10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb, ona Malik, ona Yahya b. Said, ona Muhammed b. İbrahim, ona Alkame b. Vakkas, ona Ömer b. el-Hattab, Allah Rasulü'nden (sav) şöyle rivayet etti: "Ameller, niyete göredir. Herkes için niyetinin sonucu vardır. Kim Allah'a ve Rasulüne hicret ederse, onun hicreti gerçekten Allah'a ve Rasulü'nedir. Kim dünyalık bir şey elde etmek için hicret ederse, ona ulaşır; kim bir kadın için hicret ederse onunla evlenir. Herkes ne için hicret ediyorsa, hicreti onadır."
Bize Şeyban b. Ferruh, ona Hammad b. Seleme, ona Sabit (b. Eslem el-Bünanî), ona da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Şehadeti samimiyetle isteyen kişiye şehitlik nasip olmasa bile sevabı verilir."
Bize Yahya b. Yahya, ona Mâlik, ona Sümeyy, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Adamın biri yolda yürürken yol üzerinde bir diken dalı buldu ve onu yoldan uzaklaştırdı. Bunun üzerine Allah (cc) o kulunun yaptığı hareketten müteşekkir oldu ve onu affetti. Hz. Peygamber (sav) devamında şöyle buyurmuştur: Şehitler beş kısımdır. Vebadan, ishalden ve boğulmaktan ölenlerle yıkıntı altında kalarak ölen ve Allah (ac) yolunda ölenler şehittir."
Bize Yahya b. Yahya, ona Ebu Muaviye; (T) Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Said el-Eşec, onlara Vekî; (T) Bize İshak b. İbrahim, ona İsa b. Yunus, onlara da A'meş hadisi bu isnadla Ebu Süfyan'dan, o da Câbir'den şöyle rivayet etmiştir: "Bir gazvede Hz. Peygamber'le (sav) birlikteyken şöyle buyurdu: 'Medine'de (gazveye katılamayıp geride kalan) öyle adamlar var ki yürüdüğünüz her bir yolda, geçtiğiniz her bir vadide onlar da sizinle beraber sayılırlar. Zira onları savaşa katılmaktan hastalıkları alıkoymuştur'." [Ancak Vekî'in rivayetinde 'Onlar size sevapta mutlaka ortaktırlar' ifadesi de yer almaktadır.]
Bize Halef b. Hişam, ona Hammâd b. Zeyd, ona Yahya b. Said, ona Muhammed b. Yahya b. Habbân, ona da Enes b. Mâlik, teyzesi olan Ümmü Haram'ın şöyle anlattığını rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav) bir gün bize gelerek öğle uykusuna (kaylûle) yattı. Bir süre sonra gülerek uyandı. Ben 'Anam babam sana feda olsun. Seni güldüren nedir ya Rasulullah?' dediğimde, 'Rüyamda bana, denizde tahtlarına kurulmuş krallar gibi yolculuk yapan bir topluluk gösterildi' dedi. 'Ya Rasullulah! Allah'a dua edin de beni onlardan kılsın' diye talep ettiğimde, 'Sen onlardansın' buyurdu. Hz. Peygamber (sav) sonra tekrar uykuya daldı ve yine gülerek uyandı. Ona neden güldüğünü sorduğumda, önceki söylediğinin aynısını söyledi. 'Ya Rasulullah! Allah'a dua edin de beni onlardan kılsın' dediğimde, 'Sen birinci topluluktansın' buyurdu. Enes b. Malik, şunu da eklemiştir: Ubade b. Samit, daha sonra Ümmü Haram ile evlendi. Bir süre sonra deniz savaşına katılıp beraberinde hanımını da götürdü. Deniz savaşından geldiklerinde, Ümmü Haram'a binmesi için bir katır getirildi. Katır, Ümmü Haram'ı üzerinden attı ve bu sebeple boynu kırılarak vefat etti."
Bize Züheyr b. Harb, ona Cerîr, ona Süheyl, ona babası, ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Siz kimleri şehit sayıyorsunuz?" diye ashâbına sorduğunda, onlar 'Ya Rasulallah! Kim Allah yolunda öldürülürse onlar şehittir' dediler. Hz. Peygamber (sav) 'O halde ümmetimin şehitleri pek azdır" buyurdu. Ashâb 'Ya Rasulallah! Öyleyse kimler şehittir?' diye sorduklarında ise şöyle cevap verdi: 'Allah yolunda öldürülen kimse şehittir. Allah yolunda ölen kimse de şehittir. Vebadan ölen kimseler şehittir. Karın hastalığından ölenler de şehittir'." [İbn Mıksem 'Baban bu hadisi naklederken şunu da ilave ettiğine ben şahidimdir' demiştir: 'Boğularak ölen kimseler de şehittir'.]
Bize Abdulhamid b. Beyân el-Vâsıtî, ona Halid, ona da Süheyl, bu hadisi babasından, o Ebu Hureyre'den o da Rasulullah'tan (sav) bu isnadla (önceki) hadisin benzeri şekilde rivayet etmiştir. Buna göre: "Hz. Peygamber (sav) ashâbına 'Siz kimleri şehit sayıyorsunuz?' diye sorduğunda, onlar 'Ya Rasulallah! Kim Allah yolunda öldürülürse onlar şehittir' dediler. Hz. Peygamber (sav) 'O halde ümmetimin şehitleri pek azdır" buyurdu. Ashâb 'Ya Rasulallah! Öyleyse kimler şehittir?' diye sorduklarında ise şöyle cevap verdi: 'Allah yolunda öldürülenler şehittir. Allah yolunda ölenler de şehittir. Vebadan ölen kimseler şehittir. Karın hastalığından ölenler de şehittir'." [Ancak bu isnadla gelen hadiste, Süheyl, Abdullah b. Mıksem'in kendisine 'Ben şahidim ki baban bu hadisi naklederken şu lafızları da ilave etmiştir: 'Boğularak ölen kimseler de şehittir' demiştir.]
Bize Muhammed b. Hâtim, ona Behz, ona Vüheyb, ona da Süheyl, hadisi bu isnadla Ebu Hureyre'den şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah'ın (sav) 'Siz kimleri şehit sayıyorsunuz?' diye ashâbına sorduğunda, onlar 'Ya Rasulallah! Kim Allah yolunda öldürülürse, o şehittir' dediler. Hz. Peygamber (sav) 'O zaman ümmetimin şehitleri pek az olur' buyurdu. Ashâb 'Ya Rasulallah! Öyleyse kimler şehittir?' diye sorduklarında ise şöyle cevap verdi: 'Allah yolunda öldürülen kimse şehittir. Allah yolunda ölen kimse de şehittir. Vebadan ölen kimseler şehittir. Karın hastalığından ölenler de şehittir'." [İbn Mıksem 'Ben babanın bu hadisi naklederken şunu da ilave ettiğine şahidim' demiştir: 'Boğularak ölen kimse de şehittir.' Ubeydullah b. Miksem, bu hadisi ayrıca Ebu Salih'ten rivayet etmiş ve rivayetinde 'Boğularak ölen kimse şehittir" ilavesinde bulunmuştur.]