10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ümeyye b. Bistam, ona Yezid b. Zürey’; (T) Bize Ali b. Hucr, ona İsmail b. Uleyye, onlara Ravh b. Kasım, ona Muhammed b. Münkedir, ona da Cabir b. Uyeyne hadisinin benzerini rivayet etti. Ancak Cabir rivayetinde; seni rahat bırakmayız ifadesini zikretmemiştir.
Bize Yahya b. Yahya ve Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, onlara Mu'temir b. Süleyman, ona Rükeyn, ona babası, ona Semüra b. Cündeb şöyle demiştir: "Rasulullah (sav) kölelerimize şu dört ismi vermemizi yasakladı. Bunlar Eflah, Rebâh, Yesâr ve Nafi'dir."
Bize Kuteybe b. Said, ona Cerir, ona Rükeyn b. Rabî', ona babası, ona da Cündüb Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Oğluna Rabâh, Yesâr, Eflah ve Nafi' isimlerini verme."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Yezid b. Harun, ona İbn Avn, ona İbn Sirin, ona da Enes b. Malik şöyle demiştir: Ebu Talha'nın hasta bir oğlu vardı. Ebu Talha dışarı çıkmıştı. O esnada çocuk öldü. Ebu Talha döndüğünde (hanımı Ümmü Süleym'e) oğlum ne yapıyor diye sordu. Ümmü Süleym; o daha sakin diyerek cevap verdi. Ebu Talha'ya akşam yemeğini verdi ve o da yemeğini yedi. Sonra eşiyle birlikte oldu. Bundan sonra Ümmü Süleym; çocuğu defnedin dedi. Sabah olunca Ebu Talha Resulullah'a (sav) gelerek (olup biteni) haber verdi. Rasulullah (sav); "bu gece birlikte oldunuz mu" diye sordu. Ebu Talha evet cevabını verdi. Rasulullah (sav); "Allah'ım! Bunlara mübarek eyle" diyerek dua etti. Nihayetinde Ümmü Süleym, bir erkek çocuğu dünyaya getirdi. Ebu Talha bana; çocuğu al da Rasulullah'a (sav) götür dedi. Enes, çocuğu Rasulullah'a (sav) götürdü. Ümmü Süleym de onunla bir kaç kuru hurma gönderdi. Hz. Peygamber (sav) çocuğu aldı ve "yanında bir şey var mı" diye sordu. Evet, bir kaç hurma var dediler. Rasulullah (sav) bu hurmaları alarak çiğnedi. Sonra onları çocuğun ağzına koydu. Damağını hurma ile ovaladı ve çocuğa Abdullah ismini verdi.
Bize Amr en-Nâkıd ve İbn Ebu Ömer -lâfız Amr'a aittir-, onlara Süfyân, ona Talhaoğullarının azatlısı Muhammed b. Abdurrahman, ona Küreyb, ona İbn Abbas şöyle demiştir: "Cüveyriye'nin ismi Berre idi. Hz. Peygamber (sav) onun ismini Cüveyriye'ye çevirdi. 'Birisi Berre'nin yanından çıktı' denilmesinden hoşlanmıyordu." İbn Ebu Ömer'in Küreyb'ten rivayet ettiği hadiste Küreyb, 'İbn Abbas'tan işittim.' ifadesini kullanmıştır.
Bize Yahya b. Yahya ve Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, onlara Mu'temir b. Süleyman, ona Rükeyn, ona babası, ona Semura b. Cündeb şöyle demiştir: "Hz. Peygamber (sav), kölelerimize şu dört ismi vermemizi yasakladı. Eflah, Rebâh, Yesâr ve Nâfi'dir."
Bize Amr en-Nâkıd ve Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, onlara Süfyan b. Uyeyne, ona İbnü'l-Münkedir, ona Câbir b. Abdullah şöyle demiştir: Bizden bir adamın erkek çocuğu dünyay geldi. Ona Kasım adını verdi. Biz de ona 'Sana Ebu'l-Kasım künyesini vermeyiz, saygılı davranmayız.' dedik. Bunun üzerine o kişi Hz. Peygamber'e (sav) gelerek durumu anlattı. Hz. Peygamber de (sav) "Oğluna Abdurrahman ismini ver!" buyurdu.
Bize Ahmed b. Hanbel ve Züheyr b. Harb ve Muhammed b. Müsennâ ve Ubeydullah b. Said ve Muhammed b. Beşşar, onlara Yahya b. Said, ona Ubeydullah, ona Nâfi', ona İbn Ömer şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) Âsiye'nin adını değiştirdi ve ona Cemile ismini verdi." Ahmed, hadisi !ahberanî' yerine 'an' lafzıyla rivayet etmiştir.
Bize Ahmed b. Hanbel ve Züheyr b. Harb ve Muhammed b. Müsennâ ve Ubeydullah b. Said ve Muhammed b. Beşşar, onlara Yahya b. Said, ona Ubeydullah, ona Nâfi', ona İbn Ömer şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) Âsiye'nin adını değiştirdi ve ona Cemile ismini verdi." Ahmed, hadisi 'ahberanî' yerine 'an' lafzıyla rivayet etmiştir.
Bize Ahmed b. Hanbel ve Züheyr b. Harb ve Muhammed b. Müsennâ ve Ubeydullah b. Said ve Muhammed b. Beşşar, onlara Yahya b. Said, ona Ubeydullah, ona Nâfi', ona İbn Ömer şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) Âsiye'nin adını değiştirdi ve ona Cemile ismini verdi." Ahmed, hadisi 'ahberanî' yerine 'an' lafzıyla rivayet etmiştir.