Giriş

Bize Süleyman b. Harb, ona Şu’be; (T) bize Muhammed b. Beşşar, ona Gunder, ona Şu’be, ona Abdulmelik b. Meysera, ona Zeyd b. Vehb, Hz. Ali’nin (ra) şöyle dediğini rivayet etti: "Hz. Peygamber bana siyerâ elbisesi denilen ibrişimle karışık alaca kumaştan bir tür elbise giydirdi. Müteakiben ben o elbiseyi giyerek dışarı çıktığımda, Rasûlullah’ın (sav) yüzündeki öfkeyi gördüm. Bunun üzerine elbiseyi parçalayıp, eşlerim arasında bölüştürdüm."


Açıklama: Ahmed b. Hanbel Hz. Fatma ve onun (Hz. Peygamber'in) halası Müslim rivayetinde "Fevatım fatmalar" arasında İbn Hacer bunların Hz. Fatma ve Hz. Ali'nin annesi Fatma bintiii Esed b. Hişam olduğu beyan edilmiştir. Ahmed b. Hanbel, Müsned, thk. Şuayb el-Arnaud-Adil Mürşid vd. (yy.: Müessetür-risâle, 1421/2001), 2/360; Müslim b. Haccâc, el-Müsnedü'l-sahihi'l-muhtasar bi naklil adli anil adli ila rasülilahi sallahü aleyhi vesellem, thk. Muhammed Fuad Abdül bâkî (Beyrut: Daru İhyai Türasi'l-Arabî, ts.) 3/1645; İbn Hacer, Ahmed b. Ali, Fethul bâri şerhi sahihil Buharî, thk. Muhammed Fuat Abdülbâkî ( Beyrut: daru'l-Ma'rife, 1379), 1/285.

    Öneri Formu
18730 B005840 Buhari, Libâs, 30

Bize Âdem, ona Şu'be, ona Abdulaziz b. Suheyb, ona da Enes b. Malik, çok net ve kesin ifade rivayet etmiş ve Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu ifade etmiştir: "Her kim bu dünyada hâlis ipek giyerse, ahirette onu asla giyemeyecektir"


    Öneri Formu
18722 B005832 Buhari, Libâs, 25

Bize Abdullah b. Muhammed, ona Hişam, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Hind bt. Haris, ona da Ümmü Seleme şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) bir gece şöyle uyandı ve “Lâ ilahe illallâh! Bu gece ne fitneler, ne hazineler de indirildi! Odalarındaki kadınları (yani Hz. Peygamber'in eşlerini, namaz kılmaları için) kim uyandırır? Dünyada nice giyinmiş kadın vardır ki, kıyamet gününde çıplaktır!” buyurdu." [Zührî der ki: Hind'in geniş elbisesinin, iki kolunu (açılıp gözükmesin diye), parmaklarının arasında (bağlayan) birçok düğmesi vardı.]


    Öneri Formu
18744 B005844 Buhari, Libâs, 31

Bize Kabisa, ona Süfyan, ona Eş’as, ona da Muaviye b. Süveyd b. Mukarrin'in rivayet ettiğine göre Berâ (ra) şöyle demiştir: Resul-i Ekrem (sav) bize yedi şeyi emretti. Hasta ziyareti yapmak, cenaze törenine katılıp cenaze namazını kılmak, aksırana (yerhamukellah) diyerek hayır duada bulunmak bunlardandır. (Buna karşılık) ipek elbise giymeyi, (değişik kalınlıkta ve yoğunlukta) ipekli kumaş cinsinden dibac, kıssî ve istebrak giymeyi ve kırmızı renkli ipekten (veya vahşi hayvan derisinden yapılmış) eğer yastıklarını kullanmayı yasakladı.


