Bize Ebu Velîd, ona Şu'be, ona Ebu Ya'fûr, ona da Abdullah b. Ebu Evfa şöyle demiştir:
Biz Rasulullah (sav) ile beraber yedi ya da altı savaş yaptık. Bu savaşlarda çekirge yerdik.
Bu hadisi Ebu Avâne ve İsrail, Ebu Ya'fûr'dan, o da İbn Ebu Evfâ'dan rivayet etmiş ve rivayetinde “yedi savaş" ifadesini kullanmıştır.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17104, B005495
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ أَبِى يَعْفُورٍ قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ أَبِى أَوْفَى - رضى الله عنهما - قَالَ غَزَوْنَا مَعَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم سَبْعَ غَزَوَاتٍ أَوْ سِتًّا ، كُنَّا نَأْكُلُ مَعَهُ الْجَرَادَ . قَالَ سُفْيَانُ وَأَبُو عَوَانَةَ وَإِسْرَائِيلُ عَنْ أَبِى يَعْفُورٍ عَنِ ابْنِ أَبِى أَوْفَى سَبْعَ غَزَوَاتٍ .
Tercemesi:
Bize Ebu Velîd, ona Şu'be, ona Ebu Ya'fûr, ona da Abdullah b. Ebu Evfa şöyle demiştir:
Biz Rasulullah (sav) ile beraber yedi ya da altı savaş yaptık. Bu savaşlarda çekirge yerdik.
Bu hadisi Ebu Avâne ve İsrail, Ebu Ya'fûr'dan, o da İbn Ebu Evfâ'dan rivayet etmiş ve rivayetinde “yedi savaş" ifadesini kullanmıştır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zebâih ve's-Sayd 13, 2/409
Senetler:
1. Ebu İbrahim Abdullah b. Ebu Evfâ el-Eslemî (Abdullah b. Alkame b. Halid b. Haris)
2. Ebu Ya'fûr Vekdân el-Abdî (Vekdân b. Ebu Vekdân)
3. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
4. Ebu Velid Hişam b. Abdülmelik el-Bahilî (Hişam b. Abdülmelik)
Konular:
Avlanma, av hayvanları
Kültürel Hayat, yemek kültürü
حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ - يَعْنِى ابْنَ الْمُخْتَارِ - أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ قَالَ أَخْبَرَنِى سَالِمٌ أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ يُحَدِّثُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ لَقِىَ زَيْدَ بْنَ عَمْرِو بْنِ نُفَيْلٍ بِأَسْفَلِ بَلْدَحٍ ، وَذَاكَ قَبْلَ أَنْ يُنْزَلَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْوَحْىُ ، فَقَدَّمَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُفْرَةً فِيهَا لَحْمٌ ، فَأَبَى أَنْ يَأْكُلَ مِنْهَا ، ثُمَّ قَالَ إِنِّى لاَ آكُلُ مِمَّا تَذْبَحُونَ عَلَى أَنْصَابِكُمْ ، وَلاَ آكُلُ إِلاَّ مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللَّهِ عَلَيْهِ .
Bize Mualla b. Esed, ona Abdülaziz b. Muhtar, ona Musa b. Ukbe, ona Salim, ona da Abdullah şöyle demiştir:
Rasulullah (sav) Mekke yakınındaki Beldan vadisinin alt tarafında Zeyd b. Amr b. Nufeyl ile buluştu. Bu buluşma kendisine vahiy gelmesinden önceydi. Orada Rasulullah (sav), Zeyd b. Amr'a içinde et yemeği bulunan bir sofra sundu. Zeyd bundan yemeyi kabul etmedi, sonra da: "Ben sizin putlarınız için kestiğiniz hayvanların etlerinden yemem, ben üzerine Allah'ın ismi anılmış olanlardan başkasını yemem" demiştir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17108, B005499
Hadis:
حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ - يَعْنِى ابْنَ الْمُخْتَارِ - أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ قَالَ أَخْبَرَنِى سَالِمٌ أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ يُحَدِّثُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ لَقِىَ زَيْدَ بْنَ عَمْرِو بْنِ نُفَيْلٍ بِأَسْفَلِ بَلْدَحٍ ، وَذَاكَ قَبْلَ أَنْ يُنْزَلَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْوَحْىُ ، فَقَدَّمَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُفْرَةً فِيهَا لَحْمٌ ، فَأَبَى أَنْ يَأْكُلَ مِنْهَا ، ثُمَّ قَالَ إِنِّى لاَ آكُلُ مِمَّا تَذْبَحُونَ عَلَى أَنْصَابِكُمْ ، وَلاَ آكُلُ إِلاَّ مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللَّهِ عَلَيْهِ .
