Giriş

Bize İbrahim b. Hamza, ona Hatim b. İsmail, ona Cu’ayd, ona da Sâib şöyle rivayet etmiştir: "Teyzem beni Rasûlüllah'a (sav) götürüp 'Ey Allah'ın Rasûlü! Kız kardeşimin (şu) oğlunun çok ağrısı (rahatsızlığı) var.' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, başımı sıvazladı ve benim için bereket diledi (bana hayır duada bulundu). Sonra abdest aldı. Ben de onun abdest suyundan (geri kalanını) içtim. Sonra arkasında durdum da omuzlarının arasındaki çadır düğmesi (veya keklik yumurtası) gibi Peygamberlik mührüne baktım."


Açıklama: Senedde "Cuayd" şeklinde yazılan râvinin ismi tashih olmalı. Çünkü konuyla ilgili diğer rivayetlerde isim "Ca'd" şeklinde geçmektedir. Bkz. M006087-2, B006352

    Öneri Formu
17774 B005670 Buhari, Merdâ, 18

Bize Amr b. Abbas, ona Abdurrahman, ona Süfyân, ona da Muhammed b. Münkedir, Cabir’in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "(Hastalığım sırasında) Hz. Peygamber (sav) beni ne katıra ne de ata binmiş olarak değil, (yürüyerek) ziyarete gelmişti."


    Öneri Formu
17666 B005664 Buhari, Merdâ, 15

Bize Abdullah b. Ebu Şeybe, ona Ebu Usame, ona Hişâm, ona Abbâd b. Abdullah b. Zübeyir, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir: Ölüm hastalığında, sırtını bana dayamış olduğu hâlde Peygamber'in (sav) "Allah'ım beni bağışla, bana mer­hamet et ve beni refîk-i a'lâ'ya eriştir" diye dua ettiğini işittim.


    Öneri Formu
17778 B005674 Buhari, Merdâ, 19, c.1, s. 440.

Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Ğunder, ona Şu’be, ona da Muhmmed b. Münkedir, Cabir b. Abdullah’ın (r.anhuma) şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Ben (bilincimi kaybetmiş bir halde) hasta yatarken, Hz. Peygamber (sav) benim yanıma gelmiş. Abdest almış ve üzerime abdest aldığı sudan dökmüş veya oradakilere 'Dökün' demiş. Kendime gelip gözümü açtığımda ona 'Benim kelâleden (kız kardeşlerimden) başka mirasçım yoktur. Bu durumda benim mirasım nasıl olacak?' diye sordum. Bu sorum üzerine ferâiz ayeti nâzil oldu."


    Öneri Formu
17781 B005676 Buhari, Merdâ, 21


    Öneri Formu
17671 B005668 Buhari, Merdâ, 16

Bize Adem, ona Şu’be, ona da İsmail b. Ebu Halid, ona da Kay b. Ebu Hazim şöyle rivayet etti: Hasta olan Habbab’ı ziyaret etmek üzere evine gittik. Habbab (karnından) yedi yerinden dağlanmış haldeydi. Bize şöyle dedi: Bizden önce (Hz. Peygamber’in sağlığında) geçip giden arkadaşlarımız vardır ki, (nimetlerinden fazla bir şey elde etmedikleri için) dünya onların (ecirlerinden) bir şey eksiltmemişti. (Bize gelince) Şüphesiz biz (fetihler sebebiyle) o kadar dünyalığa kavuştuk ki, bugün biz onu topraktan başka sarf edecek bir yer bulamıyoruz. Eğer Peygamber (sav) bize ölümü temenni etmemizi yasaklamamış olsaydı, muhakkak ben (şu hastalık ıztırabından dolayı) ölümü temenni ederdim! (Kays şöyle devam etti) Bir müddet sonra biz Habbab’ı bir kerre daha ziyaret ettik. O, kendisine aid bir duvar bina etmekle meşguldü. Bize “Müslüman, infak ve harcama yapmakta olduğu herşey hususunda sevaba nail kılınır, yalnız şu toprak içine sarf etmekte olduğu mal hakkında sevaba nail kılınmaz!” dedi.


    Öneri Formu
17776 B005672 Buhari, Merdâ, 19


    Öneri Formu
17667 B005665 Buhari, Merdâ, 16


    Öneri Formu
17670 B005667 Buhari, Merdâ, 16


    Öneri Formu
17775 B005671 Buhari, Merdâ, 19


    Öneri Formu
17777 B005673 Buhari, Merdâ, 19