10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Kuteybe b. Said ve Osman b. Ebu Şeybe, o ikisine Cerir, ona el-A'meş, ona Ebu Vâil, Ebu Mesud el-Ensarî'nin şöyle anlattığını rivayet etti: Ensardan Ebu Şuayb adında bir adam vardı. Bu zatın kasap bir kölesi vardı. Ebu Şuayb Rasuli Ekrem'i (sav) görerek yüzünden aç olduğunu anladı ve kölesine; vah sana! Bize beş kişilik yemek yap, çünkü ben beş kişiden biri olarak Peygamber'i (sav) davet etmek istiyorum dedi. O da yaptı. Sonra Peygamber'e (sav) geldi ve onu beş kişiden biri olarak davet etti. Bunların arkasına bir adam takıldı. Kapıya vardığında Peygamber (sav); "bu zat bizim arkamızdan geldi. İstersen ona izin verirsin, dilersen geri döner" dedi. Ebu Şuayb; hayır! Bilakis ona izin veriyorum ya Rasulullah dedi.
Bize Züheyr b. Harb ve İbn Ebu Ömer, onlara Süfyan, ona İbn Ebu Ömer, ona Süfyan b. Uyeyne, ona da Mus'ab b. Süleym, Enes'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Rasûlullah’a (sav) bir miktar kuru hurma getirilmişti. Çömelmiş olduğu halde onları paylaştırmaya başladı: (Bir yandan da) hızlıca onlardan yiyordu.” Züheyr'in rivayetinde ('zeri (hızlıca)' kelimesi yerinde) 'hasis (hızlı, seri ve gayretli bir şekilde)' ifadesi vardır.
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Muhammed b. Cafer, ona da Şube, Cebele b. Süheym'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: İbn Zübeyr bize kuru hurma yedirirdi. O günlerde halk içinde kıtlık baş göstermişti. (Bir gün) Biz (yine) hurma yerken yanımızdan İbn Ömer geçiyordu. Bize: "(Hurmaları) Çifter çifter yemeyin! Çünkü Rasulullah (sav) din kardeşinden izin almadan çifter yemeyi yasakladı. " [Şube, izin alma hususunu kastederek, 'bu kelimenin İbn Ömer'in kendi sözü olduğunu düşünüyorum' demiştir.]
Bize Said b. Yahya el-Ümevî, ona babası, ona da Sa'd b. Said, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etti: 'Ebu Talha beni Rasulullah'a (sav) gönderdi.' Ravi, hadisin bundan sonraki bölümünü İbn Nümeyr'in rivayet ettiği hadise benzer şekilde nakletmiştir. ["(Üvey babam) Ebu Talha beni Rasulullah'ı yemeğe davet etmem için gönderdi. Yanına vardığımda etrafında insanlarla birlikteydi. Rasulullah (sav) bana bakınca utandım ve 'Ebu Talha sizi davet ediyor' deyiverdim. Hz. Peygamber (sav) yanındakilere: 'Haydi kalkın, gidelim' buyurdu. Ebu Talha: 'Ey Allah'ın Rasulü! Ancak size yetecek kadar yemek yapmıştık' deyince, Rasulullah (sav) elini yemeğin üstüne dokundurdu ve bereketlenmesi için dua etti. Ardından Ebu Talha'ya: 'Ashabımdan on kişiyi içeri al' buyurdu. Onlara parmaklarının arasından yemek çıkardı. Doyana kadar yediler ve evden çıktılar. Sonra: 'On kişi daha çağır' buyurdu. Onlar da doyana kadar yediler. Nihayetinde içeri girip doymuş olarak çıkan kimse kalmayıncaya kadar, her seferinde on kişi girmeye ve çıkmaya devam etti. En sonunda Ebu Talha sofrayı hazırlamaya gidince onun ilk hazırladığı gibi olduğunu (hiç eksilmediğini) gördü."] Ancak ravi hadisin sonunu farklı olarak nakletmiştir: "Rasulullah (sav) yemekten geri kalanları bir araya topladı. Onlara bereket duasında bulundu. Sofra ilk haline dönmüştü. Rasulullah (sav): 'Buyurun, bu da sizin için!' buyurdu."
Bize Abd b. Humeyd, ona Abdullah b. Mesleme, ona Abdülaziz b. Muhammed, ona Amr b. Yahya, ona da babası, Enes b. Malik'in anlattığı, 'Ebu Talha'nın yemeği' hakkındaki bu kıssayı rivayet etmiştir. [Hadisin metni şöyledir: "(Üvey babam) Ebu Talha beni Rasulullah'ı yemeğe davet etmem için gönderdi. Yanına vardığımda etrafında insanlarla birlikteydi. Rasulullah (sav) bana bakınca utandım ve 'Ebu Talha sizi davet ediyor' deyiverdim. Hz. Peygamber (sav) yanındakilere: 'Haydi kalkın, gidelim' buyurdu. Ebu Talha: 'Ey Allah'ın Rasulü! Ancak size yetecek kadar yemek yapmıştık' deyince, Rasulullah (sav) elini yemeğin üstüne dokundurdu ve bereketlenmesi için dua etti. Ardından Ebu Talha'ya: 'Ashabımdan on kişiyi içeri al' buyurdu. Onlara parmaklarının arasından yemek çıkardı. Doyana kadar yediler ve evden çıktılar. Sonra: 'On kişi daha çağır' buyurdu. Onlar da doyana kadar yediler. Nihayetinde içeri girip doymuş olarak çıkan kimse kalmayıncaya kadar, her seferinde on kişi girmeye ve çıkmaya devam etti. En sonunda Ebu Talha sofrayı hazırlamaya gidince onun ilk hazırladığı gibi olduğunu (hiç eksilmediğini) gördü."] Ancak hadisin ravisi farklı olarak şunları nakletmiştir: "Bunun üzerine Ebu Talha (Hz. Peygamber'i karşılamak için) kapıda durdu. Nihayet Rasulullah (sav) gelince: 'Ey Allah'ın Elçisi, (Hazırlığımız yemek) az bir şeydi' dedi. Rasulullah (sav); 'Onu getir, Allah ona bereket verecektir.' buyurdu."
Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası (Muaz b. Muaz); (T) Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Abdurrahman b. Mehdî, onlara da Şube bu isnadla nakilde bulunmuştur. Onların rivayetlerinde Şube'nin sözü ve o gün insanlarla sıkıntı isabet etmişti ifadesi yer almamaktadır.