10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ahmed b. Yunus, ona Züheyr, ona Musa b. Ukbe, ona Sâlim b. Abdullah, ona da babası (İbn Ömer) şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav) “Kibirle elbisesini yerde sürükleyene, Kıyamet gününde Allah, (rahmet nazarıyla) bakmaz” buyurdu. Bunun üzerine Ebu Bekir “Ya Rasulallah! Dikkat etmezsem elbisemin bir kısmı (kimi zaman) yere doğru sarkıyor” dedi. Rasulullah (sav) de “Sen bunu böbürlenerek yapanlardan değilsin” buyurdu."
Bize Said b. Ufeyr, ona Leys, ona Abdurrahman b. Halid, ona İbn Şihâb, ona Salim b. Abdullah, ona da babasının bildirdiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir adam (kibri sebebiyle) elbisesini yerlerde sürüdüğünde yer yarılıp yerin dibine batmıştır. O, kıyamete kadar gürültülü bir şekilde yere batmaya devam edecektir." Bu hadisi Zührî'den rivayet etmekte Yunus, Abdurrahman b. Halid'e mutâbaat etmiştir. Bu hadisi Şuayb, Zührî'den merfu olarak rivayet etmemiştir. Bana Abdullah b. Muhammed, ona Vehb b. Cerîr, ona babası, ona amcası Cerîr b. Zeyd, ona Salim b. Abdullah b. Ömer, ona Ebu Hüreyre Hz. Peygamber'den (sav) benzer bir hadisi nakletmiştir.
Bize Said b. Ufeyr, ona Leys, ona Abdurrahman b. Halid, ona İbn Şihâb, ona Salim b. Abdullah, ona da babasının bildirdiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir adam (kibri sebebiyle) elbisesini yerlerde sürüdüğünde yer yarılıp yerin dibine batmıştır. O, kıyamete kadar gürültülü bir şekilde yere batmaya devam edecektir." Bu hadisi Zührî'den rivayet etmekte Yunus, Abdurrahman b. Halid'e mutâbaat etmiştir. Bu hadisi Şuayb, Zührî'den merfu olarak rivayet etmemiştir. Bana Abdullah b. Muhammed, ona Vehb b. Cerîr, ona babası, ona amcası Cerîr b. Zeyd, ona Salim b. Abdullah b. Ömer, ona Ebu Hüreyre Hz. Peygamber'den (sav) benzer bir hadisi nakletmiştir.
Bize Said b. Ufeyr, ona Leys, ona Abdurrahman b. Halid, ona İbn Şihâb, ona Salim b. Abdullah, ona da babasının bildirdiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir adam (kibri sebebiyle) elbisesini yerlerde sürüdüğünde yer yarılıp yerin dibine batmıştır. O, kıyamete kadar gürültülü bir şekilde yere batmaya devam edecektir." Bu hadisi Zührî'den rivayet etmekte Yunus, Abdurrahman b. Halid'e mutâbaat etmiştir. Bu hadisi Şuayb, Zührî'den merfu olarak rivayet etmemiştir. Bana Abdullah b. Muhammed, ona Vehb b. Cerîr, ona babası, ona amcası Cerîr b. Zeyd, ona Salim b. Abdullah b. Ömer, ona Ebu Hüreyre Hz. Peygamber'den (sav) benzer bir hadisi nakletmiştir.
Bize Said b. Ufeyr, ona Leys, ona Abdurrahman b. Halid, ona İbn Şihâb, ona Salim b. Abdullah, ona da babasının bildirdiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bir adam (kibri sebebiyle) elbisesini yerlerde sürüdüğünde yer yarılıp yerin dibine batmıştır. O, kıyamete kadar gürültülü bir şekilde yere batmaya devam edecektir." Bu hadisi Zührî'den rivayet etmekte Yunus, Abdurrahman b. Halid'e mutâbaat etmiştir. Bu hadisi Şuayb, Zührî'den merfu olarak rivayet etmemiştir. Bana Abdullah b. Muhammed, ona Vehb b. Cerîr, ona babası, ona amcası Cerîr b. Zeyd, ona Salim b. Abdullah b. Ömer, ona Ebu Hüreyre Hz. Peygamber'den (sav) benzer bir hadisi nakletmiştir.
Bana Muhammed, ona Abdüla'lâ, ona Yunus, ona Hasan, ona da Ebu Bekre (ra) şöyle demiştir: Biz Peygamber'in (sav) yanında bulunurken güneş tutuldu. Bunun üzerine Peygamber (sav) kalkıp acele ile elbisesinin eteklerini sürüye sürüye yürüyüp mescide geldi, insanlar da hemen mescide geri döndüler. Peygamber (sav) iki rekat namaz kıldırdı. Güneş de açıldı. Sonra Peygamber bize yöneldi ve "Güneş ve Ay, Allah'ın ayetlerinden iki ayettir. Siz onlardan bir şey gördüğünüz zaman, hemen namaz kılın ve açılıncaya kadar Allah'a dua edin" buyurdu.
Bize Ebu Yeman, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Urve b. Zübeyr, ona da Hz. Peygamber'in (sav) eşi Aişe şöyle rivayet etti: Rifâa el-Kurazî'nin karısı Rasulullah'a (sav) geldi. Ben oturmakta idim. Rasulullah'ın (sav) yanında Ebu Bekir de vardı. Kadın: “Ey Allah’ın Rasulü! Ben Rifâa'nın nikâhı altında idim. Rifâa beni boşamış ve boşanmamı (üç talakla) kesinleştirmişti. Ondan sonra ben Abdurrahman b. Zebîr ile evlendim. Fakat hakikat şu ki vallahi Ey Allah’ın Rasulü! Abdurrahman'daki (erkeklik organı), şu elbise saçağı gibi gevşektir (o iktidarsızdır)” dedi. Kadın bunu söylerken kendi üst örtüsünden bir saçak tuttu (da gevşekliği onunla tarif etti). Bu sırada kapının önünde duran ve kendisine henüz içeriye girme izni verilmemiş olan Halid b. Sa'd da kadının bu sözünü işitti. Aişe şöyle devam etti: İşte bu Halid “Ey Ebu Bekir! Rasulullah'ın huzurunda açık saçık söylemekte olan bu kadının böyle konuşmasını engellemez misin!” dedi. Vallahi Rasulullah (sav) gülümsemekten başka bir şey yapmadı. Ve kadına "Sanırım ki, sen eski kocan Rifâa'ya dönmek istiyorsun. Ama (ikinci kocan Abdurrahman) o senin balcığından, sen de onun balcığından tatmadıkça (zifafa girmedikçe) bu olamaz." buyurdu. Rasûlullah'ın bu kıssada söylediği hüküm, bundan sonra uygulanan bir sünnet oldu.