Bize Saîd b. Telîd, ona İbn Vehb, ona Cerîr b. Hâzım; (T) Bize Süleyman b. Harb, ona Hammâd b. Zeyd, onlara Eyyûb, ona Muhammed, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"İbrahim yalnız üç kez hariç hiç yalan söylememiştir. İbrahim yanında eşi Sâre var iken bir gün bir zorba bir hükümdarın yanına yolu düştü..." -Hz. Peygamber olayın anlattı- "Nihayetinde o zorba hükümdar Sâre'ye, Hâcer'i hediye olarak verdi. Sâre, İbrahim'e “Allah o kâfirin bana zarar vermesini engelledi ve bana Hâcer'i hizmetçi olarak verdi” dedi.
Ebu Hureyre der ki: ey Mâu's-semâ oğulları (Araplar), işte sizin ananız budur.
Açıklama: Hadisin tam metni için B003358 numaralı hadise bakınız.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
287386, B005084-2
Hadis:
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ تَلِيدٍ قَالَ أَخْبَرَنِى ابْنُ وَهْبٍ قَالَ أَخْبَرَنِى جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ مُحَمَّدٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم . حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ عَنْ حَمَّادِ بْنِ زَيْدٍ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ مُحَمَّدٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ { قَالَ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم } « لَمْ يَكْذِبْ إِبْرَاهِيمُ إِلاَّ ثَلاَثَ كَذَبَاتٍ بَيْنَمَا إِبْرَاهِيمُ مَرَّ بِجَبَّارٍ وَمَعَهُ سَارَةُ - فَذَكَرَ الْحَدِيثَ - فَأَعْطَاهَا هَاجَرَ قَالَتْ كَفَّ اللَّهُ يَدَ الْكَافِرِ وَأَخْدَمَنِى آجَرَ » . قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَتِلْكَ أُمُّكُمْ يَا بَنِى مَاءِ السَّمَاءِ .
Tercemesi:
Bize Saîd b. Telîd, ona İbn Vehb, ona Cerîr b. Hâzım; (T) Bize Süleyman b. Harb, ona Hammâd b. Zeyd, onlara Eyyûb, ona Muhammed, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"İbrahim yalnız üç kez hariç hiç yalan söylememiştir. İbrahim yanında eşi Sâre var iken bir gün bir zorba bir hükümdarın yanına yolu düştü..." -Hz. Peygamber olayın anlattı- "Nihayetinde o zorba hükümdar Sâre'ye, Hâcer'i hediye olarak verdi. Sâre, İbrahim'e “Allah o kâfirin bana zarar vermesini engelledi ve bana Hâcer'i hizmetçi olarak verdi” dedi.
Ebu Hureyre der ki: ey Mâu's-semâ oğulları (Araplar), işte sizin ananız budur.
Açıklama:
Hadisin tam metni için B003358 numaralı hadise bakınız.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Nikah 13, 2/329
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Bekir Muhammed b. Sirin el-Ensarî (Muhammed b. Sirin)
3. Eyyüb es-Sahtiyânî (Eyyüb b. Keysân)
4. Ebu Nadr Cerîr b. Hazım el-Ezdî (Cerir b. Hâzim b. Zeyd b. Abdullah b. Şucâ')
5. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
6. Said b. Telid er-Ruayni (Said b. İsa b. Telid)
Konular:
Peygamberler, Hz. İbrahim ve ailesi
Yalan, yalancılık
Bize Saîd b. Telîd, ona İbn Vehb, ona Cerîr b. Hâzım; (T) Bize Süleyman b. Harb, ona Hammâd b. Zeyd, onlara Eyyûb, ona Muhammed, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"İbrahim yalnız üç kez hariç hiç yalan söylememiştir. İbrahim yanında eşi Sâre var iken bir gün bir zorba bir hükümdarın yanına yolu düştü..." -Hz. Peygamber olayın anlattı- "Nihayetinde o zorba hükümdar Sâre'ye, Hâcer'i hediye olarak verdi. Sâre, İbrahim'e “Allah o kâfirin bana zarar vermesini engelledi ve bana Hâcer'i hizmetçi olarak verdi” dedi.