Tercemesi:
Bize Mualla b. Esed, ona Abdülaziz b. Muhtar, ona Musa b. Ukbe, ona Salim, ona da Abdullah şöyle demiştir:
Rasulullah (sav) Mekke yakınındaki Beldan vadisinin alt tarafında Zeyd b. Amr b. Nufeyl ile buluştu. Bu buluşma kendisine vahiy gelmesinden önceydi. Orada Rasulullah (sav), Zeyd b. Amr'a içinde et yemeği bulunan bir sofra sundu. Zeyd bundan yemeyi kabul etmedi, sonra da: "Ben sizin putlarınız için kestiğiniz hayvanların etlerinden yemem, ben üzerine Allah'ın ismi anılmış olanlardan başkasını yemem" demiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zebâih ve's-Sayd 16, 2/410
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ömer Salim b. Abdullah el-Adevî (Salim b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Muhammed Musa b. Ukbe el-Kuraşî (Musa b. Ukbe b. Ebu Ayyaş)
4. Ebu İshak Abdulaziz b. Muhtar el-Ensarî (Abdulaziz b. Muhtar)
5. Ebu Heysem Muallâ b. Esed el-Ammî (Muallâ b. Esed)
Konular:
Haram, Allah'tan başkası adına kesilmiş olan
Hz. Peygamber, risalet öncesi hayatı
Kültürel Hayat, yemek kültürü
Kurban, Allahtan başkası adına hayvan kesmek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17100, B005491
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ قَالَ حَدَّثَنِى مَالِكٌ عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ عَنْ أَبِى قَتَادَةَ مِثْلَهُ إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ « هَلْ مَعَكُمْ مِنْ لَحْمِهِ شَىْءٌ » .
Tercemesi:
Bize İsmail, ona Mâlik, ona Zeyd b. Eslem, ona Atâ b. Yesâr, ona da Ebu Katâde (önceki) hadisin bir benzerini nakletmiş fakat şu ifadeyi eklemiştir:
"Ancak burada Rasulullah (sav): 'Onun etinden yanınızda bir şey var mı?' buyurmuştur."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zebâih ve's-Sayd 10, 2/408
Senetler:
()
Konular:
Avlanma, av hayvanları
Kültürel Hayat, yemek kültürü
حَدَّثَنَا الْمَكِّىُّ بْنُ إِبْرَاهِيمَ قَالَ حَدَّثَنِى يَزِيدُ بْنُ أَبِى عُبَيْدٍ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ قَالَ لَمَّا أَمْسَوْا يَوْمَ فَتَحُوا خَيْبَرَ أَوْقَدُوا النِّيرَانَ ، قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم "عَلَى مَا أَوْقَدْتُمْ هَذِهِ النِّيرَانَ." قَالُوا لُحُومِ الْحُمُرِ الإِنْسِيَّةِ . قَالَ "أَهْرِيقُوا مَا فِيهَا ، وَاكْسِرُوا قُدُورَهَا" فَقَامَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ فَقَالَ نُهَرِيقُ مَا فِيهَا وَنَغْسِلُهَا . فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم "أَوْ ذَاكَ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17106, B005497
Hadis:
حَدَّثَنَا الْمَكِّىُّ بْنُ إِبْرَاهِيمَ قَالَ حَدَّثَنِى يَزِيدُ بْنُ أَبِى عُبَيْدٍ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ قَالَ لَمَّا أَمْسَوْا يَوْمَ فَتَحُوا خَيْبَرَ أَوْقَدُوا النِّيرَانَ ، قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم "عَلَى مَا أَوْقَدْتُمْ هَذِهِ النِّيرَانَ." قَالُوا لُحُومِ الْحُمُرِ الإِنْسِيَّةِ . قَالَ "أَهْرِيقُوا مَا فِيهَا ، وَاكْسِرُوا قُدُورَهَا" فَقَامَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ فَقَالَ نُهَرِيقُ مَا فِيهَا وَنَغْسِلُهَا . فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم "أَوْ ذَاكَ."
