10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Asım b. Ali, ona İbn Ebu Zi'b, ona Saîd, ona da Ebu Şurayh'ın rivayet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: "Vallahi iman etmiş olmaz, vallahi iman etmiş olmaz, vallahi iman etmiş olmaz!" buyurdu. Kendisine; "Kim, ey Allah'ın Rasûlü (sav)" diye sorulduğunda da: "Komşusu kötülüğünden emin olmayan kimse" buyurdu. [Bu hadisi (İbn Ebu Zib'den rivayette) Şebabe (b. Süvar) ve Esed b. Musa, (Asım b. Ali'ye) mütabaat etmişlerdir. Bu hadisi Humeyd b. el-Esved, Osman b. Ömer, Ebu Bekir b. Ayyaş ve Şuayb b. İshak, İbn Ebî Zib'den, o da el-Mukriî'den, o da Ebû Hureyre'den rivayet etmiştir.]
Açıklama: İbn Ebi Zi'b'den bu hadisi rivayet edenler hadisin sahabi ravisinde ihtilafa düşmüştür. Yukarıdaki rivayet dikkate alındığında ilk üç kişi (Şebabe b. Süvar, Esed b. Musa, Asım b. Ali) bu hadisi Ebû Şurayh'tan, son dörtlü (Humeyd b. Esved, Osman b. Ömer, Ebu Bekir b. Ayyaş, Şuayb b. İshak) ise Ebû Hureyre'den rivayet etmiştir.
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Leys, ona Said el-Makburî, ona babası, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Ey Müslüman kadınlar! Bir kadın, bir koyun paçasından ibaret olsa bile, sakın komşusunun hediyesini küçümsemesin!"
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Leys, ona Saîd el-Makburî, ona da Ebu Şureyh el-Adevî şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav) şunları söylerken bu iki gözüm onu görmüş, şu iki kulağım onu duymuştur. "Allah'a ve ahiret gününe iman eden, komşusuna iyi davransın. Allah'a ve ahiret gününe iman eden, misafirine misafirlik hakkını ikram etsin." 'Misafirlik hakkı nedir, ey Allah’ın Rasulü?' diye sorulduğunda da şöyle buyurdu: "Bir gün ve bir gecedir. Üç gün ağırlamak ziyafettir. Bundan sonra yapılan ikram da (ev sahibinden misafire) sadakadır. Allah'a ve ahiret gününe iman eden, ya hayır söylesin ya da sussun."
Bize Haccâc b. Minhâl, ona Şu’be, ona Ebu İmran, ona Talha, ona da Hz. Âişe şöyle dedi: Hz. Peygamber’e (sav), 'Benim iki komşum var, hediyemi bunların hangisine önce vereyim?' dedim. Bana, "Kapısı sana en yakın olan komşuna" buyurdu.
[Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyan, ona Ebu Bürde Büreyd b. Ebu Bürde, ona dedesi Ebu Bürde, ona da babası Ebu Musa'nın rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:] Rasulullah (sav) mescidde oturuyordu. Bu sırada kendisine biri gelip bir şeyler istediğinde veya bir ihtiyacı olan kimse geldiğinde, yüzünü bize döner ve şöyle derdi: "Bu işin olması için bana destek verin, sizlere bunun sevabı verilir. (Gerçi) Allah, Peygamber'inin niyazı ve dilediği şeyi yerine getirir."
Bize Muhammed b. Alâ, ona Ebu Üsame, ona Büreyd, ona Ebu Büreyde, ona da Ebu Musa şöyle demiştir: Rasulullah (sav) kendisinden bir şey isteyen veya ihtiyaç sahibi biri geldiğinde: "Bu işin olması için yardımcı olun, sizlere bunun sevabı verilir. (Zaten) Allah, Peygamber'inin dilediği şeyi yerine getirir."
Bize Abdülaziz b. Abdullah, ona İbrahim b. Sa'd, ona Salih, ona İbn Şihâb, ona Urve b. Zübeyr, ona Peygamber'in (sav) eşi Hz. Âişe (ra) şöyle rivayet etti: "Bir grup Yahudi Rasûlüllah'ın (sav) yanına girdiler de: 'Essâmü Aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' dediler. Hz. Aişe: Ben bunu anladım ve 'Ölüm sizin üzerinize olsun, Allah'ın laneti de!' dedim. Bunun üzerine Rasûlüllah (sav) şöyle buyurdu: "Yavaş ol yâ Aişe! Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever." Ben de dedim ki: 'Yâ Rasûlallah! Duymadın mı onlar ne dediler?' Rasûlüllah (sav): "(Ben de onlara) 'Ve aleyküm (Sizin üzerinize de olsun)' dedim ya!" buyurdu.
Bize Ali b. Ayyaş, ona Ebu Gassan, ona Muhammed b. Münkedir, ona da Cabir b. Abdullah'ın (r.anhüma) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Her maruf (iyilik) bir sadakadır."