Giriş

Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Amr en-Nakıd ve İbn Ebu Ömer –lafız Ebu Bekir'e aittir- onlara Süfyan b. Uyeyne, ona ez-Zührî, ona Urve, Ebu Humeyd es-Sâ'idî'nin şöyle anlattığını rivayet etti: Rasulullah (sav) Esd (kabilesin)'den İbnü'l-Lutbiyye isminde bir adamı memur olarak görevlendirdi. -Amr'la İbn Ebu Ömer zekât toplama memuru olarak görevlendirdi dediler.- İbnü'l-Lutbiyye (görevini yapıp geri) geldiği zaman; bu sizin bu da benim; bana hediye edildi, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav), minbere çıkarak Allah'a hamdu sena etti. Ve şunları söyledi: "Benim gönderdiğim bir memura ne oluyor ki, bu sizin, bu da bana hediye edildi diyor! Babasının yahut anasının evinde otursa da kendisine hediye verilecek mi yoksa verilmeyecek mi bir görse! Muhammed'in canı (kudret) elinde olan Allah'a yemin ederim ki, sizden biriniz ondan bir şey ele geçirirse kıyamet gününde onu boynunda taşıyarak getirecektir. (O boynunda taşıyarak getirdiği şey) İnleyip bağırması olan bir deve, yahut öğürmesi olan bir inek veya meleyen bir koyun!" Rasulullah (sav) daha sonra ellerini kaldırdı. Hatta koltuk altlarının beyazlığını gördük. Sonra iki defa şöyle dedi: "Allah'ım! Tebliğ ettim mi?"


Açıklama: Nevevî bu rivayetleri "Memurlara hediye vermenin haramlığı" başlığı altında vermektedir. Memurun hediye alması, ganimet malından aşırmak/ kamu malını zimmete geçirmek şeklinde kabul edilmektedir. (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 10/233 [20474]) Diğer varyantlar: M004739; M004740; B002597; B006636; B006979; B007174; B007197;DM001711; DM002535; D002946.

    Öneri Formu
2395 M004738 Müslim, İmare, 26

Bize İshak b. İbrahim ve Abd b. Humeyd, o ikisine Abdürrezzak, ona Mamer, ona ez-Zührî, ona Urve, Ebu Humeyd es-Sâ'idî'nin şöyle anlattığını rivayet etti: Hz. Peygamber -Ezd (kabilesin)'den- İbnü'l-Lütbiyye'yi zekât memuru olarak görevlendirdi. İbnü'l-Lütbiyye, topladığı zekâtı getirerek, Nebî'ye (sav) verdi ve 'bu sizin malınız, bu ise bana verilen hediyedir' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber ona şöyle dedi: "Babasının ve annesinin evinde otursa da kendisine hediye verilecek mi yoksa verilmeyecek mi bir görse!" Sonra Rasulullah (sav) bir konuşma yapmak üzere ayağa kalktı. Ravi bundan sonrasını Süfyan hadisi gibi aktardı. Süfyan hadisi şöyleydi: [Rasulullah (sav) Esd (kabilesin)'den İbnü'l-Lutbiyye isminde bir adamı memur olarak görevlendirdi. -Amr ve İbn Ebu Ömer 'zekât toplama memuru olarak görevlendirdi' dediler.- İbnü'l-Lutbiyye (görevini yapıp geri) geldiği zaman 'bu sizin, bu da benim; bana hediye edildi' dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav), minbere çıkarak Allah’a hamd u sena etti. Ve şunları söyledi: "Benim gönderdiğim bir memura ne oluyor ki, bu sizin, bu da bana hediye edildi diyor! Babasının yahut anasının evinde otursa da kendisine hediye verilecek mi yoksa verilmeyecek mi bir görse! Muhammed'in canı (kudret) elinde olan Allah'a yemin ederim ki, sizden biriniz o zekâttan bir şey ele geçirirse kıyamet gününde onu boynunda taşıyarak getirecektir. İnleyip bağırması olan bir deve, yahut öğürmesi olan bir inek veya meleyen bir koyun!" Rasulullah (sav) daha sonra ellerini kaldırdı. Hatta koltuk altlarının beyazlığını gördük. Sonra iki defa şöyle dedi: "Allah'ım! Tebliğ ettim mi?"]