Tercemesi:
Bize Mekkî b. İbrahim, ona Yezid b. Ebu Ubeyd, ona da Seleme b. el-Ekva‘ (ra) şöyle demiştir:
Hayber fethedildiği gün akşam olunca, ateşler yakmışlardı. Rasulullah (sav):
"Bu ateşleri ne için yaktınız?" diye sordu. 'Evcil eşek etlerini pişirmek için' dediler. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "İçindekileri dökün ve kazanlarını kırın." Bunun üzerine cemaatten bir adam: 'İçindekileri döksek, kazanları da yıkasak (olmaz mı?).' dedi. Rasulullah (sav) da: "Tamam, öyle de olur." buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zebâih ve's-Sayd 14, 2/410
Senetler:
()
Konular:
Kültürel Hayat, yemek kültürü
Nikah, mut'a nikahının ve ehlî eşek etinin yasaklanması, Hayber günü
Yiyecekler, Ehlî eşek eti
Yiyecekler, Eşek (evcil) etinin yasaklanması
Yiyecekler, eti yenmeyen hayvanlar
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17105, B005496
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ عَنْ حَيْوَةَ بْنِ شُرَيْحٍ قَالَ حَدَّثَنِى رَبِيعَةُ بْنُ يَزِيدَ الدِّمَشْقِىُّ قَالَ حَدَّثَنِى أَبُو إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِىُّ قَالَ حَدَّثَنِى أَبُو ثَعْلَبَةَ الْخُشَنِىُّ قَالَ أَتَيْتُ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا بِأَرْضِ أَهْلِ الْكِتَابِ ، فَنَأْكُلُ فِى آنِيَتِهِمْ ، وَبِأَرْضِ صَيْدٍ ، أَصِيدُ بِقَوْسِى ، وَأَصِيدُ بِكَلْبِى الْمُعَلَّمِ ، وَبِكَلْبِى الَّذِى لَيْسَ بِمُعَلَّمٍ . فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم:
"أَمَّا مَا ذَكَرْتَ أَنَّكَ بِأَرْضِ أَهْلِ كِتَابٍ فَلاَ تَأْكُلُوا فِى آنِيَتِهِمْ ، إِلاَّ أَنْ لاَ تَجِدُوا بُدًّا ، فَإِنْ لَمْ تَجِدُوا بُدًّا فَاغْسِلُوهَا وَكُلُوا ، وَأَمَّا مَا ذَكَرْتَ أَنَّكُمْ بِأَرْضِ صَيْدٍ ، فَمَا صِدْتَ بِقَوْسِكَ ، فَاذْكُرِ اسْمَ اللَّهِ وَكُلْ ، وَمَا صِدْتَ بِكَلْبِكَ الْمُعَلَّمِ ، فَاذْكُرِ اسْمَ اللَّهِ وَكُلْ ، وَمَا صِدْتَ بِكَلْبِكَ الَّذِى لَيْسَ بِمُعَلَّمٍ ، فَأَدْرَكْتَ ذَكَاتَهُ ، فَكُلْهُ."
Tercemesi:
Bize Ebu Asım, ona Hayve b. Şüreyh, ona Rabi‘a b. Yezid ed-Dımaşki, ona Ebu İdris el-Havlani, ona da Ebu Sa‘lebe el-Huşeni (ra) şöyle demiştir: Ben, Rasulullah (sav)’a gelerek:
'Ya Rasulallah! Biz Ehli Kitap'ın topraklarında yaşıyoruz ve onların kaplarında yemek yiyoruz; ayrıca av bölgesindeyiz, yayımla avlanıyorum, eğitimli köpeğimle ve eğitimsiz köpeğimle de avlanıyorum." dedim.
Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Ehli Kitap diyarında bulunduğunu söyledin. Onların kaplarında, başka çare bulamadıkça yemeyin. Eğer başka çare bulamazsanız, kaplarını yıkayın ve onlarda yiyin.
