10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İsmail b. Abdullah, ona Mâlik, ona da Nâfi, şöyle rivayet etmiştir: Abdullah b. Ömer (r.anhuma) Rasulullah (sav) zamanında karısını hayızlı iken boşamıştı. Ömer b. Hattâb bunun hükmünü Rasulullah'a (sav) sordu, Hz. Peygamber (sav) de şu cevabı verdi: "ona söyle, karısına geri dönsün, kadın hayızdan temizlenip tekrar hayız görünceye, sonra tekrar temizleninceye kadar onu yanında tutsun. İkinci hayzından temizlendikten sonra dilerse o kadını nikahında tutsun, dilerse ilişkiye girmeden onu boşasın. işte Allah'ın, kadınları boşamak için emrettiği iddet şekli budur."
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Yahya, ona Übeydullah, ona Kasım b. Muhammed, ona da Âişe şöyle demiştir: Bir kimse karısını üç talâk ile boşadı. Sonra kadın başka bir erkekle evlendi ve ikinci koca da (ilişkiye girmeden) kadını boşadı. Hz. Peygamber'e (sav) “bu kadının ilk kocasıyla yeniden evlenmesi helal midir?” diye soruldu. Peygamber (sav) de "ikinci erkek kadının balçığından, birinci erkeğin tattığı gibi tatmadıkça (cinsel ilişkiye girmedikçe) helâl olmaz" buyurdu
Bize Saîd b. Ufeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihâb, ona Urve b. Züeyir, ona da Âişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir: Rifâa el-Kurazî'nin karısı Peygamber'e (sav) geldi ve “ey Allah'ın Rasulü, Rifâa beni kesin talak ile boşadı. Ben de daha sonra Abdurrahman b. Zubeyir el-Kurazî ile evlendim. Fakat Abdurrahman'ın cinsel organı, elbise saçağı gibi gevşek” dedi. Peygamber (sav) kadına "sen herhalde tekrar Rifâa'ya dönmek istiyorsun. Ancak kocan Abdurrahman senin balçağından, sen de onun balçağından tatmadıkça ona geri dönemezsin" buyurdu.
Bize Muhammed b. Alâ, ona İbn Mübârek, ona Ma'mer, ona Hemmâm, ona da Ebu Hureyre (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Peygamberlerden biri savaşa gitmek istediğinde kavmine hitaben 'Bir kadınla evli olup da henüz onunla zifaf yapmamış ve onunla zifaf yapmayı isteyen hiçbir erkek, bu seferimde benimle gelmesin' buyurmuştur."
Bana Mahmud, ona Abdurrezzâk, ona Ma'mer, İbn Tâvus, ona babası (Tâvus b. Keysân), ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Dâvûd oğlu Süleyman (as), “Bu gece yüz hanımla beraber olacağım ve hepsi de Allah yolunda cihad edecek çocuklar dünyaya getirecek” diye yemin etti. Melek ona “inşallah, de” dedi, ama o inşallah demeyi unuttu. Hanımlarının hepsini dolaştı (birlikte oldu), ama onlardan sadece bir kadın hamile kaldı, o da eksik ve kusurlu bir çocuk dünyaya getirdi." Hz. peygamber (sav) şöyle devam etti: "Eğer inşallah deseydi, yeminini bozmaz ve beklentisinin gerçekleşme umudu daha fazla olurdu."
Bize Hüseyin b. Velîd en-Nîsâbûrî, ona Abdurrahman, ona Abbas b. Sehl, ona da babası (Sehl b. Sa'd) ve Ebu Üseyd şöyle rivayet etmişlerdir: Hz. Peygamber (sav) Şerâhîl kızı Ümeyme ile evlendi. Yanına girdiğinde ona elini uzattı ancak Ümeyme sanki bundan hoşlanmadı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) Ebu Üseyd'e, Ümeyme'yi hazırlamasını ve beyaz keten kumaştan iki elbise vererek ailesinin yanına geri götürmesini emir buyurdu. Bize Abdullah b. Muhammed, ona İbrahim b. Ebu Vezîr, ona Abdurrahman, ona Hamza, ona babası (Ebu Üseyd Malik b. Rabîa) ve Abbas b. Sehl b. Sa'd, onlara da babası (Sehl b. Sa'd) aynı hadisi rivayet etmiştir.
Bize Humeydî, ona Velîd, ona da Evzâî şöyle demiştir: Ben Zuhrî'ye “hanımlarından hangisi Hz. Peygamber'den (sav) Allah'a sığındı?” diye sordum. Zuhrî şöyle dedi: Bana Urve, Âişe'den (r.anha) şöyle haber vermiştir: Cevn'in kızı (Umeyme), (nikah kıyıldıktan) Rasulullah'ın yanına getirildiğinde, Rasulullah (sav) ona yaklaşınca, “senden Allah'a sığınırım” dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) ona "sen azim Allah'a sığındın, hadi ailenin yanına git" buyurdu. Ebu Abdullah der ki: Haccâc b. Ebu Menî, ona dedesi (Ebû Menî), ona Zuhrî, ona da Urve “Âişe şöyle dedi...” diyerek bu hadisi rivayet etmiştir.
Bize Hüseyin b. Velîd en-Nîsâbûrî, ona Abdurrahman, ona Abbas b. Sehl, ona da babası (Sehl b. Sa'd) ve Ebu Üseyd şöyle rivayet etmişlerdir: Hz. Peygamber (sav) Şerâhîl kızı Ümeyme ile evlendi. Yanına girdiğinde ona elini uzattı ancak Ümeyme sanki bundan hoşlanmadı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) Ebu Üseyd'e, Ümeyme'yi hazırlamasını ve beyaz keten kumaştan iki elbise vererek ailesinin yanına geri götürmesini emir buyurdu. Bize Abdullah b. Muhammed, ona İbrahim b. Ebu Vezîr, ona Abdurrahman, ona Hamza, ona babası (Ebu Üseyd Malik b. Rabîa) ve Abbas b. Sehl b. Sa'd, onlara da babası (Sehl b. Sa'd) aynı hadisi rivayet etmiştir.