10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Adem, ona İbn Ebu Zi'b, ona ez-Zührî, ona Ubeydullah, ona da Ebu Said şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav), su tulumlarının ağızlarının dışarıya doğru kıvrılmasını, yani ağızlarının bükülüp öylece tulumların ağızlarından içilmesini yasakladı.
Açıklama: Hz. Peygamber (sav) su tulumlarının ağzından, başa dikmek sureti ile su içilmesini yasaklamıştır. Çünkü ağzı açık olması sebebiyle içine herhangi bir hayvan ya da haşaratın girme tehlikesi söz konusu idi.
Bize Müsedded, ona İsmail, ona Eyyüb, ona İkrime, ona da Ebu Hureyre rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), (doğrudan) tulumun ağzından içilmesini yasakladı.
Açıklama: Hz. Peygamber (sav) su tulumlarının ağzından, başa dikmek sureti ile su içilmesini yasaklamıştır. Çünkü ağzı açık olması sebebiyle içine herhangi bir hayvan ya da haşaratın girme tehlikesi söz konusu idi.
Bize Ebu Nuaym, ona Mis'ar, ona Abdülmelik b. Meysera, ona da Nezzâl şöyle rivayet etmiştir: "Ali (Kufe) meydanın girişine geldi ve ayaktayken su içip; 'insanlar, kendilerinden birisinin ayakta su içmesini hoş karşılamıyorlar. Oysa sizlerin beni böyle yaparken gördüğünüz gibi ben de Hz. Peygamber'i (sav) böyle yaparken gördüm."
Bize Ebu Asım ve Ebu Nuaym, onlara Azre b. Sabit, ona Sümame b. Abdullah şunu dedi: "Enes bir kaptaki suyu iki yahut üç kerede, arada nefes alarak içerdi. O, Hz. Peygamber'in (sav) de üç kerede, arada nefes alarak içtiğini ifade etmiştir."
Bize Ahmed b. Salih, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman ve İbn Museyyeb, onlara da Ebu Hureyre'nin (ra.) rivâyet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Zina eden kişi (olgun bir) mümin olduğu hâlde zina edemez. İçki içen de (olgun bir) mümin olarak içki içemez. Hırsız da (olgun bir) mümin olarak hırsızlık yapamaz." Bize İbn Şihâb, ona Abdülmelik b. Ebu Bekir b. Abdurrahman b. Hişâm, ona da Ebu Bekir aynı hadisi Ebu Hureyre'den rivayet etmiş ve rivayetine şu ifadeleri de eklemiştir: "İnsanların gözleri önünde yağmacılık yapan yüksek mevki' sahibi biri, bu işi yaparken (olgun) mümin olarak yapamaz."
Bize Ahmed b. Salih, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman ve İbn Museyyeb, onlara da Ebu Hureyre'nin (ra.) rivâyet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Zina eden kişi (olgun bir) mümin olduğu hâlde zina edemez. İçki içen de (olgun bir) mümin olarak içki içemez. Hırsız da (olgun bir) mümin olarak hırsızlık yapamaz." Bize İbn Şihâb, ona Abdülmelik b. Ebu Bekir b. Abdurrahman b. Hişâm, ona da Ebu Bekir aynı hadisi Ebu Hureyre'den rivayet etmiş ve rivayetine şu ifadeleri de eklemiştir: "İnsanların gözleri önünde yağmacılık yapan yüksek mevki' sahibi biri, bu işi yaparken (olgun) mümin olarak yapamaz."
Bize Ahmed b. Ebu Recâ, ona Yahya, ona Ebu Hayyân et-Teymî, ona Şa'bî, ona da İbn Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir: Ömer Hz. Peygamber'in (sav) minberinde iken şöyle söyledi: Hiç şüphesiz hamrın (şarabın) haramlık hükmü inmiştir. Hamr beş şeyden yapılır: Üzümden, hurmadan, buğdaydan, arpadan ve baldan. Hamr, aklı örten (sarhoşluk) veren her içkidir. Rasulullah'ın üç şey hakkında tam bilgi verdikten sonra aramızdan ayrılmasını arzu ederdim. Bunlar Dede'nin (mirası), kelâle'nin (kim olduğu) ve bir de Faiz ile ilgili bazı konular. Ebu Hayyân der ki: Ben “ey Ebu Amr, Sind'de pirinçten yapılan bir içki var, (bunun hükmü nedir)?” dedim. Şa'bî de “pirinçten yapılan bu içki Hz. Peygamber (sav) zamanında yoktu -ya da Ömer zamanında yoktu-” dedi. Haccâc'ın Hammâd'dan, onun da Ebu Hayyân'dan yaptığı rivayette üzüm manasına olan "İneb" yerine, kuru üzüm anlamına gelen "Zebîb" kelimesini kullanmıştır.
Bize Adem, ona Şu'be, ona Abdülmelik b. Meysera, ona da Nezzâl şöyle rivayet etmiştir: Ali (ra) öğle namazını kıldı. Ardından insanların ihtiyaçlarını görmek için Kufe Meydanı'nın girişinde ikindi namazı vaktine kadar oturdu. Sonra kendisine su getirildi; suyu içti, yüzünü ve kollarını, ravinin ifadesine göre başını ve iki ayağını da yıkadı. Sonra ayağa kalktı ve arta kalan sudan içti ve şöyle dedi: 'Şüphesiz birtakım insanlar ayaktayken su içilmesini hoş karşılamıyorlar. Muhakkak ki Hz. Peygamber (sav) benim yaptığım gibi yaptı.'
Bize İshak b. Mansûr, ona Ravh b. Ubâde, ona İbn Cüreyc, ona Atâ, ona da Cabir b. Abdullah (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Gece karanlığı bastığı -yahut gecelediğiniz- vakit, gecenin (koyu karanlık) bir kısmı geçene kadar çocuklarınızı dışarıya (çıkmaktan) alıkoyun. Çünkü şeytan (zarar ve musibet) o zaman yayılır. Besmele ile kapıları kapayın, çünkü şeytan kapalı kapıyı açamaz. Su tulumlarınızı besmele ile bağlayın, kaplarınızın üstünü besmele ile örtün ve üzerine enlemesine herhangi bir şey (sopa) da olsa koyun. Kandillerinizi de söndürün."