Açıklama: Nevevî bu rivayetleri "Memurlara hediye vermenin haramlığı" başlığı altında vermektedir. Memurun hediye alması, ganimet malından aşırmak/ kamu malını zimmete geçirmek şeklinde kabul edilmektedir. (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 10/233 [20474]) Diğer varyantlar: M004738; M004740; B002597; B006636; B006979; B007174; B007197;DM001711; DM002535; D002946.

    Öneri Formu
2396 M004739 Müslim, İmare, 26

Bize Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ, ona Ebu Üsame, ona Hişam, ona babası Ebu Humeyd es-Sâ'îdî'nin şöyle anlattığını rivayet etti: Rasulullah (sav) Ezd (kabilesin)'den İbnü'l-Utbiyye adında birini Süleym oğullarının zekâtlarını toplamak üzere görevlendirdi. İbnü'l-Utbiyye (görevini bitirip) geldiği zaman Rasulullah (sav) onu hesaba çekti. O da 'şu sizin malınız, bu da (bana verilmiş) hediyedir' dedi. Bunun üzerine Rasul-i Ekrem: "Doğru sözlü biriysen söyle bakalım! Babanın ve ananın evinde otursaydın hediyen sana gelir miydi" dedi. Sonra bize bir konuşma yaptı. Ve Allah'a hamd u sena etti. Sonra şimdi diyerek sözlerine başladı ve şunları söyledi: "İçinizden birisini, Allah’ın bana havale buyurduğu bir işe memur tayin ediyorum o da gelerek; şu sizin malınız, bu da bana verilen bir hediyedir diyor. Eğer doğru sözlü biriyse söylesin bakalım! Babasının ve anasının evinde otursaydı hediyesi kendisine gelecek miydi! Vallahi eğer sizden biriniz hakkı olmaksızın ondan bir şey alırsa kıyamet gününde Allah Teâlâ'ya, onu taşır halde kavuşur. Sakın sizden herhangi birinizin inleyip bağırması olan bir deveyi veya böğürmesi olan bir sığırı, ya da melemesi olan bir koyunu boynunda taşıyarak Allah'a kavuştuğunu öğrenmeyeyim." Rasul-i Ekrem (sav) sonra koltuk altlarının beyazlığı görülecek kadar ellerini kaldırdı ve şöyle dedi: "Allah'ım! Tebliğ ettim mi?" Ben (bunu) gözümle gördüm, kulağımla işittim.


Açıklama: Nevevî bu rivayetleri "Memurlara hediye vermenin haramlığı" başlığı altında vermektedir. Memurun hediye alması, ganimet malından aşırmak/ kamu malını zimmete geçirmek şeklinde kabul edilmektedir. (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 10/233 [20474]) Diğer varyantlar: M004738; M004739; B002597; B006636; B006979; B007174; B007197;DM001711; DM002535; D002946.

    Öneri Formu
2397 M004740 Müslim, İmare, 27

Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Amr en-Nâkıd ve İbn Ebu Ömer –lafız Ebu Bekir’e aittir- onlara Süfyan b. Uyeyne, ona ez-Zührî, ona Urve, Ebu Humeyd es-Sâidî’nin şöyle anlattığını rivayet etti: Rasulullah (sav) Esd (kabilesin)’den İbnü’l-Lutbiyye isminde bir adamı memur olarak görevlendirdi. -Amr ve İbn Ebu Ömer 'zekât toplama memuru olarak görevlendirdi' dediler.- İbnü’l-Lutbiyye (görevini yapıp geri) geldiği zaman 'Bu sizin; bu da benim; bana hediye edildi' dedi. Bunun üzerine Rasulullah (sav), minbere çıkarak Allah’a hamd u sena etti. Ve şunları söyledi: "Benim gönderdiğim bir memura ne oluyor ki, 'bu sizin, bu da bana hediye edildi' diyor! Babasının yahut anasının evinde otursa da kendisine hediye verilecek mi yoksa verilmeyecek mi bir görse! Muhammed'in canı kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, sizden biriniz ondan bir şey ele geçirirse kıyamet gününde onu boynunda taşıyarak getirecektir. (O boynunda taşıdığı) İnleyip bağırması olan bir deve, yahut öğürmesi olan bir inek veya meleyen bir koyun!" Rasulullah (sav) daha sonra ellerini kaldırdı. Hattâ koltuk altlarının beyazlığını gördük. Sonra iki defa şöyle dedi: "Allah'ım! Tebliğ ettim mi?"