Ebu Hureyre der ki: ey Mâu's-semâ oğulları (Araplar), işte sizin ananız budur.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13812, B005084
Hadis:
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ تَلِيدٍ قَالَ أَخْبَرَنِى ابْنُ وَهْبٍ قَالَ أَخْبَرَنِى جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ مُحَمَّدٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم . حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ عَنْ حَمَّادِ بْنِ زَيْدٍ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ مُحَمَّدٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ { قَالَ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم } « لَمْ يَكْذِبْ إِبْرَاهِيمُ إِلاَّ ثَلاَثَ كَذَبَاتٍ بَيْنَمَا إِبْرَاهِيمُ مَرَّ بِجَبَّارٍ وَمَعَهُ سَارَةُ - فَذَكَرَ الْحَدِيثَ - فَأَعْطَاهَا هَاجَرَ قَالَتْ كَفَّ اللَّهُ يَدَ الْكَافِرِ وَأَخْدَمَنِى آجَرَ » . قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَتِلْكَ أُمُّكُمْ يَا بَنِى مَاءِ السَّمَاءِ .
Tercemesi:
Bize Saîd b. Telîd, ona İbn Vehb, ona Cerîr b. Hâzım; (T) Bize Süleyman b. Harb, ona Hammâd b. Zeyd, onlara Eyyûb, ona Muhammed, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"İbrahim yalnız üç kez hariç hiç yalan söylememiştir. İbrahim yanında eşi Sâre var iken bir gün bir zorba bir hükümdarın yanına yolu düştü..." -Hz. Peygamber olayın anlattı- "Nihayetinde o zorba hükümdar Sâre'ye, Hâcer'i hediye olarak verdi. Sâre, İbrahim'e “Allah o kâfirin bana zarar vermesini engelledi ve bana Hâcer'i hizmetçi olarak verdi” dedi.
Ebu Hureyre der ki: ey Mâu's-semâ oğulları (Araplar), işte sizin ananız budur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Nikah 13, 2/329
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Bekir Muhammed b. Sirin el-Ensarî (Muhammed b. Sirin)
3. Eyyüb es-Sahtiyânî (Eyyüb b. Keysân)
4. Ebu İsmail Hammad b. Zeyd el-Ezdî (Hammad b. Zeyd b. Dirhem)
5. Ebu Eyyüb Süleyman b. Harb el-Vâşihî (Süleyman b. Harb b. Büceyl)
Konular:
Peygamberler, Hz. İbrahim ve ailesi
Yalan, yalancılık
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ قَالَ حَدَّثَنِى مَالِكٌ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ حَمْزَةَ وَسَالِمٍ ابْنَىْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ - رضى الله عنهما - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: " الشُّؤْمُ فِى الْمَرْأَةِ وَالدَّارِ وَالْفَرَسِ " .
Bize İsmail, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona Abdullah b. Ömer'in çocukları Hamza ve Salim, onlara da Abdullah b. Ömer'in (ra) söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Uğursuzluk kadında, evde ve attadır."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13829, B005093
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ قَالَ حَدَّثَنِى مَالِكٌ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ حَمْزَةَ وَسَالِمٍ ابْنَىْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ - رضى الله عنهما - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ: " الشُّؤْمُ فِى الْمَرْأَةِ وَالدَّارِ وَالْفَرَسِ " .
Tercemesi:
Bize İsmail, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona Abdullah b. Ömer'in çocukları Hamza ve Salim, onlara da Abdullah b. Ömer'in (ra) söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Uğursuzluk kadında, evde ve attadır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Nikah 17, 2/331
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Ümare Hamza b. Abdullah el-Medeni (Hamza b. Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
5. Ebu Abdullah İsmail b. Ebu Üveys el-Esbahî (İsmail b. Abdullah b. Abdullah b. Üveys b. Malik)
Konular:
Uğursuzluk, ev, kadın, at vb. şeylerde uğursuzluk aramak
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ عَنْ ثَابِتٍ وَشُعَيْبِ بْنِ الْحَبْحَابِ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَعْتَقَ صَفِيَّةَ ، وَجَعَلَ عِتْقَهَا صَدَاقَهَا .
