Giriş

Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Üsame; (T) Bize İshak b. İbrahim, ona Ebu Muaviye, onlara da Hişam bu isnadla nakilde bulunmuştur.


Açıklama: Hadisin tam metni için M005584 numaralı hadise bakınız.

    Öneri Formu
5365 M005585 Müslim, Libas ve Zînet, 127

Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, ona Veki' ve Abde, onlara Hişam b. Urve, ona babası (Urve b. Zübeyir), ona da Aişe şöyle rivayet etti: Bir kadın Hz. Peygamber'e gelerek; ey Allah'ın Rasulü! Ben, kocamın bana vermediği bir şeyi kocam bunu bana verdi diyorum dedi. Rasulullah da (sav); "kendisine verilmemiş bir şeyle verilmiş gibi gösteriş yapan kim­se, yalandan iki elbise giyen kimse gibidir" buyurdu.


    Öneri Formu
5362 M005583 Müslim, Libas ve Zînet, 126

Bize Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr, ona Abde, ona Hişam, ona Fatıma, ona da Esma şöyle söylemiştir: Bir kadın Hz. Peygamber'e gelip; ey Allah'ın Rasulü! Benim bir kumam var. Acaba kocamın bana vermediği bir şeyi kocam vermiş gibi göstersem, bana günah olur mu diye sordu. Rasulullah da (sav); "kendisine verilmemiş bir şeyle verilmiş gibi gösteriş yapan kim­se, yalandan iki elbise giyen kimse gibidir" buyurdu.


    Öneri Formu
5364 M005584 Müslim, Libas ve Zînet, 127

Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Gunder (Muhammed b. Cafer), ona Şu'be; (T) Bize İbn Müsenna ve İbn Beşşâr, o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona da Amr b. Mürre, ona da Said b. Müseyyeb'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Muaviye Medine'ye gel ve bize hutbe verdi. (Konuşurken) Bir tutam saç çıkardı ve şöyle dedi: "Ben böyle bir şeyi sadece Yahudilerin yaptığını sanırdım. Hz. Peygamber'e (sav) böyle bir uygulamadan bahsedildi, onu 'zûr (sahte, aldatıcı şey)' olarak isimlendirdi."


    Öneri Formu
5358 M005580 Müslim, Libas ve Zînet, 123

Bize İbn Ebu Ömer, ona Süfyan b. Uyeyne; (T) Bize Harmele b. Yahya, ona İbn Vehb, ona Yunus; (T) Bize Abd b. Humeyd, ona Abdürrezzak, ona Mamer, onlara da Zührî, Malik'in hadisinin aynısını rivayet etmiştir. [Zührî, Humeyd b. Abdurrahman b. Avf'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Muaviye b. Ebu Süfyan'ı hac yolunda minber üzerinde konuşurken dinledim. Muhafızının elinde bulunan bir tutam saçı alarak şunları söyledi: “Ey Medine halkı! Sizin âlimleriniz nerede? Ben, Resûlullah’ın bu tür şeyleri (sahte saç takmayı) yasakladığını ve: 'İsrailoğulları, kadınları böyle şeyleri kullanmaya başladığında helâk oldular.' buyurduğunu işittim.”] Ancak Mamer'in hadisinde (bu rivayetten farklı olarak), "İsrailoğulları, (kadınları böyle şeyleri kullanmaya başladığında) azaba uğradı" cümlesi vardır.


    Öneri Formu
5356 M005579 Müslim, Libas ve Zînet, 122

Bana Ebu Ğassan el-Misma'î ve Muhammed b. Müsenna, o ikisine Muaz (b. Hişam), ona babası, ona Katade, ona da Said b. Müseyyeb'in rivayet ettiğine göre, Muaviye bir gün şöyle demiştir: "Gerçekten siz kötü bir kılık/kıyafet (giyim tarzı) çıkardınız. Oysa Allah'ın Nebisi (sav) sahte (yalan) davranışı yasaklamıştır." (Ravi sözüne şöyle devam etmiştir:) Bir adam ucunda bez parçası bu­lunan bir sopa ile geldi. Muaviye: "Dikkat edin! Bu da sahte davranıştır' dedi. Katade: (Muaviye'nin bu sözüyle) Kadınların saçlarını çoğalttıkları bez parçalarını kastettiğini söylemiştir.


    Öneri Formu
5359 M005581 Müslim, Libas ve Zînet, 124

Bize Züheyr b. Harb, ona Cerir, ona Süheyl, ona babası (Ebu Salih es-Semman), ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre, Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Cehennemlik iki çeşit insan vardır ki, ben onları (şu ana kadar) görmedim. (Biri) ellerinde sığırkuyrukları gibi kamçılar bulunup, onlarla insanları döven bir topluluk. Diğeri ise, giyinik ama (gerçekte) çıplak olan, başkalarını yoldan çıkaran ve kendileri yoldan çıkmış olan, başları eğik hörgüçlü develerin hörgüçleri gibi (kabarık) olan kadınlardır. Bunlar cennete giremeyecek ve onun kokusunu bile alamayacaklardır. Oysa cennetin kokusu şu kadar mesafeden hissedilir."


    Öneri Formu
5361 M005582 Müslim, Libas ve Zînet, 125


    Öneri Formu
5348 M005575 Müslim, Libas ve Zînet, 120


    Öneri Formu
5352 M005577 Müslim, Libas ve Zînet, 121


    Öneri Formu
5351 M005576 Müslim, Libas ve Zînet, 120