Açıklama: Nevevî bu rivayetleri "Memurlara hediye vermenin haramlığı" başlığı altında vermektedir. Memurun hediye alması, ganimet malından aşırmak/ kamu malını zimmete geçirmek şeklinde kabul edilmektedir. Bkz. Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 10/233 [20474]. Diğer varyantlar: M004739; M004740; B002597; B006636; B006979; B007174; B007197;DM001711; DM002535; D002946.

    Öneri Formu
276780 M004738-3 Müslim, İmare, 26


    Öneri Formu
2458 M004776 Müslim, İmare, 46


    Öneri Formu
120085 M004727 Müslim, İmare, 20


    Öneri Formu
276781 M004739-2 Müslim, İmare, 26

Bize Züheyr b. Harb, ona İsmail b. İbrahim, ona Ebu Hayyan, ona Ebu Zür'a, ona da Ebu Hureyre'nin şöyle anlattığını rivayet etti: Bir gün Hz. Peygamber aramızda ayağa kalkarak ganimet malına hıyanetten söz etti. Onun vebalinin ağır olduğunu, durumunun tahammül edilemez olduğunu vurguladı. Sonra şöyle buyurdu: "Sakın sizden birinizi kıyamet günü, boynunda inleyip bağırması olan bir deve olduğu halde gelerek; ya Rasulallah! Beni kurtar derken, kendimi de senin için hiçbir şey yapamam, ben sana tebliğ etmiştim diye cevap verirken bulmayayım! Sakın sizden birinizi kıyamet günü boynunda kişnemesi olan bir at olduğu halde gelerek ya Rasulllah! Beni kurtar derken, kendimi de senin için hiçbir şey yapamam, ben sana tebliğ etmiştim diye cevap verirken bulmayayım! Sakın sizden birinizi kıyamet günü boynunda meleyişi olan bir koyun olduğu halde gelerek ya Rasulallah! Beni kurtar derken, kendimi de senin için hiçbir şey yapamam, ben sana tebliğ etmiştim diye cevap verirken bulmayayım! Sakın sizden birinizi kıyamet günü boynunda çığlığı olan bir hak sahibi olduğu halde gelerek ya Rasulallah! Beni kurtar derken, kendimi de senin için hiçbir şey yapamam, ben sana tebliğ etmiştim diye cevap verirken bulmayayım! Sakın sizden birinizi kıyamet günü, boynunda dalgalanan giysiler olduğu halde gelerek ya Rasulallah! Beni kurtar derken, kendimi de senin için hiçbir şey yapamam, ben sana tebliğ etmiştim diye cevap verirken bulmayayım! Sakın sizden birinizi kıyamet günü, boynunda altın, gümüş olduğu halde gelerek ya Rasulallah! Beni kurtar derken, kendimi de senin için hiçbir şey yapamam, ben sana tebliğ etmiştim diye cevap verirken bulmayayım!"


    Öneri Formu
2389 M004734 Müslim, İmare, 24

Bize Muhammed b. Rumh b. Muhacir ile Yah­ya b. Yahya, onlara Leys, ona Yahya b. Saîd, ona İbn Habban, ona Enes b. Malik, ona da teyzesi Ümmü Haram Bt. Milhan şöyle demiştir: Rasulullah (sav) bir gün bana yakın bir yer­de uyudu. Sonra gülümseyerek uyandı. Ben 'Ey Allah'ın Rasulü (sav) seni güldüren nedir?' dedim. (Rasulullah şöyle cevapladı:) "Ümmetimden bazı insanlar şu yeşil denizin sırtına binerlerken (Allah yolunda deniz seferine çıkarlarken) bana (rüyamda) gösterildiler (bu nedenle mutlu oldum)." Bundan sonra râvî, Hammâd b. Zeyd'in hadisinin benzerini zikretmiştir.


    Öneri Formu
276717 M004936-2 Müslim, İmare, 162


    Öneri Formu
3210 M004971 Müslim, İmare, 185