    Öneri Formu
18770 B005849 Buhari, Libâs, 36


    Öneri Formu
18749 B005848 Buhari, Libâs, 35

Bize Süleyman b. Harb, ona Hammâd b. Zeyd, ona Yahya b. Saîd, ona Ubeyd b. Huneyn, ona da İbn Abbâs (r.anhuma) şöyle demiştir: Ben, Peygamber'e (sav) karşı birbirine yardım eden iki kadının kim olduğunu, Ömer'e sormak isteyerek tam bir sene bek­ledim, ama heybetinden çekinerek soramadım. Nihayet bir gün bir ko­naklama esnasında bineğinden indi ve ihtiyaç gidermek için erâk ağaçlarının arasına girdi. Çıkınca ben bunu kendisine sordum. O da “Âişe ile Hafsa” dedi, sonra şöyle devam etti: Bizler Cahiliye devrinde kadınlara bir değer vermezdik. İslâm gelip de Allah onlar hakkında ayet indirince bizler de işlerimize müdahale ettirmeden, onların üzerimizde hakkı olduğunu düşündük. Bir gün hanımımla aramda bir tartışma oldu ve o bana ağır sözler kullandı. Bunun üzerine ben ona “sınırını bil ve haddini aşma” dedim. O da “sen bunu söylüyorsun ama kızın Peygamber'i (sav) üzüyor” dedi. Bunun üzerine ben Hafsa'ya gelip “seni uyarıyorum, Allah'a ve Rasulü'ne sakın isyan etme” dedim ve Peygamber'i üzme konusunda önce ona öğüt verdim, sonra Ümmü Seleme'ye gittim, ona da Hafsa'ya söy­lediğimi söyledim. Ümmü Seleme “sana hayret ediyorum ey Ömer, bizim işlerimize karışıyorsun. Şimdi de hiçbir şey kalmadı da Rasulullah (sav) ile hanımları arasına mı giriyorsun?” dedi ve bunu tekrar tekrar söyledi. Ensâr'dan bir adam vardı. O Rasulullah'ın (sav) meclisinden uzakta olduğu zaman ben Rasulullah'ın meclisinde bulunur ve orada olan ne varsa gelip ona bildirirdim. Ben Rasulullah'ın meclisinde bulunamadığım zaman da o hazır bulunur ve Rasulullah'ın meclisinde olan ne varsa gelip bana aktarırdı. O sıralarda Şam'daki Gassân Meliki hariç, Rasulullah'ın etrafında bulunanlarla ilişkileri düzgündü. Biz Gassân Melik'inin bize gelip sal­dırmasından korkuyorduk. Derken bir gün Ensârî komşumun “bir olay oldu” diyerek geldiğini gördüm. Ona “ne oldu? Gassânîler mi saldırdı?” dedim. Ensârî “undan daha büyük bir olay oldu, Rasulullah (sav) eşlerini boşamış” dedi. Ben hemen geldim, bir de gördüm ki, kadınların odalarının hepsinde bir ağlama sesi var. Peygamber (sav) ise biraz yüksekçe seki şeklindeki odasına çekilmiş, kapısında da siyahî hizmetçisi duruyor. Onun yanına gelip “içeri girmem için, izin isteyiver” dedim. Peygamber (sav) bana izin verdi, yanına girdim, ve gördüm ki Peygamber (sav) bir hasır üzerinde yatıyor, yattığı hasırın izleri yan tarafına çıkmıştı. Başının altında içi lif dolu meşin bir yastık vardı. İçeride asılmış birkaç tane tabaklanmamış hayvan derisi ile deri tabaklamakta kullanılan bir miktar karaz ağacı yaprağı vardı. Ben Rasulullah'a, Hafsa ile Ümmü Seleme'ye söylediklerimi ve Ümmü Seleme'nin bana verdiği cevabı aktardım. Rasulullah güldü. Kendi o yüksekçe odasında yirmi dokuz gece kaldı, sonra eşlerinin yanına döndü.


    Öneri Formu
18742 B005843 Buhari, Libâs, 31

Bana Muhammed, ona Vekî, ona Şu'be, ona Katâde, ona da Enes b. Malik (ra) şöyle demiştir: "Rasûlullah (sav), Zübeyr b. el-Avvâm ile Abdurrahmân b. Avf'a, ciltlerindeki kaşıntı ve tahriş sebebiyle ipek elbise giymelerine ruhsat verdi."


    Öneri Formu
18729 B005839 Buhari, Libâs, 29


    Öneri Formu
18717 B005827 Buhari, Libâs, 24


    Öneri Formu
18746 B005845 Buhari, Libâs, 32


    Öneri Formu
18747 B005846 Buhari, Libâs, 33