Av bölgesinde bulunduğunuzu söyledin. Yayınla avladığında Allah’ın adını an ve ye. Eğitimli köpeğinle avladığında Allah’ın adını an ve ye. Eğitimsiz köpeğinle avladığında ise avı yetişip boğazlarsan onu ye."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zebâih ve's-Sayd 14, 2/410
Senetler:
()
Konular:
Avlanma, avlanmayla ilgili hükümler
Ehl-i Kitab, Ehl-i kitap ile ilişkiler
Kültürel Hayat, yemek kültürü
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ قَيْسٍ عَنْ جُنْدَبِ بْنِ سُفْيَانَ الْبَجَلِىِّ قَالَ ضَحَّيْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أُضْحِيَّةً ذَاتَ يَوْمٍ فَإِذَا أُنَاسٌ قَدْ ذَبَحُوا ضَحَايَاهُمْ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَلَمَّا انْصَرَفَ رَآهُمُ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُمْ قَدْ ذَبَحُوا قَبْلَ الصَّلاَةِ فَقَالَ:
"مَنْ ذَبَحَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَلْيَذْبَحْ مَكَانَهَا أُخْرَى ، وَمَنْ كَانَ لَمْ يَذْبَحْ حَتَّى صَلَّيْنَا فَلْيَذْبَحْ عَلَى اسْمِ اللَّهِ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17110, B005500
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ قَيْسٍ عَنْ جُنْدَبِ بْنِ سُفْيَانَ الْبَجَلِىِّ قَالَ ضَحَّيْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أُضْحِيَّةً ذَاتَ يَوْمٍ فَإِذَا أُنَاسٌ قَدْ ذَبَحُوا ضَحَايَاهُمْ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَلَمَّا انْصَرَفَ رَآهُمُ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُمْ قَدْ ذَبَحُوا قَبْلَ الصَّلاَةِ فَقَالَ:
"مَنْ ذَبَحَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَلْيَذْبَحْ مَكَانَهَا أُخْرَى ، وَمَنْ كَانَ لَمْ يَذْبَحْ حَتَّى صَلَّيْنَا فَلْيَذْبَحْ عَلَى اسْمِ اللَّهِ."
Tercemesi:
Bize Kuteybe, ona Ebu Avane, ona Esved b. Kays, ona da Cündeb b. Süfyan el-Becelî (ra) şöyle demiştir:
Biz, Rasulullah (sav) ile birlikte bir gün Kurban Bayramı’nda kurban kestik. Bir de baktık ki bazı insanlar, namazdan önce kurbanlarını kesmişler. Rasulullah (sav) namazdan dönünce onların namazdan önce kestiklerini gördü ve şöyle buyurdu:
"Kim namazdan önce kurbanını kestiyse, onun yerine başka bir kurban daha kessin. Kim de biz namazı kılıncaya kadar kesmemişse, Allah’ın adıyla kurbanını kessin."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zebâih ve's-Sayd 17, 2/411
Senetler:
()
Konular:
Kurban, Kesim Zamanı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17107, B005498
Hadis:
حَدَّثَنِى مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رِفَاعَةَ بْنِ رَافِعٍ عَنْ جَدِّهِ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم بِذِى الْحُلَيْفَةِ ، فَأَصَابَ النَّاسَ جُوعٌ ، فَأَصَبْنَا إِبِلاً وَغَنَمًا ، وَكَانَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فِى أُخْرَيَاتِ النَّاسِ ، فَعَجِلُوا فَنَصَبُوا الْقُدُورَ ، فَدُفِعَ إِلَيْهِمُ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فَأَمَرَ بِالْقُدُورِ فَأُكْفِئَتْ ، ثُمَّ قَسَمَ فَعَدَلَ عَشَرَةً مِنَ الْغَنَمِ بِبَعِيرٍ ، فَنَدَّ مِنْهَا بَعِيرٌ ، وَكَانَ فِى الْقَوْمِ خَيْلٌ يَسِيرَةٌ فَطَلَبُوهُ فَأَعْيَاهُمْ ، فَأَهْوَى إِلَيْهِ رَجُلٌ بِسَهْمٍ فَحَبَسَهُ اللَّهُ فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « إِنَّ لِهَذِهِ الْبَهَائِمِ أَوَابِدَ كَأَوَابِدِ الْوَحْشِ ، فَمَا نَدَّ عَلَيْكُمْ فَاصْنَعُوا بِهِ هَكَذَا » . قَالَ وَقَالَ جَدِّى إِنَّا لَنَرْجُو - أَوْ نَخَافُ - أَنْ نَلْقَى الْعَدُوَّ غَدًا ، وَلَيْسَ مَعَنَا مُدًى ، أَفَنَذْبَحُ بِالْقَصَبِ فَقَالَ « مَا أَنْهَرَ الدَّمَ وَذُكِرَ اسْمُ اللَّهِ عَلَيْهِ فَكُلْ ، لَيْسَ السِّنَّ وَالظُّفُرَ ، وَسَأُخْبِرُكُمْ عَنْهُ ، أَمَّا السِّنُّ عَظْمٌ وَأَمَّا الظُّفُرُ فَمُدَى الْحَبَشَةِ » .