Bize Kuteybe b. Saîd, ona Hammâd, ona Sabit ve Şuayb b. Habhâb, ona da Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) Safiye'yi azat etmiş, azatlığını da mehir olarak saymıştır.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
287387, B005086-2
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ عَنْ ثَابِتٍ وَشُعَيْبِ بْنِ الْحَبْحَابِ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَعْتَقَ صَفِيَّةَ ، وَجَعَلَ عِتْقَهَا صَدَاقَهَا .
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Saîd, ona Hammâd, ona Sabit ve Şuayb b. Habhâb, ona da Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) Safiye'yi azat etmiş, azatlığını da mehir olarak saymıştır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Nikah , /
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Salih Şuayb b. Habhab el-Ezdi (Şuayb b. Habhab)
3. Ebu İsmail Hammad b. Zeyd el-Ezdî (Hammad b. Zeyd b. Dirhem)
4. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Hz. Peygamber, hanımları, Safiyye bt. Huyeyy
Köle, Cariye, azadı, insan hürriyeti
Köle, cariyelere iyi davranmak
KTB, NİKAH
Nikah, kölenin
Nikah, mehir
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ قَالَ أَخْبَرَنِى سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ أَنَّهُ سَمِعَ سَعْدَ بْنَ أَبِى وَقَّاصٍ يَقُولُ لَقَدْ رَدَّ ذَلِكَ - يَعْنِى النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم - عَلَى عُثْمَانَ ، وَلَوْ أَجَازَ لَهُ التَّبَتُّلَ لاَخْتَصَيْنَا .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13793, B005074
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ عَنِ الزُّهْرِىِّ قَالَ أَخْبَرَنِى سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ أَنَّهُ سَمِعَ سَعْدَ بْنَ أَبِى وَقَّاصٍ يَقُولُ لَقَدْ رَدَّ ذَلِكَ - يَعْنِى النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم - عَلَى عُثْمَانَ ، وَلَوْ أَجَازَ لَهُ التَّبَتُّلَ لاَخْتَصَيْنَا .
Tercemesi:
Bize Ebu Yeman, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Saîd b. Müseyyeb, ona da Sa'd b. Ebu Vakkâs şöyle demiştir:
"Yemin olsun Peygamber (sav), Osman b. Maz'ûn'un bu kadınlardan geri durma isteğini reddetmiştir. Şayet Peygamber ona izin vermiş olsaydı, biz de muhakkak onu hadım ederdik."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Nikah 8, 2/327
Senetler:
1. Ebu İshak Sa'd b. Ebu Vakkâs ez-Zührî (Malik b. Vüheyb b. Abdümenaf b. Zühre b. Kilab b. Mürre)
2. Said b. Müseyyeb el-Kuraşî (Said b. Müseyyeb b. Hazn b. Ebu Vehb)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Şuayb b. Ebu Hamza el-Ümevi (Şuayb b. Dinar)
5. Ebu Yeman Hakem b. Nafi' el-Behrânî (Hakem b. Nafi')
Konular:
Evlilik, evlenmemenin (tebettülün) yasaklanması
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13796, B005077
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ حَدَّثَنِى أَخِى عَنْ سُلَيْمَانَ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - قَالَتْ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ لَوْ نَزَلْتَ وَادِيًا وَفِيهِ شَجَرَةٌ قَدْ أُكِلَ مِنْهَا ، وَوَجَدْتَ شَجَرًا لَمْ يُؤْكَلْ مِنْهَا ، فِى أَيِّهَا كُنْتَ تُرْتِعُ بَعِيرَكَ قَالَ « فِى الَّذِى لَمْ يُرْتَعْ مِنْهَا » . تَعْنِى أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَتَزَوَّجْ بِكْرًا غَيْرَهَا .
