Şuayb b. Dinar)
5. Ebu Yeman Hakem b. Nafi' el-Behrânî (Hakem b. Nafi')
Konular:
Hz. Peygamber, çocuk sevgisi
KTB, ADAB
Merhamet, insanlara
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ هِشَامٍ عَنْ عُرْوَةَ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - قَالَتْ جَاءَ أَعْرَابِىٌّ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ تُقَبِّلُونَ الصِّبْيَانَ فَمَا نُقَبِّلُهُمْ . فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « أَوَ أَمْلِكُ لَكَ أَنْ نَزَعَ اللَّهُ مِنْ قَلْبِكَ الرَّحْمَةَ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19639, B005998
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ هِشَامٍ عَنْ عُرْوَةَ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - قَالَتْ جَاءَ أَعْرَابِىٌّ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ تُقَبِّلُونَ الصِّبْيَانَ فَمَا نُقَبِّلُهُمْ . فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « أَوَ أَمْلِكُ لَكَ أَنْ نَزَعَ اللَّهُ مِنْ قَلْبِكَ الرَّحْمَةَ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyan, ona Hişam, ona Urve, ona da Aişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah'a (sav) bir bedevi geldi ve dedi ki: "Sizler çocuklarınızı öpüyor musunuz? Halbuki biz çocuklarımızı öpmeyiz." Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Allah senin kalbinden merhameti söküp aldıysa ben sana ne yapabilirim?"
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Edeb 18, 2/492
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Ebu Münzir Hişam b. Urve el-Esedî (Hişam b. Urve b. Zübeyr b. Avvam)
4. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
5. Ebu Abdullah Muhammed b. Yusuf el-Firyabî (Muhammed b. Yusuf b. Vakıd b. Osman)
Konular:
Hz. Peygamber, çocuk sevgisi
KTB, ADAB
Merhamet, insanlara