10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Üsame; (T) Bize İshak b. İbrahim, ona Ebu Muaviye, onlara da Hişam bu isnadla nakilde bulunmuştur.
Açıklama: Hadisin tam metni için M005584 numaralı hadise bakınız.
Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, ona Veki' ve Abde, onlara Hişam b. Urve, ona babası (Urve b. Zübeyir), ona da Aişe şöyle rivayet etti: Bir kadın Hz. Peygamber'e gelerek; ey Allah'ın Rasulü! Ben, kocamın bana vermediği bir şeyi kocam bunu bana verdi diyorum dedi. Rasulullah da (sav); "kendisine verilmemiş bir şeyle verilmiş gibi gösteriş yapan kimse, yalandan iki elbise giyen kimse gibidir" buyurdu.
Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, ona Abde, ona Hişam, ona Fatıma, ona da Esma şöyle söylemiştir: Bir kadın Hz. Peygamber'e gelip; ey Allah'ın Rasulü! Benim bir kumam var. Acaba kocamın bana vermediği bir şeyi kocam vermiş gibi göstersem, bana günah olur mu diye sordu. Rasulullah da (sav); "kendisine verilmemiş bir şeyle verilmiş gibi gösteriş yapan kimse, yalandan iki elbise giyen kimse gibidir" buyurdu.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Gunder (Muhammed b. Cafer), ona Şu'be; (T) Bize İbn Müsenna ve İbn Beşşâr, o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona da Amr b. Mürre, ona da Said b. Müseyyeb'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Muaviye Medine'ye gel ve bize hutbe verdi. (Konuşurken) Bir tutam saç çıkardı ve şöyle dedi: "Ben böyle bir şeyi sadece Yahudilerin yaptığını sanırdım. Hz. Peygamber'e (sav) böyle bir uygulamadan bahsedildi, onu 'zûr (sahte, aldatıcı şey)' olarak isimlendirdi."
Bize İbn Ebu Ömer, ona Süfyan b. Uyeyne; (T) Bize Harmele b. Yahya, ona İbn Vehb, ona Yunus; (T) Bize Abd b. Humeyd, ona Abdürrezzak, ona Mamer, onlara da Zührî, Malik'in hadisinin aynısını rivayet etmiştir. [Zührî, Humeyd b. Abdurrahman b. Avf'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Muaviye b. Ebu Süfyan'ı hac yolunda minber üzerinde konuşurken dinledim. Muhafızının elinde bulunan bir tutam saçı alarak şunları söyledi: “Ey Medine halkı! Sizin âlimleriniz nerede? Ben, Resûlullah’ın bu tür şeyleri (sahte saç takmayı) yasakladığını ve: 'İsrailoğulları, kadınları böyle şeyleri kullanmaya başladığında helâk oldular.' buyurduğunu işittim.”] Ancak Mamer'in hadisinde (bu rivayetten farklı olarak), "İsrailoğulları, (kadınları böyle şeyleri kullanmaya başladığında) azaba uğradı" cümlesi vardır.
Bana Ebu Ğassan el-Misma'î ve Muhammed b. Müsenna, o ikisine Muaz (b. Hişam), ona babası, ona Katade, ona da Said b. Müseyyeb'in rivayet ettiğine göre, Muaviye bir gün şöyle demiştir: "Gerçekten siz kötü bir kılık/kıyafet (giyim tarzı) çıkardınız. Oysa Allah'ın Nebisi (sav) sahte (yalan) davranışı yasaklamıştır." (Ravi sözüne şöyle devam etmiştir:) Bir adam ucunda bez parçası bulunan bir sopa ile geldi. Muaviye: "Dikkat edin! Bu da sahte davranıştır' dedi. Katade: (Muaviye'nin bu sözüyle) Kadınların saçlarını çoğalttıkları bez parçalarını kastettiğini söylemiştir.
Bize Züheyr b. Harb, ona Cerir, ona Süheyl, ona babası (Ebu Salih es-Semman), ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre, Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Cehennemlik iki çeşit insan vardır ki, ben onları (şu ana kadar) görmedim. (Biri) ellerinde sığırkuyrukları gibi kamçılar bulunup, onlarla insanları döven bir topluluk. Diğeri ise, giyinik ama (gerçekte) çıplak olan, başkalarını yoldan çıkaran ve kendileri yoldan çıkmış olan, başları eğik hörgüçlü develerin hörgüçleri gibi (kabarık) olan kadınlardır. Bunlar cennete giremeyecek ve onun kokusunu bile alamayacaklardır. Oysa cennetin kokusu şu kadar mesafeden hissedilir."