10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Amr en-Nakıd, ona Süfyan b. Uyeyne, ona ez-Zührî, ona Ubeydullah, ona da Ebu Said şöyle rivayet etti: "Hz. Peygamber (sav) su tulumlarının ağızlarını dışarıya doğru kıvırıp, başa dikerek su içilmesini yasakladı."
Açıklama: Hz. Peygamber (sav) su tulumlarının ağzından, başa dikmek sureti ile su içilmesini yasaklamıştır. Çünkü ağzı açık olması sebebiyle içine herhangi bir hayvan ya da haşaratın girme tehlikesi söz konusudur. Bu yüzden el ile ya da başka bir kap kullanarak su içmek bu tehlikeyi gidermek anlamında önemlidir.
Bize Abd b. Humeyd, ona Abdürrezzak b. Hemmam, ona Mamer, ona ez-Zührî o hadisin aynısını bu isnadla rivayet etmiştir. [Ancak ravi Mamer (b. Raşid el-Ezdî) şöyle demiştir: İhtinasuha (ifadesi) baş tarafının bükülmesi ve ondan sonra tulumun ağızlarından içilmesi anlamına gelmektedir.]
Açıklama: İlgili rivayet için bkz. M005272 numaralı hadis.
Bize Kuteybe b. Said, ona Malik b.Enes, (T) Bize İbn Nümeyr, ona babası (Nümeyr b. Abdullah), (T) Bize İbn Müsenna, ona Yahya el-Kattân, o ikisine Ubeydullah, onlara ez-Zührî bu hadisi Süfyan isnadı ile aktarmıştır.
Açıklama: Hadisin metni için ID: 278975, ID: 278974, ID: 278973 nolu hadislere bakınız
Bize Heddab b. Halid, ona Hemmâm, ona Katade, ona da Enes şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav) ayaktayken su içilmesini menetmiştir."
Bize Züheyr b. Harb, ona Yezid b. Harun, ona Hammad b. Seleme, ona Sabit, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etti: Rasûlullah'ın (sav) İranlı bir komşusu vardı, güzel çorba yapardı. Bir gün Rasulullah (sav) için yemek yapmış, sonra da O'nu davete gitmişti. Rasulullah (sav) Hz. Aişe'yi işaret ederek; "bu da davetli mi" diye sormuş. Komşusu; hayır cevabını vermiş. Bunun üzerine Rasulullah (sav); "öyleyse ben de gelmiyorum" demiş. Sonra tekrar gelip kendisini davet etmiş, Hz. Peygamber (sav) yine; "bu da davetli mi" diyerek Hz. Aişe'yi işaret etmiş. Komşusu yine; hayır diye cevap vermiş. Rasulullah da (sav) tekrar; "öyleyse, ben de hayır" demiş. Sonra adam yine gelip davet etmiş. Rasulullah (sav) yine; "bu da davetli mi" diye sormuş. Bu sefer komşusu; "evet" demiş. Bunun üzerine kalkıp birlikte gitmişler ve komşunun evine varmışlar.
Bize Kuteybe b. Saîd, ona Leys (T) Bize Muhammed b. Rumh, ona Leys, ona Yezîd b. Ebu Habîb, ona da Ebu'l-Hayr'ın rivayet ettiğine göre Ukbe b. Âmir (ra) şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Rasulü! Sen bizi bazı topluluklara gönderiyorsun, biz de onlara misafir oluyoruz. Ama bize ikramda bulunmuyorlar. Bunun hakkında ne buyurursunuz?" diye sorduk. Rasulullah (sav), bize "Bir topluluğa misafir olduğunuzda size misafire verilmesi gereken şeyleri verirlerse bunu kabul edin. Eğer bunu yapmazlarsa onlardan kendilerine gereken misafir hakkını alın." diye cevap verdi.
Bize İshak b. Mansur, ona Ebu Hişam -Muğira b. Seleme-, ona Abdülvahid b. Ziyad, ona Yezid, ona da Ebu Hazim, Ebu Hureyre'nin şöyle anlattığını nakletti: Bir defasında Ebu Bekir, Ömer yanında olduğu halde otururken, ansızın yanlarına Rasulullah (sav) geliverdi ve "sizi burada oturtan nedir" diye sordu. Bizi evlerimizden açlık çıkardı. Seni hakla gönderen Allah'a yemin ederiz dediler. [Sonra ravi, Halef b. Halife'nin hadisi gibi rivayette bulundu.]
Açıklama: Halef b. Halife hadisi için bk. M005313.
Bize Haccac b. Şair ve Ahmed b. Saîd b. Sahr, o ikisine Ebu Numan, ona Sabit, -Haccac b. Yezid'in rivayetinde Ebu Zeyd el-Ahvel- ona Asım, ona Abdullah b. el-Hâris, ona da Ebu Eyyüb'ün azatlısı Eflah, Ebu Eyyüb'ün şöyle anlattığını nakletti: Peygamber (sav) ona misafir olmuş ve Efendimiz (sav) alt kata Ebu Eyyüb da üst kata yerleşmişler. Derken Ebu Eyyüb, bir gece kendine kendine düşünüp şöyle demiş: Biz Rasulullah'ın (sav) başının üzerinde yürüyoruz! Bunun üzerine bir kenara çekilerek gecelemişler. Sonra Ebu Eyyüb (bu durumu) Hz. Peygamber'e (sav) söylemiş. Rasulullah (sav); "alt kat daha uygun" buyurdu. Ebu Eyyüb; sen altta bulundukça ben bir çatının üstüne çıkamam demiş. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) üst kata, Ebu Eyyüb de alt kata geçmiş. Ebu Eyyüb Hz. Peygamber'e (sav) yemek yaparmış. Sofra (kaldırılıp geri) getirildiği vakit onun parmaklarının (yemek kabında değdiği) yeri sorar, (onun yediği yerden yemek amacıyla) parmaklarının yerini araştırırmış. Bir gün ona sarımsaklı bir yemek yapmış. Sofra geri getirildiği vakit Hz. Peygamber'in (sav) parmak yerlerini sormuş. Kendisine; O (sav) yemedi demişler. Bu duruma şaşırmış ve hemen Rasulullah'ın (sav) yanına çıkarak; sarımsak haram mıdır diye sormuş. Hz. Peygamber (sav); "değildir! Lâkin ben ondan hoşlanmıyorum" buyurmuş. Ebu Eyyüb; öyleyse senin hoşlanmadığından (=mâ tekrehu) yahut senin kerih gördüğünden (=mâ kerihte) ben de hoşlanmam demiş. [Ebu Eyyüb; Hz. Peygamber'e (sav) (vahiy sebebiyle) gelinirdi (yani melek gelirdi, bundan dolayı sarımsağı yemezdi) demiştir.]