10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ, ona Veki', ona Fudayl b. Ğazvan, ona Ebu Hazim, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre ensardan bir adamın yanında bir misafir kalmıştı. Evinde sadece kendisi ve çocuklarına yetecek kadar yiyecek vardı. Karısına; çocukları uyut, kandili söndür ve yemeği misafirin önüne koy demişti. Bu olay üzerine; "ve onlardan bazıları zor durumda olsalar bile diğerlerini kendilerine tercih ederler" (Haşr, 59/9) ayeti nazil olmuştu.
Açıklama: İlgili ayetin tam meali: Daha önceden Medine'yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Haşr, 59/9)
Bize Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve Ali b. Hucr, onlara İsmail -b. Cafer-, ona Abdullah b. Abdurrahman b. Ma'mer b. Hazm Ebû Tuvâle el-Ensârî ona da Enes b. Mâlik rivayet etmiştir. (T) Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb -lafız ona aittir-, ona Süleyman -b. Bilâl-, ona Abdullah b. Abdurrahman, ona da Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) evimize geldi, içecek bir şey istedi. Biz de Onun [sav] için koyunumuzu sağdık. Sonra sağılan süte şu kuyumuzun suyundan kattım ve [su katılmış sütü] Rasulullah'a (sav) verdim. Rasulullah (sav), içti. Ebu Bekir, sol tarafında, Ömer karşısında, bir bedevi ise sağ yanında oturuyordu. Rasulullah (sav) sütü içmeyi bitirince Ömer, "İşte Ebu Bekir, Ey Allah’ın Rasulü!" diyerek onu [Ebu Bekir'i] gösterdi. Ama Rasulullah (sav), Ebu Bekir ve Ömer'i bırakıp süt kabını bedeviye verdi ve şöyle buyurdu: "Sağdakiler, sağdakiler, sağdakiler." Enes üç defa "Bu, sünnettir" demiştir.
Açıklama: Süte su katmanın hikmeti onu hafifletmek, soğutmak veya herkese yetmesini sağlamaktır.
Bize Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve Ali b. Hucr, onlara İsmail -b. Cafer-, ona Abdullah b. Abdurrahman b. Ma'mer b. Hazm Ebû Tuvâle el-Ensârî ona Enes b. Mâlik rivayet etmiştir. (T) Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb -lafız ona aittir-, ona Süleyman -b. Bilâl-, ona Abdullah b. Abdurrahman, ona da Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) evimize geldi, içecek bir şey istedi. Biz de Onun [sav] için koyunumuzu sağdık. Sonra sağılan süte şu kuyumuzun suyundan kattım ve [su katılmış sütü] Rasulullah'a (sav) verdim. Rasulullah (sav), içti. Ebu Bekir, sol tarafında, Ömer karşısında, bir bedevi ise sağ yanında oturuyordu. Rasulullah (sav) sütü içmeyi bitirince Ömer, "İşte Ebu Bekir, Ey Allah’ın Rasulü!" diyerek onu [Ebu Bekir'i] gösterdi. Ama Rasulullah (sav), Ebu Bekir ve Ömer'i bırakıp süt kabını bedeviye verdi ve şöyle buyurdu: "Sağdakiler, sağdakiler, sağdakiler." Enes, üç defa 'Bu, sünnettir' demiştir.
Açıklama: Süte su katmanın hikmeti onu hafifletmek, soğutmak veya herkese yetmesini sağlamaktır.
Bize Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve Ali b. Hucr, onlara İsmail -b. Cafer-, ona Abdullah b. Abdurrahman b. Ma'mer b. Hazm Ebu Tuvâle el-Ensârî ona da Enes b. Mâlik (ra) rivayet etmiştir. (T) Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb -lafız ona aittir-, ona Süleyman -b. Bilâl-, ona Abdullah b. Abdurrahman, ona da Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir: Bize Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve Ali b. Hucr, onlara İsmail -b. Cafer-, ona Abdullah b. Abdurrahman b. Ma'mer b. Hazm Ebû Tuvâle el-Ensârî ona Enes b. Mâlik rivayet etmiştir. (T) Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb -lafız ona aittir-, ona Süleyman -b. Bilâl-, ona Abdullah b. Abdurrahman, ona da Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) evimize geldi, içecek bir şey istedi. Biz de Onun [sav] için koyunumuzu sağdık. Sonra sağılan süte şu kuyumuzun suyundan kattım ve [su katılmış sütü] Rasulullah'a (sav) verdim. Rasulullah (sav), içti. Ebu Bekir, sol tarafında, Ömer karşısında, bir bedevi ise sağ yanında oturuyordu. Rasulullah (sav) sütü içmeyi bitirince Ömer, "İşte Ebu Bekir, Ey Allah’ın Rasulü!" diyerek onu [Ebu Bekir'i] gösterdi. Ama Rasulullah (sav), Ebu Bekir ve Ömer'i bırakıp süt kabını bedeviye verdi ve şöyle buyurdu: "Sağdakiler, sağdakiler, sağdakiler." Enes, üç defa 'Bu, sünnettir' demiştir.
