10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Muhammed b. Müsennâ, ona Muhammed b. Ca'fer, ona Şu'be; (T) Bize Ebu Bekir b. Ebû Şeybe ve Ebu Küreyb, ona Vekî', ona Süfyân; (T) Bana Züheyr b. Harb, ona Cerîr, onların hepsi de Süheyl'den bu isnadla rivayet ettiler. Vekî'in hadisinde 'Yahudilerle karşılaştığınız zaman' ifadesi vardır. İbn Ca'fer'in Şu'be'den yaptığı rivayette Şu'be (bu hadisin) 'Ehl-i kitap hakkında' olduğunu söylemiştir. Cerîr'in hadisinde de 'Onlarla karşılaştığınız zaman' ifadesi bulunmakta fakat müşriklerin hiçbirinin ismi verilmemektedir.
Açıklama: Hadisin tamamı için bk. M005661. Yahudilerle yaşananlar ve onların 'es-sâm aleyküm' demek suretiyle ihanetlerini, asgari beşeri ilişki olarak görülebilecek selama da teşmil etmeleri, sözün politikasında bir değişikliği zorunlu kılmıştır. Müslümanlar tarafından selam aracılığı ile kendilerine dua edilirken, onların nefretlerini selam benzeyen bir kelime ile dile getirmeleri, özel bir politika geliştirmeyi zorunlu kılmıştır. Dolayısıyla selamda söze başlayan olmamak ve yollarda ana unsur olmadıklarını kendilerine hissettirecek bir tavır sergilenmesi istenmiştir. Yahudilerle yaşananlar ve onların 'es-sâm aleyküm' demek suretiyle ihanetlerini, asgari beşeri ilişki olarak görülebilecek selama da teşmil etmeleri, sözün politikasında bir değişikliği zorunlu kılmıştır. Müslümanlar tarafından selam aracılığı ile kendilerine dua edilirken, onların nefretlerini selam benzeyen bir kelime ile dile getirmeleri, özel bir politika geliştirmeyi zorunlu kılmıştır. Dolayısıyla selamda söze başlayan olmamak ve yollarda ana unsur olmadıklarını kendilerine hissettirecek bir tavır sergilenmesi istenmiştir.
Bize Harmale b. Yahya, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona da İbn Şihab, Sehl b. Sa'd es-Sâidi'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Bir adam Rasulullah'ın (sav) kapısındaki bir delikten içeriye baktı. O esnada Rasulullah'ın (sav) elinde, başını taradığı bir demir vardı. Rasulullah ona: "Bilsem ki, (bizi) gözetliyorsun, şu demirle senin gözünü oyardım. Allah, (eve girmek için) izin alma şartını, bakışı (göz temasını) engellemek için koymuştur." buyurmuştur.
Bize Züheyr b. Harb, ona Cerir, ona Süheyl, ona babası (Ebu Salih es-Semmân), ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Bir kimse, birilerinin evine izinsiz (gizlice) bakarsa, bu kişinin gözünü çıkarmaları onlara helâl olur."
Bize İbn Ebu Ömer, oa Süfyan, ona Ebu Zinad, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Bir adam izinsiz senin evine bakarsa ve sen de ona ufak bir taş atsan ve gözünü çıkarırsan; sana bundan dolayı bir vebal olmaz."
Bize Kuteybe b. Said, ona Yezid b. Zürey'; (T) Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe, ona İsmail b. Uleyye, o ikisine Yunus; (T) Bize Züheyr b. Harb, ona Hüşeym, ona Yunus, ona Amr b. Said, ona da Ebu Zür'a, Cerir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasulullah'a (sav) beklenmedik bir anda mahrem olan bir şeyi gördüğümüzde ne yapmamız gerektiğini sordum. Gözümü hemen başka bir tarafa çevirmemi emretti."
Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe, ona Halid b. Mahled, ona Ali b. Müshir, ona Hişam b. Urve, ona da babası (Urve b. Zübeyr), Esma bt. Ebu Bekir'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Esma bt. Ebubekir, Abdullah b. Zübeyr'e hamile iken Hz. Peygamber'in yanına hicret etmiştir. Ravi, (rivayetin devamında) Ebu Üsame'nin hadisinin benzerini nakletmiştir.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Abdullah b. Nümeyr, ona Hişam -b. Urve-, ona da babası (Urve b. Zübeyr), Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Yeni doğan çocuklar Hz. Peygamber'e getirilirdi. Onlara bereket duası eder ve tahnik yapardı (ağzında çiğnediği hurmayı bebeklerin ağzına koyardı veya damaklarına sürerdi)."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Halid el-Ahmer, ona Hişam, ona da babası (Urve b. Zübeyr), Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Abdullah b. Zübeyr'i tahnik ettirmek için Hz. Peygamber'e getirdik. Bir hurma aradık ama bulurken çok zorlandık.
Bize Muhammed b. Hatim, ona Yahya b. Said el-Kattan, ona İbn Cüreyc, ona da Ata, Ubeyd b. Umeyr'in şöyle anlattığını rivayet etmiştir: Ebu Musa (el-Eş'arî), Hz. Ömer'den (yanına girmek için) üç defa izin istedi. Ancak meşgul olduğunu görerek geri döndü (gitti). (Bir müddet sonra) Hz. Ömer: 'Abdullah b. Kays'ın sesini duymamış mıydık? Ona izin verin gelsin' dedi. Ebu Musa geri çağırıldı. Hz. Ömer ona: 'Bu davranışının (beklemeyip oradan ayrılmanın) sebebi nedir?' diye sordu. Ebu Musa: '(Rasulullah (sav) tarafından) Bize böyle emredildi.' cevabını verdi. Hz. Ömer: 'Ya bu söylediğinle ilgili bir delil sunarsın ya da ben sana yapacağımı bilirimb' dedi. Bunun üzerine Ebu Musa oradan ayrıldı ve Ensar'ın bulunduğu bir meclise gitti. (Durumu onlara anlatınca) Oradakiler: 'Sana bu hususta en küçüğümüz bile şahitlik edebilir.' dediler. Daha sonra (şahit olarak seçilen) Ebu Said kalktı ve Hz. Ömer'e (giderek): '(Rasulullah (sav) tarafından) Bize böyle emredildi.' diyerek şahitlikte bulundu. Bunun üzerine Hz. Ömer: 'Hz. Peygamber'in emri olan bu husus bana gizli kalmış. (Herhalde) Çarşılarda alışveriş (peşinde koşmak), beni bunu öğrenmekten mahrum bıraktı.' dedi."
Bize Yahya b. Yahya, ona Abdülaziz b. Muhammed el-Medenî; (T) Bize Muhammed b. Râfi', ona İbn Ebu Füdeyk, ona Hişam b. Sa'd, onlara Zeyd b. Eslem, oda Ata b. Yesar, ona da Ebu Said el-Hudrî'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav); "yol kenarlarında oturmaktan sakınınız" buyurdu. Bunun üzerine ashab; biz yol kenarlarında sohbet ediyoruz, bunu yapmadan duramayız diye karşılık verdiler. Hz. Peygamber de "o zaman yolun hakkını verin" buyurdu. Sahabiler; yolun hakkı nedir diye sorduklarında da; "gelip geçenlerden gözleri korumak, onlara eziyet vermemek, verdikleri selamı almak, iyiliği emredip kötülüklerden de sakındırmaktır" buyurdu.