10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Kuteybe b. Said, ona Malik, ona Ebu Zinâd, ona A'rec, ona da Ebu Hüreyre'nin söylediğine göre; Rasulullah (sav) bir adamın kurbanlık bir deve götürdüğünü gördü ve ona "Onun üzerine bin" buyurdu. Adam da, 'Ya Rasulullah! Bu deve kurbanlıktır' dedi. Rasulullah (sav) üçüncü veya dördüncü söyleyişinde "Yazık sana! Bin şu deveye" buyurdu.
Bize Bişr b. Halid, ona Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona Süleyman, ona Ebu Vâil, ona da Abdullah'ın rivayet ettiğine göre Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurdu: "Kişi sevdiği ile beraberdir."
Bize Kuteybe b. Said, ona Cerîr, ona A'meş, ona Ebu Vâil, ona Abdullah b. Mesud'un söylediğine göre Rasulullah'a (sav) bir adam geldi ve 'Ey Allah'ın Rasulü! Bir topluluğu sevdiği halde henüz onlara kavuşamamış bir adam hakkında ne dersiniz?' diye sordu. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Kişi sevdiği ile beraberdir." Bu hadisi Ameş, ona Ebu Vâil, ona Abdullah, ona Rasulullah'dan (sav) rivayet etmekte Cerîr b. Hâzım, Süleyman b. Karn ve Ebu Avâne mutabaat etmişlerdir.
Bize Ebu Nuaym, ona Süfyân, ona Ameş, ona Ebu Vâil, ona da Ebu Musa'nın söylediğine göre Rasulullah'a (sav) bir adam henüz kavuşamadığı bir topluluğu seviyor (bu konuda ne dersiniz) denilince, Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Kişi sevdiği ile beraberdir." Ebu Muaviye ve Muhammed b. Ubeyd bu hadise mutabaat etmişlerdir.
Açıklama: Denizlerin ardında olmasından maksat "her nerede olursan ol" anlamıdır.
Açıklama: O kimsenin "Duh" derken "Duhan" demek istediği fakat diyemediği ifade edilmiştir.
Bize Abdullah b. Abdülvehhab, ona Halid b. Haris, ona Şube, ona Vâkıd b. Muhammed b. Zeyd, ona babası (Muhammed b. Zeyd) ona da İbn Ömer'in (r.anhüma) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurdu: "Vay halinize veya size yazık 'Şube, ravinin bu iki kelimede şüpheye düştüğünü belirtmiştir'. Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kâfirlere dönmeyin." Nadr, Şube'nin "size yazık (vayhake)" lafzıyla; Ömer b. Muhammed ise babasının (Muhammed b. Zeyd) "vay halinize (veyleküm)" veya "size yazık (veyhaküm)" lafızlarıyla rivayet ettiğini söylemişlerdir.
Bize Abdurrahman b. İbrahim, ona Velid, ona Evzâî, ona Zührî, ona Ebu Seleme ve Dahhâk, onlara da Ebu Said el-Hudrî şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bir gün aramızda ganimetleri paylaştırırken Temîm oğullarından Zü'l-Huveysira adında bir adam: 'Ya Rasulullah! (sav) Adaletli ol!' dedi. Rasulullah da (sav) "Yazıklar olsun sana! Ben adaletli olmazsam kim adaletli olur!" buyurdu. Bunun üzerine Ömer: 'Bana izin ver şu herifin boynunu vurayım' dedi. Rasulullah (sav) da "Hayır! Onun bazı arkadaşları vardır. Sizden biriniz kendi namazını onların namazları yanında, kendi orucunu da onların oruçları yanında hakir (küçümser) görür. Onlar okun bir avı delip çıkması gibi dinden çıkarlar. O okun ucuna (kesici, delici kısmına) bakılır onda (kan namına) bir şey bulunmaz. Sonra okun çubuğa giren yerine bakılır onda da bir şey bulunmaz. Sonra okun çubuğuna bakılır onda da bir şey bulunmaz. Sonra okun tüylerine bakılır onda da bir şey bulunmaz. Ok kanı ve işkembeyi (iz bırakmadan) delip geçmiştir. Onlar insanlar arasında bir gruplaşma olduğunda ortaya çıkarlar. Bu insanlar elinin birinde kadın göğsü veya sallanan bir uzuv (et parçası) olan bir adam gibidir" buyurdu. Ebu Said dedi ki: Ben bunu Rasulullah'dan (sav) duyduğuma şehadet ediyorum. Yine şehadet ediyorum ki, Ali (b. Ebu Talib) onlarla savaştığında onunla birlikteydim. Ölüler arasında (bu özellikler uygun) bir kimse arandı da Rasulullah'ın (sav) vasfettiği şekilde bir adam (bulunup) getirildi.
Bize Amr b. Asım, ona Hemmâm, ona Katâde, ona da Enes şöyle söylemiştir: Bedevilerden bir kişi Rasulullah'a (sav) geldi ve şöyle dedi: 'Ey Allah'ın Rasulü! Kıyamet ne zaman kopacaktır?' Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Yazık sana! Kıyamet için ne hazırladın?" O kimse de: 'Kıyamet için (çok) bir şey hazırlamadım. Fakat ben Allah'ı ve Rasulünü seviyorum' dedi.' Bunun üzerine Rasulullah (sav): "Sen sevdiklerinle beraber olacaksın." Enes dedi ki: Biz de olacak mıyız? diye sorduk. Rasulullah da (sav) "Evet" buyurunca, o gün biz de çok mutlu olduk. Bir gün Muğire'nin benim yaşlarımda olan çocuğu (yanımızdan) geçti de Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Şayet bu çocuğun eceli ertelenirse, bu çocuk ihtiyarlamadan kıyamet kopar." Bu hadisi Şube, ihtisar ederek Katâde'den o da Enes'ten o da Rasulullah'dan (sav) nakletmiştir.