10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zührî, ona da Enes b. Malik şöyle haber vermiştir: "Enes b. Malik, Rasulullah'ın kızı Ümmü Gülsüm'ün (as) üzerinde siyerâ ipekten dokunmuş bir bürde (bayan gömleği) gördü."
Açıklama: Hadiste geçen Siyerâ kelimesi, "Haz ipekten dokunmuş kaburgayı andıran ve kalın ipek çubukları olan bir çeşit bürde olup Yemen'de yapılır. İpek unsuru, yün ve pamuk gibi başka iplerden daha fazla olur" şeklinde açıklanmıştır (Ebu Ubeyd, Garîbu'l-hadîs, I, 228; İbnu'l-Esîr, en-Nihâye, II, 443).
Bize Yahya b. Bükeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona Zührî, Übeydullah b. Abdullah b. Utbe, ona da Âişe ve Abdullah b. Abbas (r.anhum) şöyle demiştir: Rasulullah (sav), hastalığı şiddetlendiğinde, kendisine ait yumuşak bir kumaşla yüzünü örtüyor, sonra da nefesi daraldığında yüzünü açıyordu. İşte bu halde iken "Allah'ın laneti Yahudilerin ve Hristiyanların üzerine olsun, Onlar peygamberlerinin kabirlerini kendilerine mescit edindiler" buyurarak, onların yaptıklarından ümmeti sakındırıyordu.
Bize Müsedded, ona İsmail, ona Eyyûb, ona Humeyd b. Hilâl, ona da Ebu Bürde (ra) şöyle demiştir: Âişe (r.anha) kaba kumaştan dokunmuş bir kaftan ve bir gömlek çıkardı ve “Peygamber'in (sav) ruhu bu iki giysi içinde alındı” dedi.
Açıklama: Hadiste geçen Hamîsa kelimesi "Yün veya ketenden dokunan kumaşlardan yapılan iki tarafı da nakışlı ve çizgili siyah elbise" (İbn Fâris, Mu'cemu mekâyîsi'l-lüğa, 331; Ebu Ubeyd, Garîbu'l-hadîs, 226-227); Enbicâniyye ise "kalın yün kumaşlardan yapılan nakış ve saçağı olmayan elbise" (İbnu'l-Esîr, en-Nihâye, I, 73) şeklinde tanımlanmıştır.
Bize Musa b. İsmail, ona Cüveyriye, ona Nafi, ona da Abdullah b. Ömer şöyle rivayet etti: Hz. Ömer satılmakta olan siyerâ elbisesi denilen ibrişimle karışık alaca kumaştan bir takım elbise gördü ve “Yâ Rasulallah! Keski bunu satın alsan da sana geldikleri zaman elçiler için ve cumua günleri giysen!” dedi. Hz. Peygamber: “Bunu ancak âhiretten nasibi olmayan kimse giyer!” dedi. Bundan bir müddet sonra Hz. Peygamber (sav), Ömer’e ibrişimle karışık alaca kumaştan yapılmış (siyerâ) bir takım elbise gönderdi ve giydirdi. Bunun üzerine Ömer “(Yâ Rasulallah!) Bunu bana verdin ama ben senden (bu ipekli kumaş hakkında) daha önce söylediğin o sözleri söylerken işitmişimdir” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber: “Ben bunu sana (giymen için değil) ancak satman veya başka birisine (yani bir kadına) giydirmen için göndermişimdir” dedi
Açıklama: Rivayeti Asilî ve Ebî Zer ravileri فكسا şeklinde ها zamirini hazfederek nakletmişlerdir. hz. Ömer'in anne bir kardeşi veya süt anne sebebiyle kardeşi Osman b. Hakim'e bu kumaşı hediye ettiği nakedilmektedir. kastallânî, Ahmed b. Muhammed, İrşâdü's-sâri li şerhi sahihi'l-Buhârî, (Mısır: Matabaatü'l-kübra el-Emiriyye, 1323), 4/359.
Bana Yahya b. Bükeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihâb, ona Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe, ona da Âişe ve İbn Abbâs (r.anhum) şöyle demişlerdir: "Hz. Peygamber (sav) son hastalığında, ıstırabı arttığı zaman yanında bulunan çizgili kumaşı yüzüne örter, örtü onu bunalttığında da yüzünü açardı. İşte o hâlde iken, ümmetini uyarmak ve sakındırmak üzere “Allah'ın laneti Yahudilerin ve Hristiyanların üzerine olsun. Onlar peygamberlerinin kabirlerini mescitler edindiler” buyurdu."