Tercemesi:
Bize İsmail b. Abdullah, ona kardeşi (Abdülhamid), ona Süleyman, ona Hişam b. Urve, ona babası (Urve b. Zübeyr), ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir:
'Ey Rasulullah! Düşünsene, eğer bir vadiye inmiş olsaydın ve orada bir ağaçtan (hayvanlar) yemiş, bir diğer ağaçtan ise hiç yenmemiş olsaydı, deveni hangi ağacın altında otlatırdın?"
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Elbette daha önce otlatılmamış olanında."
Âişe, Rasulullah’ın (sav) kendisinden başka hiçbir bakire kadınla evlenmediğini kastetmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Nikah 9, 2/328
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Ebu Münzir Hişam b. Urve el-Esedî (Hişam b. Urve b. Zübeyr b. Avvam)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Bilal el-Kuraşi (Süleyman b. Bilal)
5. Abdülhamid b. Ebu Üveys el-Esbahî (Abdülhamid b. Abdullah b. Abdullah b. Üveys)
6. Ebu Abdullah İsmail b. Ebu Üveys el-Esbahî (İsmail b. Abdullah b. Abdullah b. Üveys b. Malik)
Konular:
Evlilik, dul ve bekarın
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13801, B005081
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ عَنْ يَزِيدَ عَنْ عِرَاكٍ عَنْ عُرْوَةَ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم خَطَبَ عَائِشَةَ إِلَى أَبِى بَكْرٍ فَقَالَ لَهُ أَبُو بَكْرٍ إِنَّمَا أَنَا أَخُوكَ ، فَقَالَ « أَنْتَ أَخِى فِى دِينِ اللَّهِ وَكِتَابِهِ وَهْىَ لِى حَلاَلٌ » .
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Leys, ona Yezid, ona Irâk, ona da Urve şöyle demiştir:
"Rasulullah (sav) Ebu Bekir'den (ra) evlenmek için Âişe'yi istemişti. Ebu Bekir de O'na: 'Ama Sen benim kardeşimsin' dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav) de: "Sen benim Allah'ın dinine ve kitabına göre kardeşimsin bu durumda o bana helal olur."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Nikah 11, 2/328
Senetler:
1. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
2. Irak b. Malik el-Ğıfarî (Irâk b. Malik)
3. İbn Ebu Habib Yezid b. Kays el-Ezdî (Yezid b. Süveyd)
4. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
5. Ebu Muhammed Abdullah b. Yusuf el-Kila'î (Abdullah b. Yusuf)
Konular:
Hz. Peygamber, hanımları, Hz. Aişe
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13798, B005079
Hadis:
حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ حَدَّثَنَا سَيَّارٌ عَنِ الشَّعْبِىِّ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ قَفَلْنَا مَعَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم مِنْ غَزْوَةٍ فَتَعَجَّلْتُ عَلَى بَعِيرٍ لِى قَطُوفٍ ، فَلَحِقَنِى رَاكِبٌ مِنْ خَلْفِى ، فَنَخَسَ بَعِيرِى بِعَنَزَةٍ كَانَتْ مَعَهُ ، فَانْطَلَقَ بَعِيرِى كَأَجْوَدِ مَا أَنْتَ رَاءٍ مِنَ الإِبِلِ ، فَإِذَا النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ "مَا يُعْجِلُكَ" قُلْتُ كُنْتُ حَدِيثَ عَهْدٍ بِعُرُسٍ . قَالَ "بِكْرًا أَمْ ثَيِّبًا" قُلْتُ ثَيِّبٌ . قَالَ "فَهَلاَّ جَارِيَةً تُلاَعِبُهَا وَتُلاَعِبُكَ" قَالَ فَلَمَّا ذَهَبْنَا لِنَدْخُلَ قَالَ "أَمْهِلُوا حَتَّى تَدْخُلُوا لَيْلاً - أَىْ عِشَاءً - لِكَىْ تَمْتَشِطَ الشَّعِثَةُ وَتَسْتَحِدَّ الْمُغِيبَةُ"
Tercemesi:
Bize Ebu Nu‘man, ona Hüşeym, ona Seyyar, ona Şa‘bî, ona da Câbir b. Abdullah (ra) şöyle demiştir:
