10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ahmed b. Hanbel, Züheyr b. Harb, Muhammed b. Müsenna, Ubeydullah b. Said, Muhammed b. Beşşâr, onlara Yahya b. Said, ona Ubeydullah, ona Nafi', ona da İbn Ömer şöyle rivayet etti: "Rasulullah (sav) Asiye'nin ismini değiştirdi ve ona Cemile ismini verdi." [Ahmed; hadisi ahberanî yerine an lafzıyla rivayet etmiştir.]
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Hasan b. Musa, ona Hammad b. Seleme, ona Ubeydullah, ona Nafi', ona da İbn Ömer şöyle demiştir: "Ömer'in kızının adı Asiye idi. Rasulullah (sav) ona Cemile ismini verdi."
Bize İshâk b. İbrahim, ona Cerîr (T) Bize Ümeyye b. Bistâm, ona Yezid b. Zürey', ona Ravh b. el-Kâsım, (T) Bize Muhammmed b. Müsennâ ve İbn Beşşâr, bu ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, onların hepsine Mansur, Züheyr isnadıyla rivayet etmiştir. Cerîr ve Ravh'ın hadislerinin konusu Züheyr'in hadisi gibidir. Şu'be'nin hadisinde ise, sadece çocuğa isim koyma zikredilmiş, yasaklanan dört isim zikredilmemiştir.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, Ebu Said el-Eşec, Muhammed b. Müsannâ el-Anberî -lafız İbn Nümeyr’e aittir-, onlara İbn İdris, ona babası, ona Simak b. Harb, ona Alkame b. Vâil, ona Muğîre b. Şu'be şöyle demiştir: Necrân'a geldiğim zaman (Hıristiyanlar) bana şunu sordular: 'Siz (Kur'an'da Meryem için) 'Ey Harun'un kız kardeşi' diye okuyorsunuz. Halbuki Musa, İsa'dan şu kadar sene öncedir. Rasulullah'ın (sav) yanına gelince bunu kendisine sordum. Bana "Onlar, önceki peygamberlerin ve salihlerin isimlerini koyarlardı." diyerek cevap verdi.
Bize İshâk b. İbrahim, ona Cerîr (T) Bize Ümeyye b. Bistâm, ona Yezid b. Zürey', ona Ravh b. el-Kâsım (T) Bize Muhammmed b. Müsennâ ve İbn Beşşâr, bu ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, onların hepsine Mansur, Züheyr isnadıyla rivayet etmiştir. Cerîr ve Ravh'ın hadislerinin konusu Züheyr'in hadisi gibidir. Şu'be'nin hadisinde ise, sadece çocuğa isim koyma zikredilmiş, yasaklanan dört isim zikredilmemiştir.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, Ebu Said el-Eşec, Muhammed b. Müsannâ el-Anberî -lafız İbn Nümeyr’e aittir-, onlara İbn İdris, ona babası, ona Simak b. Harb, ona Alkame b. Vâil, ona Muğîre b. Şu'be şöyle demiştir: Necrân'a geldiğim zaman (Hıristiyanlar) bana şunu sordular: 'Siz (Kur'an'da Meryem için) 'Ey Harun'un kız kardeşi' diye okuyorsunuz. Halbuki Musa, İsa'dan şu kadar sene öncedir. Rasulullah'ın (sav) yanına gelince bunu kendisine sordum. Bana "Onlar, önceki peygamberlerin ve salihlerin isimlerini koyarlardı." diyerek cevap verdi.
Bize İshâk b. İbrahim, ona Cerîr (T) Bize Ümeyye b. Bistâm, ona Yezid b. Zürey', ona Ravh b. el-Kâsım (T) Bize Muhammmed b. Müsennâ ve İbn Beşşâr, bu ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, onların hepsine Mansur, Züheyr isnadıyla rivayet etmiştir. Cerîr ve Ravh'ın hadislerinin konusu Züheyr'in hadisi gibidir. Şu'be'nin hadisinde ise, sadece çocuğa isim koyma zikredilmiş, yasaklanan dört isim zikredilmemiştir.
Bize Said b. Amr el-Eş'asî, Ahmed b. Hanbel ve Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, -Hadisin lafzı, Ahmed'e aittir- el-Eş'asî 'Ahberana' diğerleri 'Haddesenâ' ifadesini kullandılar- onlara Süfyân b. Uyeyne, ona Ebü'z-Zinâd, ona A'rec, ona Ebu Hureyre Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Allah katında en zelil isim, adı melikü'l-emlâk olan adamın ismidir." İbn Ebu Şeybe'nin rivayetinde 'Allah’tan (cc) başka Mâlik yoktur.' cümlesini ziyadedir. Eş'asî şöyle demiştir: 'Süfyân, melikü’l-emlâk kullanımının Şâhân Şah gibi olduğunu söyledi.' Ahmed b. Hanbel şöyle demiştir: 'Ebû Amr'a 'أَخْنَعَ' kelimesinin anlamını sordum. Bana 'en aşağılık' manasına geldiğini söyledi.
Bize Ahmed b. Hanbel ve Züheyr b. Harb ve Muhammed b. Müsennâ ve Ubeydullah b. Said ve Muhammed b. Beşşar, onlara Yahya b. Said, ona Ubeydullah, ona Nâfi', ona İbn Ömer şöyle rivayet etti: "Rasulullah (sav) Âsiye'nin adını değiştirdi ve ona Cemile ismini verdi." Ahmed, hadisi 'ahberanî'” yerine 'an' lafzıyla rivayet etmiştir.
Bize Said b. Amr el-Eş'asî ve Ahmed b. Hanbel ve Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, -Hadisin lafzı, Ahmed'e aittir- el-Eş'asî 'Ahberana' diğerleri 'Haddesenâ' ifadesini kullandılar- onlara Süfyân b. Uyeyne, ona Ebü'z-Zinâd, ona A'rec, ona Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Allah katında en zelil isim, adı melikü'l-emlâk olan adamın ismidir." İbni Ebu Şeybe'nin rivayetinde 'Allah'tan (cc) başka Mâlik yoktur' cümlesi ziyadedir. Eş'asî şöyle demiştir: 'Süfyân, melikü’l-emlâk kullanımının Şâhân Şah gibi olduğunu söyledi.' Ahmed b. Hanbel şöyle demiştir: 'Ebû Amr'a 'أَخْنَعَ' kelimesinin anlamını sordum. Bana 'en aşağılık' anlamına geldiğini söyledi.