Tercemesi:
Bize Musa b. İsmail, ona Ebu Avane, ona Said b. Mesruk, ona Abaye b. Rifa‘a b. Rafi‘, ona da dedesi Rafi‘ b. Hadic (ra) şöyle demiştir:
Biz, Rasulullah (sav) ile birlikte Zü'l-Huleyfe’de idik. İnsanlar acıktı. Derken deve ve koyunlar elde ettik. Rasulullah ise grubun gerisindeydi. Onlar acele ederek kazanları kurdular. Rasulullah (sav) yanlarına geldi ve kazanların devrilmesini emretti.
Sonra taksim yaptı; on koyunu bir deveye denk saydı. O sırada develerden biri kaçtı. Yanımızda az sayıda at vardı, peşine düştüler ama yoruldular. Bir adam ona ok attı, Allah da onu durdurdu. Rasulullah (sav) buyurdu ki: "Bu evcil hayvanların da, yaban hayvanları gibi kaçanları olur. Sizden kaçan olursa işte böyle yapın." Dedem (Rafi‘ b. Hadic) dedi ki: Biz, ‘Yarın düşmanla karşılaşmayı umuyoruz –veya korkuyoruz– ama yanımızda bıçak yok. Hayvanı kamışla boğazlayabilir miyiz?’ diye sorduk. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Kanı akıtan ve üzerine Allah’ın adı zikredilen her şeyle boğazlayın. Diş ve tırnak hariç. Size bunun sebebini söyleyeyim: Diş kemiktir, tırnak ise Habeşlilerin bıçağıdır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zebâih ve's-Sayd 15, 2/410
Senetler:
()
Konular:
Avlanma, avlanmayla ilgili hükümler
Ganimet, taksim edilmeden kullanımı
Habeşistan, habeşlilerle ilişkiler,
Haklar, Hayvan Hakları
Siyer, Huneyn gazvesi
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِى بَكْرٍ حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ سَمِعَ ابْنَ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ يُخْبِرُ ابْنَ عُمَرَ أَنَّ أَبَاهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ جَارِيَةً لَهُمْ كَانَتْ تَرْعَى غَنَمًا بِسَلْعٍ ، فَأَبْصَرَتْ بِشَاةٍ مِنْ غَنَمِهَا مَوْتًا ، فَكَسَرَتْ حَجَرًا فَذَبَحَتْهَا ، فَقَالَ لأَهْلِهِ لاَ تَأْكُلُوا حَتَّى آتِىَ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَأَسْأَلَهُ ، أَوْ حَتَّى أُرْسِلَ إِلَيْهِ مَنْ يَسْأَلُهُ . فَأَتَى النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم أَوْ بَعَثَ إِلَيْهِ فَأَمَرَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم بِأَكْلِهَا.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17111, B005501
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِى بَكْرٍ حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ سَمِعَ ابْنَ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ يُخْبِرُ ابْنَ عُمَرَ أَنَّ أَبَاهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ جَارِيَةً لَهُمْ كَانَتْ تَرْعَى غَنَمًا بِسَلْعٍ ، فَأَبْصَرَتْ بِشَاةٍ مِنْ غَنَمِهَا مَوْتًا ، فَكَسَرَتْ حَجَرًا فَذَبَحَتْهَا ، فَقَالَ لأَهْلِهِ لاَ تَأْكُلُوا حَتَّى آتِىَ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَأَسْأَلَهُ ، أَوْ حَتَّى أُرْسِلَ إِلَيْهِ مَنْ يَسْأَلُهُ . فَأَتَى النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم أَوْ بَعَثَ إِلَيْهِ فَأَمَرَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم بِأَكْلِهَا.