Rasulullah (sav) ile birlikte bir gazadan dönüyorduk. Ben yavaş yürüyen devemle hareket etmek için acele ettim. Ardımca bir süvari geldi ve elindeki değnekle devemin arkasından dürttü. Bunun üzerine devem öyle bir hızlandı ki senin görebileceğin o güzel develer gibi koşmaya başladı. Bir de baktım ki o süvari Rasulullah imış. Bana: "Niye acele ettin?" diye sordu. Ben: 'Yeni evlenmiş biriyim.' dedim. "Bakire mi, dul mu?" buyurdu. Ben: 'Dul.' dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Birbirinizle oynaşabileceğiniz genç bir kız ile evlenseydin ya." Sonra Medine’ye yaklaşınca Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Bekleyin! Gece girince –yani akşam vakti– şehre girin ki saçı başı dağılmış olan (kadın) saçını tarayabilsin, kocası uzakta olan da temizlenebilsin (tıraş olabilsin)."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Nikah 10, 2/328
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Amr Amir eş-Şa'bî (Amir b. Şerahil b. Abdin)
3. Ebu Hakem Seyyâr b. Ebu Seyyâr el-Anezî (Seyyâr b. Verdân)
4. Ebu Muaviye Hüşeym b. Beşir es-Sülemî (Hüşeym b. Beşir b. el-Kasım b. Dinar)
5. Ebu Numan Muhammed b. Fadl es-Sedûsî (Muhammed b. Fadl)
Konular:
Hz. Peygamber, evlilikle ilgili tavsiyeleri
Yolculuk, Sefer dönüşünde dikkat edilmesi gerekenler
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِى حَازِمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِىِّ قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ جِئْتُ أَهَبُ لَكَ نَفْسِى قَالَ فَنَظَرَ إِلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَعَّدَ النَّظَرَ فِيهَا وَصَوَّبَهُ ثُمَّ طَأْطَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَأْسَهُ فَلَمَّا رَأَتِ الْمَرْأَةُ أَنَّهُ لَمْ يَقْضِ فِيهَا شَيْئًا جَلَسَتْ فَقَامَ رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِهِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنْ لَمْ يَكُنْ لَكَ بِهَا حَاجَةٌ فَزَوِّجْنِيهَا . فَقَالَ "وَهَلْ عِنْدَكَ مِنْ شَىْءٍ." قَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ "اذْهَبْ إِلَى أَهْلِكَ فَانْظُرْ هَلْ تَجِدُ شَيْئًا." فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ مَا وَجَدْتُ شَيْئًا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " انْظُرْ وَلَوْ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ." فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَلاَ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ وَلَكِنْ هَذَا إِزَارِى - قَالَ سَهْلٌ مَا لَهُ رِدَاءٌ فَلَهَا نِصْفُهُ - فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "مَا تَصْنَعُ بِإِزَارِكَ إِنْ لَبِسْتَهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْهَا مِنْهُ شَىْءٌ وَإِنْ لَبِسَتْهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْكَ شَىْءٌ". فَجَلَسَ الرَّجُلُ حَتَّى إِذَا طَالَ مَجْلِسُهُ قَامَ فَرَآهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُوَلِّيًا فَأَمَرَ بِهِ فَدُعِىَ فَلَمَّا جَاءَ قَالَ « مَاذَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ » . قَالَ مَعِى سُورَةُ كَذَا وَسُورَةُ كَذَا عَدَّدَهَا . فَقَالَ "تَقْرَؤُهُنَّ عَنْ ظَهْرِ قَلْبِكَ" قَالَ نَعَمْ . قَالَ "اذْهَبْ فَقَدْ مَلَّكْتُكَهَا بِمَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13817, B005087