Açıklama: Süte su katmanın hikmeti onu hafifletmek, soğutmak veya herkese yetmesini sağlamaktır.
Bize Haccac b. Şair, ona Yunus b. Muhammed, ona Harb b. Meymun, ona da Nadr b. Enes, Enes b. Malik'in 'Ebu Talha'nın yemeği' ile ilgili hadisini benzer bir şekilde rivayet etmiştir. [Hadisin metni şöyledir: "(Üvey babam) Ebu Talha beni Rasulullah'ı yemeğe davet etmem için gönderdi. Yanına vardığımda etrafında insanlarla birlikteydi. Rasulullah (sav) bana bakınca utandım ve 'Ebu Talha sizi davet ediyor' deyiverdim. Hz. Peygamber (sav) yanındakilere: 'Haydi kalkın, gidelim' buyurdu. Ebu Talha: 'Ey Allah'ın Rasulü! Ancak size yetecek kadar yemek yapmıştık' deyince, Rasulullah (sav) elini yemeğin üstüne dokundurdu ve bereketlenmesi için dua etti. Ardından Ebu Talha'ya: 'Ashabımdan on kişiyi içeri al' buyurdu. Onlara parmaklarının arasından yemek çıkardı. Doyana kadar yediler ve evden çıktılar. Sonra: 'On kişi daha çağır' buyurdu. Onlar da doyana kadar yediler. Nihayetinde içeri girip doymuş olarak çıkan kimse kalmayıncaya kadar, her seferinde on kişi girmeye ve çıkmaya devam etti. En sonunda Ebu Talha sofrayı hazırlamaya gidince onun ilk hazırladığı gibi olduğunu (hiç eksilmediğini) gördü."]
Bize Muhammed b. Müsenna el-Anezî, ona Muhammed b. Cafer, ona Şube, ona Yezid b. Humeyr, ona Abdullah b. Büsr şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) babama misafir olmuştu. Biz de kendisine (sav) yemek ve çorba ikram ettik. Onlardan yedi. Sonra (kuru) hurma getirildi. Hurmayı yiyor ve işaret parmağıyla orta parmağını birleştirerek hurmanın çekirdeğini atıyordu. Şu'be şöyle demiştir: Sanırım çekirdekleri iki parmağı arasına alıp atıyordu. Sonra Hz. Peygamber'e (sav) içecek getirildi. Ondan içti ardından sağında oturan kişiye verdi. Babam Hz. Peygamber'in (sav) hayvanının geminden tutarak; bizim için Allah'a dua edin dedi. Hz. Peygamber (sav) de şöyle dua etti: "Allah'ım! Onların rızıklarına bereket ver. Onları affet ve onlara merhamet eyle."
Bize Yakub b. İbrahim ed-Devrakî, ona İsmail -b. Uleyye-, ona el-Müsenna b. Said, ona Talha b. Nafi', ona da Cabir b. Abdullah şöyle rivayet etti: Bir gün Rasulullah (sav) elimi tutup beni evine götürdü. Yemek olarak ekmek parçaları çıkarıldı. "Katık olarak bir şey yok mu" diye sordu. Sirkeden başka bir şey yok dediler. "Sirke ne güzel katıktır" buyurdu. [Cabir; bu sözü Hz. Peygamber'den (sav) duyduğumdan beri sirkeyi severim demiştir. Talha şöyle demiştir: Cabir'den bu sözü duyduğumdan beri sirkeyi severim.]
Bize Ubeydullah b. Muaz el-Anberî, Hamid b. Ömer el-Bekrâvî ve Muhammed b. Abdüla'lâ, onlara Mu'temir b. Süleyman -Lafız İbn Muaz'a aittir-, ona babası (Süleyman b. Tarhân), ona Ebu Osman en-Nehdî ve Abdurrahman b. Ebu Bekir şöyle rivayet etmiştir: Yüz otuz kişi Hz. Peygamber'le (sav) birlikte bulunuyorduk. Hz. Peygamber (sav); "yemeği olan var mı" diye sordu. Bir adamın yanında bir ölçek yiyecek (zahire) vardı. Bu zahireden hamur yapıldı. Sonra saçları dağılmış, uzun boylu bir müşrik koyun sürüsüyle yanımıza geldi. Hz. Peygamber (sav) ona; "satılık mı yoksa hediye mi" diye sordu. Adam; hediye değil, satılık diye cevap verdi. Hz. Peygamber (sav) ondan bir koyun satın aldı. Koyun kesildi, hazırlandı. Hz. Peygamber koyunun ciğerinin kızartılmasını emretti. Allah'a yemin olsun ki yüz otuz kişiye Hz. Peygamber bu koyunun ciğerinden parça parça vermiştir. Orada bulunanlara bizzat verdi, orada olmayanların ise haklarını sakladı. İki çanak yaptı. Onlardan hepimiz yedik ve doyduk. Hatta iki kapta yemek arttı, onları da deveye yükledim. Yahut ravi buna benzer bir şekilde söyledi.