21030 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Sevrî, ona İbn Avn, ona da Humeyd el-Ezrak, Enes b. Mâlik'in (r.a.) şöyle dediğini rivayet etti: "Ehl-i kitabın selamını alırken 'Ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' (sözünün) üzerine ilavede bulunmamak bize emredildi."
Bize Ma'mer, ona Zührî, ona da Urve'nin naklettiğine göre Hz. Âişe (r.anha) şöyle demiştir: Bir grup Yahudi Hz. Peygamber'in (sav.) yanına girdi ve: 'es-Sâmü aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' dedi. Rasulullah (sav) da onlara: 'Aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' karşılığını verdi. Âişe (r.anha) şöyle demiştir: 'Ben bunu anladım ve onlara: 'Aleykümü's-sâmü ve'l-la'netü (Ölüm sizin üzerinize olsun, lanet de!' dedim'. Bunun üzerine Rasulullah (sav): "Yavaş ol ey Aişe. Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever." buyurdu. Aişe: 'Ey Allah'ın Elçisi, söylediklerini işitmedin mi?' deyince, Peygamber (sav): 'Ben de onlara 'Aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' dedim ya!' buyurdu.
Bize Sevrî, ona Abdullah b. Dînâr, ona da İbn Ömer (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Yahudiler size selam verdiği zaman 'es-Sâmü aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' derler" buyurdu. Nebi (sav) sözüne devam ederek: "Buna karşılık sen de onlara: 'Ve aleyke (Senin üzerine olsun)' de!" buyurdu.
Bize Ma'mer, Katâde'nin şöyle dediğini rivayet etti: "Ehl-i kitabın evlerine girdiğinizde onlara verilecek selam: 'es-Selâmü alâ meni't-tebe'a'l-hüda' (Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun) şeklindedir".
Bize Sevrî, ona Mansur, ona İbrahim, ona da Alkame'nin naklettiğine göre: Bir seferde Abdullah (b. Mes'ûd) ile birlikte beraberken Ehl-i kitaptan insanlar onunla sohbet etti. (Adamlar) ayrılırken Abdullah onlara, 'Nereye gidiyorsunuz?' dedi. Onlar da: 'İşte şu tarafa.' cevabını verdiler. Abdullah da (bir müddet) onlara eşlik etti ve onlara selam verdi (selamet diledi).
Bize Sevrî, ona Osman b. Abdullah b. Mevheb, ona da Ebû Bürde (ra) şöyle rivayet etmiştir: Müşriklerden biri Hz. Peygamber'e (sav) mektup yazdı; mektubun sonunda O'na (sav) selamını sundu. Hz. Peygamber (sav) ona selamın karşılığının (mektupla) verilmesini emretti.
Bize Ma'mer, ona Zührî, ona Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe, ona da İbn Abbas'am (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) Hirakl'e şöyle mektup yazmıştı: "Bismillahirrahmanirrahim (Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla). Allah'ın elçisi Muhammed'den Rûm ulusu Hirakl'e. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun."
Bize Ma'mer ve (Süfyân) Sevrî, onlara Süheyl b. Ebu Salih, ona babası (Ebu Salih es-Semmân), ona da Ebu Hüreyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Yolda müşriklerle karşılaştığınız zaman, onlara selam vermeyi önce siz başlatmayın ve onları yolun dar yerinden yürümeye zorlayın."