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِى حَازِمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِىِّ قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ جِئْتُ أَهَبُ لَكَ نَفْسِى قَالَ فَنَظَرَ إِلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَعَّدَ النَّظَرَ فِيهَا وَصَوَّبَهُ ثُمَّ طَأْطَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَأْسَهُ فَلَمَّا رَأَتِ الْمَرْأَةُ أَنَّهُ لَمْ يَقْضِ فِيهَا شَيْئًا جَلَسَتْ فَقَامَ رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِهِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنْ لَمْ يَكُنْ لَكَ بِهَا حَاجَةٌ فَزَوِّجْنِيهَا . فَقَالَ "وَهَلْ عِنْدَكَ مِنْ شَىْءٍ." قَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ "اذْهَبْ إِلَى أَهْلِكَ فَانْظُرْ هَلْ تَجِدُ شَيْئًا." فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ مَا وَجَدْتُ شَيْئًا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " انْظُرْ وَلَوْ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ." فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ فَقَالَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَلاَ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ وَلَكِنْ هَذَا إِزَارِى - قَالَ سَهْلٌ مَا لَهُ رِدَاءٌ فَلَهَا نِصْفُهُ - فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "مَا تَصْنَعُ بِإِزَارِكَ إِنْ لَبِسْتَهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْهَا مِنْهُ شَىْءٌ وَإِنْ لَبِسَتْهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْكَ شَىْءٌ". فَجَلَسَ الرَّجُلُ حَتَّى إِذَا طَالَ مَجْلِسُهُ قَامَ فَرَآهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُوَلِّيًا فَأَمَرَ بِهِ فَدُعِىَ فَلَمَّا جَاءَ قَالَ « مَاذَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ » . قَالَ مَعِى سُورَةُ كَذَا وَسُورَةُ كَذَا عَدَّدَهَا . فَقَالَ "تَقْرَؤُهُنَّ عَنْ ظَهْرِ قَلْبِكَ" قَالَ نَعَمْ . قَالَ "اذْهَبْ فَقَدْ مَلَّكْتُكَهَا بِمَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ."
Tercemesi:
Bize Kuteybe rivayet etti, ona Abdulaziz b. Ebu Hazim, ona babası, ona da Sehl b. Sa’d es-Saîdî şöyle demiştir:
Bir kadın Rasulullah’a (sav) gelerek dedi ki: 'Ey Allah’ın Rasulü! Ben kendimi sana bağışlamak için geldim.' Rasulullah (sav) kadına baktı; ona yukarıdan aşağıya bir nazar etti, sonra başını eğdi. Kadın, Rasulullah’ın (sav) kendisi hakkında bir karar vermediğini görünce oturdu. Ashabından bir adam kalkarak şöyle dedi: 'Ey Allah’ın Rasulü! Eğer senin bu kadına ihtiyacın yoksa, beni onunla evlendir.'
Rasulullah (sav) ona sordu: "Yanında (mehir olarak verecek) bir şey var mı?" Adam: 'Hayır, vallahi, Ey Allah’ın Rasulü!' dedi. Rasulullah (sav): "Ailene git, bak bakalım bir şey bulabilecek misin?" buyurdu. Adam gitti, sonra dönüp: 'Hayır, vallahi hiçbir şey bulamadım' dedi. Rasulullah (sav): "Bak, demirden bir yüzük bile olsa getir" buyurdu. Adam tekrar gidip geldi ve dedi ki: 'Hayır, vallahi Ey Allah’ın Rasulü, demirden bir yüzüğüm bile yok. Fakat şu üzerimdeki izarım var.' Sehl şöyle demiştir: Onun başka bir ridası (dış giysisi) yoktu. 'İzarımın yarısı da ona ait olsun.' Rasulullah (sav) buyurdu ki: "İzarınla ne yapacaksınız? Sen onu giyersen onun üzerinde bir şey kalmaz; o giyerse senin üzerinde bir şey kalmaz."
