10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyan, ona Musa b. Ukbe, ona Salim, ona da babası (Abdullah b. Ömer) şöyle demiştir: Rasulullah (sav), izar ile ilgili (kötüleyici) sözlerini söylediğinde, Ebu Bekir: 'Ey Allah'ın Rasulü! Benim izarımın bir parçası sarkıp yere sürünüyor' dedi. Rasulullah (sav) da ona: "Sen onlardan değilsin" buyurdu.
Açıklama: Ebu Bekir'in elbisesinin sarkması kibir alameti olarak görülmediği için Hz. Peygamber, elbisesini kibirle sürüyenler hakkındaki beyanından onu istisna etmiştir. Bu durumda kişinin iç dünyası ve niyeti değerlendirmede etkili olmaktadır.
Bize Adem, ona Şube, ona Halid, ona Abdurrahman b. Ebu Bekre, ona da babası (Nüfey b. Mesruh) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah'ın (sav) huzurunda bir adamdan bahsedildi. Bir başkası da onun hakkında övgü dolu sözler söyledi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) bir kaç defa: "Yazıklar olsun sana, arkadaşının boynunu vurdun" dedi. Sonra da şöyle devam etti: "Sizden biri, öyle olduğunu düşünüyor ve övmesi gerekiyorsa, şöyle şöyle olduğunu sanıyorum, desin. Hesabı görecek olan Allah'tır. Allah'a karşı kimseyi temize çıkarmaya çalışmasın." [Vüheyb, Halid'den yaptığı rivayette (aynı anlama gelen) "Veyhake (وَيْحَكَ)" yerine "Veyleke (وَيْلَكَ)" demiştir.]
Bize Abdülaziz b. Abdullah, ona İbrahim b. Sa'd, ona İbn Şihab'ın kardeşinin oğlu (Muhammed b. Abdullah), ona İbn Şihab, ona Salim b. Abdullah, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin tamamı bağışlanır, ancak (günahlarını) açıktan işleyenler bunun dışındadır. Şüphesiz (açıktan günah işlemekten kaynaklı) pervasızlıktan biri de şudur: Bir kimse geceleyin bir günah işler, sonra sabahlar, Allah onun (günahını) örttüğü halde o kalkıp 'ey filan! Ben dün gece şöyle şöyle yaptım' der. Geceleyin Rabbi onu (günahını) örtmüştür, ama o sabahleyin kalkar ve Allah'ın örttüğünü aşikar kılar."
Bize Ahmed b. Yunus, ona İbn Ebu Zi'b, ona el-Makburî, ona babası (Keysan el-Makburî), ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'tan (sav) rivayet etmiştir: "Her kim yalan söylemeyi, yalan ile amel etmeyi ve cahilliği bırakmazsa, Allah'ın onun yemesini ve içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur." [Ahmed (b. Yunus) dedi ki: (Hadisi dinlediğim meclisteki bir adam) bana bu hadisin isnadını söyledi.]
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyân, ona A'meş, ona Ebu Vâil ona da Abdullah (b. Mesud) (ra) şöyle söyledi: Rasulullah (sav) ganimet mallarını taksim etti. Bunun üzerine bir adam 'yapılan bu ganimet taksiminde Muhammed Allah'ın rızasını gözetmedi' dedi. Ben de Rasulullah'a (sav) geldim ve durumu ilettim. Rasulullah'ın (sav) yüzü birden değişti ve şöyle buyurdu: "Allah, Musa'ya (as) rahmet eylesin. Ona bundan daha fazla eziyet edildi de yine de sabretti."
Bize Bişr b. Muhammed, ona Abdullah, ona Ma'mer b. Hemmâm b. Münebbih, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Zandan sakının. Şüphesiz ki zan, sözün en yalan olanıdır. Birbirinizin kusurlarına kulak vermeyin, birbirinizin gizli hallerini araştırmayın; birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize buğzetmeyin. Ey Allah'ın kulları! kardeş olunuz!"
Bize Ebu Yemân ona Şuayb, ona Zührî, ona da Enes b. Mâlik (ra), Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Ey Müslümanlar! Birbirinize karşı buğz (düşmanlık) etmeyiniz, birbirinize hased etmeyiniz, birbirinize sırt çevirmeyiniz. Ey Allah'ın kulları! kardeş olunuz. Bir müslümanın, din kardeşine üç günden fazla dargın ve küs durması helal olmaz!"