28519 Kayıt Bulundu.
Giriş
Açıklama: Hadis sahihtir. Ebû Ziyâd et-Tahhân haricindeki râviler sikadır. O Hasan b. Ali'nin mevlâsıdır. Ondan sadece Şu'be rivâyette bulunmaktadır. Yahyâ b. Maîn onu sika kabul etmektedir. Ebû Hâtim 'el-Cerh ve't-Ta'dîl' adlı eserinde onun için şeyh sâlihü'l-hadis demektedir. Zehebî 'el-Mîzân'ında onun için bilinmeyen , ma'ruf olmayan bir râvidir demektedir. 7203 numaralı rivâyet Ebû Hureyre'den rivâyet olunmakta ve bu rivâyet sahihtir.
Bize Süleyman b. Davud et-Tayâlisî, ona Ebu Âmir el-Hazzâz, ona Seyyar, ona Şa'bî, ona da Alkame şöyle haber vermiştir: "Biz Hz. Aişe'nin yanındayken Ebu Hureyre geldi. Hz. Aişe ona “yiyecek ve içecek vermeden bağlı bir şekilde tuttuğu kedi sebebiyle, azap gören kadına dair rivayeti sen mi naklediyorsun?” diye sordu. Ebu Hureyre de “Hz. Peygamber'den (sav) böyle duydum” dedi. Abdullah “ben de babamdan böyle duydum” dedi. Hz. Aişe “Bilmiyor musun? O kadın bu yaptıkları yanında kafirdi. Bir mümin, Allah katında, bir kedi sebebiyle azap görmeyecek kadar değerlidir. Hz. Peygamber'den (sav) bir şey naklettiğinde onu nasıl aktardığını şeyi iyice düşün” dedi."
Açıklama: İsnad Ebû Âmir el-Hazzâz dolayısıyla hasendir. O Müslim'in ricâlindendir.
Bize Süleyman b. Davud, ona Şu'be, ona Hasîn, ona Zekvân, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim bile bile benim adıma yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın."
Açıklama: Hadis sahih isnad ise Mahbûb b. el-Hasan dolayısıyla hasendir.
Açıklama: Hadis sahih isnad ise Amr b. Seleme dolayısıyla hasendir. 7911 numaralı hadiste mütâbidir. Bu hadisin başka bir rivâyeti 7762 numaralı hadiste Ebû Hureyre'den gelmekte ve bu rivâyet sahihtir.
Açıklama: Hadis sahih isnad ise zayıftır. Şüteyr b. Nehâr'ın ismi için Süteyr de denilmektedir. O meçhûl râvilerdendir. Buhârî ve İbn Ebî Hâtim onun hakkında cerh veya ta'dil ifade eden herhangi bir şey söylememektedir. İbn Hacer 'Takrîb'de onun için sadûk demektedir.
Açıklama: İsnad hasen olmaya uygundur/ihtimali vardır. İmrân b. Dâver el-Kattân kendisine itibar edilen biridir. O kavî seviyesinde değildir.