Bunun üzerine adam oturdu. Oturduğu süre uzayınca kalktı ve arkasını dönüp uzaklaştı. Rasulullah (sav) onu gördü ve çağrılmasını emretti. Adam gelince Rasulullah (sav) ona sordu: "Kur’an’dan ezberinde ne var?"
Adam: “Falan sure ve falan sure…” diyerek birkaç sure saydı. Rasulullah (sav): "Bunları ezbere biliyor musun?" diye sordu. Adam: 'Evet' dedi. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Öyleyse git, seni ezberindeki sureler karşılığında o kadınla evlendirdim."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Nikah 14, 2/330
Senetler:
1. Sehl b. Sa'd es-Sâidi (Sehl b. Sa'd b. Malik b. Halid b. Sa'lebe)
2. Ebû Hazim Seleme b. Dînar (Seleme b. Dînar)
3. Ebu Temmam Abdülaziz b. Ebu Hâzım el-Mahzûmî (Abdülaziz b. Seleme b. Dinar)
4. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Kadın, sosyal hayatta
Nikah, mehir
Öneri Formu
Hadis Id, No:
13823, B005091
Hadis:
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ حَمْزَةَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِى حَازِمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ سَهْلٍ قَالَ مَرَّ رَجُلٌ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ "مَا تَقُولُونَ فِى هَذَا" قَالُوا حَرِىٌّ إِنْ خَطَبَ أَنْ يُنْكَحَ ، وَإِنْ شَفَعَ أَنْ يُشَفَّعَ ، وَإِنْ قَالَ أَنْ يُسْتَمَعَ . قَالَ ثُمَّ سَكَتَ فَمَرَّ رَجُلٌ مِنَ فُقَرَاءِ الْمُسْلِمِينَ فَقَالَ "مَا تَقُولُونَ فِى هَذَا" قَالُوا حَرِىٌّ إِنْ خَطَبَ أَنْ لاَ يُنْكَحَ وَإِنْ شَفَعَ أَنْ لاَ يُشَفَّعَ ، وَإِنْ قَالَ أَنْ لاَ يُسْتَمَعَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "هَذَا خَيْرٌ مِنْ مِلْءِ الأَرْضِ مِثْلَ هَذَا"
Tercemesi:
Bize İbrahim b. Hamza, ona İbn Ebu Hâzim, ona babası (Seleme b. Dînâr), ona da Sehl şöyle demiştir:
Rasulullah’ın (sav) yanından bir adam geçti. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Bu kişi hakkında ne dersiniz?" Ashab şöyle dedi: 'Bu adam, eğer bir kadına talip olsa onunla evlendirilir; birine şefaatte bulunsa şefaati kabul edilir; bir şey söylese dinlenir.'
Rasulullah bir süre sustu. Sonra Müslümanlardan fakir bir adam oradan geçti. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle sordu: "Peki, bu kişi hakkında ne dersiniz?" Ashab dedi ki: 'Bu adam, eğer bir kadına talip olsa evlendirilmez; birine şefaatte bulunsa şefaati kabul edilmez; bir şey söylese sözü dinlenmez.' Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Bu fakir adam, öteki gibilerle dolu bir yeryüzünden daha hayırlıdır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Nikah 15, 2/330
Senetler:
1. Sehl b. Sa'd es-Sâidi (Sehl b. Sa'd b. Malik b. Halid b. Sa'lebe)
2. Ebû Hazim Seleme b. Dînar (Seleme b. Dînar)
3. Ebu Temmam Abdülaziz b. Ebu Hâzım el-Mahzûmî (Abdülaziz b. Seleme b. Dinar)
4. Ebu İshak İbrahim b. Hamza ez-Zübeyrî (İbrahim b. Hamza b. Muhammed b. Hamza b. Musab)
Konular:
Dünya, Zenginlik
Fakir, Yoksul, fakirlik, yoksulluk
İnsan, hidayet karşısında
İnsan, iyi-kötü