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Ebu Bekr, ona Mu‘temir, ona Ubeydullah, ona Nafi‘, ona İbn Ka‘b b. Malik, ona İbn Ömer, ona da İbn Ka'b'ın babası (Ka'b b. Malik) şöyle demiştir:
Kendilerinin bir cariyesi vardı. Bu cariye Sel dağında koyunlarını güderdi. Sürüsünden bir koyunun ölmek üzere olduğunu görünce bir taş kırdı ve (keskin tarafıyla) koyunu kesti. Bunun üzerine babası ailesine, 'Ben Rasulullah’a (sav) gidip soruncaya kadar —veya ona soracak birini gönderinceye kadar— ondan yemeyin' dedi. Rasulullah’a (sav) gitti veya ona birini gönderdi; Rasulullah (sav) ise onun yenilmesini emretti.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zebâih ve's-Sayd 18, 2/411
Senetler:
()
Konular:
Kültürel hayat, Hayvanların kesiminde kullanılacak aletler
Kültürel Hayat, yemek kültürü
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17112, B005502
Hadis:
حَدَّثَنَا مُوسَى حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ عَنْ نَافِعٍ عَنْ رَجُلٍ مِنْ بَنِى سَلِمَةَ أَخْبَرَ عَبْدَ اللَّهِ أَنَّ جَارِيَةً لِكَعْبِ بْنِ مَالِكٍ تَرْعَى غَنَمًا لَهُ بِالْجُبَيْلِ الَّذِى بِالسُّوقِ وَهْوَ بِسَلْعٍ ، فَأُصِيبَتْ شَاةٌ ، فَكَسَرَتْ حَجَرًا فَذَبَحَتْهَا ، فَذَكَرُوا لِلنَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم فَأَمَرَهُمْ بِأَكْلِهَا .
Tercemesi:
Bize Musa, ona Cüveyriye, ona Nâfi', ona Seleme oğullarından bir adam, ona da Abdullah şöyle demiştir:
Ka'b b. Mâlik'in bir cariyesi vardı. Bu kadın Medine çarşısına yakın olan Sel' dağında (koyun sürüsü güderdi.) Bir koyun yaralandı. Kadın da hemen bir taş kırıp, onunla koyunu kesti. Kadının bu uygulamasını Hz. Peygamber'e (sav) haber verdiler. "O da (sav) onlara bu koyunu yemelerini emretti."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zebâih ve's-Sayd 18, 2/411
Senetler:
()
Konular:
Kültürel hayat, Hayvanların kesiminde kullanılacak aletler
Kültürel Hayat, yemek kültürü
Öneri Formu
Hadis Id, No:
17113, B005503
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدَانُ قَالَ أَخْبَرَنِى أَبِى عَنْ شُعْبَةَ عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رَافِعٍ عَنْ جَدِّهِ أَنَّهُ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَيْسَ لَنَا مُدًى . فَقَالَ « مَا أَنْهَرَ الدَّمَ وَذُكِرَ اسْمُ اللَّهِ فَكُلْ ، لَيْسَ الظُّفُرَ وَالسِّنَّ ، أَمَّا الظُّفُرُ فَمُدَى الْحَبَشَةِ ، وَأَمَّا السِّنُّ فَعَظْمٌ » . وَنَدَّ بَعِيرٌ فَحَبَسَهُ فَقَالَ « إِنَّ لِهَذِهِ الإِبِلِ أَوَابِدَ كَأَوَابِدِ الْوَحْشِ فَمَا غَلَبَكُمْ مِنْهَا فَاصْنَعُوا هَكَذَا » .
Tercemesi:
Bize Abdan, ona babası, ona Şu'be, ona Said b. Mesrûk, ona Abaye b. Rafi', ona da dedesi (Râfi' b. Hadîc) (ra) şöyle demiştir:
Ey Allah’ın Rasulü! Bizim (hayvan kesecek) bıçaklarımız yok. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Kanı akıtan ve üzerine Allah’ın ismi zikredilen (her aletle) kesilen hayvanın etinden yiyin; ancak tırnak ve diş hariçtir. Tırnak, Habeşlilerin bıçağıdır; diş ise bir kemiktir."
Bu esnada bir deve kaçtı; (bir kişi vurarak) onu durdurdu. Bunun üzerine Rasulullah (sav) buyurdu ki: "Bu develer de vahşi hayvanlar gibi bazen kaçıp giderler. Onları yakalayamazsanız, işte böyle yapın."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zebâih ve's-Sayd 18, 2/411
Senetler:
()
Konular:
Besmele, her işe besmele ile başlamak
Habeşistan, habeşlilerle ilişkiler,
Kültürel hayat, Hayvanların kesiminde kullanılacak aletler
Kültürel Hayat, yemek kültürü